10. Hukuk Dairesi 2025/7488 E. , 2025/17646 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi SAYISI : 2023/183 E., 2024/106 K. İlk Derece Mahkemesi kararı fer'i müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı …
10. Hukuk Dairesi 2025/7488 E. , 2025/17646 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi SAYISI : 2023/183 E., 2024/106 K. İlk Derece Mahkemesi kararı fer'i müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili, davacının davalı ... Akaryakıt Sanayii ve Tic. A.Ş.'nin asıl işveren, diğer davalı ... Akaryakıt İnşaat Nakliye Otomotiv San. ve Tic. Ltd. Şti. 'nin alt işveren olduğu, ... Sivrihisar adresinde bulunan akaryakıt istasyonunun lokanta bölümünde (... Dinlenme Tesisi) 30.06.2018 - 14.12.2019 tarihleri arasında kesintisiz olarak asgari ücret ile ... ve kasiyer olarak çalıştığını, daha önceleri de 20 16... yıllarında yaz döneminde haziran - eylül ayları arasında üçer ay ... olarak çalıştığını ileri sürerek davacının dava konusu hizmetlerinin tespitini istemiştir. II. CEVAP 1.Davalı ... Akaryakıt İnş. Nak. Oto. San. ve Tic. Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde özetle; Sakarya ilindeki merkezini 20.04.2018 tarihi itibari ile "... Sivrihisar/Eskişehir" adresine nakletmiş olduğunu, 05.04.2018 tarihinde de anılan adreste bulunan lokantayı kiraladığını, diğer davalı ... şirketi ise 01.02.2017 tarihinden itibaren anılan adreste bulunan akaryakıt satış istasyonunun kiracısı olduğunu, ... şirketi ile müvekkil arasında hiç bir şekilde alt işveren asıl işveren ilişkisi mevcut olmadığını ileri sürerek davanın reddini istemiştir. 2.Davalı ... Akaryakıt San. Tic. A.Ş. davaya cevap vermemiştir. 3. Fer'i müdahil Kurum vekili, davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 25.02.2021 tarihli kararı ile 1-Davanın davalı ... yönünden pasif husumet yokluğundan reddine 2-Davanın davalı ... yönünden kabulü ile - 15.06.2016-15.09.2016 tarihleri arasında 3 ay, - 15.06.2017-15.09.2017 tarihleri arasında 3 ay, - 30.06.2018-14.12.2019 tarihleri arasında davacının aralıksız olarak ve asgari ücretle davalı ... Akaryakıt İnşaat Nakliye Otomotiv Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinde çalıştığının tespitine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde fer'i müdahil Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 13.02.2023 tarihli kararı ile başvuruların esastan reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararının süresi içinde fer'i müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairenin 29.05.2023 tarihli ilamında, "... Dosyadaki kayıt ve belgelerden; davalılardan ... adına kayıtlı ... siciline kayıtlı "lokanta işletmeciliği" işyerinin 27.04.2018'de 506 sayılı Yasa kapsamına alındığı ve halen yasa kapsamında bulunduğu, talep konusu dönemde davacının hiç bildirimi bulunmadığı, davalı ... Akaryakıt İnş. Nak. Oto. San. ve Tic. Ltd. Şti. ile ... Nakliyat İnş. Mal. Moz. Mer. Petrol Ürünleri San. Tic. Ltd. Şti. arasında 05.04.2018 başlangıç tarihli lokanta işyerinin 1 yıllık kiraya verilmesine ilişkin sözleşme mevcut olduğu, ancak 2018 öncesine dair davacıyı hangi işverenin çalıştırdığı hususunun yeterince araştırılmadığı anlaşılmaktadır. Hizmet akdinin oluşabilmesi için işyerinin varlığı öncelikli koşul olduğundan yapılacak iş; mülk sahibi ... Nakliyat İnş. Mal. Moz. Mer. Petrol Ürünleri San. Tic. Ltd. Şti. ile 2018 yılından öncesine ait varsa kira sözleşmelerini tespit etmek, davacıya işyerinin tam adresi sorularak davalı işyerinin 2018 öncesinde faal ve kapsama alınabilecek nitelikte olup olmadığını, vergi kaydı, davalı işyerine ait elektrik, su abonelikleri, kira sözleşmesi ve Belediye, diğer denetim yapan birimlerden, sağlık kuruluşlarından, zabıta aracılığıyla araştırmak, davalı işyerinin faal olup olmadığını belirlemek, davacı ... olduğunu ileri sürdüğünden portör muayene kayıtlarını getirtmek, davacının tespitini istediği dönemdeki çalışmalarının başka bir işveren nezdinde geçtiğinin tespit edildiği takdirde, HMK’nın 124. maddesi gereğince dava dışı işverene husumetin yöneltilmesi için davacıya mehil vermek, işverenin davaya