10. Hukuk Dairesi 2025/12526 E. , 2026/995 K. "" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/919 E., 2025/1158 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Eskişehir 2. İş Mahkemesi SAYISI : 2019/140 E., 2024/41 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırl…
10. Hukuk Dairesi 2025/12526 E. , 2026/995 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/919 E., 2025/1158 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Eskişehir 2. İş Mahkemesi SAYISI : 2019/140 E., 2024/41 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili davacının 15.09.2014-20.07.2017 tarihler arası davalı nezdindeki hizmetlerinin tespitini, sigorta primlerinin davalılarca ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II.CEVAP Davalı Şirket vekili cevap dilekçesinde özetle; söz konusu davacı tarafın davalı Şirket bünyesinde gerek maaşlı gerek SSK'lı olarak çalışmadığını, davacı tarafın söz konusu servis aracını davalı Şirketten sözleşme karşılığı kiraladığını, davacı tarafın iddiasının tamamen yalan beyandan ibaret olduğunu, davacının kiraladığı aracın bakım onarım ve giderlerinin davacıya ait olduğunu, davacı tarafın aracın kira bedelini şirketlerinin sorumlularına ödediğine dair her ay telefon ederek kira vereceğini söylemesi ile sabit olduğunu, davacının telefon kayıtlarının da incelenmesi durumunda bu durumun ortaya çıkacağını, ayrıca davacı tarafın her ne kadar sözleşmesinde aracın masraflarının kiracıya ait diye madde konulmuş ise de buna uymayarak sözleşme bitiminde aracın masraflarını gidermeden teslim ettiğini, davalı firma olarak dava açmaları gerekirken iyi niyete karşılık davacının yalan beyanlar ile dava açtığını beyanla, davanın reddini talep etmiştir. III.İLK DERECE MAHKEME KARARI İlk Derece Mahkemesi tarafından yukarıda tarih ve sayısı belirtilen karar ile yapılan yargılama toplanan deliller, tanık beyanları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, davacı ile davalı arasında 15.09.2013-20.06.2014 arasını kapsar şekilde 26... plakalı araca ilişkin oto kiralama sözleşmesi olduğu ve belirtilen bu dönem aralığında taraflar arasında kira ilişkisi olduğu, davacının davaya konu 15.09.2014-20.07.2017 arası dönem yönünden ise davacının davalı yanında işçi işveren ilişkisi kapsamında çalıştığı iddiası yönünden ise dinlenen bordro tanıklarının davacıyı tanımadıklarını beyan ettikleri, yine dinlenen komşu iş yeri tanıklarının da davacının çalışma iddiasına ilişkin bilgi sahibi olmadıkları, davacının davaya konu 15.09.2014-20.07.2017 arası dönem yönünden davacının davalı yanında işçi işveren ilişkisi kapsamında çalıştığı iddiasının ispatlanamadığı kanaatine varılmakla davanın reddine karar verilmiştir. IV.İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; Mahkemece verilen kararın hatalı olduğunu, davacı müvekkilinin davalı işveren nezdinde 15.09.2014-20.07.2017 tarihleri arasında fiilen ve kesintisiz çalıştığı somut delil ve tanık beyanları ile sübuta erdiğini, davacı müvekkili ve davalı işveren arasında 15.09.2014-20.07.2017 tarihleri arasında işçi-işveren ilişkisi bulunduğunu, Mahkemece yeterli araştırma yapılmadığını, delillerin dikkate alınmadığını davalı tarafın, iş ilişkisini kira ilişkisi gibi göstermeye çalıştığını ancak kira sözleşmesinin süresinin dolduğu ve yenilenmediğinin ifade edildiğini, müvekkilin çalışmasının banka kayıtlarıyla da doğrulanabileceğini ileri sürerek temyiz isteminde bulunmuştur. B. Değerlendirme ve Gerekçe 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 1.Dava, 506 sayılı Kanun'un 79/10. ve 5510 sayılı Kanun’un m. 86/9. maddesi uyarınca açılmış hizmet tespiti davasıdır. Maddeye göre “Yönetmelikle tespit edilen belgeleri işveren tarafından verilmeyen veya çalıştıkları Kurumca tespit edilemeyen sigortalılar, çalıştıklarını hizmetlerinin geçtiği yılın sonundan başlayarak 5 yıl içerisinde Mahkemeye başvurarak alacakları ilam ile ispatlayabilirlerse, bunların Mahkeme kararında belirtilen aylık kazanç toplamları ile prim ödeme gün sayıları nazara alınır.” 2.Hizmet akdi ile bir veya birden fazla işveren tarafından çalıştırılanların hizmetlerin tespitine ilişkin davalar, kamu düzenine ilişkindir. Bu nedenle özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmesi zorunludur. Bu çerçevede hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için bu tür davalarda tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyerek, gerekli araştırmaların re'sen yapılması ve kanıtların toplanması gerektiği göz önünde bulundurulmalıdır. 