1. Hukuk Dairesi 2011/7325 E. , 2011/11226 K. "" MAHKEMESİ : BOLU 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 24/04/2008 Taraflar arasında görülen davada; Davacı, 724 sayılı parselinin yarısını davalıların murisi A.'ye sattığını ancak ikiye bölünemediği için tamamını satmış gibi devrettiğini, şimdi ise davalıların kendisine ihtarname gönderip taşınmazı boşaltmasını istediklerini ileri sürerek yarı payın iptaliyle adına tescilini istemiştir. Davalılar, davanın reddini savunmuşlar; karş…
**1. Hukuk Dairesi 2011/7325 E. , 2011/11226 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : BOLU 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 24/04/2008 Taraflar arasında görülen davada; Davacı, 724 sayılı parselinin yarısını davalıların murisi A.'ye sattığını ancak ikiye bölünemediği için tamamını satmış gibi devrettiğini, şimdi ise davalıların kendisine ihtarname gönderip taşınmazı boşaltmasını istediklerini ileri sürerek yarı payın iptaliyle adına tescilini istemiştir. Davalılar, davanın reddini savunmuşlar; karşı davaları ile de, el atmanın önlenmesi isteğinde bulunmuşlardır. Mahkemece, kanıtlanamayan asıl davanın reddine; karşı davanın ise kabulüne karar verilmiştir. Karar, davacı-karşı davalı tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi ... raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü. Asıl dava, inançlı işleme dayalı iptal-tescil; karşı dava, el atmanın önlenmesi isteklerine ilişkindir. Getirtilen tedavüllü çap kaydından ve veraset ilamından, davaya konu 724 parsel sayılı taşınmaz davacı İ. U. adına kayıtlı iken, 07.05.2003 tarihinde davalıların murisi A. A.'na satış yoluyla devredidiği; A.'nin 12.03.2006 tarihinde öldüğü ve geride mirasçıları olarak davalılar yanında dava dışı oğlu Murat'ın da kaldığı görülmektedir Davacı, çekişmeli taşınmazın yarısını davalıların murisi A.'ye sattığını ancak ikiye bölünemediği için tamamını satmış gibi devrettiğini, şimdi ise davalıların kendisine ihtarname gönderip taşınmazı boşaltmasını bildirdiklerini ileri sürerek yarı payın iptaliyle adına tescilini istemiş ve davalıların murisi A.ile aralarında düzenlen 07.05.2003 tarihli harici belge aslını ibraz etmiştir. Mahkemece, resmi satış senedi karşısında 07.05.2003 tarihli harici belgeye itibar edilemiyeceği gerekçesiyle asıl davanın reddine; karşı davanın ise kabulüne karar verilmiştir. Dava dilekçesinin içeriği ve iddianın ileri sürülüş biçiminden, davacının inançlı işleme dayanarak eldeki davayı açtığı anlaşılmaktadır. Bilindiği üzere, inanç sözleşmesi, inananla inanılan arasında yapılan, onların hak ve borçlarını belirleyen, inançlı muamelenin sona erme sebeplerini ve devredilen hakkın, inanılan tarafından inanana geri verme (iade) şartlarını içeren borçlandırıcı bir muameledir. Bu sözleşme, taraflarının hak ve borçlarını kapsayan bağımsız bir akit olup, alacak ve mülkiyetin naklinin hukuki sebebini teşkil eder. Taraflar böyle bir sözleşme ve buna bağlı işlemle genellikle, teminat teşkil etmek veya idare olunmak üzere, mal varlığına dahil bir şey veya hakkı, aynı amacı güden olağan hukuki muamelelerden daha güçlü bir hukuki durum yaratarak, inanılana inançlı olarak kazandırmak için başvururlar. Başka bir deyişle, bu işlemle borçlu, alacaklısına malını rehin edecek, yani yalnızca sınırlı ayni bir hak tanıyacak yerde, malının mülkiyetini geçirerek rehin hakkından daha güçlü, daha ileri giden bir hak tanır.