1. Hukuk Dairesi 2026/263 E. , 2026/2331 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/326 E., 2025/109 K. Dava, kadastro öncesi nedene dayalı mera kaydının iptali ve tescil istemine ilişkindir. Kadastro çalışmaları sonucu; ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi çalışma alanında bulunan kök 1 12... parsel sayılı taşınmaz mera vasfıyla sınırlandırılmış, bilahare dava dışı gerçek kişi tarafından açılan dava sonucunda hükmen ifraz edilmiş, ifrazen tesis edilen çekişmeli 1 12…
1. Hukuk Dairesi 2026/263 E. , 2026/2331 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/326 E., 2025/109 K. Dava, kadastro öncesi nedene dayalı mera kaydının iptali ve tescil istemine ilişkindir. Kadastro çalışmaları sonucu; ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi çalışma alanında bulunan kök 1 12... parsel sayılı taşınmaz mera vasfıyla sınırlandırılmış, bilahare dava dışı gerçek kişi tarafından açılan dava sonucunda hükmen ifraz edilmiş, ifrazen tesis edilen çekişmeli 1 12... parsel sayılı taşınmaz mera vasfıyla mahsus siciline kaydedilmiştir. Davacı ...; irsen intikal, hibe ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine tutunarak çekişmeli 1 12... parsel sayılı taşınmaza yönelik olarak tapu iptali ve tescili isteğinde bulunmuştur. Davalılar davaya cevap vermemiş, aşamalarda ise davanın reddini savunmuşlardır. İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne dair verilen karar, davalı Hazine vekili ile davalı ... vekilinin istinafı üzerine Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesinin 17.11.2022 tarihli ve 2020/1704 Esas, 2022/2198 Karar sayılı kararı ile istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. Karara karşı davalı ... vekili tarafından temyiz başvurusunda bulunulması üzerine Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 24.09.2024 tarihli ve 2024/3841 Esas, 2024/5131 Karar sayılı kararı ile "çekişmeli bölümler üzerinde meraya has bitki varlığının bulunduğu, hatta yer yer ana kayanın yüzeyde gözlendiği, taş unsurunun toprak unsuruna galip geldiği, davacının iddiasına konu bölümler ile taşınmazın kalanı arasında ayırıcı unsura tesadüf edilmediği, şu halde davacının kullandığı bölümlerin meradan sökülerek elde edildiği, davacının iddiaya konu bölümler üzerine yapı inşa etmek dışında bir zilyetliğinin bulunmadığı, bu nitelikte bir zilyetliğin ekonomik amaca uygun olmadığı, davanın reddine karar verilmesi" gerektiği belirtilerek Bölge Adliye Mahkemesi kararı kaldırılıp İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur. Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davacı tarafın iddiasını ispat edemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Mahkemece verilen karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: - K A R A R - Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden usul ve kanuna ve bozma kararının gereklerine uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı 116,60 TL bakiye onama harcının davacıdan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 26.03.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.