1. Hukuk Dairesi 2025/4997 E. , 2026/1613 K. "" MAHKEMESİ : Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/461 E., 2023/1325 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Arhavi Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/93 E., 2022/236 K. Asıl dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil; birleştirilen dava kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil, olmadığı takdirde taşınmaz bedelinin tahsili isteğine ilişkindir. Kadastro sonucu; ... ili, ... ilçesi, ... köyü ça…
1. Hukuk Dairesi 2025/4997 E. , 2026/1613 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/461 E., 2023/1325 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Arhavi Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/93 E., 2022/236 K. Asıl dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil; birleştirilen dava kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil, olmadığı takdirde taşınmaz bedelinin tahsili isteğine ilişkindir. Kadastro sonucu; ... ili, ... ilçesi, ... köyü çalışma alanında bulunan 1 30... , 1 32... , 1 87... ve 1 88... parsel sayılı taşınmazlar hibe ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı ... adına; 1 87... ve 1 88... parsel sayılı taşınmazlar aynı gerekçelerle belgesizden ... adına tespit ve tescil edilmiş; daha sonra 1 87... parsel sayılı taşınmaz 01.03.2021 tarihinde, 1 87... ve 1 88... parsel sayılı taşınmazlar ise 30.03.2021 tarihinde davalı ...'a satış yoluyla devredilmiş, 1 88... parsel sayılı taşınmaz önce 01.07.2020 tarihinde dava dışı ... 'a, 21.12.2020 tarihinde tekrar ...'e, 01.03.2021 tarihinde ise davalı ...'a satış yoluyla devredilmiştir. Asıl davada davacılar vekili; tarafların kardeş olduklarını, dava konusu 1 30... ile 1 32... parsel sayılı taşınmazların tarafların murisi ... Metin’den gelmesine ve terekesinin taksime, bağışa ve paylaşıma konu olmamasına rağmen kadastro çalışmalarında sadece davalılar adına tescil edildiğini ileri sürerek taşınmazların tapu kaydının davacıların miras payı oranında iptali ile davacılar adına tescilini istemiştir. Birleştirilen davada davacılar vekili, dava konusu 1 88... ve 2 parsel ile 1 87... ve 2 parsel sayılı taşınmazların tarafların murisi ... ’den gelmesine ve terekesinin taksime, bağışa ve paylaşıma konu olmamasına rağmen kadastro çalışmalarında sadece davalılar ... ile ... adına tescil edildiğini, daha sonra muvazaalı olarak diğer davalı ...’a devir edildiğini ileri sürerek taşınmazların tapu kaydının davacıların miras payı oranında iptali ile davacılar adına tescilini, bu talepleri kabul edilmezse taşınmazların Mahkemece belirlenecek rayiç değerleri üzerinden davacıların payına düşen bedelin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesini istemiştir. Asıl ve birleştirilen davada davalılar vekili, davanın hak düşürücü süre içerisinde açılmadığını, taşınmazlara davalıların zilyet olduğunu, taşınmazların dava tarihinden önce satıldığını, davalıların tapu kayıt maliki olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur. Birleştirilen davada davalı ... vekili, davalının taşınmazları tapuda devir alan iyiniyetli 3. kişi olduğunu, tarafları tanımadığını, taşınmazların gerçek değerlerinin ödenerek satın alındığını, tapuya güven ilkesi gereği açılan davanın reddini savunmuştur. İlk Derece Mahkemesince, asıl davada dava konusu taşınmazlara malik olmayan davalı ... yönünden açılan davanın pasif husumet yokluğundan reddine, dava konusu taşınmazların evveliyatında tarafların murisi ... ’e ait olduğu, kadastro öncesinde taşınmazların tapuya kayıtlı olmadığı, murisin ölene kadar taşınmazları icara vererek kullandığı, davalıların taşınmazlara hiçbir zaman zilyet olmadığı, davalı tarafın hibeyi ispatlayamadığı, davacıların terekede miras payları olduğu, üçüncü kişi konumunda olan davalı ...’