10. Hukuk Dairesi 2025/11985 E. , 2026/377 K. "" MAHKEMESİ : Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/636 E., 2025/983 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Tirebolu 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi SAYISI : 2023/124 E., 2024/568 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı fer'i müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik H…
10. Hukuk Dairesi 2025/11985 E. , 2026/377 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/636 E., 2025/983 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Tirebolu 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi SAYISI : 2023/124 E., 2024/568 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı fer'i müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü; I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının davalıya ait olan 53... plakalı tırda 29.03.2018 tarihinde şoför pozisyonunda işe başladığını, 31.03.2018 - 25.12.2018 tarihleri arasında davalı işyerinde kesintisiz çalıştığının tespitini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı tarafından cevap dilekçesi sunulmamıştır. Fer'i müdahil Kurum vekili; yetki itirazlarının olduğunu, yetkili yer Mahkemesinin Görele Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi olduğunu, davacının, davalı işyerinde gerçekleşen çalışmalarından kaynaklanan hizmet tespiti davasında müvekkili Kurumun fer'i müdahil olarak dava ve duruşmalara katıldığını, 506 sayılı Kanun'un 79/10 maddesi, 5510 sayılı Kanun'un 86/9 maddesi, 506 sayılı Kanun'un 2.ve 6. maddeleri, 5510 sayılı Kanun'un 4 ve ilgili maddeleri uyarınca belgelerin bulundurulmasını, bulunmaması halinde davanın hak düşürücü süre yönünden reddine karar verilmesini, aynı işyerinde çalışılmış olmasının süreyi kesmediğini belirterek davanın reddini beyan etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacı tarafça davalı ... adına kayıtlı 53... plakalı araçta 31.03.2018-25.12.2018 tarihleri arasında hizmet akdine bağlı olarak çalışmasına rağmen SGK bildirimlerinin yapılmadığı ileri sürülerek hizmetin geçtiği yılın sonundan başlayarak 5 yıllık hak düşürücü süre içerisinde 05.09.2019 tarihinde eldeki davanın ikame edildiği, dava konusu edilen döneme ilişkin davacının başka bir işveren nezdinde çalışması bulunmadığı gibi 4/1-b kapsamında faaliyetine de rastlanılamadığı, davalı tarafça davacının adi ortaklık ilişkisi sebebiyle davanın reddine karar verilmesi gerektiğinin savunulduğu, davalı tarafın savunmalarının aksine daha önce Mahkemenin 2019/206 Esas sırasında kayıtlı olan davadaki adi ortaklık ilişkisinin dava dışı ...ile davalı ... arasında kurulmuş olduğu, kaldı ki Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesinin 2021/3 64... /584 Karar sayılı ilamında "Adi ortaklık sözleşmesi ise iki ya da daha fazla kişinin emeklerini ve mallarını ortak bir amaca erişmek üzere birleştirmeyi üstlendikleri sözleşmedir. Bu sözleşmenin unsurlarını sözleşme, kişilerin bir araya gelmesi, katılım payı olarak emek yahut mal konulabilme ve ortak amaç oluşturur. Kişinin mal veya emek koyarak ortak olması, aynı yerde iş ilişkisi kapsamında çalışmasına da engel değildir. Özellikle emeğini ortaklığa koyan kişi, ortaklık adına işlem yapmadan hukuki ve kişisel olarak ortaklığa bağlı çalışıyor ise arada iş ilişkisi olduğu kabul edilmelidir." şeklindeki gerekçe dikkate alındığında adi ortaklıkta emek koyan kişinin çalışmasının iş ilişkisi kapsamında değerlendirilmesi gerektiği, davalının ticari defterleri üzerinde yapılan incelemelerde 31.03.2018 - 21.12.2018 tarihleri arasındaki döneme ilişkin faturaların kayıtlı olduğu, bu faturaların bir kısmının iş bu dava dosyasına da ibraz edildiği, bununla birlikte Vergi Dairesi nezdinde düzenlenen 18.11.2018 tarihli e- yoklama fişinde ve Trafik Denetleme Şube Müdürlüğü tarafından düzenlenen 03.12.2018 tarihli idari para cezası karar tutanağında araç şoförünün davacı ... olduğu tespitlerine yer verildiği, dinlenen tanıklar ..., ..., ... ve ...'