5. Hukuk Dairesi 2025/13293 E. , 2026/3686 K. "" MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2902 Esas, 2024/2083 Karar KARAR : Esastan ret/Yeniden esas hakkında verilen karar İLK DERECE MAHKEMESİ : Alaşehir 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/1329 Esas, 2023/683 Karar Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırıla…
5. Hukuk Dairesi 2025/13293 E. , 2026/3686 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2902 Esas, 2024/2083 Karar KARAR : Esastan ret/Yeniden esas hakkında verilen karar İLK DERECE MAHKEMESİ : Alaşehir 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/1329 Esas, 2023/683 Karar Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tesciline ilişkin asıl dava ile kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin birleştirilen davada, yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl davanın kabulüne, birleştirilen davada ise karar verilmesine yer olmadığına dair hüküm kurulmuştur. Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince, İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın yeniden görülmesi için dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine yargılama yapan İlk Derece Mahkemesince asıl davanın kabulüne, birleştirilen davada ise karar verilmesine yer olmadığına dair hüküm kurulmuştur. Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların davacı-birleştirilen davada davalı idare vekili yönünden esastan reddine, davalı-birleştirilen davada davacı vekili yönünden kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle asıl davanın kabulüne, birleştirilen davada ise karar verilmesine yer olmadığına dair hüküm kurulmuştur. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verilmiştir. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1.Davacı-birleştirilen davada davalı idare vekili asıl davada dava dilekçesinde özetle; Manisa ili, ... ilçesi, ... mahallesi 1 25... parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazın müvekkili idare adına tescilini talep etmiştir. 2.Davalı-birleştirilen davada davacı vekili birleştirilen davada dava dilekçesinde özetle; makul sürede dava açılmadığından ve taşınmaza fiilen elatılmış olduğundan Manisa ili, ... ilçesi, ... mahallesi 1 25... parsel sayılı taşınmazın bedelinin tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı-birleştirilen davada davacı vekili cevap dilekçesinde özetle; acele kamulaştırma kararının iptal edilmiş olması nedeniyle davanın reddine, aksi halde gerçek değerin tespitini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1. Davacı-birleştirilen davada davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; taşınmaz arsa vasfında olmasına rağmen bedelin gerçek değerin üzerinde belirlendiğini ileri sürmüştür. 2. Davalı-birleştirilen davada davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; acele kamulaştırma kararının iptal edilmiş ve kesinleşmemiş olmasına göre, uzlaşma toplantısı yapılmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, taşınmaza arazi olarak biçilen değerden daha düşük olarak arsa bedeline hükmedildiğini, taşınmazı Akça Holding tarafından kiralandığını ve üzerinde tesis kurulmuş olduğunu, boş olarak nitelendirilmesinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın dosyaya celp edilen belgelere ve mahallinde yapılan keşif ve bilirkişi kurulu raporundaki saptamalara göre arsa niteliğinde olduğu, bu hali ile arsa olarak nitelendirilmesinin doğru olduğu, İlk Derece Mahkemesinin kararına dayanak olan raporda, dava konusu taşınmaz ile emsal taşınmazın eksik ve üstün yönleri gözetilerek karşılaştırmasının yapıldığı, bu karşılaştırma neticesinde dava konusu taşınmazın dava tarihi itibarıyla değerinin belirlendiği, dava konusu taşınmazın dava tarihi itibarıyla emsal alınan taşınmazın ise, satış tarihi itibarıyla imar uygulaması görmediği, olduğu gibi bırakılan kadastro parselleri olması nedeniyle, düzenleme ortaklık payı kesintisi yapılmaksızın, dava konusu taşınmazın, dava tarihi itibarıyla zemin birim değerinin 89,39 TL/m² olarak belirlendiği, taşınmazın birim fiyatının belirlenmesi yöntem olarak doğru ise de alınan bilirkişi raporunun karar verilmesi için yeterli olmadığı, Dairelerinin incelemesinden geçen benzer mahiyetteki dosyalarda Manisa ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 4 ada 81 parsel sayılı taşınmazın emsal olarak alınması uygun görülmüş olmakla birlikte bilirkişi heyetince yapılan puanlamanın, dava konusu taşınmazın dosyaya yansıyan özellikleri ve Dairelerince TKGM Parsel Sorgulama programı üzerinden yapılan inceleme sonucunda uyuşmadığı görülmüş, örnek olarak her iki taşınmazın da yola bitişik zeminde yer almasına karşın trafik yoğunluğunun aralarında 100/500 oranında fark bulunmasını gerektirmeyeceği, bu haliyle her ne kadar seçilen emsal uygun ise de karşılaştırmanın yeniden yapılması gerektiği sonucuna varıldığı, kaldı ki arsa sayılan taşınmazın değerinin tarla haline göre daha düşük hesaplanması da bilirkişi raporundaki sonucun izaha muhtaç olduğu, bu nedenle yapılan karşılaştırma sonucunda, emsal taşınmaz ile dava konusu taşınmaz arasındaki oranın %78,26 olduğunrun kabulü ile m² birim bedelinin 104,93 TL olarak tespit edilmesi gerektiği belirtilerek başvuruların davacı-birleştirilen davada davalı idare vekili yönünden esastan reddine, davalı-birleştirilen davada davacı vekili yönünden kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle asıl davanın kabulüne, birleştirilen davada ise karar verilmesine yer olmadığına dair hüküm kurulmuştur. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1. Davacı-birleştirilen davada davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir. 2. Davalı-birleştirilen davada davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; sunulan fotoğraflar ve video kaydında net bir şekilde görüldüğü üzere taşınmazın merkezi konumda üzerinde ticari tesis bulunup tarla değerinin altında değer taktir edilmesinin hukuka ve adalete uygun düşmediğini, en az 10 kat az değer biçildiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, ... olarak taarflar arasındaki arasındaki kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir. 2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Taraflardan peşin alınan temyiz harçlarının Hazineye irat kaydedilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,03.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.