3.6100 sayılı HMK m. 119/1-e gereğince davacının iddiasının dayanağı olan bütün vakıaların sıra numarası altında açık özetlerini bildirmek, m. 194 gereğince de taraflar, dayandıkları vakıaları, ispata elverişli şekilde somutlaştırma yükümlülüğü vardır. Tarafların, dayandıkları delilleri ve hangi delilin hangi vakıanın ispatı için gösterildiğini açıkça belirtmeleri zorunludur. Bir davada haklı çıkabilmek için soyut veya genel hatlarıyla bir iddiayı ortaya koymak yeterli değildir. Aynı zamanda bu iddiaların, ispata elverişli hale getirilerek zaman, mekân ve içerik olarak somutlaştırılması gerekir. En azından iddianın araştırılabilmesine yönelik somut bilgi ve açıklamaların sunulması gerekir. İddia somutlaştırıldıktan sonra hâkim ve karşı taraf, bunun üzerinden savunma ve yargılama yapabilecektir. Soyut iddialar ve vakıalar üzerinden değerlendirme yapılması mümkün değildir. 4. Somutlaştırma yükü, genel anlamda tarafların açıklama ödevinin bir parçası ve layihalar teatisi aşamasındaki tezahür şeklidir. Somutlaştırma yükü, basit yargılama ve kendiliğinden araştırma ilkesinin uygulandığı davalarda da geçerlidir. 5.HMK m. 31 gereğince, hâkim, uyuşmazlığın aydınlatılmasının zorunlu kıldığı durumlarda, maddi veya hukuki açıdan belirsiz yahut çelişkili gördüğü hususlar hakkında, taraflara açıklama yaptırabilir; soru sorabilir; delil gösterilmesini isteyebilir. Davaya konu talebin somutlaştırılmaması halinde önce hâkim, m. 31... /1-e gereğince davayı aydınlatma ödevi ve ön incelemedeki görevi gereği, somut olmayan hususların belirlenmesini davacıdan istemeli, gerekirse tarafa açıklattırma yaptırmalı, bu eksiklik giderildikten sonra yargılamaya devam etmelidir. 6.Hizmet tespiti davalarının amacı hizmetlerin karşılığı olan sosyal güvenlik haklarının korunmasıdır. Hizmet akdine dayalı çalışma olgusunun ispatında delil sınırlandırması yoksa da davacının Kurum sicil dosyası, işyeri özlük dosyası temin edilip işyerinin Kanunun kapsamında veya kapsama alınacak nitelikte bulunup bulunmadığı eksiksiz bir şekilde belirlendikten sonra iddia edilen çalışmanın başlangıç ve bitiş tarihleri, hangi işyerinde ne iş yapıldığı, işyerinin kapsam, kapasite ve niteliği, prime esas kazanca tabi ücretin ne olduğu, çalışmanın sürekli, kesintili, mevsimlik olup olmadığı eksiksiz bir şekilde açıklığa kavuşturulmalıdır. 7.Taraf tanıklarının sözleri değerlendirilirken bunların inandırıcılığı üzerinde durulmalı, verdikleri bilgilere nasıl vakıf oldukları, işveren ve işçiyle, işyeriyle ilişkileri, bazen uzun yılları kapsayan bilgilerin insan hafızasında yıllarca eksiksiz nasıl taşınabileceği düşünülmeli ve tanıklar buna göre dinlenilmeli, re’sen araştırma kapsamında sadece taraf tanıkları ile yetinilmeyip mümkün oldukça işyerinin müdür, amir, şef, ustabaşı ve postabaşı gibi görevlileri ve o işyerinde çalışan öteki kişiler ile o işyerine komşu ve yakın işyerlerinde bu yeri bilen ve tanıyanlar dahi dinlenerek tanık beyanlarının sağlığı denetlenmeli ve çalışma olgusu böylece hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde belirlenmelidir. 8.Eldeki davada; davacının okul servis şoförlüğü yaptığı, davalı Şirkete ait 26... plakalı araç ile 15.09.2013-20.07.2017 tarihleri arası hizmetlerinin tespitini talep etmişse de verilen karar eksik araştırmaya ve hatalı değerlendirmeye dayanmaktadır. 9.Yukarıda ayrıntılı şekilde açıklandığı üzere; Mahkemece yapılması gereken, somutlaştırma yükümlülüğü kapsamında taraflarca hangi okullara servis hizmeti verdiği (dava konusu dönemde) okullar, kamu kurum ve kuruluşları açıklattırılmalı, bu açıklama neticesinde ilgili okullardan ve kamu kurum ve kuruluşlarından (Milli Eğitim Bakanlığı, İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü gibi) dava konusu hizmet dönemine ilişkin davacı ile ilgili bilgi ve belgeler, davacının servis hizmeti verdiği okul ve/veya okullar ile davalı Şirket arasındaki ihale sözleşmeleri getirtilmeli, söz konusu okul ve/veya okullardaki idareci, öğretmen vs varsa dava konusu hizmet dönemi ile ilgili beyanları alınmalı ve varılacak sonuca göre bir karar verilmelidir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, 3.Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, 4.Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 09.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.