T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2023/53 KARAR NO : 2025/1148 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 15/03/2022 NUMARASI : 2021/335 Esas - 2022/194 Karar DAVANIN KONUSU : Tazminat KARAR TARİHİ : 11/09/2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 11/09/2025 İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 15/03/2022 tarih 2021/335 Esas 2022/194 Karar sayılı kara…
T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2023/53 KARAR NO : 2025/1148 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 15/03/2022 NUMARASI : 2021/335 Esas - 2022/194 Karar DAVANIN KONUSU : Tazminat KARAR TARİHİ : 11/09/2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 11/09/2025 İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 15/03/2022 tarih 2021/335 Esas 2022/194 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye .... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA :Davacı vekili, davalı sigorta şirketi tarafından ZMMS poliçesiyle sigortalanan maliki ....Şti. ve sürücü .... sevk ve idaresindeki ...plakalı aracın müvekkili ...'nun sevk ve idaresindeki .... plakalı araca çarpması neticesinde davacıya ait araçta oluşan hasar ve değer kaybı bedelinin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsilini istemiştir. Davacı vekili ıslah dilekçesi ile; 5.895,27 TL hasar bedeli 1.000,00 TL değer kaybı bedeli olarak toplam 6.895,27 maddi tazminatın 02.09.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP :Davalı vekili, trafik kazasına karışan .... plakalı araç müvekkili şirket nezdinde ZMMS poliçesi ile sigortalı olduğunu, davacı tarafından müvekkili şirkete karşı dava konusu kaza ve taleplerle ilgili olarak Sigorta Tahkim Komisyonu’na başvurduğu ve STK'nun 2020.E.91175 başvuru ve 26.02.2021 tarihli 2021.K.24747 K sayılı ilamı ile davacının talep ettiği araç hasarı, değer kaybı ve ekspertiz ücreti talebi bakımından daha önce karar verildiğinden kesin hüküm bulunduğunu, davacının aynı olay ve talebi dava konusu yapmasının mümkün olmadığını, müvekkili şirketin poliçeden kaynaklanan sorumluluğunun kaza tarihi itibariyle maddi araç başına azami 39.000,00-TL ile sınırlı olmakla birlikte Sigorta Tahkim Komisyonunun 2020.E.91175, 2021.K.24747 sayılı kararı neticesinde yapılan ödemelerle bakiye limitin 38.900,00-TL olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı tarafça dava öncesi Sigorta Tahkim Komisyonu'na aynı konu ile ilgili başvuruda bulunulduğu, verilen kararın kesin hüküm teşkil ettiği, kararda zararın tamamının tespit edildiği gözetildiğinde, Sigorta Tahkim Komisyonun 2020.E.91175 başvuru sayılı dosyasında 26/02/2021 tarihli hakem kararı ile davacının hasar bedelinin KDV hariç 4.540,35-TL olduğu, değer kaybı zararının 1.000,00-TL olduğu, taleple bağlı kalınarak hasar tazminatı yönünden 50,00-TL, değer kaybı zararı yönünden 50,00-TL olarak talebin kabulüne karar verildiği, hakem kararı ile tespit edilen zarar miktarın her iki taraf yönünden kesin hüküm oluşturduğu ve bağlayıcı olduğunu, hakem kararı ile hüküm altına alınan 50,00-TL hasar tazminatı ve 50,00-TL değer kaybı tazminatı dışında bakiye kalan zararların, hasar yönünden 4.490,35-TL, değer kaybı yönünden 950,00-TL olarak hükme bağlanması gerektiği, her ne kadar hasara dayalı maddi tazminat hesaplamasında KDV dahil fiyatlar üzerinden hüküm