1. Ceza Dairesi 2026/536 E. , 2026/1500 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/340 E., 2023/23 K. SUÇ : Kasten yaralama İNCELEME KONUSU KARAR : Ceza verilmesine yer olmadığına dair KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Yumurtalık Asliye Ceza Mahkemesinin, 19.01.2023 tarihli ve 2022/340 Esas, 2023/23 Karar sayılı kararı ile sanık hakkın…
1. Ceza Dairesi 2026/536 E. , 2026/1500 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/340 E., 2023/23 K. SUÇ : Kasten yaralama İNCELEME KONUSU KARAR : Ceza verilmesine yer olmadığına dair KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Yumurtalık Asliye Ceza Mahkemesinin, 19.01.2023 tarihli ve 2022/340 Esas, 2023/23 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 32/1 ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 223/2-a maddeleri uyarınca sanığa ceza verilmesine yer olmadığına, 5237 sayılı Kanun'un 57/1 ve 57/2. maddeleri uyarınca yüksek güvenlikli sağlık kurumunda koruma ve tedavi altına alınmasına ilişkin hükmün, istinaf edilmeksizin 18.12.2024 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309/1. maddesi uyarınca, 24.12.2025 tarihli ve 2025/11497 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 07.01.2026 tarihli ve KYB - 2025/155333 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 07.01.2026 tarihli ve KYB - 2025/155333 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Dosya kapsamına göre; mahkemesince sanığın akıl hastası olduğunun kabul edilmiş olması karşısında, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 150. maddesinin 2. fıkrasında yer alan 'Müdafii bulunmayan şüpheli veya sanık; çocuk, kendisini savunamayacak derecede malul veya sağır ve dilsiz ise, istemi aranmaksızın bir müdafi görevlendirilir.' şeklindeki düzenleme uyarınca 5237 sayılı Kanun’un 32/1. maddesi kapsamında akıl hastalığı bulunan sanığa zorunlu müdafii tayininin gerektiği gözetilmeden, savunma hakkının kısıtlanması suretiyle yargılamaya devamla yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1. 5271 sayılı Kanun’un, “Müdafiin görevlendirilmesi” başlıklı 150. maddesinin, inceleme konusu ile ilgili olan ikinci fıkrası; “(2) Müdafii bulunmayan şüpheli veya sanık; çocuk, kendisini savunamayacak derecede malul veya sağır ve dilsiz ise istemi aranmaksızın bir müdafi görevlendirilir.” Şeklinde düzenlenmiştir. 5271 sayılı Kanun’un 150/2. maddesi, sanığın kendisini savunamayacak derecede malul olduğu durumlarda, açık bir istem bulunmasa, hatta ilgilisi açıkça müdafi istemediğini beyan etse dahi müdafi görevlendirme zorunluluğu getirmektedir. 2. İnceleme konusu dava dosyasında; akıl hastalığı bulunduğu tespit edilen sanık hakkında talebi olmasa dahi zorunlu müdafi atanması gerektiği dikkate alınmadan karar verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Sanık hakkında kasten yaralama suçundan verilen Yumurtalık Asliye Ceza Mahkemesinin, 19.01.2023 tarihli ve 2022/340 Esas, 2023/23 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309/4. maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 02.03.2026 tarihinde karar verildi.