1. Hukuk Dairesi 2026/1237 E. , 2026/1635 K. "" MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/1005 E., 2025/2515 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Korkuteli 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/103 E., 2024/67 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından …
1. Hukuk Dairesi 2026/1237 E. , 2026/1635 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/1005 E., 2025/2515 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Korkuteli 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/103 E., 2024/67 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: -K A R A R- Dava, tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Davacı ... vasisi ...; oğlu adına kayıtlı 8 nolu bağımsız bölümü davalının oğlunu kandırarak ve kötüniyetli olarak satın aldığını ileri sürerek dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptali ile oğlu adına tescilini talep etmiştir. Davalı ... vekili; dava konusu taşınmazın pazarlık sonucu 170.000,00 TL bedelle satın alındığını, diğer yandan taşınmazın davalı adına kayıtlı olmadığını, dava dışı üçüncü kişiye satış suretiyle devredildiğini belirterek davanın reddini savunmuştur. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davanın davalı ... yönünden pasif husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine, davanın dahili davalı olarak eklenmesi talep edilen ... ve ... yönünden bu dosyada taraf sıfatları bulunmadığından anılan kişiler yönünden esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, karara karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu belirtilerek davacı vasi vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir. Hemen belirtilmelidir ki; taraf sıfatı, bir başka deyişle husumet ehliyeti dava konusu hak ile kişiler arasındaki ilişkiyi ifade eder. Sıfat, bir maddi hukuk ilişkisinde tarafların o hak ile ilişkisinin olup olmadığının belirlenmesi anlamına gelir. Davacı sıfatı, dava konusu hakkın sahibini, davalı sıfatı ise dava konusu hakkın yükümlüsünü belirler. Uygulamada davacı sıfatı aktif husumeti, davalı sıfatı ise pasif husumeti karşılayacak şekilde değerlendirilmektedir. Dava konusu şey üzerinde kim ya da kimler hak sahibi ise davayı bu kişi veya kişilerin açması ve kime karşı hukukî koruma isteniyor ise o kişi veya kişilere davanın yöneltilmesi gerekir. Bir kimsenin davacı veya davalı sıfatına sahip olup olmadığı tıpkı hakkın mevcut olup olmadığının tayininde olduğu gibi maddi hukuka göre belirlenir (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, 2020/(13)3-247 Esas, 2021/692 Karar). Tapu iptali ve tescil davalarının kayıt maliki aleyhine açılması gerekli ve yeterlidir. Kayıt maliki olmayan kişi aleyhine dava açılması durumunda usul hukukumuzda davaya dahil (dahili davalı-dahili davacı) diye bir müessese bulunmayıp ıslah suretiyle dahi tarafın değiştirilemeyeceği genel usul kuralı olup zorunlu dava arkadaşlığı hariç bir kimseye dahili dava yoluyla taraf sıfatı verilmesi olanağı da bulunmamaktadır. Esasen dava açarken davacıdan davalının bu ehliyet durumunu araştırması beklenir. Ne var ki davacının, kayıt malikini tespit edememesi bazı hallerde kabul edilebilir bir yanılgıdan kaynaklanabilir. Nitekim, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 114/1-d maddesine göre taraf ehliyeti dava şartı olarak düzenlenmiş olup davacıdan, davalının ehliyet durumunu araştırmak suretiyle dava açması beklenir ise de tarafta iradi değişikliği düzenleyen HMK'nın 124. maddesinde maddi bir hatadan kaynaklanan veya dürüstlük kuralına aykırı olmayan taraf değişikliği talebinin karşı tarafın rızası aranmaksızın hâkim tarafından kabul edileceği belirtilmiştir HGK'nın 02.07.2025 tarihli ve 2024/6-553 Esas, 2025/422 Karar sayılı kararı, § 7). Yukarıda değinilen açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; davacı adına vasisi ...'in 09.12.2020 tarihinde taşınmazı 10.11.2020 tarihinde satın alan ...'a karşı dava açtığı, taşınmazın Harun tarafından 27.11.2020 tarihinde satış suretiyle ...'e devredildiği, ...'ın da taşınmazı 17.05.2021 tarihinde ...'a devrettiği görülmekle davacının davayı açmasından iki hafta önce taşınmazın devredildiği, yine yargılama sırasında taşınmazın bir kez daha el değiştirdiği gözetildiğinde davacının bu devirleri takip edememesinin dürüstlük kuralına aykırı olmayan maddi bir yanılgıya dayandığı kabul edilmelidir. Hal böyle olunca; İlk Derece Mahkemesince, son kayıt maliki davaya dahil edilmek suretiyle taraf teşkili sağlandıktan sonra yargılamaya devam edilerek karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu üzere hüküm kurulması doğru değildir. Davacı vekilinin açıklanan nedenden ötürü yerinde görülen temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 03.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.