12. Ceza Dairesi 2026/319 E. , 2026/2066 K. "" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/902 E., 2019/2050 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin reddi İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin…
12. Ceza Dairesi 2026/319 E. , 2026/2066 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/902 E., 2019/2050 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin reddi İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi; I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/2, 22/3, 62, 63. maddeleri uyarınca 6 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve mahsuba karar verilmiş, sanık müdafiinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca sanık müdafinin temyiz isteminin reddi kararı verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Baro tarafından görevlendirilen sanık müdafiinin temyiz isteği, haksız, kanuna ve hukuka aykırı kararın temyiz edildiğini, Sanığın vekaletnameli vekilinin temyiz isteği, baro tarafından görevlendirilen vekilin temyizine muvafakatinin bulunduğunu, sanık hakkında temyiz incelemesi yapılması gerektiğini, belirtmiştir. III. OLAY VE OLGULAR İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; sanığın sevk ve idaresindeki otomobil ile ehliyetsiz şekilde meskun mahalde, gündüz vakti, havanın açık, yolun kuru, düz ve eğimsiz, hız sınırının 20 km/s, 200 cm yaya yolunun olduğu, iki şeritli, iki yönlü, asfalt kaplama caddede, yol ve trafik şartlarına uygun olmayacak şekilde aracını hızlı kullanarak yol ve trafik kurallarını ihlal ettiği, direksiyon hakimiyetini kaybederek yaya kaldırımındaki maktul ...'a çarparak ölümüne sebebiyet verdiği, ardından aracıyla apartman boşluğundan düşerek dükkan önünde oturmakta olan katılan ...'ın hayati tehlike gecirecek, basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek, ağır (6) derece kemik kırığına neden olacak şekilde yaralanmasına sebep olduğu, Mahkemece hükme esas alınan 26.06.2016 tarihli bilirkişi raporuna göre, sanığın tam ve asli kusurlu olduğu ve sanığın sürücü belgesine sahip olmaması, hızını yol şartlarına uydurmaması sebepleriyle direksiyon hakimiyetini kaybederek bir kişinin ölümüne ve bir kişinin yaralanmasına neden olan sanığın neticeyi öngörmesinin gerekmesi nedeniyle bilinçli taksirle hareket ettiği kabul edilen sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 85/2. maddesindeki taksirle öldürme suçundan mahkûmiyet kararı verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmemiştir. IV. GEREKÇE ve KARAR 5271 sayılı CMK. nun 150/4. maddesine göre, soruşturma evresinde görevlendirilen müdafiin görevinin kamu davası açılması halinde iddianamenin kabulü ile sona erdiği, dosyada vekaleti ve görevi bulunmayan Av. ...'un kararı temyizine sanık ...' ın onayının bulunup bulunmadığının tesbitinin yapılması amacıyla sanığa 02.12.2021 tarihinde sanığa tebliğ edildiği, sanık vekili sıfatıyla 05.11.2021 tarihinde vekaletname sunulduğu ve Av ...'un temyizine muvafakat ettiğine dair beyan dilekçesi sunulmuş olduğundan tebliğanamede ret isteyen görüşe iştirak edilmemiştir. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, sanık müdafiinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü bu kapsamdaki temyiz sebeplerinin reddine, ancak; Dosya kapsamı ve olayın oluş şekline göre, sanığın ehliyetsiz araç kullanması bilinçli taksir hali oluşturmadığı, yine hızının tespit edilemediği, eyleminde bilinçli taksir hükümlerinin uygulanmasını gerektirir herhangi bir durumun bulunmadığı anlaşılmakla, sanık hakkında basit taksirden hüküm kurulması gerekirken bilinçli taksir hükümlerinin uygulanması suretiyle fazla ceza tayini, Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-a maddesi uyarınca Bakırköy 16. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.03.2026 tarihinde karar verildi.