T.C. D A N I Ş T A Y ONUNCU DAİRE Esas No : 2021/5540 Karar No : 2025/2772 DAVACI : ... Limited Şirketi VEKİLİ : Av. ... DAVALI :... Başkanlığı / ... VEKİLİ : Av. ... DAVANIN KONUSU: Davacı tarafından; 19/02/2013 tarih ve 28564 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Hac ve Umre Seyahatleri ile İlgili İşlerin Diyanet İşleri Başkanlığınca Yürütülmesine Dair Yönetmelik'in 21. maddesinin 4. fıkrasında yer alan "Bu maddede sayılan ve müeyyideyi gerektiren fiillere nitelik ve ağırlıklar…
Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2021/5540 E. , 2025/2772 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONUNCU DAİRE Esas No : 2021/5540 Karar No : 2025/2772 DAVACI : ... Limited Şirketi VEKİLİ : Av. ... DAVALI :... Başkanlığı / ... VEKİLİ : Av. ... DAVANIN KONUSU: Davacı tarafından; 19/02/2013 tarih ve 28564 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Hac ve Umre Seyahatleri ile İlgili İşlerin Diyanet İşleri Başkanlığınca Yürütülmesine Dair Yönetmelik'in 21. maddesinin 4. fıkrasında yer alan "Bu maddede sayılan ve müeyyideyi gerektiren fiillere nitelik ve ağırlıkları itibarıyla benzer eylemlerde bulunanlara da aynı neviden müeyyide verilir." hükmünün iptali istenilmektedir. DAVACININ İDDİALARI : Davacı tarafından, 19/02/2013 tarih ve 28564 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Hac ve Umre Seyahatleri ile İlgili İşlerin Diyanet İşleri Başkanlığınca Yürütülmesine Dair Yönetmelik'in "Bu maddede sayılan ve müeyyideyi gerektiren fiillere nitelik ve ağırlıkları itibarıyla benzer eylemlerde bulunanlara da aynı neviden müeyyide verilir." şeklindeki 21. maddesinin 4. fıkrasına istinaden davalı idare tarafından şirketleri hakkında "3 yıl süreyle hac ve umre organizasyonundan men edilmesi" müeyyidesinin uygulanmasına karar verildiği, iptali istenen düzenlemenin "suç ve cezada kanunilik" ilkesine aykırı olduğu, suç sayılacak eylemlerin ve bu suçlara verilecek cezaların önceden belirlenmiş olması gerektiği, kıyas yoluyla fiilin ve cezanın belirlenmesinin Anayasaya ve hukukun temel ilkelerine aykırı olduğu, verilen cezanın iptali istemiyle ... İdare Mahkemesinde dava açıldığı, bu iki davanın birleştirilmesine karar verilmesi gerektiği ileri sürülmektedir. DAVALININ SAVUNMASI :Davalı idare tarafından, Başkanlıklarının denetimi ve gözetimi altında hac ve umre organizasyonu yapan davacının, 2018 yılı Hac Hizmet Sözleşmesindeki yükümlülüklerini yerine getirmemesi ve hacı adaylarını mağdur ettiğinin tespit edilmesi sonrasında Hac ve Umre Hizmetleri ile İlgili İşlerin Diyanet İşleri Başkanlığınca Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 21. maddesinin 4. fıkrasına göre 3 yıl süre ile hac ve umre hizmetlerinden men edildiği, Ülkemizde hac ve umre seferlerinin davalı idare ve idarenin denetim ve gözetimi altında (A) grubu seyahat acentalarınca düzenlenebildiği, hac ve umre organizasyonları kapsamında seyahat öncesi/esnası/sonrası Ülkemizde ve Suudi Arabistan'da hac ve umre yolcularına birçok kalemde hizmet verilmesi hususu ilgili mevzuatla hüküm altına alındığı, idarelerinin denetim ve gözetimi altında hac ve umre seferi düzenleyen seyahat acentalarınca düzenlenen bu organizasyonları, ilgili mevzuat çerçevesinde yürütülüp yürütülmediğini denetlemek, gözetlemek, noksanlık ve aksaklıkları tespit ederek öneriler getirmek, görevinde ihmal ve kusuru bulunanlar hakkında inceleme, gerektiğinde soruşturma yapmak üzere denetim süreçleri yürütüldüğü, hizmetin yerine getirilmesi gerekirken getirilmediği veya eksik getirildiğinin tespit edilmesi durumunda fiilin ağırlığına göre bu fiillere karşılık verilecek müeyyidelerin Yönetmeliğin 21. maddesinde belirtildiği, Rehberlik ve Teftiş Başkanlığınca hazırlanan 01/04/2020 tarihli inceleme raporunda; davacı şirketin 2017 ve 2018 yılları hac kesin kayıtları ve iptalleri ile ilgili olarak yapılan incelemede, hacca gitmekten vazgeçtiklerini belirten dilekçe sahipleri ile irtibat kurmak amacıyla arandığında ulaşılamadığı, bilgilerin doğru