10. Hukuk Dairesi 2025/10189 E. , 2025/17137 K. "" MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/664 E., 2025/775 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Zonguldak 1. İş Mahkemesi SAYISI : 2022/43 E., 2023/67 K. Bölge Adliye Mahkemesinin kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından ha…
10. Hukuk Dairesi 2025/10189 E. , 2025/17137 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/664 E., 2025/775 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Zonguldak 1. İş Mahkemesi SAYISI : 2022/43 E., 2023/67 K. Bölge Adliye Mahkemesinin kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı tarafından müvekkiline, boşandığı eşi ile fiilen birlikte yaşadığı gerekçesiyle, 17.06.2019 tarih; 16071063-204.09-E.8705578 sayılı yazı ile borç tahakkuk ettirildiğini, müvekkilinin, boşandığı eşi ile birlikte yaşamadığını, davalı Kuruma başvuru yapıldığını ve reddedildiğini, eski eşi ...'nin, müvekkili ile boşanmalarının ardından 27.02.2008-28.05.2014 tarihleri arasında başka bir kadın ile evlendiğini, müvekkili ile ...'nin aynı çatı altında yaşamasının imkansız olduğunu, eski eş ...'nin söz konusu tarihlerde evli ve çocuğu olduğunu, davacının boşandığı tarihten borcun tahakkuk ettirilmiş olduğu 2019 yılına kadar ... ile birlikte yaşamadığını, bu nedenlerden dolayı Kurum işleminin iptaline, kesilen aylığın yeniden bağlanmasına, Kuruma borç nedeniyle ödenmiş olan meblağın müvekkiline geri ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı Kurum vekili özetle, yetki ve zamanaşımı itirazında bulunduklarını, davacının eşinden boşandıktan sonra eşi ile birlikte yaşadığının tespit edilmesi üzerine aylığının kesilme işleminin kanuna uygun olduğunu belirterek haksız açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Kararın gerekçesinde, "Davalı Kurum tarafından davacının 16.11.2016 tarihinden itibaren boşandığı eşi ile birlikte yaşadığının tespiti sonrası davacının ölüm aylığının kesildiği anlaşılmaktadır. Tanık beyanları, denetmen raporu ve ekleri, davacının Kurum denetimi sırasında "Kasım 2016'da boşandığı eşi ile tekrar birlikte yaşamaya başladıklarına dair" beyanı ve tüm dosya kapsamına göre davanın reddine ilişkin mahkeme kararının yerinde olduğu kanaatine varılarak davacının istinaf isteminin esastan reddine karar verildiği " belirtilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili, temyiz dilekçesinde özetle, 1. Zonguldak ilinde sağlık hizmeti alınabilecek başlıca hastane ... Devlet Hastanesi olup bu hastaneden aynı günde sağlık hizmeti alınmış olmasının fiilen birlikte yaşama olarak değerlendirilemeyeceğini, 2.Ayrıca İlk Derece Mahkemesi tarafından tanıkların özellikle de tanık ...'ın beyanının yanlış değerlendirildiğini, 3.Boşandıkları tarihten borcun tahakkuk ettirilmiş olduğu 2019 yılına kadar müvekkili ile ...’nin birlikte yaşamadıklarını, müvekkili, Kilimli ilçesine bağlı ... Köyü'nde ikamet ederken ...’nin ise Merkez ilçede ikamet ettiğini, fakat Mahkemece bu hususun nazara alınmadığını, 4.... gibi küçük bir köyde boşandığı eşi ile fiilen yaşamak isteyen bir kadının köy ahalisi tarafından dışlanacağının aşikar olduğunu, müvekkili ile ...'nin boşandığı halde fiilen aynı çatı altında yaşamalarının toplumsal baskılar nedeni ile de beklenemeyeceğini, 5.Kamu tanığı ve din görevlisi olan ...'in de beyanlarında ...'in eve gelmeyen ve müvekkili ile anlaşmazlık yaşayan biri olduğunu beyan ettiğini, 6.Mahkemece Seçim Kurulu kayıtlarının da incelenmemiş olup oy kullanılan sandıklara ilişkin gerekli ve yeterli inceleme yapılmadığını, 7.Müvekkilinin bu sürecin sonrasında başka biri ile evlendiğini, bu evliliğin de aslında eski eşi ile birlikte yaşama olgusunun bulunmadığını da kanıtlar nitelikte olduğunu, haksız şekilde kesilen aylıkları nedeniyle mağduriyet yaşayan müvekkili hakkında davanın kabulü kararı verilmesi gerekirken aksi yönde verilmiş olan kararın hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, boşandığı eşi ile fiilen birlikte yaşama nedeniyle aylığın kesilmesine yönelik Kurum işleminin iptali ile ödenmeyen aylıkların ödenmesi ve Kuruma borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Temyiz yoluna başvuru harcı ve aşağıda yazılı temyiz harcının ilgilisinden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 11.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.