5. Hukuk Dairesi 2025/15199 E. , 2026/3831 K. "" MAHKEMESİ : Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/251 Esas, 2025/1281 Karar KARAR : Esastan ret/Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar İLK DERECE MAHKEMESİ : Bitlis 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/199 Esas, 2024/629 Karar Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve ka…
5. Hukuk Dairesi 2025/15199 E. , 2026/3831 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/251 Esas, 2025/1281 Karar KARAR : Esastan ret/Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar İLK DERECE MAHKEMESİ : Bitlis 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/199 Esas, 2024/629 Karar Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın yol olarak tapudan terkini davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine yeniden yargılama yapan İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacı idare vekilince istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine yeniden yargılama yapan İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davacı idare vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekilince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Bitlis ili, ..., ... Mahallesi 7 27... (ifrazen 7 27... ) parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazın yol olarak tapudan terkinini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı idare tarafından teklif edilen bedelin gerçek değerinin çok altında olması nedeniyle kabul edilmediğini, kamulaştırma sonrası arazinin bütünlüğünün bozulacağını, kullanıma elverişsiz hale getireceğini, taşınmazın arta kalan kısmının da kamulaştırılmasını, mümkün olmaması halinde değer kaybının hesaplanmasını, taşınmazın gerçek değerinin belirlenmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, kamulaştırma bedelinin tespiti ile davalı tarafa ödenmesine, dava konusu taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile yol olarak terkinine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1.Davacı idare vekili dilekçesinde özetle; kamulaştırma bedelinin yüksek belirlendiğini, bilirkişilerce yapılan emsal seçiminin hatalı olduğunu, bilirkişi raporunda emsal taşınmaz üzerinde yapı olduğu belirtilerek 72.400,86 TL yapı bedeli belirlenip satış bedelinden düşüldüğünü, ancak taşınmaz üzerinde bulunan yapıların ne olduğu ve bedel tespitinde hangi yöntemin kullanıldığının belirtilmediğini, emsal taşınmazların kıyaslanmasının yapıldığı karşılaştırma tablosunda taşınmazların üstün ve eksik yönlerinin puanlanması ile sonuca ulaşılması gerekirken emsal taşınmazın ... Üniversitenin hemen karşısında olmasının görmezden gelindiğini, dava dosyasına daha önce sundukları dava konusu taşınmaza yaklaşık 900 metre mesafede bulunan taşınmazların satışının emsal olarak kullanılmayarak yaklaşık 3,4 km uzaklıktaki taşınmazın emsal olarak alınmasının hatalı olduğunu, İlk Derece Mahkemesince kamu alacaklarına uygulanan en yüksek faiz işletilmesinin hukuka aykırı olduğunu, davanın açıldığı tarih itibari ile dava açıldıktan 4 ay sonrasından başlanmak üzere yasal faiz işletilmesine karar verilmesi gerektiğini, taşınmazdan arta kalan kısım için değer düşüklüğü hesaplanmasının hukuka aykırı olduğunu, arta kalan kısmın geometrik yapısı ve kullanımı konusunda herhangi bir değer düşüklüğünün oluşmadığını ileri sürmüştür. 2.Davalı vekili dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesi kararında 09.10.2017 tarihinden itibaren 31.10.2023 ikinci karar tarihine kadar kamu alacaklarına uygulanan en yüksek faiz işletilmesinin hatalı olduğunu, faizin son karar tarihi olan 01.10.2024 tarihine kadar işletilmesi gerektiğini, davacı tarafın istinaf başvurusunda belirtilen hususların tamamının önceki istinaf incelemesinde değerlendirildiğini, davacı tarafın istinaf isteminin reddine karar verilmesi gerektiğini ileri sürmüştür. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taşınmazın arsa olarak kabul edilmesinde, zeminine 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesine uygun, emsal esasına göre emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslama yapılarak değer biçilmesinde, taşınmazın kamulaştırmadan arta kalan kısmının dosya kapsamında bulunan Karayolları Genel Müdürlüğünün 23.05.2018 tarihli yazısı gereği yeterli kavşak mesafesi sağlamaması ve imara uygun kullanılamayacak olması ile davalının %50 değer kaybı ile yetineceğinin bildirilmesi gözetilerek değer azalışı bedeline hükmedilmesinde, üzerindeki yapılara Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığınca yayımlanan Yapı Yaklaşık Birim Maliyetleri Hakkındaki Tebliğe göre metrekare birim fiyatı uygulanıp yıpranma payı da düşülerek değer biçilmesinde, 2942 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesinin dokuzuncu fıkrasının Anayasa Mahkemesince iptaline karar verildiğinden tespit edilen ve davalı tarafa ödenmesine karar verilen kamulaştırma bedeline dava tarihinden itibaren kamu alacaklarına uygulanan en yüksek faize hükmedilmesi hususunun gözetilmesinde yöntem olarak bir isabetsizlik görülmediği, ancak hükme esas alınan bilirkişi heyeti raporunda emsal olarak kullanılan taşınmaz üzerindeki yapıya ait özellikler açıklanmadan emsal taşınmazda yapı bedeli düşülmüş olması ve bilirkişi raporunun denetime elverişli olmaması nedeniyle duruşma açılarak bilirkişi heyetinden ek rapor alınarak Bitlis ilinden Dairelerinin istinaf incelemesine gelen dava dosyalarında ve işbu dava dosyasında sağlıklı bir emsal satış tespit edilememesi ve Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin 16.11.2022 tarihli ve 2022/7317 Esas, 2022/16226 Karar sayılı kararı ile temyiz incelemesinden geçen Bitlis Asliye Hukuk Mahkemesi 2021/143 Esas sayılı dava dosyasında kullanılan emsal satışın Yargıtay denetiminden geçmiş olduğu gözetilerek, emsal taşınmaza ait bilgi ve belgeler dosya kapsamına celp edilerek aynı emsal kullanılmak suretiyle dava konusu taşınmazın zemin metrekare birim fiyatının belirlendiği, netice itibarıyla bilirkişi heyetince dava konusu taşınmazın dava tarihi itibari ile belirlenen 1.409,88 TL/m² birim fiyatının adil ve hakkaniyete uygun bulunduğu, ancak bilirkişi heyeti tarafından belirlenen bedel İlk Derece Mahkemesi ikinci kararı ile belirlenen 10.767.238,00 TL'den daha yüksek olsa da İlk Derece Mahkmemesi ikinci kararının davalı tarafça istinaf edilmemiş olması ve davacı lehine usulü kazanılmış hak oluşturması gözetilerek 10.767.238,00 TL'ye hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; kamulaştırma bedelinin yüksek belirlendiğini, bilirkişilerce yapılan emsal seçiminin hatalı olduğunu, bilirkişi raporunda emsal taşınmaz üzerinde yapı olduğu belirtilerek 72.400,86 TL yapı bedeli belirlenip satış bedelinden düşüldüğünü, ancak taşınmaz üzerinde bulunan yapıların ne olduğu ve bedel tespitinde hangi yöntemin kullanıldığının belirtilmediğini, emsal taşınmazların kıyaslanmasının yapıldığı karşılaştırma tablosunda taşınmazların üstün ve eksik yönlerinin puanlanması ile sonuca ulaşılması gerekirken emsal taşınmazın Bitlis Eren Üniversitenin hemen karşısında olmasının görmezden gelindiğini, dava dosyasına daha önce sundukları dava konusu taşınmaza yaklaşık 900 metre mesafede bulunan taşınmazların satışının emsal olarak kullanılmayarak yaklaşık 3,4 km uzaklıktaki taşınmazın emsal olarak alınmasının hatalı olduğunu ileri sürmüştür. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, ... olarak davacı idare ile davalı tapu maliki arasındaki kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir. 2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemesi Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Arsa niteliğindeki taşınmaza 2942 sayılı Kanun’un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesi ve tespit edilen bedelin bloke ettirilerek hükmün kesinleşmesi beklenmeden davalı tarafa ödenmesine karar verilmesi yerindedir. 3. Her ne kadar 01.08.2023 tarihinden önce açılan eldeki davada 2942 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesine 11.04.2013 tarihli 6459 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesiyle eklenen dokuzuncu fıkrasındaki “kamulaştırma bedelinin tespiti için açılan davanın dört ay içinde sonuçlandırılamaması hâlinde, tespit edilen bedele bu sürenin bitiminden itibaren kanunî faiz işletilir.” hükmünün uygulanması gerekir ise de bu husus temyiz nedeni yapılmadığından Bölge Adliye Mahkemesi kararı eleştirilmekle yetinilmiştir. 4. Temyizen incelenen karar tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukukî nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davacı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,04.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.