olmadığı, yerlerine başka hacı adaylarının kaydedildiği tespit edildiği, tespit üzerine Diyanet İşleri Başkanlığı Bakanlıklararası Hac ve Umre Kurulunca davacının 3 yıl süreyle hac ve umre organizasyonundan men edilmesine karar verildiği, kurullarca tesis edilen işlemin ve dava konusu düzenlemenin kamu yararına ve hukuka uygun olduğu savunulmkatadır. DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ: ... DÜŞÜNCESİ : Davanın reddi gerektiği düşünülmektedir. DANIŞTAY SAVCISI: ... DÜŞÜNCESİ :Dava; 19.2.2013 tarih ve 28564 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Hac ve Umre Seyahatleri ile İlgili İşlerin Diyanet İşleri Başkanlığınca Yürütülmesine Dair Yönetmelik'in 21'inci maddesinin 4'üncü fıkrasının iptali istemiyle açılmıştır. T.C. Anayasasının olay tarihi itibarıyla yürürlükte olan 124'üncü maddesinde, Başbakanlık, bakanlıklar ve kamu tüzelkişilerinin, kendi görev alanlarını ilgilendiren kanunların ve tüzüklerin uygulanmasını sağlamak üzere ve bunlara aykırı olmamak şartıyla yönetmelikler çıkarabilecekleri belirtilmiştir. Uyuşmazlığın çözümü bakımından, Yönetmelikle yapılan düzenlemenin üst normlara ve hukuka uygun olup olmadığının irdelenmesi gerekmektedir. Buna göre; 633 sayılı Diyanet İşleri Başkanlığı Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanunun 1'inci maddesinde, İslam Dininin inançları, ibadet ve ahlak esasları ile ilgili işleri yürütmek, din konusunda toplumu aydınlatmak ve ibadet yerlerini yönetmek üzere; Başbakanlığa bağlı Diyanet İşleri Başkanlığının kurulduğu belirtilmiş, "Hac ve umre hizmetlerinin yürütülmesi" başlıklı 13'üncü maddesinde ise, ''Hac ve umre ibadetlerinin usulüne uygun, sağlık ve güvenlik içinde, hizmet talep edenlerin hakları korunacak şekilde ifası amacıyla, Başkanlık ve/veya Başkanlığın denetim ve gözetimi altında ilgili mevzuatı gereği uluslararası her türlü seyahat hizmetleri verme yetkisini haiz seyahat acentaları tarafından hac ve umre seferleri düzenlenir. Seyahat acentalarına tahsis edilecek kontenjan oranı Cumhurbaşkanınca belirlenir ve bu orana göre tespit edilen sayı seyahat acentalarınca kullanılmak üzere topluca verilir. Gerektiğinde bu acentalardan hizmet satın alınabilir. Başkanlıkça düzenlenen hac ve umre seferlerinde 14/9/1972 tarihli ve 1618 sayılı Seyahat Acentaları ve Seyahat Acentaları Birliği Kanununun 4 üncü maddesinde sözü edilen işletme belgesi aranmaz. Başkanlıkla ve hac ve umreye götüreceği vatandaşlarla yaptığı sözleşme hükümlerine uymayan, götürdüğü hacı veya umreciye sözleşmede taahhüt ettiği hizmeti vermeyen veya eksik veren acentaya fiilin ağırlığına göre uyarma, kınama, kontenjan kısıtlaması, süresiz veya 1-3 yıl arası organizasyondan men, söz konusu acenta yetkililerinin bir başka isim altında aynı hizmeti yürüten acentalarla acenta görevlisi olarak görevlendirilmemesi müeyyidesi Bakanlıklararası Hac ve Umre Kurulu kararı ile verilir.'' hükmüne yer verilmiştir. Anılan hükme dayanılarak hazırlanan ve 30.10.2011 tarih ve 28100 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 11.10.2011 tarih ve 2011/2347 sayılı Bakanlar Kurulu kararıyla yürürlüğe konulan Hac ve Umre Seyahatleri ile İlgili İşlerin Diyanet İşleri Başkanlığınca Yürütülmesine Dair Kararın 17'inci maddesinde, Başkanlık ve Başkanlığın denetimi ve gözetimi altında acentalar tarafından yürütülecek hac ve umre hizmetleriyle ilgili iş ve işlemlerin, Başkanlık tarafından çıkartılacak bir Yönetmelik ile düzenleneceğine işaret edilmiştir. Yukarıda yer verilen düzenlemelere dayanılarak, Diyanet İşleri Başkanlığının denetim ve gözetiminde hac ve umre hizmetlerinin yürütülmesi, ihalesi, harcama, muhasebe ve denetim usulleri ile ilgili mevzuatı gereği uluslararası her türlü seyahat hizmetlerini verme yetkisini haiz seyahat acentaları tarafından düzenlenecek hac ve umre seyahatlerine ilişkin iş ve işlemleri belirlemek amacıyla Hac ve Umre Seyahatleri ile İlgili İşlerin Diyanet İşleri Başkanlığınca Yürütülmesine Dair Yönetmelik hazırlanmış olup; davacı Şirket