kurulması gerekli ise de, yukarıda da izah edildiği üzere taraflar arasında bağlayıcı nitelikte olan kesin hüküm niteliğindeki hakem kararı ile KDV hariç zararın hükme esas alındığı, mahkememizce ek dava olarak görülen bu davada zarar üzerine ayrıca KDV eklenmesinin mümkün olamayacağı, davalı tarafça değer artırım dilekçesinde zamanaşımı defi ileri sürülmüş ise de davaya konu kaza tarihinin 13/10/2019 olduğu, davanın 06/05/2021 tarihinde açıldığı, değer artırımının ise 27/12/2021 tarihinde gerçekleştirildiği, koronavirüs pandemisi nedeniyle 2020 yılında duran 95 günlük zamanaşımı süresi ve arabuluculuk sürecinde duran zamanaşımı süreleri gözetildiğinde, dava ve değer artırım tarihleri itibariyle zamanaşımının gerçekleşmediğini, davacının yazılı başvurusunun davalı sigorta şirketine 20/08/2020 tarihinde ulaştığı, 8 iş günü yasal sürenin sona ermesi sonrasında 02/09/2020 tarihinde temerrüt gerçekleştiği gözetilerek 540,00-TL ekspertiz ücreti yargılama giderlerine dahil edilerek davanın kısmen kabulü ile, 4.490,35-TL hasara dayalı maddi tazminat ile 950,00-TL değer kaybından kaynaklanan maddi tazminatın 02/09/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlasına dair istemlerin reddine karar verilmiştir. Karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İSTİNAF NEDENLERİ :Davacı vekili, söz konusu trafik kazası sonucunda davacıya ait araçta meydana gelen zarar ve değer kaybının tahsili amacıyla davalı sigorta şirketine karşı Sigorta Tahkim Komisyonununa başvuruda bulunulduğunu, başvuru neticesinde 2020.E.91175 E sayılı dosyada alınan 19/01/2021 tarihli bilirkişi raporunda karşı tarafın ZMM sigortacısı olduğu araç sürücüsünün tam kusurlu olduğu ve davacıya araçta toplam kdv dahil 5.357,61 TL hasar, 1.000 TL değer kaybı meydana geldiğinin tespit edildiği, ancak bağımsız eksper tarafından düzenlenen ekspertiz raporuna göre araçta kdv dahil 30.490,73 TL hasar meydana geldiği belirtilmesine karşın, Sigorta Tahkim Komisyonununa başvuruda bulunulduğu, başvuru neticesinde 2020.E.91175 E sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporunda bu bedelin 5.357,61 TL olarak belirlendiğini, raporlar arasında fahiş çelişki bulunduğunu, bu bilirkişi raporuna itirazlarını sunup, değer artırım haklarını kullanmamaları üzerine 50 TL hasar bedeli 50 TL değer kaybı bedeli üzerinden karar verildiğini, daha sonrasında zararın giderilmesi için arabulucuk kurumuna başvurulduğunu, ancak yapılan görüşmeler üzerine herhangi bir sonuca ulaşılamadığını, Sigorta Tahkim Komisyonu'nun 2021.K.24747 sayılı kararından sonra fazlaya ilişkin haklar saklı tutulduğundan; İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nde 2021/335 E sayılı dosyasında dava ikame edildiğini, mahkemece STK komisyonu kararı kesin hüküm teşkil ettiğinden bahisle bağlayıcı kabul edilerek bahsi geçen bilirkişi raporu üzerinden hüküm kurulduğunu, fazlaya ilişkin hakların saklı tutularak başvuru yapıldığından işbu davanın ancak ek bir dava olarak nitelendirilebileceğinden, STK komisyonu kapsamında düzenlenen bilirkişi raporunun işbu davada alan bulması ve rapora karşı itiraz hakkı dahi verilmeden yani savunma hakkı kısıtlanarak karar tesisi hukuka aykırı olup, Sigorta Tahkim Komisyonu'na yapmış olduğumuz başvuru fazlaya ilişkin haklarımızı saklı tuttuklarından davanın kısmi dava olarak