1. Hukuk Dairesi 2026/53 E. , 2026/2338 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/67 E., 2024/64 K. Dava, tapusuz taşınmazın tescili isteğine ilişkindir. Kadastro sırasında ... ili, ... ilçesi, ... köyü çalışma alanında bulunan davaya konu taşınmaz yol olarak tescil harici bırakılmıştır. Davacı; ... köyünde adına kayıtlı 1 83... parsel sayılı taşınmazın bir kısmının kadastro çalışmalarında yol olarak tespit harici bırakıldığını ileri sürerek dava dilekçesinde sını…
1. Hukuk Dairesi 2026/53 E. , 2026/2338 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/67 E., 2024/64 K. Dava, tapusuz taşınmazın tescili isteğine ilişkindir. Kadastro sırasında ... ili, ... ilçesi, ... köyü çalışma alanında bulunan davaya konu taşınmaz yol olarak tescil harici bırakılmıştır. Davacı; ... köyünde adına kayıtlı 1 83... parsel sayılı taşınmazın bir kısmının kadastro çalışmalarında yol olarak tespit harici bırakıldığını ileri sürerek dava dilekçesinde sınırlarını belirttiği kısmın 1 83... parsele eklenerek tapuya tescilini istemiştir. Yargılama sırasında davacının vefatı üzerine mirasçıları davayı takip etmiştir. Davalılar, savunma getirmemiştir. Feri müdahiller; dava konusu taşınmaza komşu 1 83... parsel sayılı taşınmazın maliki olduklarını, davacının iddia ettiği kısmın kadim yol olduğunu belirterek davanın reddini savunmuşlardır. Mahkemece davanın kabulüne dair verilen karar, davalı Hazine vekilinin temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 19.06.2014 tarihli ve 2014/9931 Esas, 2014/8835 Karar sayılı kararı ile; "davacı tarafın kadastro tespitine kadar en az 20 yıl süre ile zilyetliğinin olup olmadığı, taşınmaz üzerindeki zilyetliğin ne şekilde sürdürüldüğünün belirlenmesi, taşınmazın geçmişte ne durumda bulunduğu, kime ait olduğu, kimden nasıl intikal ettiği, kim tarafından, ne zamandan beri ne suretle kullanıldığı hususunda yerel bilirkişi ve tanıklardan maddi olaylara dayalı ayrıntılı bilgi alınması, çekişmeli taşınmazın ark ya da dere yatağı olup olmadığının kesin olarak belirlenmesi" gerektiği belirtilerek bozulmuştur. Mahkemece davanın kabulüne dair verilen karar, davalı Hazine vekilinin temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 19.02.2018 tarihli ve 2015/21353 Esas, 2018/1012 Karar sayılı kararı ile; "Bozma ilamının gereklerinin tam olarak yerine getirilmediği bu sebeple yeniden keşif yapılarak taşınmazın önceki vasfının, 1 83... parsel sayılı taşınmaz ile bütün olup olmadığının belirlenmesi, ondan sonra Yasa'da belirtilen yasal ilanların yapılması" gerektiği belirtilerek bozulmuştur. Mahkemece davanın kabulüne dair verilen karar, davacılar vekili ve davalı Hazine vekilinin temyizi üzerine Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 11.01.2023 tarihli ve 2021/5444 Esas, 2023/108 Karar sayılı kararı ile; "tarımsal amaçlı herhangi bir faaliyet olmaksızın sadece komşu parsele girip çıkarken yol olarak kullanma şeklindeki bir zilyetliğin ekonomik amaca uygun bir zilyetlik sayılamayacağı, bu sebeple Mahkemece davacı yararına zilyetlikle mülk edinme koşulları oluşmadığından davanın reddine karar verilmesi" gerektiği belirtilerek bozulmuştur. Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; toprağın uzun yıllardır işlenmediği, üzerinin kendiliğinden yetişen yabancı otlarla kaplı olduğu, davacının uzun yıllardır dava konusu yeri harman yerine gitmek için yol olarak kullanmakta olduğu, taşınmazda herhangi bir tarımsal faaliyetin yapılmadığı ve ayrıca herhangi bir imar-ihya olgusunun da gerçekleşmediği, davacı taraf yararına zilyetlikle mülk edinme koşulları oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Mahkemece verilen karar, davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: - K A R A R - Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden usul ve kanuna ve bozma kararının gereklerine uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı 116,60 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacılardan alınmasına, Dosyanın Şiran Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, 1086 sayılı HUMK'un 440/III-1. maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 26.03.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.