tarafından "Müeyyide uygulanacak fiiller" başlıklı 21'inci maddesinin 4'üncü fıkrasında yer verilen "Bu maddede sayılan ve müeyyideyi gerektiren fiillere nitelik ve ağırlıkları itibarıyla benzer eylemlerde bulunanlara da aynı neviden müeyyide verilir." düzenlemesinin suçta ve ceza da kanunilik ilkesine aykırılık oluşturduğu ileri sürülerek iptali istenilmektedir. Anayasanın 2'inci maddesine göre, bir Hukuk Devleti olarak nitelendirilen Türkiye Cumhuriyeti bireylerinin sosyal ve ekonomik durumlarını etkileyecek keyfi uygulamalara neden olunmaması için, kamu kurum ve kuruluşlarına tanınan yetkinin, hukuk devletinin en önemli özelliği ve gereği olan "Yasallık İlkesi"ne ve Yasada belirtilen sınırlar içinde kalmak şartıyla şekil, sebep, konu ve amaç unsurları yönünden hukuka uygun olarak kullanılması gerekmektedir. Aynı zamanda Anayasanın 2'nci maddesinde verilen hukuk devleti ilkesinin ve temel hak ve hürriyetlerin hangi koşullar altında sınırlanacağını gösteren Anayasanın 13'üncü maddesindeki kanunilik koşulunun en önemli gerekliliklerinden biri olan hukuk güvenliği, hukuki belirliliği zorunlu kılar. Hukuki belirlilik ilkesi, yükümlülüğün hem kişiler hem de idare yönünden belli ve kesin olmasını, kanun kuralının, ilgili kişilerin mevcut şartlar altında belirli bir işlemin ne tür sonuçlar doğurabileceğini makul bir düzeyde öngörmelerini mümkün kılacak şekilde düzenlenmesini gerektirir. 633 sayılı Kanunun 13'üncü maddesinde, Hac ve umre ibadetlerinin usulüne uygun olarak, Bakanlar Kurulunca belirlenen kontenjan oranları dahilinde seyahat acentaları tarafından düzenlenen seferler ile yapılacağı, Başkanlıkla ve hac ve umreye götürülecek olan vatandaşlarla yapılan sözleşme hükümlerine uymayan, hacı veya umreciye sözleşmede taahhüt edilen hizmeti vermeyen veya eksik veren acentaya fiilin ağırlığına göre uyarma, kınama, kontenjan kısıtlaması, süresiz veya 1-3 yıl arası organizasyondan men ve söz konusu acenta yetkililerinin bir başka isim altında aynı hizmeti yürüten acentalarla acenta görevlisi olarak görevlendirilmemesi müeyyideleri verileceği; 11.10.2011 tarih ve 2011/2347 sayılı Bakanlar Kurulu Kararının 17'inci maddesinde de, Başkanlık ve Başkanlığın denetimi ve gözetimi altında acentalar tarafından yürütülecek hac ve umre hizmetleriyle ilgili iş ve işlemlerin, Başkanlık tarafından çıkartılacak bir Yönetmelik ile düzenleneceği, belirtilmiş; söz konusu kurallarda, müeyyide gerektiren fiillere nitelik ve ağırlıkları itibarıyla benzerliği belirlenen eylemlere müeyyide uygulanacağına ilişkin bir hükme yer verilmemiştir. Öte yandan; tam olarak tanımlanamayan benzer eylem fiiline aynı neviden müeyyide uygulanması, Anayasanın 38'inci maddesinde ifade edilen "Kanunsuz suç ve ceza olmaz" ilkesine aykırılık oluşturduğundan, Hac ve Umre Seyahatleri ile İlgili İşlerin Diyanet İşleri Başkanlığınca Yürütülmesine Dair Yönetmelik ile söz konusu Yönetmeliğin 21'inci maddesinde sayılan ve müeyyideyi gerektiren fiillere nitelik ve ağırlıkları itibarıyla benzer eylemlerde bulunanlara da aynı neviden müeyyide verileceğini kabul etmek, idareye tanınan denetim yetkisinin amaç dışı kullanılması sonucunu doğurur. Sonuç itibarıyla, 633 sayılı Kanunun 13'üncü maddesine dayanılarak hazırlanan Yönetmeliğin 21'inci maddesinde uyarma, kınama, bir-iki-üç yıl veya süresiz hac ve umre organizasyonundan men edilmesi müeyyidesi uygulanacak fiiller sayma suretiyle detaylı bir şekilde gösterilmiştir. Ancak dava konusu edilen düzenlemeyle uygulanan müeyyideye, dayanak alınan kanunda yer verilmediği gibi, 21'inci maddede sayılan fiillere nitelik ve ağırlıkları itibarıyla benzer eylemlerin neler olduğunun ve nasıl uygulanacağının belirsiz olduğu, bir başka ifadeyle, yeterince açık olmadığı, bu haliyle düzenlemenin, dayanağı olan Kanun kuralının doğru olarak uygulanması amacına hizmet etmeyeceği, hukuki güvenlik ve belirlilik ilkelerine de aykırılık teşkil ettiği sonucuna varıldığından, dava konusu edilen düzenlemede üst hukuk normlarına ve kamu yararına