(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2007/3188 E. , 2007/4950 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 14.6.2000 gününde verilen dilekçe ile meraya elatmanın önlenmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 31.7.2006 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelene…
**(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2007/3188 E. , 2007/4950 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 14.6.2000 gününde verilen dilekçe ile meraya elatmanın önlenmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 31.7.2006 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Dava, yayla yerine elatmanın önlenmesi istemiyle açılmıştır. Davalı ... uyuşmazlık konusu yaylanın Toprak Tevzi Komisyonunca Kargın köyüne tahsis edildiğini, tahsisin özel siciline işlendiğini, açılan davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, 1102 parsel sayısı ile belirtmesi mera olarak nitelendirilen taşınmazda davanın tarafları müşterek yararlandığından davalının müşterek yararlanmaya karşı çıkardığı muarazanın giderilmesine karar verilmiştir. Hükmü davalı ... Tüzel Kişiliği temyiz etmiştir. 4342 sayılı Mera Kanununun 3.maddesinde yapılan tanıma göre mera, hayvanların otlatılması ve otundan yararlanması için tahsis edilen veya kadimden beri bu amaçla kullanılan yerlerdir. Yaylak ise çiftçilerin hayvanları ile birlikte yaz mevsimini geçirmeleri, hayvanlarını otlatmaları ve otundan yararlanmaları için tahsis edilen veya kadimden beri bu amaçla kullanılan yerlere denir. Görülüyor ki, bu tür nitelikteki taşınmazların hangi köy veya belediye tüzel kişiliğine ait olduğunu saptamak için ya tahsis kararı olup olmadığına veya kadim kullanma şeklinin ne olduğuna bakmak uyuşmazlığın bunun sonucuna göre gidermek gerekir. Davacının dava dilekçesinde yaptığı açıklamaya, yapılan keşfe ve bilirkişinin düzenlediği krokiye göre çekişme 1102 mera parseli ile bunun batısında taşlık olarak kadastro harici bırakılan taşınmaz bölümlerine ilişkindir. Mahkemece, 1102 parsele ilgili hüküm kurulmuş, ancak yine dava konusu yapıldığı halde batıdaki taşlık niteliği ile kadastro harici bırakılan taşınmazla ilgili olumlu-olumsuz bir hüküm verilmemiştir. Davalı ... Tüzel Kişiliğinin 1102 parselle ilgili temyiz itirazlarına gelince; Az yukarıda sözü edildiği üzere, 1102 parsel 1971 yılındaki 4753 sayılı Yasaya göre kurulan Toprak Tevzi Komisyonlarınca mera niteliği saptanarak davalı köye (Belediyeye) tahsis edilmiştir. Toprak Tevzi Komisyonunun davalı köye yaptığı tahsis bir başka yetkili kurulca değiştirilmeden hukuki durumunu koruyan tahsise değer verilerek davacı köyün 1102 parselle ilgili davası reddolunmalıdır. Mahkemece davalı yararına olan tahsis orta yerde dururken fiili kullanım biçiminden söz edilerek 1102 parselde müşterek kullanıma elatmanın önlenmesine dair hüküm tesisi açıklanan nedenle doğru olmamıştır. Kabule göre de; 1102 parselin batısında mevcut ve krokide taşlık olarak işaretlenen taşınmaz bölümü de dava konusu iken bu bölüm hakkında hüküm kurulmaması doğru değildir. Karar açıklanan nedenlerle bozulmalıdır. SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde yatırana iadesine, 3.5.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi.