12. Ceza Dairesi 2026/509 E. , 2026/1196 K. "" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/2419 E., 2025/2418 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; katılanlar vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 298/1. m…
12. Ceza Dairesi 2026/509 E. , 2026/1196 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/2419 E., 2025/2418 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; katılanlar vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü; I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/2, 22/3, 53/6 ve 63. maddeleri uyarınca 8 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, sürücü belgesinin 1 yıl süre ile geri alınmasına ve mahsubuna karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince katılanlar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca katılanlar vekilinin temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılanlar vekilinin temyiz sebepleri; sanığın yüksek miktarda alkollü araç kullanması sonucu meydana gelen kazada müvekkillerinin oğlunun ölümü ve bir kişinin ciddi şekilde yaralandığı, bu sebeple asli kusurlu bulunan sanık aleyhine olası kast hükümlerinin uygulanarak mahkumiyet kararının bozulması gerektiğine, ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. İlk Derece Mahkemesince, tüm dosya kapsamı ile sanık ve katılan sanığın savunmaları, katılanlar ile bilgi sahibinin beyanları, otopsi raporu, tutanaklar, adli raporlar, görüntü kayıtları ile bilirkişi raporları ve toplanan diğer belge ve deliller bir bütün halinde değerlendirildiğinde, olay yerinin meskun mahal içi, gündüz saatlerinde, orta refüj ile bölünmüş üç şeritli ve yaklaşık 10 metre genişliğinde asfalt bir cadde olduğu, saat itibarıyla araç trafiğinin yoğun olmadığı, geceden yağan yağmur nedeniyle sağ şeritte su birikintisinin bulunduğu, olayda ... plakalı ... marka hususi otomobil sürücüsü olan ve KGYS kayıtlarında da sürücü olduğu belirlenen sanık ... 'un ... Caddesi üzerinden ... istikametine seyir halinde iken önünde aynı yönde ve sağ şeritte hareket eden plakasız elektrikli scooter sürücüsü katılan sanık ...’a ve scooter yolcusu maktul ...'in üzerinde olduğu scootera çarptığı, sanık ... 'un alınan savunmasına göre scooterın ani ve kontrolsüz bir şekilde orta şeride geçiş yaptığı, kendisi ise fren ve manevra ile kazayı önlemeye çalışsa da başarılı olamadığını söylediği ancak dosya kapsamında alınan hastane tetkikleri incelendiğinde sürücünün 1.77 promil alkollü olduğu, yine araç hızının ve takip mesafesinin yetersiz olması nedeniyle 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu Madde 48-5, 56-c maddelerini ihlal ettiği ve sanık ...’un önünde seyreden plakasız elektrikli scootera güvenli ve yeterli takip mesafesini korumadığı, su birikintisi nedeniyle scooterın yaptığı ani manevraya karşı zamanında ve etkili bir fren ya da manevra yapmadığı, bunun sonucunda aracın scooterın arkasına çarptığı, çarpma neticesinde maktul ...'in olay yerinde hayatını kaybettiği ve katılan sanık ...'ın hayati tehlike arz edecek ve 5. derece ağır kemik kırığına neden olacak nitelikte yaralandığının tespit edildiği, dosya kapsamında hazırlanan bilirkişi raporlarında sanık ...'un trafik kurallarına aykırı biçimde alkollü ve tedbirsiz araç kullandığını ve kazanın oluşumunda asli kusurlu olduğunun belirlendiği sürücünün görüşün açık ve yolun müsait olduğu bu şartlarda, önünde seyreden araçları yönetmelikte öngörülen güvenli takip mesafesinden izlememesi, dikkatli ve tedbirli sürüş yükümlülüğüne aykırı davranarak, trafik güvenliğini tehlikeye düşürmesi ve önlenebilir zararlı sonucu öngörmesine rağmen istememesine karşın engelleyememesi, ayrıca sanığın olay yerinde diğer sanık ... ile sürücü sıfatını yer değiştirme yoluyla gizlemeye çalıştığına ilişkin KGYS kayıtları ile beyanların mevcut olması dikkate alındığında; bu davranışın hem failin olayın yol açacağı ağır neticeleri öngördüğüne dair kanaati güçlendirdiği hem de sorumluluktan kaçma yönünde iradi davranışına işaret ettiği, açıklanan somut olgular ve bilirkişi tespitleri birlikte değerlendirilerek sanığın, yüksek promil ile alkollü olmasına rağmen şoför olarak aracı sevk ve idaresine alıp öngörülebilir ağır bir neticenin meydana gelebileceğini veya meydana gelebileceği olasılığını öngörmesine karşın trafiğe çıkmış ve güvenli takip mesafesini ihlal ederek, neticeyi istememesine rağmen sırf şansına, başka etkenlere, hatta beceri veya bilgisine güvenerek hareket etmek suretiyle risk almış olduğu, bu haliyle eyleminin TCK'nın 22/3 maddesinde düzenlenen bilinçli taksir ölçütlerini karşıladığı kanaati ile sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 85/2 ve 22/3 maddeleri gereğince mahkûmiyet kararı verilmiştir. 2. İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE ve KARAR Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Ceza Dairesinin kararında katılanlar vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden CMK'nın 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Ankara 34. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.02.2026 tarihinde karar verildi.