8. Hukuk Dairesi 2025/5331 E. , 2026/272 K. "" MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/922 E., 2022/1199 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Of Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2020/35 E., 2021/54 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rap…
8. Hukuk Dairesi 2025/5331 E. , 2026/272 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/922 E., 2022/1199 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Of Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2020/35 E., 2021/54 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Kadastro sırasında, Trabzon ili ... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında bulunan dava ve temyize konu 1 09... , 1 23... ve 1 26... parsel sayılı yüzölçümleri tutanaklarında yazılı taşınmazlar, irsen intikal, ifraz, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle 5/9 pay ..., 1/9'ar payı ... ve müşterekleri adlarına tespit edilmiş; bilahare 1 09... sayılı parselin kadastro tutanağı kesinleştirilerek satın alma nedeniyle 5/9 payı ..., 1/9'ar payı .. ve müşterekleri adlarına tescil edilmiştir. 2. Davacı ... ve arkadaşları vekili dava dilekçesinde; tapu kaydı ve miras yoluyla gelen hakka dayanarak müvekkillerinin miras paylarının adlarına tescil edilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı ..., ..., ..., ... , ... 18.02.2013 havale tarihli dilekçelerinde; dava konusu yapılan taşınmazların tapusuz olduklarını, bu nedenle kadastro tespitinin doğru olduğunu, bu taşınmazların 20 yıla yakın bir sürede çay bahçesi vasfıyla ... oğlu ...'in zilyet ve tasarrufunda iken 1980'lerde taşınmazların çocuklarına devredildiğini, ... çocuklarının bu taşınmazlarda zilyetliğinin 1980'den kadastro tespitinin yapıldığını, 2011 yılına kadar devam ettirdiklerini, zilyetliğin halen devam ettiğini, bu taşınmazlarda imar ve ihya neticesinde elde ettikleri ürünleri malik sıfatıyla sattıklarını, bu tasarrufun 60 yıldır sürdüğünü, davacıların bu tasarrufa itiraz etmediklerini, davacıların bu yerlerin dedeleri ...'e ait olduğu iddialarının gerçek dışı olduğunu, ...'in çoğunlukla Çarşamba ilçesinde oturduğunu, dava konusu taşınmazların tapulu olmayıp zilyetlik ile kazanıldığını, ...'e ait bir tapu kaydının olmadığını, nüfus kayıtlarına göre ...'in 01.10.1946'da öldüğünü, ölüm tarihi itibarı ile iddia edilen zilyetliğin doğru olsa bile 1946 yılında sona erdiğini, davacıların bu zilyetliğe dayanmasının mümkün olmadığını öne sürerek, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuşlardır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazların tespit tarihinden geriye doğru 20 yılı aşkın süredir davalı tarafın zilyet ve tasarrufunda olduğu, mahallinde yapılan keşifte dava konusu parsellerin davacıların dayandığı tapu kaydının kapsamında kaldığının anlaşıldığı, tapuya kayıtlı taşınmaz malların zilyetlikle iktisabı mümkün olmadığından Şubat 1321 tarihli ve 94 numaralı tapu kaydında davacıların murisi ... kızı ... adına kayıtlı hissenin hüküm yerinde gösterilen miras payları oranında davacılar adına, kalan hissenin ise hüküm yerinde gösterilen tespit malikleri adına tapuya tesciline karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalılar ... vekili ve ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve kanuna uygun olduğu gerekçesiyle istinaf başvurularının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/(1)-b.1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; bilirkişi raporu ile müvekkili aleyhine yapılan tespitleri kabul etmediklerini, raporda yer alan tespitlerin hakka, hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, çelişkili olduğunu, bilirkişi raporunda da bu yerlerin orman parseli içerisinde kaldığının belirtildiğini, diğer yandan bilirkişi orman olan bu yerleri salt mahalli bilirkişi beyanları ile bu kişilere ait yerlermiş gibi göstererek dayanak kaydın bu iki hududunun dava konusu taşınmazlara uygulandığını belirttiğini, bilirkişinin bu yönündeki tespitini kabul etmenin mümkün olmadığını, taraf dayanağı olan tapu kaydının dava konusu yerlere uymadığının açık olduğunu, 22.09.2016 tarihli beyan dilekçeleri ile belirtmiş oldukları hususlar irdelenmeksizin alınan kararın hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, davacı ve vekili tarafından dosyaya sunulan beyanları kabul etmediklerini, davacı tarafından ıslah ile dava konusu edilmiş olan 1 09... numaralı parsel hakkında ise İlk Derece Mahkemesince verilen maddi yanılgı nedeniyle davaya dâhil edilme ara kararının hukuka aykırı olduğunu, keşif sonrası hazırlanan bilirkişi raporuna sunulan itirazlarının değerlendirilmediğini iddia ederek İlk Derece Mahkemesince alınan ilk karar hakkında verilen kaldırma kararı da yalnızca usul eksikliklerine işaret ettiğinden ve eksiklikler de tamamlandığına göre işbu karar doğrultusunda davanın reddine karar verilmesi gerekir iken yanılgılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi nedeniyle İlk Derece Mahkemesince hukuka ve hakkaniyete aykırı şekilde verilen kararın kaldırılmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, kadastro tespitine itiraz istemine ilişkindir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, 6100 sayılı Kanun'un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri bulunmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, 179,90 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 552,10 TL'nin temyiz edenden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 20.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.