uyarlık görülmemiştir. Öte yandan, ilgili mevzuatta ve dava konusu Yönetmelikte yer verilen ihlal hallerinde ise Yönetmelik hükümleri uyarınca Bakanlıklararası Hac ve Umre Kurulu tarafından her zaman müeyyide uygulanabileceği tabidir. Kaldı ki; davacı Şirketin kazandığı hak sayısınca fakat usulsüz bir şekilde yeni hacı adaylarının kesin kaydını yaptığından ve bu şekilde eski gerçek hak sahibi hacı adaylarının mağduriyetine sebeb olduğundan bahisle adına tesis edilen, 3 yıl süreyle hac ve umre organizasyonundan men edilmesine ilişkin Bakanlıklararası Hac ve Umre Kurulunun...... tarih ve ... sayılı kararının iptali istemiyle açılan dava ... İdare Mahkemesinin... gün ve... sayılı kararıyla reddedilmiş olup; davacı Şirketin istinaf başvurusu üzerine, dava,...İdari Dava Dairesinin ... sayılı dosyasında derdesttir. Açıklanan nedenlerle, 19.2.2013 tarih ve 28564 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Hac ve Umre Seyahatleri ile İlgili İşlerin Diyanet İşleri Başkanlığınca Yürütülmesine Dair Yönetmelik'in 21'inci maddesinin 4'üncü fıkrasının iptali yönünde karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince duruşma için taraflara önceden bildirilen 28/05/2025 tarihinde, davacı vekilinin gelmediği, davalı idare vekili Av. ...'un geldiği, Danıştay Savcısının hazır olduğu görülmekle, açık duruşmaya başlandı. Gelen tarafa usulüne uygun olarak söz verilerek dinlendikten ve Danıştay Savcısının düşüncesi alındıktan sonra gelen tarafa son kez söz verilip, duruşma tamamlandı. Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, davacının iş bu dosya ile ...İdare Mahkemesinin E:... sayılı dosyasının birleştirilmesi talebi, bahse konu dosyada İdare Mahkemesince karar verilip kesinleşmiş olduğundan yerinde görülmeyerek, gereği görüşüldü: MADDİ OLAY VE HUKUKİ SÜREÇ : Davacı şirketin, davalı idarenin denetimi ve gözetimi altında hac ve umre organizasyonu yaptığı, davacı hakkında davalı Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından inceleme başlatılması üzerine düzenlenen Rehberlik ve Teftiş Başkanlığının inceleme raporunda, 2018 yılında hac seferi düzenleyen ... Turizm Seyahat Acentesinin 2018 yılı hac hizmet sözleşmesi metninde geçen vaatlerini yerine getirmeyerek hacı adaylarının mağduriyetlerine sebebiyet verdiği iddiası yönünden yapılan incelemede; 2018 yılı hac hizmet sözleşmesinin 4/j maddesinde “Şeytan taşlamaya gidiş dönüşlerin araçla yapılmasını talep etmesi halinde, ulaşım masraflarının hacı adayının kendisi karşılayacaktır” hükmüne aykırı olarak bu konuda hacılarına yardımcı olmadığı, verilen yemek öğünleri ile ilgili kriterlere ve sözleşme hükümlerine uygun davranılmadığı, odaların temizliğinin düzgün yapılmadığı, ulaşım konusunda sıkıntılar yaşandığının tespit edildiği, ilgili mevzuata ve sözleşme hükümlerine aykırılık tespit edilen her bir fiil için ayrı ayrı müeyyide uygulanmasının önerildiği, bunun üzerine Diyanet İşleri Başkanlığı Bakanlıklararası Hac ve Umre Kurulunca denetim raporunda önerilen müeyyidelerden uyarma ve kınama müeyyidesinin uygulanmasına karar verildiği, anılan denetim raporunda 2017 ve 2018 yılları hac kesin kayıtları ve iptalleri ile ilgili olarak yapılan incelemede ise; hacca gitmekten vazgeçtiklerini belirten dilekçe sahipleri ile irtibat kurulmaya çalışıldığı, bazı adaylara ulaşılamadığı, bazı adayların bilgilerinin doğru olmadığı, benzeri formatta hazırlanan dilekçeler ile hac kayıtlarının iptal edilerek yerlerine usulsüz şekilde başka hacı adaylarının kaydedildiği hususlarının tespit edildiği, Hac ve Umre Seyahatleri ile İlgili İşlerin Diyanet İşleri Başkanlığınca Yürütülmesine Dair Yönetmelik'in 21. maddesinin 4. fıkrasında yer alan "Bu maddede sayılan ve müeyyideyi gerektiren fiillere nitelik ve ağırlıkları itibarıyla benzer eylemlerde bulunanlara da aynı neviden müeyyide verilir." hükmüne istinaden davalı şirket hakkında "süresiz olarak hac ve umre organizasyonundan men edilmesi" müeyyidesinin uygulanmasının önerildiği, Diyanet İşleri Başkanlığı