10. Hukuk Dairesi 2025/13349 E. , 2026/1001 K. "" MAHKEMESİ : Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/126 E., 2025/1077 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Kars İş Mahkemesi SAYISI : 2022/109 E., 2023/277 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı fer'i müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından…
10. Hukuk Dairesi 2025/13349 E. , 2026/1001 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/126 E., 2025/1077 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Kars İş Mahkemesi SAYISI : 2022/109 E., 2023/277 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı fer'i müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ...'nin, davalılar ..., ..., ... ve ...'nin miras bırakanları ...'ye ait işyerinde, İş Kanunu'na tabi işçi statüsüyle çalıştığını, davalı işveren yanındaki çalışmasının 01.03.1991 tarihinde başladığı ve aynı tarihte SGK'ya işe giriş bildirgesi verildiğini, fiili çalışmasının işe girdiği tarihten itibaren iki ay devam ettiğini, bir ay sonra işten çıktığına ilişkin bildirgeyi Kuruma sunduğunu, işe giriş bildirgesinin verilmiş olmasına rağmen primler ödenmediği için müvekkilinin fiili çalışmasının SGK kayıtlarında görünmediğini, müvekkilinin davalı işyerinde işçi statüsünde 01.03.1991 tarihinden 01.05.1991 tarihine kadar fiilen çalıştığının ve bu tarihler arasında sigortalılığının tespitini dava ve talep etmiştir. II.CEVAP Fer'i müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının davalıya ait iş yerinde çalıştığına ilişkin olarak davalı işveren tarafından verilen davacıya ait işe giriş bildirgesi bulunduğunu, fakat dönem bordroları ile aylık bordroları ve işten ayrılış bildirgelerinin verilmediğini, tespiti istenen döneme ilişkin davacının aralıksız ve kesintisiz olarak çalıştığını iddia ettiği tarihteki çalışmalarının kanıtlanması için sadece tanık beyanları yeterli olmayacağından Mahkemece resen araştırma ilkesi gereğince yazılı delillerin de varlığının araştırılması ve ispat edilmesi gerektiği, gerek Yargıtayın yerleşmiş içtihatlarında gerekse öğretide belirttiği üzere bir kimsenin sigortalı sayılabilmesi için 506 sayılı Kanun'un hem de 5510 sayılı Kanun'un ilgili maddeleri belirtilen “fiili çalışma olgusunun varlığının” gerekli olduğu, eylemli ve fiili çalışmanın varlığının saptanmasının bir zorunluluk olduğunu belirterek; davanın hak düşürücü süreye uğradığını da belirterek davanın reddini talep etmiştir. III.İLK DERECE MAHKEME KARARI İlk Derece Mahkemesi tarafından yukarıda tarih ve sayısı belirtilen karar ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV.İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde fer'i müdahil Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. V.TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Fer'i müdahil Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacının iddia ettiği dönem çalışmasının yazılı belge ve tanık beyanlarıyla ve eşdeğer belgeler ile fiili çalışma olgusunun yukarıda belirtilen kıstaslara göre belirlenmesi gerektiğini, Mahkemece gerekli araştırma yapılmış ve davacının çalışmasının net olarak ortaya çıkmadığı tespit edilmesini rağmen yazılı şekilde hüküm kuruması ve yapılan istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek temyiz isteminde bulunmuştur. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla fer'i müdahil Kurum vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 09.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.