5. Hukuk Dairesi 2025/17092 E. , 2026/3588 K. "" MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/89 Esas, 2025/283 Karar KARAR : Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar İLK DERECE MAHKEMESİ : (Kapatılan)Aliağa 4. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/91 Esas, 2024/34 Karar Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaşt…
5. Hukuk Dairesi 2025/17092 E. , 2026/3588 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/89 Esas, 2025/283 Karar KARAR : Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar İLK DERECE MAHKEMESİ : (Kapatılan)Aliağa 4. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/91 Esas, 2024/34 Karar Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın kullanım hakkının davacı idareye ait olmak üzere Hazine adına tescili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine yargılama yapan İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usûl eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; İzmir ili, ..., ... Mahallesi 1474 parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın mülkiyetinin Hazine adına, kullanım hakkının ise davacı idare adına tescilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; acele el koyma dosyasında tespit edilen kamulaştırma bedelinin çok düşük olduğunu savunarak taşınmazın gerçek değerinin tespitini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne ve kamulaştırma bedelinin tespiti ile işbu bedelin fazlasının acele el koyma dosyasında davalı tarafa ödenmesine karar verilmiş olduğu anlaşıldığından fazladan yatırılan bedelin davalıdan alınarak davacı idareye iadesine, kamulaştırılan taşınmazın tapu kaydının iptali ile Hazine adına tesciline karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1. Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişi raporunda taşınmazın toplam kamulaştırma bedelinin 3.968.440,95 TL olarak belirlendiğini, acele kamulaştırma dosyasında yatırılan 4.566.895.00 TL'den mahsupla kalanının iadesine karar verilmesi gerektiğini, dava tarihine göre kamulaştırma bedelinin fazla tayin edildiğini belirterek İlk Derece Mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir. 2. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişi raporunda hatalı emsal seçimi yapıldığını, dava konusu taşınmazın, emsal taşınmazdan kat kat daha büyük olduğunu, emsal taşınmazın satış tarihinin eski olduğunu, yapılan kıyasın reel durumu karşılamadığını, dava konusu taşınmaz arsa vasfında ve emsal taşınmaz tarla vasfında iken imar durumu bakımından iki emsalin aynı değerde kabul edilmesinin hatalı olduğunu, dava konusu taşınmaz üzerinde davacı lehine önceden irtifak hakkı tesis edilmiş olup davacı lehine tesis edilen irtifak hakkından davalının sorumlu tutulması gerektiğini belirterek İlk Derece Mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dava konusu taşınmazın arsa olarak nitelendirilmesi doğru olduğu, hükme esas alınan bilirkişi raporunun 2942 sayılı Kanun'un değerlendirmeye ilişkin hükümlerine uygun olduğu; emsal alınan satışın şirkete satış olduğundan özel nitelikli bir satış olduğu dikkate alındığında, böyle bir satışın emsal alınmasının uygun olmayacağı, Daireleri tarafından yapılan araştırmada, aynı kamulaştırmaya konu olarak ... Genel Müdürlüğü tarafından, dava konusu taşınmazın komşusu olan İzmir ili, ..., ... Mahallesi 1113 parsel için aynı gün açılan davada İzmir ili, ..., ..., 1068 ada, 1, 2, 3, 6, 7 ve 8 (yeni 1068 ada, 9) parsel sayılı taşınmaz emsal olarak alınmış olup dava konusu taşınmaz ile aynı nitelikte olan taşınmaz için bulunan birim değerin uygun bulunduğu, kararın davalı vekili tarafından temyiz edildiği ve Yargıtay 5.Hukuk Dairesinin 2023/11285 Esas, 2024/5512 Karar sayılı kararı ile onandığı görüldüğünden mevcut dosyada da İzmir ili, ..., ..., 1068 ada, 1, 2, 3, 6, 7 ve 8 (yeni 1068 ada, 9) parsel sayılı taşınmazın emsal olarak alınarak hazırlanan 11.03.2021 UYAP kayıt tarihli bir raporun olduğu görüldüğünden, usul ekonomisi gereğince yeniden bilirkişi raporu alınmadığı ve bu rapor dikkate alınarak değerlendirmeye gidildiği, kök olarak bulunan birim değerin 383,08 TL olduğu, dava konusu taşınmazın tapu kaydı üzerinde bulunan 1.244,46 m²lik irtifakın yarattığı değer kaybından sora bulunan birim değerin ise 362,44 TL olduğu, buna göre tamamı kamulaştırılan dava konusu taşınmazın zemin değerinin 4.186.522,69 TL olarak bulunduğu görüldüğü ve bu rapora itibar edilerek hükmün düzeltilmesi gerektiği, kamu düzeni gereğince yapılan incelemede; dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptaline karar verilmesinin yerinde ise de tüm takyidatlardan ari olarak tesciline karar verilmemesi hatalı olduğu, dava konusu taşınmaz için acele kamulaştırma dosyasına 4.566.895,00 TL depo edildiği, bunun dışında yargılama sırasında Dairenin ilk kaldırma kararı öncesinde verilen hükme göre (kamulaştırma bedeli 4.990.006,00 TL tespit edildiğinden) 423.111.00 TL fark kamulaştırma bedeli depo ettirildiği dikkate alındığında, idareye iadesine karar verilecek bedel, fark kamulaştırma bedeli olarak depo edilen bedel ile acele kamulaştırma dosyasına fazladan depo edilen bedel toplamı olması gerekirken, iadeye ilişkin hükmün infazda tereddüt yaratacak şekilde kurulması doğru olmadığı gerekçesi ile taraf vekillerinin istinaf başvurularının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1. Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir. 2.Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir. 2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak değer biçilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. 3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Taraflardan peşin alınan temyiz harçlarının Hazineye irat kaydedilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 02.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.