1. Ceza Dairesi 2025/5191 E. , 2026/580 K. "" MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI: 2025/419 E. 2025/1183 K. SUÇ : Kasten öldürmeye teşebbüs HÜKÜM: İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, …
1. Ceza Dairesi 2025/5191 E. , 2026/580 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI: 2025/419 E. 2025/1183 K. SUÇ : Kasten öldürmeye teşebbüs HÜKÜM: İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Kars 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 05.12.2024 tarihli ve 2023/234 Esas, 2024/345 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kasten öldürmeye teşebbüs suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 81/1, 35/2, 29, 62... . maddeleri uyarınca 8 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 2. Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 04.03.2025 tarihli ve 2025/419 Esas, 2025/1183 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280/1-(a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafinin temyiz sebepleri özetle; işlenen suçun kasten yaralama suçu olduğundan bahisle suç vasfına, haksız tahrik indirim oranına ilişkindir. III. GEREKÇE Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, dosyada mevcut delillerin isabetli şekilde değerlendirildiği, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, yargılama sonucunda oluşan kanaat ve takdire göre ceza yaptırımının yasal bağlamda ve gerekçesi gösterilerek belirlendiği, haksız tahrik indirim oranının isabetli olduğu anlaşıldığından, ileri sürülen temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 04.03.2025 tarihli ve 2025/419 Esas, 2025/1183 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy çokluğuyla TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Kars 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.02.2026 tarihinde karar verildi. KARŞI OY Mağdur ...'ün sanık ...'ün amcası olduğu ve tarafların aynı apartmanda ikamet etikleri, mağdurun apartmanda bulunan kendisine ait bir daireyi mevsimlik işçilere kiralaması nedeniyle sanık ve mağdur arasında anlaşmazlık çıktığı, sanığın mağdurun dairesini işçilere kiraya vermesini istemediği, olay günü akşam saatlerinde mağdurun işyerinde tanık ...'a mermer kestiği esnada sanık ve eşinin mağdurun işyerinin önünden geçtiği, sanık ve eşini gören mağdurun işini bırakıp sanığın yanına gittiği, tarafların konuşmaya başladığı ve göğüs kısımları birbirine değecek kadar birbirlerine yaklaştıkları, ilk olarak sanığın mağduru ittirdiği ve aralarındaki tartışmanın kavgaya dönüştüğü, sanığın yolun karşısına geçerek mağdurun mermer kesmek amacıyla kullandığı spiral makinesini alarak mağdurun kafasına vurduğu, mağdurun darbenin etkisiyle yere düştüğü, akabinde sanığın mağdurun yüz kısmına yumruk ile vurmaya devam ettiği ve mağduru Kars Adli Tıp Şube Müdürlüğü'nün 02/08/2023 tarih ve 2023/512 sayılı kati hekim raporuyla belirtildiği şekilde yaşamını tehlikeye sokacak ve hayat fonksiyonlarını 6. derecede etkileyecek nitelikte kemik kırığına sebebiyet verecek şekilde yaraladığı olayda sanığın yaralama kastıyla hareket ettiği kanaatiyle bu karşı oy yazısı yazılmıştır. 5237 sayılı TCK’nın 21/1. maddesine göre, suçun kanuni tanımındaki unsurlarının bilerek ve istenerek gerçekleştirilmesi olan ve failin iç dünyasını ilgilendiren kast, dış dünyaya yansıyan davranışlara bakılarak, daha açık bir ifadeyle, failin olay öncesi, olay sırası ve olay sonrası davranışları ölçü alınarak belirlenmelidir. İlkeleri, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun istikrar bulunan ve süregelen kararlarında açıklandığı üzere, bir eylemin kasten öldürmeye teşebbüs mü, yoksa kasten yaralama mı sayılacağının belirlenmesinde; fail ile mağdur arasında husumet bulunup bulunmadığı, varsa husumetin nedeni ve derecesi, failin suçta kullandığı saldırı aletinin niteliği, darbe sayısı ve şiddeti, mağdurun vücudunda meydana getirilen yaraların yerleri, nitelik ve nicelikleri, hedef seçme imkânı olup olmadığı, failin fiiline kendiliğinden mi, yoksa engel bir nedenden dolayı mı son verdiği gibi ölçütler esas alınmalıdır. Kastın belirlenmesi açısından her bir olayda kullanılması gereken ölçütler farklılık gösterebileceğinden, tüm bu olguların olaysal olarak ele alınması gerekmektedir. Bu bağlamda; 1. Mağdurun sanığın amcası olması, 2. Mağdur ile sanık arasında olay öncesinde bir tartışma yaşanmış olsa da, bu tartışmanın öldürmeyi gerektiren bir husumete neden olacak nitelikte olmaması, 3. Olayda kullanılan spiral makinesinin öldürmeye elverişli olmasına rağmen, silah gibi mutad olarak öldürme amacıyla kullanılan bir araç olmaması, 4. Sanığın spiral makinesini yanında getirmeyip kavga sırasında yerden almış olması, 5. Sanığın spiral makinesini doğrudan mağdurun kafasına vurmayıp öncesinde aralarında karşılıklı hakaret ve darp yaşanmış olması, 5. Sanığı mağdurun kafasına tek bir kez vurmuş olması, 5. Engel olabilecek kimse olmaması nedeniyle birden fazla vurabilecek olmasına rağmen sanığın yere düşen mağdura spiral makinesiyle vurmaya devam etmemesi, aksine sanığın mağduru yumruklamaya devam etmesi, Hususları dikkate alındığında, istemesi halinde mağdurun kafa bölgesine birden fazla vurabilecek olan sanığın, mağdurun kafasına bir kez vurmuş olması karşısında, sanığın dış dünyaya yansıyan davranışlarına göre suçu işlerken sahip oldukları kasta bakılmaksızın sadece kullanılan aracın öldürmeye elverişli olduğu ve mağdurun kafatasına verdiği zarar nazara alınarak ve bundan fiili bir karine oluşturularak, yaralama kastıyla hareket ettiği hususunda şüphe bulunmayan sanığın fiilinin, adam öldürmeye teşebbüs olarak nitelendirilmesinin maddi gerçeğe ve hukuka aykırı olduğu kanaatiyle sayın çoğunluğun görüşüne iştirak edilmemiştir.