1. Hukuk Dairesi 2026/1040 E. , 2026/1594 K. "" MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/35 E., 2025/398 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ceyhan 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/326 E., 2022/276 K. Yargıtay Hukuk İş bölümü İnceleme Kurulu’nun 03.02.2026 tarihli kararına göre; dava, kadastro tespitinden sonra kayden yapılan temliklere dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Davacı vekili; ... köyünde 1959 yılında yapılan toprak tevzi ç…
1. Hukuk Dairesi 2026/1040 E. , 2026/1594 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/35 E., 2025/398 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ceyhan 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/326 E., 2022/276 K. Yargıtay Hukuk İş bölümü İnceleme Kurulu’nun 03.02.2026 tarihli kararına göre; dava, kadastro tespitinden sonra kayden yapılan temliklere dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Davacı vekili; ... köyünde 1959 yılında yapılan toprak tevzi çalışmaları sırasında Maliye Hazinesi tarafından 172 toprak tevzi parselinin borçlanma sureti ile ... oğlu ...'a Aralık 19 59... nolu tapu ile verildiğini, ... oğlu ...'ın süresi içerisinde borçlanma bedelini Maliye Hazinesine ödediğini, 172 nolu tevzi parselinin kadastro çalışması esnasında 166 parsel olduğunu, Ceyhan Kadastro Mahkemesinin 1999/52 Esas, 2000/88 Karar sayılı kararı ile 166 parselin İsmail oğlu ... adına tesciline karar verildiğini, onanarak kesinleştiğini, yargılama sırasında Kemal Koca'nın taşınmazı itirazlı olarak ... 'e sattığını, daha sonra ... 'ün 31/08/2016 tarih, sıra no:1, sahife:78, ... yevmiye ile davacıya temlik ettiğini ileri sürerek taşınmazın tapu kaydının iptali ile davacı adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir. Davalılar vekili, aşamada davanın reddini savunmuştur. İlk Derece Mahkemesi kararı ile; taşınmazın davacıya resmi akit ile temlik edildiği ve bu tarihten beri davacının zilyetliğinde olduğunun anlaşıldığı gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiş, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı süresi içinde davalılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesi kararı ile; 166 Parsel sayılı taşınmazın davacı tarafından kayıt malikinden satın alındığı, kararın usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesi ile davalılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, kararın davalılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine 08.05.2023 tarihli ek karar ile kararın kesin olduğu gerekçesi ile temyiz dilekçesinin reddine karar verilmiş, kararın davalılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine 08.05.2023 tarihli ek karar ile kararın kesin olması nedeniyle davalılar vekilinin temyiz dilekçesinin HMK’nın 362/1-a maddesi delaleti ile aynı Yasa'nın 346/1 maddesi uyarınca reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesinin ek ve asıl kararı davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: -K A R A R- Bilindiği üzere 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 16. maddesi uyarınca, gayrimenkulün aynına taalluk eden davalarda dava değerinin gayrimenkulün değerine göre belirleneceği öngörülmüştür. Dava değerinin belirlenmesinde taşınmazın dava tarihindeki keşfen saptanacak gerçek değerinin esas alınacağı açıktır. Diğer taraftan, 04.06.2025 tarihli Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren 7550 sayılı Kanun'un 20. maddesi ile; 12.01.2011 tarihli 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun ek 1. maddesinin 2. fıkrası "(2) 2 00... . maddelerdeki parasal sınırların uygulanmasında hukuki işlemin yapıldığı, 341, 3 62... . maddelerdeki parasal sınırların uygulanmasında davanın açıldığı tarihteki miktar esas alınır." şeklinde değiştirilmiştir. Somut olayda; davaya konu 166 parsel sayılı taşınmazın dava tarihindeki keşfen saptanan değeri olan 518.295,38 TL’nin dava tarihi itibarıyla temyiz kesinlik sınırı olan 78.630,00 TL'nin üzerinde olduğu anlaşıldığından, Bölge Adliye Mahkemesinin 08.05.2023 tarihli ek kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, Davalılar vekilinin Bölge Adliye Mahkemesinin asıl kararına yönelik temyiz itirazlarına gelince; Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama kuralları ve kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden, temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesinin 21.03.2025 tarihli kararının 6100 sayılı HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı 25.938,17 TL bakiye onama harcının temyiz eden davalılardan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 02.03.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.