Bakanlıklararası Hac ve Umre Kurulunun... tarih ve ... sayılı kararı ile denetim raporunda önerilen müeyyidenin "3 yıl süreyle hac ve umre organizasyonundan men edilmesi" müeyyidesi olarak uygulanmasına karar verildiği, davacı şirket tarafından Hac ve Umre Kurulunun ... tarih ve ...... sayılı kararının iptali istemiyle ... İdare Mahkemesinde dava açıldığı, Hac ve Umre Seyahatleri ile İlgili İşlerin Diyanet İşleri Başkanlığınca Yürütülmesine Dair Yönetmelik'in 21. maddesinin 4. fıkrasının iptali istemiyle de bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır. Diyanet İşleri Başkanlığı Bakanlıklararası Hac ve Umre Kurulunun .... tarih ve .... sayılı kararının iptali istemiyle açılan ... İdare Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:...sayılı kararı ile acente tarafından 'çantacı' diye tabir edilen şahıslar aracı kılınarak hacı adaylarının kayıtlarının yapıldığı, ancak vazgeçen hacı adaylarından kendisine ulaşılabilenlerden vazgeçme dilekçelerinin alındığı (ya da format dilekçelerin bu kişilere imzalatıldığı), ancak ulaşılamayanlar adına format vazgeçme dilekçelerinin tanzim edildiği, müftülük görevlilerince dilekçe sahiplerinin teyidi alınmaksızın doğrudan kayıtlarının silindiği ve bunun sonucu olarak da yerlerine başka adaylar yazılmasının sağlandığı, soruşturma sırasında dilekçelerin bir kısmındaki imzaların hacı adaylarınca kabul edilmesine karşılık, bir kısmındaki imzaların sahipleri tarafından inkar edildiği, davacı şirket acentesinin 2018 yılında hac kesin kaydı kadar hac iptal kaydının bulunduğu hususu da dikkate alındığında, acentenin beyanlarının hayatın olağan akışına aykırı olduğu ve maddi gerçeği izahtan uzak olduğu, acentenin eylemine tipiklik, ağırlık ve ölçülülük kriterleri bakımından uyumlu ve orantılı Yasa ve Yönetmelik hükümleri dikkate alınarak 3 yıl süreyle hac ve umre organizasyonundan men edilmesine ilişkin tesis edilen dava konusu işlemde hukuka ve mevzuata aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine ilişkin karara karşı davacı tarafından yapılan istinaf başvurusunun ... Bölge İdare Mahkemesinin .... İdari Dava Dairesinin... tarih ve E... K:... sayılı kararı ile kesin olarak reddine karar verildiği anlaşılmaktadır. İNCELEME VE GEREKÇE: ESAS YÖNÜNDEN: İlgili Mevzuat: 633 sayılı Diyanet İşleri Başkanlığı Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun'un "Görev" başlıklı 1. maddesinde, "İslam Dininin inançları, ibadet ve ahlak esasları ile ilgili işleri yürütmek, din konusunda toplumu aydınlatmak ve ibadet yerlerini yönetmek üzere; Cumhurbaşkanlığına bağlı Diyanet İşleri Başkanlığı kurulmuştur. (Ek fıkra: 12/7/2013-6495/4 md.) Diyanet İşleri Başkanlığı ve Başkanlığın izin verdiği vakıf, kurum ve kuruluşlar dışında, diğer kurum ve kuruluşlar ile özel ve tüzel kişiler tarafından “Diyanet” kelimesi isim, unvan ve marka olarak kullanılamaz." hükmü; "Başkanlığın hizmet birimleri, görevleri ve yetkileri" başlıklı 7. maddesinde, "Başkanlığın hizmet birimleri, görevleri ve yetkileri şunlardır: … c) Hac ve Umre Hizmetleri Genel Müdürlüğü 1) Hac ve umre ibadetlerinin usulüne uygun, sağlık ve güvenlik içinde, hizmet talep edenlerin hakları korunacak şekilde yerine getirilmesi amacıyla yurt içinde ve yurt dışında gerekli tedbirleri almak, ilgili ülke, kurum ve kuruluşlarla işbirliği yapmak, bu konulardaki hizmet ve faaliyetleri düzenlemek, yürütmek ve denetlemek. 2) Hacda kurban ibadetinin usulüne uygun şekilde yerine getirilmesi için gerekli çalışmaları yapmak. 3) İlgili birim, kurum ve kuruluşlarla işbirliği yaparak hac ve umreye gideceklerle görevlilerin eğitimini sağlamak. 