nitelendirilmesi gerektiğini, Sigorta Tahkim Komisyonu kararına herhangi bir itiraz olmayıp, İzmir Asliye Ticaret mahkemesinde açılan davanın STK kararını bir üst derece mahkemesine taşıma amacı bulunmadığını belirtmiştir. Yerel mahkemenin14/11/2022 tarihli ek kararıyla; davacının zarar iddiasına konu kesin hüküm ile belirlenen dava değerinin 2022 yılı istinaf kanun yolu başvuru parasal sınırı olan 8.000,00-TL'nin altında kalması nedeniyle kararın kesin nitelikte olduğu gerekçesiyyle 6100 sayılı HMK 346. Maddesine göre istinaf dilekçesinin reddine karar verilmiştir. İSTİNAF NEDENLERİ : Davacı vekili, ek karara karşı istinaf başvurusunda davanın HMK'nun 107 uyarınca belirsiz alacak davası olarak açıldığını, mahkemece bilirkişi raporu aldırılmadığını, dava değerinin belirlenmesine olanak tanınmadığını, istinaf başvuru talebinin reddedilmesiyle hak arama hürriyetinin kısıtlandığını, dava değeri belirlenemediğinden istinaf başvurusu için öngörülen parasal sınırın uygulanamayacağını, dava konusunun muallak olup, hasarın da kesinlik sınırının üstünde olduğunu, açılan belirsiz alacak davasında istinaf başvuru talebinin reddedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, kesin delil niteliğinde olan eksper raporuna göre hasarın kesinlik sınırının üstünde olduğunu belirtmiştir. GEREKÇE :Dava, trafik kazası neticesinde meydana gelen araç hasar ve değer kaybı bedelinin ZMMS poliçesi kapsamında davalı sigorta şirketinden tahsili istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır. 6100 Sayılı Hukuk Muhakameleri Kanunu'nun 341. maddesi uyarınca ilk derece mahkemeleri tarafından verilen miktar veya değeri 1.500,00 TL'yi geçmeyen malvarlığına ilişkin kararlar kesin olup, anılan miktar aynı yasanın Ek. 1. maddesi uyarınca 01.01.2022 tarihi itibariyle 8.000,00 TL'dir. Alacağın bir kısmının dava edilmiş olması durumunda kesinlik sınırı alacağın tamamına göre belirlenir. Alacağın tamamının dava edilmiş olması durumunda, kararda asıl talebin kabul edilmeyen bölümünü geçmeyen taraf, istinaf yoluna başvuramaz. Somut olayda davacı vekili, ıslah dilekçesi ile; 5.895,27 TL hasar bedeli 1.000,00 TL değer kaybı bedeli olarak toplam 6.895,27 maddi tazminatın davalıdan faiziyle tahsilini istemiş, mahkemece 15.03.2022 tarihinde davanın kısmen kabulü ile, 4.490,35-TL hasara dayalı maddi tazminat ile 950,00-TL değer kaybı zararının davalıdan tahsiline karar verilmiş olup, reddedilen miktar hüküm tarihi itibariyle yukarıda anılan Kanun hükmü uyarınca istinaf sınırının altında kaldığı anlaşıldığından istinafı kabil olmayıp, mahkemece 2021/335 E-2022/194 K ve 14/11/2022 tarihli ek kararıyla davacı vekilinin asıl karara karşı yaptığı istinaf başvurunun reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığı değerlendirilerek, yerinde görülmeyen davacı vekilinin 2021/335 E-2022/194 K ve 15/11/2022 tarihli ek kararına karşı ileri sürdüğü istinaf itirazlarının HMK'nun 353/1-b.1 maddesi gereğince reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Davacı yönünden istinaf karar harcı olan 615,40 TL'den peşin alınan 161,40 TL'nin mahsubu ile bakiye 454,00 TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 3-İstinaf başvurusu nedeniyle davacı tarafından yapılan giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere 11/09/2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.