10. Hukuk Dairesi 2025/10561 E. , 2025/17729 K. "" MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1201 E., 2025/556 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Kayseri 1. İş Mahkemesi SAYISI : 2022/178 E., 2023/47 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından …
10. Hukuk Dairesi 2025/10561 E. , 2025/17729 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1201 E., 2025/556 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Kayseri 1. İş Mahkemesi SAYISI : 2022/178 E., 2023/47 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin eşi ...'ın coğrafya öğretmeni olduğunu, Kayseri İli ... İlçesinde bulunan ... Çok Programlı Anadolu Lises'nde 23.09.2021 tarihinde öğretmenlik vazifesi başında iken kalp krizi geçirerek vefat ettiğini, müvekkilinin vazife malullüğü nedeniyle Sosyal Güvenlik Kurumuna başvuru yaptığını ancak Kurum tarafından, 12.04.2022 tarihli karar ile ölümünün iş yerinden veya yürütülen görevden veyahut iş yerinde görevli olduğu sırada meydana gelen dış etkenlerden kaynaklanmadığı gerekçesi ile 5510 sayılı Kanun'un 47. maddesi birinci fıkrasına göre vazife malullüğü hükümlerinin uygulanmasının mümkün olmadığına şeklinde karar verdiğini, müvekkil tarafından bu karara itiraz edildiğini ve Sosyal Sigorta Yüksek Kurulunca müvekkilin itirazı incelenerek yine 06.06.2022 tarihli karar ile "sigortalının ölümünün iş yerinden veya yürütülen görevden veyahut iş yerinde görevli olduğu sırada meydana gelen dış etkenlerden kaynaklanmadığına" şeklinde karar verildiğini, müteveffa ...'ın vefatının gerçekleşmesinde vazife malulü hükümlerinin uygulanmayacağı hallerden hiçbirinin mevcut olmadığını belirterek müteveffa ...'ın vazife malulü olduğunun tespitini, müvekkilin vazife malulü aylığına hak kazandığının tespitini, aksi yöndeki idari işlemlerin iptalini, müvekkil lehine hükmedilecek vazife malulü aylığının, ...'ın ölüm tarihi olan 23.09.2021 tarihinden ödeme tarihine kadar işleyecek yasal faiziyle birlikte müvekkiline ödenmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı Kurum vekili süresinde cevap dilekçesi sunmamıştır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne, davacının miras bırakanı ...'ın 23.09.2021 tarihinde iş yerinde kalp krizi sonucu ölmesi nedeniyle vazife malulü sayılması gerektiğinin tespitine, vazife malulü aylığına hak kazandığının tespitine, aksi yöndeki idari işlemlerin iptaline, ...'ın ölüm tarihi olan 23.09.2021 tarihini takip eden aybaşından itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte vazife malulü aylığının davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; Kurum kayıtlarında açıkça görüldüğü üzere yasal mevzuat gereği davacının murisinin vazife malulü sayılmasının mümkün olmadığını, davacının müteveffa eşinin vazife malulü sayılması ilişkin talebi sonrasında Emeklilik Hizmetleri Genel Müdürlüğü Maluliyet ve Sağlık Kurulları Daire Başkanlığının 04.03.2022 tarih ve 2022/0602710 sayılı kararı ile "adı geçenin ölümünün işyerinden veya yürütülen görevinden (işin yürütümünden )ve yahut iş erinde görevli olduğu sırada meydana gelen dış etkenlerden kaynaklanmadığına" karar verildiğini, davacının Kuruma bu konuda yapmış olduğu itiraz sonrasında YSK 30.05.2022 tarih ve 2022/10979 sayılı kararında "sigortalının ölümünün işyerinden veya yürütülen görevinden (işin yürütümünden) ve yahut iş erinde görevli olduğu sırada meydana gelen dış etkenlerden kaynaklanmadığına" oy birliği ile karar verildiğini, olaya ilişkin Kurum kayıtlarının ekte sunulduğnu, Kurum işlemlerinin yasalara uygun olduğunu, mahkemenin eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirmeye dayalı verildiğini belirterek kararın bozulmasını, davanın reddini istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, müteveffa ...'ın vazife malulü olduğunun tespiti istemine ilişkindir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 1. maddesinde “mahkemelerin görevi, ancak kanunla düzenlenir. Göreve ilişkin kurallar, kamu düzenindendir. hükmü yer almaktadır. Aynı Kanun'un 114/c maddesine göre, Mahkemenin görevli olması dava şartıdır. 115. maddesinde ise "Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler. Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir.” hükmü düzenlenmiştir. Dolayısıyla görev konusunun, mahkemelerce her aşamada resen gözetilmesi gerekir. Bir yerdeki davaya hangi mahkemenin bakacağını göreve ilişkin hükümler belirler. Davanın hangi yargı kolunda, ilgili yerdeki mahkemelerin hangisinde görüleceği görev kurallarıyla belirlenir. Görev kamu düzenine ilişkindir. Bu sebeple göreve dair itirazlar yargılamanın her aşamasında ileri sürülebileceği gibi Mahkeme tarafından da davanın her aşamasında re'sen dikkate alınır. Davanın tarafları da Mahkemenin görevini belirler şekilde anlaşma yapamazlar. İş Mahkemeleri, 5521 sayılı Kanun ile kurulmuş istisnai nitelikte özel mahkemeler olup 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 106. maddesi ile mülga 506 sayılı Kanun'da, bu Kanun uygulamasından doğan uyuşmazlıkların yetkili iş mahkemelerinde görüleceği, 5510 sayılı Kanun’un 101. maddesinde de aksine hüküm bulunmayan hallerde, 5510 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanmasıyla ilgili ortaya çıkan uyuşmazlıkların iş mahkemelerinde görüleceği düzenlenmiştir. Yukarıdaki açıklamalar ışığında yapılan değerlendirmeye göre 06.10.1994 tarihinden itibaren 5434 sayılı Kanun kapsamında öğretmen olarak çalışmakta olan 4/1-c sigortalısının 23.09.2021 tarihinde kalp krizi geçirmesi sonucunda ölmesi neticesinde, 5510 sayılı Kanun'un geçici 4. maddesi gereğince, 5434 sayılı Kanun kapsamında müteveffa ...'ın vazife malulü olduğunun tespiti istemine ilişkin eldeki uyuşmazlığın çözümünde 54 34... sayılı Kanun hükümleri uygulanacak olup, 5 06... sayılı Kanun'ların uygulama yeri bulunmadığından, iş mahkemeleri görevli olmayıp, bu tür davaların idari yargının görev alanı içerisinde olduğu ortaya çıkmaktadır. Bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurularak, yargı yolunun caiz olmaması nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmesi gerekirken, Mahkemece hatalı değerlendirme sonucu, işin esasına girilerek, yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. VI.KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 22.12.2025 gününde oybirliğiyle karar verildi.