10. Hukuk Dairesi 2025/12453 E. , 2025/18083 K. "" MAHKEMESİ: Adana Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi SAYISI: 2022/1403 E., 2025/798 K. İLK DERECE MAHKEMESİ: Adana 1. İş Mahkemesi SAYISI: 2020/271 E., 2022/220 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan r…
10. Hukuk Dairesi 2025/12453 E. , 2025/18083 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ: Adana Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi SAYISI: 2022/1403 E., 2025/798 K. İLK DERECE MAHKEMESİ: Adana 1. İş Mahkemesi SAYISI: 2020/271 E., 2022/220 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının kurumdan yetim aylığı almaktayken boşandığı eşiyle birlikte yaşadığı gerekçesi ile kurum tarafından aylığının iptal edildiğini, davacının iddia edildiği gibi muvazaalı boşanmadığını, boşanmanın gerçek bir boşanma olduğunu, ikamet adreslerinin incelendiğinde eski kocayla fiilen birlikte yaşamadıklarının anlaşılacağını, davacının çocukları ile yaşadıklarını, annesinden dolayı aldığı yetim aylığından başkaca bir gelirinin olmadığını, kurumun yaptığı işlem haksız ve usulsüz olduğunu belirterek davacının almış olduğu yetim aylığı kesme işleminin iptali ile kesilen maaşın yeniden bağlanmasına karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili, denetim elemanlarından alınan 11/02/2020 tarih, 2020/SKAYA/07 sayılı rapora istinaden davacının boşandığı eski eşiyle fiilen birlikte yaşadığı tespit edildiğinden aylıkları 24/04/2010 tarihi itibariyle kesildiğini, 24/04/2010-23/06/2020 süresi yersiz ve haksız olarak ödenen kurum zararı olan 125.387,83.- TL. borç kaydedildiğini, kurum tarafından yapılan işlemlerde herhangi bir hata veya hukuka aykırılık olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile somut olayda uyuşmazlık davacı ile dava dışı ...'in birlikte yaşayıp yaşamadığı noktasında toplanmakta olup her ne kadar dinlenen davacı tanıkları ..., ... beyanlarında davacının eski eşiyle birlikte kalmadığını ifade etmişlerse de dinlenen davacı tanığı ... beyanında sık olmamak kaydıyla davacının eski eşinin gelip gittiğini gördüğünü ifade etmesi, kamu tanıklarından ...'ın beyanında ...'in bildiği kadarıyla evli olduğunu, bir çocuğunun olduğunu, ...'den duyduğunu ifade etmesi, yine kamu tanığı ... beyanında ...'in boşanıp boşanmadığını duymadığını, köye gelirken hanımı ile birlikte geldiğini ifade etmesi, kamu tanığı ...'in de ...'i evli olarak bildiğini ifade etmesi, yine denetmen raporunda beyanı olan tutanak tanığı ...'in beyanında, mahallede davacının eşi ile beraber oturmuşluğu olduğunu, geçen yaz da taşındığını ifade etmesi, denetmen raporunda beyanı bulunan, aynı zamanda davacının ... mahallesinde komşusu olan kamu tanığı ... beyanında davacının karşı binadan komşusu olduğuu, eşi ve çocukları ile birlikte kaldığını, boşanmasına rağmen beraber yaşadıklarını bildiğini ifade etmesi, bir diğer tutanak tanığı ...'un da beyanında ...'in kendi evinde kiracı olarak kaldığını, oturduklarında davacı ve eşinin beraber kaldığını, 2011 yılında taşındıklarını ifade etmiş olması, bir diğer kamu tanığı olan ...'in de davacının komşusu olduğunu, 3 yıl önce evden taşındıklarını, kiracı oldukları dönemde evli olduklarını ifade etmesi, ancak tanığın bu beyanı 15.10.2021 tarihinde verdiği, 3 yıl öncesi 2018 olduğu, buna göre tanığın beyanından davacının eski eşliyle birlikte 2018 yılına kadar oturmuş olduğu çıkarımı yapılmış olması, kamu tanıklarının beyanını doğrulayacak şekilde davacı ve dava dışı ...'in ... Devlet Hastanesi'nde 09.09.2011 tarihinde diş hastalıklarında aynı anda tedavi olmaları, davacının denetmene vermiş olduğu yazılı beyanda çocuklarının ısrarından dolayı barışma döneminde olduğunu ve hamile kaldığını ifade etmesi ve nüfus kaydında da 28.08.2018 tarihinde davacının doğum yapmış olması nedeniyle davacı ile dava dışı ...'in 07.04.2010-11.02.2020 tarihleri arasında fiilen birlikte yaşadıkları kanaatine varılarak davalı kurumun aylık kesme işleminin hukuk ve yasaya uygun olduğundan davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya kapsamına göre; davacının 07.04.2010 tarihinde boşandığı, buna rağmen 15.08.2010 tarihinde ve 28.08.2018 tarihinde müşterek çocuklarının olduğu anlaşılmakla, Sosyal Güvenlik Denetmeninin düzenlediği inceleme raporu ve rapor ekindeki bilgi-belgelerden, dinlenen tanık beyanlarından, nüfus kaydından, adres hareketlerinden, medula kayıtlarından davalının boşandıktan sonra eşiyle birlikte yaşamaya devam ettiği sabit olup 5510 sayılı Kanun'un 59/2. maddesi gereğince Kurumun denetim ve kontrol ile görevlendirilmiş memurları tarafından düzenlenen tutanak içeriğinin de aksi ispat edilemediği anlaşıldığından davanın reddine dair Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı kanaatine varılmış, tarafların iddia ve savunmalarına, dosya kapsamına, hükmün dayandığı deliller ve kanun gerektirici sebeplere, delillerin taktirinde isabetsizlik görülmemesine göre HMK 355. maddesi kapsamında kamu düzenine de aykırı bir husus bulunmayan mahkeme hükmüne karşı yapılan istinaf taleplerinin, HMK 353/1 –b1 Maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili; eksik incelemeye ve fahiş hatalı tespitlere dayalı kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davacının boşandığı eski eşiyle birlikte yaşamaya devam etmesi sebebiyle almakta olduğu yetim aylığının durdurulması ve yersiz ödeme gerekçesiyle adına borç çıkarılmasına dair kurum işleminin iptali ile aylığının yeniden bağlanması gerektiğinin tespiti istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 25.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.