ın taşınmazları kötüniyetli olarak satın aldığı ve taşınmazların evveliyatında kök murise ait olduğunu bilebilecek durumda olduğunun ispatlanamadığı, asıl olanın iyiniyet olduğu gerekçesiyle asıl davanın kabulüne, birleştirilen davada tapu iptali ve tescil talebinin reddine, davalılar ... ve ... yönünden taşınmazların bedelinin ödenmesi talebinin kabulüne karar verilmiş, karara karşı asıl ve birleştirilen davada davacılar vekili ile davalılar ... ve ... vekili, birleştirilen davada davalı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; çekişmeli taşınmazların kök muris tarafından davalıya bağışlandığının ve zilyetliğinin teslim edildiğinin ispat yükü kendisinde olan davalı tarafça ispatlanamadığı, davacıların çekişmeli taşınmazlarda miras payları oranında haklarının bulunduğu, dava konusu taşınmazların tapuda gösterilen satış değerleri ile keşfen belirlenen gerçek değeri arasında 3-4 katı fark bulunduğu, taşınmazları satan davalılar ... ile ...'in ... ilçesi, ... köyü nüfusuna, taşınmazları satın alan davalı ...'ın ise ... İlçesi ... Köyü nüfusuna kayıtlı olduğu, çekişmeli taşınmazların ise ... köyünde bulunduğu, ... köyü ile ... köyünün birbirine çok yakın komşu köyler oldukları, davalı ... adına çekişmeli taşınmazlarla aynı mevkide ve aynı ada ile bitişik adalar (186, 187, 1 88... adalar) içerisinde çok sayıda taşınmaz tespit ve tescil edildiği, yine taşınmazları satın alan davalı ...'ın kardeşinin çekişmeli taşınmaza çok yakın bir bölgede turistik tesis işlettiği, nitekim dava dışı 1 88... parsel sayılı taşınmazın kadastro sırasında davalı ... adına tespit edildiği ve daha sonradan Mençuna Tur. Ltd. Şti. isimli şirkete devredildiği ve halen bu şirket adına tapuda kayıtlı olduğu, dava konusu 1 88... parsel sayılı taşınmazın çok kısa aralıklarla tapuda birden fazla kez el değiştirdiği ve son olarak davalı ...'a geçtiği, öte yandan birbirine çok yakın komşu köylerden olan davalıların tümünün Ankara ilinde ikamet ettikleri, komşu parsel sahiplerinin dahi satış işleminden satışın yapılmasından sonra haberdar oldukları, gazete ya da internette herhangi bir satış ilanı verilmediği, bu durumda davalı ...'ın çekişmeli taşınmazların kök muris ... ait olup ölümüyle birlikte tüm mirasçılarına intikal ettiğini bilen ya da bilmesi gereken kişi konumunda bulunduğu kanaatine varıldığı gerekçesiyle davalılar vekillerinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.(1) maddesi gereğince esastan reddine, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, asıl dava yönünden davalı ... hakkındaki davanın pasif husumet yokluğundan usulden reddine, davalı ... yönünden asıl davanın kabulüne, birleştirilen davada davacıların tapu iptali ve tescil talebinin kabulüne, çekişmeli taşınmazların tapu kaydının davacıların miras payı oranında iptali ile davacılar adına tesciline karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl ve birleştirilen davada davalılar ... ve ... vekili ile birleştirilen davada davalı ... vekili tarafından duruşma istekli olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 03.03.2026 Salı günü duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen günde, temyiz eden birleştirilen davada davalı ... vekili Avukat ... ile temyiz edilen davacılar vekili Avukat ... geldiler, davetiye tebliğine rağmen başka gelen olmadı. Gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi. Temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: - K A R A R - Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı 9.977,81 TL bakiye onama harcının asıl ve birleştirilen davada davalılar ... ve ...'den, 6.439,89 TL bakiye onama harcının birleştirilen davada davalı ...'dan alınmasına, 04.11.2025 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca gelen temyiz edilen davacılar vekili için 40.000,00 TL duruşma vekalet ücretinin temyiz eden davalılardan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 03.03.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.