Başvuru, gözaltı ve tutuklulukta geçirilen sürelerin uzun olması nedeniyle kişi özgürlüğü ve güvenliği hakkının; öz geçmiş belgelerinin mahkûmiyete esas alınan tek delil olması, asılları olmaksızın fotokopi belgelere dayanılması, Hizbullah terör örgütüne ilişkin yargılamalarda kolluk aşamasında verilen ifadelerinin tamamına yakınının daha sonrada inkâr edilmesi, zamanaşımının hesabında hata yapılması nedenleriyle adil yargılanma hakkının; yargılama dolayısıyla eğitim ve öğrenim hakkının ihlal ed
Başvuru, gözaltı ve tutuklulukta geçirilen sürelerin uzun olması nedeniyle kişi özgürlüğü ve güvenliği hakkının; öz geçmiş belgelerinin mahkûmiyete esas alınan tek delil olması, asılları olmaksızın fotokopi belgelere dayanılması, Hizbullah terör örgütüne ilişkin yargılamalarda kolluk aşamasında verilen ifadelerinin tamamına yakınının daha sonrada inkâr edilmesi, zamanaşımının hesabında hata yapılması nedenleriyle adil yargılanma hakkının; yargılama dolayısıyla eğitim ve öğrenim hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir. Başvuru 4/6/2013 tarihinde İstanbul Asliye Hukuk Mahkemesi vasıtasıyla yapılmıştır.Başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesi neticesinde belirlenen eksiklikler tamamlatılmış ve başvurunun Komisyona sunulmasına engel teşkil edecek bir eksikliğinin bulunmadığı tespit edilmiştir. Birinci Bölüm Üçüncü Komisyonunca 25/2/2014 tarihinde, başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Bölüm Başkanı tarafından 15/05/2014 tarihinde, başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlığın 14/7/2014 tarihli yazısında Anayasa Mahkemesinin önceki kararlarına ve bu kapsamda sunulan görüşlerine atfen başvuru hakkında görüş sunulmayacağı bildirilmiştir. A. Olaylar Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ve Ulusal Yargı Ağı Projesi (UYAP) aracılığıyla erişilen bilgi ve belgeler çerçevesinde ilgili olaylar özetle şöyledir: Başvurucular, Hizbullah terör örgütüne yönelik soruşturma kapsamında 6/6/2001 tarihinde gözaltına alınmış ve 9/6/2001 tarihinde tutuklanmışlardır. Başvurucular hakkında “Hizbullah isimli yasadışı silahlı terör örgütünün sair efradı bulundukları” iddiasıyla 2001 yılındakamu davası açılmıştır. Yargılama İstanbul Ağır Ceza Mahkemesinin E.2001/262 sayılı dosyası üzerinden yürütülmüştür. Yargılama sürerken başvurucu Hasan Geşgin (Geşgin) 6/7/2004 tarihinde, başvurucu Orhan Dikgöz (Dikgöz) ise 30/12/2004 tarihinde tahliye edilmiştir. İstanbul Ağır Ceza Mahkemesi 27/12/2005 tarihli ve E.2001/262, K.2005/466 sayılı kararı ile başvurucuların ve diğer on bir sanığın Hizbullah terör örgütü üyesi olmak veya örgüte yardım etmek suçlarından mahkûmiyetine hükmetmiştir. Yargıtay Ceza Dairesinin 19/6/2007 tarihli ve E.2006/6870, K.2007/5393 sayılı ilamı ile bir sanığa ek savunma hakkı verilmesi, kimi sanıklar yönünden zorunluluk bulunmasına rağmen müdafii görevlendirilmemesi ve bazı belgelerin dosyaya getirtilmemesi gerekçeleriyle tüm sanıklar yönünden İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur. Dosya,İstanbul Ağır Ceza Mahkemesinin 2007/373 esasına kaydedilmiştir. Yargılama esnasındaki savunmalarında başvurucu Dikgöz; poliste işkenceye dayalı ifade verdiğini, Cumhuriyet Savcılığındaki beyanının ise yanlış anlaşıldığını, sanıklar A.Ç. ile H.T.'yi köylüsü olmaları dolayısıyla tanıdığını, sahte kimliği asker kaçağı olması nedeniyle temin ettiğini, örgüt üyesi olmadığını ve örgüte öz geçmiş vermediğini, kod adı kullanmadığını belirtmiştir. Başvurucu Geşgin ise diğer sanıkları tanımadığını, örgütle ilgisinin olmadığını, operasyon sonucunda ele geçen disket ve dokümanlarda öz geçmişinin bulunduğunun iddia edildiğini fakat bilgilerin dahi yanlış yazıldığını ileri sürmüştür. İstanbul Ağır Ceza Mahkemesi 26/5/2009 tarihli ve E.2007/373, K.2009/124 sayılı ilamı ile başvurucuların terör örgütü üyeliği suçundan 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına karar vermiştir. Mahkeme, başvurucu Dikgöz bakımından 2000 tarihli operasyonlarda başvurucunun öz geçmiş raporunun ele geçirildiğini, öz geçmişteki ve diğer bazı dokümanlardaki yazıların başvurucunun eli ürünü olduğunun anlaşıldığını, örgütün Marmara ve Bursa alan sorumlusu kişilerden elde bilgi ve belgelere göre başvurucunun "Onur" kod adı ile Bursa ili sorumlusu olarak görevlendirildiğini dikkate alarak suçun sübuta erdiğini değerlendirmiştir. Başvurucu Geşgin yönünden ise operasyonlarda başvurucunun öz geçmişinin ele geçirilmesi, rapordaki doğum tarihi ve soyad (Gezgin) farklı olmasına rağmen, polisteki ifadelerinden öz geçmişteki bilgilerin ve fotoğrafın başvurucuya ait olduğunun anlaşılması, başvurucu Dikgöz'den elde edilen evraklarda başvurucu Geşgin'in örgütü övücü kitaplarla yakalandığının ve serbest bırakıldığının belirtilmesi, başvurucunun aşamalardaki savunmaları itibarıyla örgüt üyeliği suçu sabit görülmüştür. Başvurucular bu kararı temyiz etmişlerdir. Başvuru dosyasında ve UYAP'ta temyiz dilekçesine rastlanılmamıştır. Yargıtay Ceza Dairesi 13/2/2013 tarihli ve E.2010/4769, K.2013/2337 sayılı ilamı ile mahkûmiyet hükmünü onamıştır. İlamda “yapılan yargılama sonucunda toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanıkların suçunun sübutu kabul, olay niteliğine ve kovuşturma suçlarına uygun şekilde vasfı tayin edilmiş,cezaları azaltıcı sebebin niteliği takdir kılınmış, savunmaları inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümde bir isabetsizlik görülmediği” belirtilmiştir. Başvurucular, anılan kararı 10/5/2013 tarihinde öğrendiklerini ileri sürmüşlerdir. Başvurucuların karardan daha erken bir tarihte haberdar olduklarına dair bir bilgi veya belgeye rastlanılmamıştır. Başvurucular 4/6/2013 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.B. İlgili Hukuk Silahlı örgüt üyeliği suçu 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun maddesinin (2) numaralı fıkrasında düzenlenmektedir.