4) Görev alanına giren konularda hizmet satın almak." hükmü; "Hac ve umre hizmetlerinin yürütülmesi" başlıklı 13. maddesinde, "(Değişik: 26/4/1976 - 1982/1 md.; İptal: Anayasa Mahkemesinin 18/12/1979 tarihli ve E. 1979/25, K. 1979/46 sayılı kararı ile; Yeniden düzenleme: 1/7/2010-6002/12 md.) Hac ve umre ibadetlerinin usulüne uygun, sağlık ve güvenlik içinde, hizmet talep edenlerin hakları korunacak şekilde ifası amacıyla, Başkanlık ve/veya Başkanlığın denetim ve gözetimi altında ilgili mevzuatı gereği uluslararası her türlü seyahat hizmetleri verme yetkisini haiz seyahat acentaları tarafından hac ve umre seferleri düzenlenir. Seyahat acentalarına tahsis edilecek kontenjan oranı Cumhurbaşkanınca belirlenir ve bu orana göre tespit edilen sayı seyahat acentalarınca kullanılmak üzere topluca verilir. Gerektiğinde bu acentalardan hizmet satın alınabilir. Başkanlıkça düzenlenen hac ve umre seferlerinde 14/9/1972 tarihli ve 1618 sayılı Seyahat Acentaları ve Seyahat Acentaları Birliği Kanununun 4 üncü maddesinde sözü edilen işletme belgesi aranmaz. Başkanlıkla ve hac ve umreye götüreceği vatandaşlarla yaptığı sözleşme hükümlerine uymayan, götürdüğü hacı veya umreciye sözleşmede taahhüt ettiği hizmeti vermeyen veya eksik veren acentaya fiilin ağırlığına göre uyarma, kınama, kontenjan kısıtlaması, süresiz veya 1-3 yıl arası organizasyondan men, söz konusu acenta yetkililerinin bir başka isim altında aynı hizmeti yürüten acentalarla acenta görevlisi olarak görevlendirilmemesi müeyyidesi Bakanlıklararası Hac ve Umre Kurulu kararı ile verilir. Hac ve umre organizasyonunda hizmetlerin ifası sırasında meydana gelebilecek zararların karşılanması amacıyla, hac ve umre organizasyonu düzenleyen seyahat acentaları; götürdükleri her bir hacı başına aldıkları ücretin tamamı, götürdükleri umreci başına ise aldıkları ücretin yarısı kadar Başkanlığa teminat verir. Seyahat acentaları ayrıca, anılan organizasyonlarda Başkanlıkça sunulan idari hizmetler, personel desteği, denetim, gözetim ve rehberlik, eğitim, sağlık ve benzeri hizmetler karşılığı alınacak hizmet bedelini ve ilgili ülke tarafından hacı başına talep edilen miktarı Başkanlığa öder. Hizmet bedelini belirlemeye ve gerektiğinde teminatları indirmeye Bakanlıklararası Hac ve Umre Kurulu yetkilidir. Başkanlık, gerektiğinde hac ve umre hizmetlerinin alım-satım, ulaşım, muhasebe ve mali işlemlerinin bedeli mukabilinde yürütülmesinde Türkiye Diyanet Vakfı ile işbirliği yapar. Türkiye Diyanet Vakfına ödenecek bedel Hac ve Umre Komisyonunca belirlenir. Belirlenen hac ve umre ücretleri Başkanlığın denetiminde, Türkiye Diyanet Vakfınca açılacak Hac ve Umre Hesabına yatırılır. Anılan Vakıfça açılan Hac ve Umre Hesabından hac ve umre hizmetleri, Başkanlığın yurt içi ve yurt dışındaki faaliyetleri, eğitim, öğretim, yayın, bilimsel proje ve araştırma faaliyetleri, konferans, sempozyum ve benzeri toplantılar ile dinî nitelikli diğer hizmet ve faaliyetler için gereken harcamalar yapılır. Harcamalar, Diyanet İşleri Başkanı veya görevlendireceği bir başkan yardımcısının başkanlığında Hac ve Umre Hizmetleri Genel Müdürü, üç genel müdür ve bir hukuk müşavirinden oluşan Hac ve Umre Komisyonu kararlarına dayanılarak yapılır. Anılan Komisyon, tahmini harcamalarının her hac mevsimi sonunda, hangi hizmet ve faaliyetlere hangi miktar ve oranlarda ve hangi şartlarda yapılacağına dair kararlarını bir program çerçevesinde belirler. Hac ve umre ibadetlerinin ifası amacıyla münhasıran Başkanlıkça yapılan faaliyetler kurumlar vergisinden muaftır. Bu faaliyetler nedeniyle yapılan işlemler harçlardan, düzenlenen kağıtlar damga vergisinden müstesnadır. Bu paralar kamu kaynağı ve kamu geliri olarak değerlendirilmez. (Değişik: 2/7/2018–KHK/703/141 md.) Hac ve umre seyahatleri ile ilgili iş ve işlemler ile Hac ve Umre Hesabından yapılan bütün harcamalar her yıl hac mevsimi sonunda Başkanlık ve gerektiğinde Cumhurbaşkanlığınca görevlendirilecek denetim elemanları tarafından denetlenir. Hac ve umre hizmetlerinin yürütülmesi, Hac ve Umre Hesabının oluşturulması, bu hesapta yer alan tutarların harcanması, hac ve umre dönemlerinde hac ve umre faaliyetleri için yurt içinde görevlendirilen Başkanlık personeline (…) sınav hizmetleri karşılığında ödenecek ücretler, Bakanlıklararası Hac ve Umre Kurulu ile Hac ve Umre Komisyonunun kuruluş, görev ve yetkilerine dair usul ve esaslar Cumhurbaşkanınca belirlenir." hükmü bulunmaktadır. 30/10/2011 tarih ve 28100 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 11/10/2011 tarih ve 2011/2347 sayılı Bakanlar Kurulu kararıyla yürürlüğe konulan Hac ve Umre Seyahatleri ile İlgili İşlerin Diyanet İşleri Başkanlığınca Yürütülmesine Dair Kararın, "Amaç" başlıklı 1. maddesinde, "(1) Bu Kararın amacı; hac veya umre yapmak üzere Suudi Arabistan’a gidecek vatandaşların ziyaretlerini sağlık ve güvenlik şartları içinde, hizmet talep edenlerin hakları korunacak şekilde yapmalarım sağlamak ve ibadetlerini usulüne uygun biçimde ifa etmelerine yardımcı olmak için gerekli usul ve esasları belirlemektir." kuralı; "Kapsam" başlıklı 2. maddesinde, "(1) Bu Karar; hac ve umre hizmetlerinin yürütülmesine, Bakanlıklararası Hac ve Umre Kurulu ile Hac ve Umre Komisyonunun kuruluş, görev ve yetkilerine, Hac ve Umre Hesabının oluşturulmasına, hac ve umre dönemlerinde hac ve umre faaliyetleri için yurt içinde görevlendirilen Başkanlık personeline mesai saatleri dışında yaptırılacak ilave çalışma ücreti ile sınav hizmetleri karşılığında ödenecek ücretlere ilişkin usul ve esasları kapsar." kuralı; "Dayanak" başlıklı 3. maddesinde, "(1) Bu Karar, 22/6/1965 tarihli ve 633 sayılı Diyanet İşleri Başkanlığı Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanunun 13 üncü maddesine dayanılarak hazırlanmıştır." kuralı; "Hac ve umre hizmetlerinin yürütülmesi" başlıklı 5. maddesinde, "(1) Hac ve umre hizmetleri, bu Karar hükümlerine uygun şekilde Başkanlık ve/veya Başkanlığın denetimi ve gözetimi altında acentalar tarafından düzenlenir ve yürütülür. Başkanlık bu hizmetlerin yürütülmesi ile ilgili olarak; a) Yurt içinde ve yurt dışında ilgili ülke, kurum ve kuruluşlar ile işbirliği yapmak suretiyle gerekli tedbirleri alır, b) Hacda kurban ibadetinin usulüne uygun şekilde yerine getirilmesi için gerekli çalışmaları yapar, c) Hac ve umre ibadetlerinin usulüne uygun olarak ifası için yurt içinde ve yurt dışında eğitim ve irşat faaliyetleri düzenler. (2) Başkanlıkça düzenlenecek hac ve umre seferlerinde, 1618 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinde sözü edilen işletme belgesi aranmaz. (3) Hac ve umre seyahati düzenleyecek seyahat acentalarının niteliklerine dair esaslar, hac ve umrenin ibadet olma özelliği dikkate alınarak, Başkanlık ile Kültür ve Turizm Bakanlığınca müştereken belirlenir. Bu nitelikleri taşımayan acentalar hac ve umre seyahati düzenleyemezler. (4) Başkanlık, hac ve umre hizmetlerinin ifası için gerektiğinde bu acentalardan hizmet satın alabilir." kuralı; "Bakanlıklararası Hac ve Umre Kurulu" başlıklı dava tarihinde yürürlükte bulunan haliyle 7. maddesinde, (1) (Değişik: 23/10/2018–CK/201/1 md.) Bakanlıklararası Hac ve Umre Kurulu; Diyanet İşleri Başkanının başkanlığında, Hazine ve Maliye, İçişleri, Kültür ve Turizm, Sağlık, Ticaret, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlıklarından birer Bakan Yardımcısı ile Dışişleri Bakanlığı ve Türkiye Seyahat Acentaları Birliğinin birer temsilcisinden oluşur. (2) Kurul, Başkanın daveti üzerine salt çoğunlukla toplanır ve kararlarını toplantıya katılanların çoğunluğu ile alır. Eşitlik halinde Başkanın oyu yönünde karar alınmış sayılır. Başkan bulunmadığı hallerde, hac ve umreden sorumlu başkan yardımcısı Kurula başkanlık eder. Kurulun sekretarya hizmetleri Hac ve Umre Hizmetleri Genel Müdürlüğünce yürütülür. (3) Hac ve umre faaliyetlerine ilişkin temel esaslar ve stratejiler Kurul tarafından belirlenir. (4) Kurulun görev ve yetkileri şunlardır: a) Hac ve umrenin usulüne uygun olarak yerine getirilmesi ve sunulan hizmetin kalitesinin artırılması için yurt içinde ve yurt dışında alınması gerekli tedbirleri belirlemek. b) Hac ve umrenin hangi ulaşım yoluyla gerçekleştirileceği ile giriş ve çıkış yapılacak hudut kapılarını ve havalimanlarım belirlemek. c) Hac ve umre mevsimleriyle ilgili takvimi belirlemek. ç) Hac ve umreye gideceklere verilecek malzemeleri ve niteliklerini tespit etmek. d) Hacı adaylarının