iştirakini sağlayarak, davaya dahil edilen işverenin gösterdiği delilleri toplamak, tespit edilen işverenin tescil bilgileri Kurumdan sormak, bordro tanıklarının beyanlarına başvurmak, dinlenen tanıkların hizmet cetvellerini davalı Kurumdan istemek, bordro tanıklarına ulaşılamadığı ya da beyanları ile yetinilmediği takdirde talep edilen dönemde çalışması bulunan komşu işyeri sahip veya çalışanları zabıta marifetiyle veya Kurumdan sorulup belirlenerek çalışmanın davalı işverenlere ait hangi işyerinde hangi sürelerde geçtiğini açıkça ortaya koymak, tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonuca göre Mahkemece bir karar vermekten ibarettir.." gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen İkinci Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne dair karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Fer'i müdahil Kurum vekili, davanın reddi ile kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir. 1.1982 Anayasası 142/3 üncü maddesinde “Bütün mahkemelerin her türlü kararları gerekçeli olarak yazılır.” şeklinde düzenleme mevcuttur. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 297/1-c. maddesinde, bir mahkeme hükmünün kapsamının ne şekilde olması gerektiği açıklanmıştır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun “Hükmün Kapsamı” başlıklı 297. maddesinde: “(1) Hüküm "Türk Milleti Adına" verilir ve bu ibareden sonra aşağıdaki hususları kapsar: a)Hükmü veren mahkeme ile hâkim veya hâkimlerin ve zabıt kâtibinin ad ve soyadları ile sicil numaraları, mahkeme çeşitli sıfatlarla görev yapıyorsa hükmün hangi sıfatla verildiğini. b)Tarafların ve davaya katılanların kimlikleri ile Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası, varsa kanuni temsilci ve vekillerinin ad ve soyadları ile adreslerini. c)Tarafların iddia ve savunmalarının özetini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesini, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri. ç)Hüküm sonucu, yargılama giderleri ile taraflardan alınan avansın harcanmayan kısmının iadesi, varsa kanun yolları ve süresini. d)Hükmün verildiği tarih ve hâkim veya hâkimlerin ve zabıt kâtibinin imzalarını. e)Gerekçeli kararın yazıldığı tarihi. (2)Hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir.” şeklinde düzenleme getirilmiştir. Yine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 298. maddesinde de hüküm kısmında iki tarafa yükletilen hak ve borçların tereddüde yer vermeyecek şekilde belirtilmesi zorunluluğu tekrarlanmıştır. HMK’nın “Hükmün yazılması” başlıklı 298. maddesi; “(1) Hüküm, hükmü veren hâkim, toplu mahkemelerde başkan veya hükme katılmış olan hâkimlerden başkanın seçeceği bir üye tarafından yazılır. (2) Gerekçeli karar, tefhim edilen hüküm sonucuna aykırı olamaz. (3) Hükümde gerekçesi ile birlikte karşı oya da yer verilir. (4) Hüküm, hükmü veren hâkim veya hâkimler ile zabıt kâtibi tarafından imzalanır.” Mahkeme kararı kanunda açıkça belirtilmiş unsurları ihtiva etmeli ve belli bir şekle uygun olarak yazılmalıdır. Kararda bulunması gereken hususlar HMK 297. maddede ayrıntılı olarak tek tek sayılarak gösterilmiştir. Bunun sebebi, kararın açık ve gerekçeli olması, infazı kabil olması ve hukuki dinlenilme hakkının yerine getirilmesidir. 298. maddeye göre de gerekçeli karar, tefhim edilen hüküm sonucuna aykırı olamayacaktır. Kararda yazılması gereken en önemli unsurlardan birisi de hüküm sonucudur. Zira hüküm sonucu, davacının somut talepleri hakkında infaz edilebilecek ve kesin hükme konu olabilecek şekilde kaleme alınmalıdır. Madde 297/2 “Hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir”. 2.Somut olayda, İlk Derece Mahkemesinin kararında "Gereği Düşünüldü" başlıklı kısımlarda dava ile ilgisi olmayan beyanlar yazılarak hüküm kurulduğu anlaşılmakla, bu husus usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. Bu maddi ve hukuki olgular göz ardı edilerek eksik araştırma ve inceleme sonucu yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve kanuna aykırı olup bozma nedenidir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 18.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi