12. Ceza Dairesi 2026/686 E. , 2026/2070 K. "" MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2019/476 E., 2020/1498 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Ret, Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; sanık müdafii ve katılanlar vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde; Katılanlar vekilinin temyiz istemi yönünden; Katılanlar vekilinin yüzüne karşı veril…
12. Ceza Dairesi 2026/686 E. , 2026/2070 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2019/476 E., 2020/1498 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Ret, Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; sanık müdafii ve katılanlar vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde; Katılanlar vekilinin temyiz istemi yönünden; Katılanlar vekilinin yüzüne karşı verilen kararı, 06.11.2020 tarihli temyiz nedeni içermeyen süre tutum dilekçesi ile temyiz ettiği, Dairemizce verilen tevdi kararı üzerine Bölge Adliye Mahkemesince katılanlar vekiline yedi gün içinde temyiz nedenlerini bildirir gerekçeli temyiz dilekçesi sunması, aksi taktirde temyiz isteminin reddolunacağı ihtarı ile gerekçeli kararın katılanlar vekiline usûlüne uygun şekilde 10.12.2025 tarihinde tebliğ edildiği, ancak aynı Kanun’un 295/1. fıkrasında öngörülen 7 günlük kanunî süre içerisinde temyiz nedenlerini içeren gerekçeli temyiz dilekçesini sunmadığı anlaşıldığından temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir. Sanık müdafiinin temyiz istemi yönünden 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/2, 22/3, 53/1-2-3, 53/6, 63. maddeleri uyarınca 4 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, sürücü belgesinin 6 ay süreyle geri alınmasına ve mahsuba karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince sanık müdafiinin ve katılanlar vekilinin istinaf başvurularının kabulüne karar verilerek duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280/2. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/2, 22/3, 53/6, 63. maddeleri uyarınca 5 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, sürücü belgesinin 6 ay süre ile geri alınmasına ve mahsuba karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca katılanlar vekilinin temyiz isteminin reddine, sanık müdafiinin temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz isteği, mahkemece savunmaların tartışılmadan karar verildiğinden savunma hakkının ve adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini, müvekkilinin kaza anında alkollü olmadığını, kaza yerinden kaçmadığını, bilirkişi raporlarının kusur değerlendirmesinin hatalı olduğunu, müvekkilinin kör noktada seyreden motorun aracına sürtüğünü fark etmemesi hayatın olağan akışına uygun olduğunu, eksik inceleme ile karar verildiğini, tanık Murat'ın beyanını gerçeğe ve oluşa uygun olmadığını, katılan ...'u çelişkili beyanda bulunduğunu, kazada iki şeritli yolun sağ şeridi tamamen kapatan araçların kusurunu bulunduğunu, kararın bozulması gerektiğini, katılanlar vekilinin temyiz isteği, kararın bozulması gerektiğini bildirir süre tutum dilekçesi sunmuştur. III. OLAY VE OLGULAR İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; sanığın sevk ve idaresindeki kamyonet ile meskun mahalde, gece vakti, aydınlatmanın olduğu, havanın açık, yolun kuru, düz ve eğimsiz, iki şeritli, bölünmüş tek yönlü, asfalt kaplama caddede, rapora göre 1.33 promil alkollü olduğu halde seyir halinde bulunduğu sırada önünde aynı yönde seyretmekte olan ölen ...'ın sevk ve idaresindeki, katılan ...'un yolcu olarak bulunduğu motosiklete arkadan gelerek sol şeritte yandan sürterek çarptığı kazada ...'ın hayatını kaybettiği, yolcu olarak bulunan...'nun ise basit bir tıbbi müdahaleyle giderebilir şekilde yaralandığı, Mahkemece hükme esas alınan 10.07.2018 tarihli bilirkişi raporuna göre, sanığın yönetimindeki otomobil ile yola gereken dikkati vermemiş mahal şartlarını dikkate alarak seyrini müteyakkız ve kontrollü bir şekilde sürdürmeyip kendisi ile aynı yönde yolun sağında seyir halinde bulunan müteveffa idaresindeki motosiklete yandan sürterek çarpması sonucunda karıştığı olayda; dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranmış olmakla olayda asli kusurlu olduğu, kabul edilen sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 85/2. maddesindeki taksirle öldürme suçundan mahkûmiyet kararı verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgular, Bölge Adliye Mahkemesince isabetli görülmüşse de, sanığın; sebebiyet verdiği eylem ile ilgili TCK'nın 85/2 maddesi uyarınca alt hadden uzaklaşılarak ceza tayin edilmesinin gerekli olduğu gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden mahkûmiyet hükmü kurulmuştur. IV. GEREKÇE ve KARAR A-Katılanlar Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden; Ayrıntıları, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 10/10/2019 tarihli ve 2019/9.MD-355 Esas, 2019/596 Karar sayılı kararında açıklandığı üzere; Katılanlar vekilinin yüzüne karşı verilen kararı, 06.11.2020 tarihli temyiz nedeni içermeyen süre tutum dilekçesi ile temyiz ettiği, Dairemizce verilen tevdi kararı üzerine Bölge Adliye Mahkemesince katılanlar vekiline yedi gün içinde temyiz nedenlerini bildirir gerekçeli temyiz dilekçesi sunması, aksi taktirde temyiz isteminin reddolunacağı ihtarı ile gerekçeli kararın katılanlar vekiline usûlüne uygun şekilde 10.12.2025 tarihinde tebliğ edildiği, ancak aynı Kanun’un 295/1. fıkrasında öngörülen 7 günlük kanunî süre içerisinde temyiz nedenlerini içeren gerekçeli temyiz dilekçesini sunmadığı anlaşılmakla, katılanlar vekilinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298/1. fıkrası uyarınca, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE, B-Sanık Müdafinin Temyiz İstemi Yönünden; Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, sanık müdafiinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü bu kapsamdaki temyiz sebeplerinin reddine, ancak; Sanığın aşamalarda alınan savunmalarında olay esnasında alkollü olmadığını, olaydan sonra alkol aldığını beyan ettiği, sanığın bu beyanın da tanık Filiz Tek tarafından doğrulandığı, olay öncesinde alkollü olduğunun ve bu şekilde araç sürdüğünün kabulünün mümkün bulunmadığı, olaydan yaklaşık iki buçuk saat sonra yapılan ölçüm sonucu belirlenen 1.33 promil alkolün, olaydan önce alkol alındığının delili olamayacağı anlaşılmakla, olayda, bilinçli taksirin koşulları oluşmadığından, sanık hakkında basit taksirden hüküm kurulması gerekirken bilinçli taksir hükümlerinin uygulanması suretiyle fazla ceza tayini, Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-b maddesi uyarınca Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.03.2026 tarihinde karar verildi.