ın anlatımlarından davacının davalı yanında tır şoförü olarak çalıştığının aktarıldığı dikkate alındığında, 31.03.2018 tarihinden son fatura düzenlenme tarihi olan 21.12.2018 tarihine dek arada geçen süredeki çalışmanın feri müdahil SGK Başkanlığına bildirilmediği kanaatine varıldığından davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiş olup son fatura tarihinin 21.12.2018 tarihi olmasına rağmen tefhim edilen kısa kararda çalışmanın sona erdiği tarihin hatalı şekilde 23.12.2018 olarak belirtildiği anlaşıldığından HMK'nın 304. maddesi uyarınca hükümdeki yazı hatası niteliğindeki bu husus gerekçeli karar yazım aşamasında re'sen düzeltilerek hükmün tashih edilmesi suretiyle; davanın kısmen kabul kısmen reddine, davacı ...'in, davalı ...'e ait 1024908 işyeri sicil no.lu işyerinde 31.03.2018-21.12.2018 tarihleri arasında kesintisiz şekilde hizmet akdine dayalı olarak asgari ücret üzerinden prime esas kazançla gerçekleştirdiği çalışmasının fer'i müdahil Kuruma bildirilmediğinin tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı, davalı ve fer'i müdahil vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya kapsamı, mevcut delil durumu, ileri sürülen istinaf sebepleri, davalı şirketin fatura kayıtları, davacının kullandığı araçlara ilişkin takograf kayıtları ve dava konusu tarihleri kapsayacak şekilde davalı şirkette çalışması bulunan bordro tanıklarının beyanına göre davacının, Mahkemece kabul edilen dönemde davalı iş yerinde iş akdi karşılığı çalıştığı, davacının fazlaya ilişkin iddiasını ispat edemediği anlaşılmakla davanın kısmen kabulüne karar verilmesi yerinde olduğu, Mahkeme masrafı ve vekalet ücretinin belirlenmesi yönünden fer'i müdahile vekalet ücreti takdiri hatalı ise de bu durumun istinaf eden davacı aleyhine durum oluşturmadığı, davacı aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesinde hata bulunmadığı, sonuç olarak, dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri nazara alındığında; Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla davacı, davalı ve fer'i müdahilin istinaf itirazları yerinde görülmemiş ve istinaf taleplerinin esastan reddine dair karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Fer'i müdahil Kurum vekili temyiz dilekçesinde; davacının çalışmaları var ise bu çalışmasını ispat etmesi, karinenin tersinin Kurum belgelerine eşdeğer belgelerle ispatının gerektiğini, bu durumda tanık beyanına itibar edilemeyeceğini, tanık dinlenmesine muvafakat etmediklerini, davacının tespitini istediği sürelerle ilgili olarak bildirge ve ücret tediye bordrolarında davacının imzası olanların saptanması, gerekli bir araştırmayla ve deliller hep birlikte değerlendirilerek aydınlığa kavuşturulduktan sonra o çalışmanın sigortalı çalışma niteliğinde olup olmadığı, ya da res’en bu niteliğe kavuşup kavuşmadığı hususları üzerinde durulmasının gerektiğini, bu davaların kamu düzenine ilişkin olmaları sebebiyle Mahkemenin savunmayı res’en genişletmesi ve bundan sonra karar verilmesinin gerektiğini belirterek kararı temyiz etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davacının 31.03.2018-25.12.2018 tarihleri arasında davalı şirkette çalıştığının tespiti istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup feri müdahil Kurum vekili tarafından temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 22.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.