1. Hukuk Dairesi 2026/1204 E. , 2026/1779 K. "" MAHKEMESİ : Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/209 E., 2025/1031 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Torul Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/95 E., 2024/176 K. Dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Kadastro çalışmaları sonucu ... ili, ... ilçesi, ... köyünde bulunan 1 32... parsel sayılı ve aynı yer 1 32... parsel sayılı taşınmazların murisinden intikalen taksim yoluyl…
1. Hukuk Dairesi 2026/1204 E. , 2026/1779 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/209 E., 2025/1031 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Torul Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/95 E., 2024/176 K. Dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Kadastro çalışmaları sonucu ... ili, ... ilçesi, ... köyünde bulunan 1 32... parsel sayılı ve aynı yer 1 32... parsel sayılı taşınmazların murisinden intikalen taksim yoluyla davalı ...'e kaldığı ve yirmi yılı aşkın süredir ...'in zilyetliği altında bulunduğu gerekçesiyle belgesizden davalı ... adına tespit edildiği, askı ilanlarının 29.01.2007-28.02.2007 tarihleri arasında yapıldığı ve askı ilan süresi içerisinde dava açılmaması üzerine tespitin 01.03.2007 tarihinde kesinleştiği, taşınmazların davalı adına tescil edildiği ve halihazırda tespit maliki olan davalı adına kayıtlı olduğu anlaşılmış olup eldeki dava ise 17.07.2024 tarihinde açılmıştır. Davacı; ... ili, ... ilçesi, ... köyünde yapılan kadastro çalışmaları sırasında yanlış ölçümleme yapılarak 1 32... parsel sayılı taşınmazına ait olması gereken 400,00 metrekarelik alanın aynı yer komşu parseller olan 1 32... parsel sayılı taşınmaza eklenmiş olduğunu, ayrıca yine tarafına ait olup adına tespit görmesi gereken yerin de davalı adına tespit ve tescil edildiğini beyanla 1 32... parsel sayılı taşınmaza eklenen kısma ilişkin tespitin iptali ile tarafına ait 1 32... parsel sayılı taşınmaza ilave edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili; dava konusu taşınmaza ilişkin kadastro tespitinin 01.03.2007 tarihinde kesinleştiğini, davanın hak düşürücü süre geçtikten sonra açıldığını beyanla yasal sürede açılmayan davanın öncelikle süre yönünden reddi gerektiğini savunmuştur. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu taşınmazların bulunduğu köyde yapılan kadastro çalışmalarında davalı adına tespit gören taşınmazların 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 11. maddesine göre 29.01.20 07... .02.2007 tarihleri arasında yapılan otuz günlük ilan süresi içinde Kadastro Mahkemesine dava açılmadığından bahisle kadastro tutanağının 01.03.2007 tarihinde kesinleştiği, davanın açılma süresinin 01.03.2017 tarihinde sona erdiği gerekçesiyle davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmiş, kararın davacı asıl tarafından istinafı üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dosya içeriğine göre dava konusu taşınmazın kadastro tespitinin 01.03.2007 tarihinde kesinleştiği anlaşılmakla, kadastro tespitinin kesinleştiği tarih ile dava tarihi arasında 3402 sayılı Kanun'un 12. maddesinin 3. fıkrasında yazılı on yıllık hak düşürücü sürenin dolmuş bulunması ile bu süre içerisinde taşınmazın kayıt maliki aleyhine usulünce bir dava açılmamış olmasına ve tüm dosya kapsamına göre İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacı tarafın istinaf başvurusunun esastan reddine dair karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: - K A R A R - Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Alınması gereken harç peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 05.03.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.