hangi usulle belirleneceğine karar vermek. e) Hac ve umre düzenleyecek acentaların Başkanlıkla imzalayacakları şartname ve sözleşme hükümleri ile esaslarını belirlemek. f) (Değişik: 23/10/2018–CK/201/1 md.) Başkanlıkla ve hac ve umreye götüreceği vatandaşlarla yaptığı sözleşme hükümlerine uymayan, sözleşmede taahhüt ettiği hizmeti vermeyen veya eksik veren acenteya fiilin ağırlığına göre; uyarma, kınama, kontenjan kısıtlaması, 1-3 yıl veya süresiz organizasyondan men, söz konusu acenta yetkililerinin bir başka isim altında aynı hizmeti yürüten acentalarda acenta görevlisi olarak görevlendirilmemesi müeyyideleri ile birlikte teminatlarından mahsup edilmek ve toplam teminatlarının %10 undan az olmamak kaydıyla mali yaptırımlarla ilgili karar vermek. g) Başkanlık tarafından acentalara verilen idari hizmetler ile personel desteği, denetim, gözetim ve rehberlik, eğitim, sağlık ve benzeri hizmetler karşılığında alınacak hizmet bedelini belirlemek. ğ) Bu Kararın 15 inci maddesinin birinci fıkrasında belirtilen teminatları belirlemek. h) Hacca gidecekler için konaklama türlerini, tavan ücretlerini ve ön kayıt ücretlerini belirlemek. ı) Hac ve umre seyahatine katılan vatandaşların eşyalarının taşınmasına ilişkin usul ve esasları tespit etmek. i) Mekke ve Medine'de kiralanacak bina ve otellerin nitelikleri ile bunların Harameyne olan mesafelerini belirlemek, j) (Değişik: 23/10/2018–CK/201/1 md.) Hac mevsiminde çeşitli alanlarda çalıştırılmak üzere Suudi Arabistan’dan tedarik edilecek veya Suudi Arabistan’a götürülecek olan vasıflı, vasıfsız işçiler ve bu işçileri götürecek firmalarda aranacak şartlar ile bu konuda ilgili kurum ve kuruluşlar tarafından yapılacak iş ve işlemlere ilişkin esasları düzenlemek." kuralı; "Hac ve umre hizmetlerinin denetimi" başlıklı 14. maddesinde, "(1) (Değişik: 23/10/2018–CK/201/4 md.) Hac ve umre seyahatleri ile ilgili iş ve işlemler ile Hac ve Umre Hesabından yapılan bütün harcamalar, her yıl hac mevsimi sonunda Başkanlık müfettişleri ve gerektiğinde Cumhurbaşkanlığınca görevlendirilecek denetim elemanları tarafından denetlenir. (2) Kurul ve Komisyon üyeleri arasından, hac ve umre hizmetlerini yerinde incelemek ve gözlemde bulunmak üzere görevlendirme yapılabilir." kuralı; "Yönetmelik" başlıklı 17. maddesinde, "(1) Başkanlık ve Başkanlığın denetim ve gözetimi altında acentalar tarafından yürütülecek hac ve umre hizmetleriyle ilgili iş ve işlemler, Başkanlık tarafından çıkartılacak bir yönetmelik ile düzenlenir." kuralı yer almaktadır. Hac Ve Umre Seyahatleri İle İlgili İşlerin Diyanet İşleri Başkanlığınca Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin, "Amaç ve kapsam" başlıklı 1. maddesinde, "(1) Bu Yönetmelik; Diyanet İşleri Başkanlığının denetim ve gözetiminde hac ve umre hizmetlerinin yürütülmesi, ihalesi, harcama, muhasebe ve denetim usulleri ile ilgili mevzuatı gereği uluslararası her türlü seyahat hizmetlerini verme yetkisini haiz seyahat acentaları tarafından düzenlenecek hac ve umre seyahatlerine ilişkin iş ve işlemleri belirlemek amacıyla hazırlanmıştır." hükmü; "Dayanak" başlıklı 2. maddesinde, "(1) Bu Yönetmelik, 22/6/1965 tarihli ve 633 sayılı Diyanet İşleri Başkanlığı Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanunun 13 üncü maddesi ile 11/10/2011 tarihli ve 2011/2347 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla yürürlüğe konulan Hac ve Umre Seyahatleri ile İlgili İşlerin Diyanet İşleri Başkanlığınca Yürütülmesine Dair Kararın 17 nci maddesine dayanılarak hazırlanmıştır." hükmü; "Başkanlığın görevleri" başlıklı 4. maddesinde, " (1) Başkanlığın hac ve umre ile ilgili görevleri şunlardır: a) Kurulu toplamak. b) Kurulun aldığı kararlara göre hac ve umre programlarını yapmak ve ilan etmek. c) Hac ve umre ibadetlerinin usulüne uygun, sağlık ve güvenlik içinde, yolcuların hakları korunacak şekilde yerine getirilmesi amacıyla yurt içinde ve yurt dışında gerekli tedbirleri almak, ilgili ülke, kurum ve kuruluşlarla işbirliği yapmak, bu konulardaki hizmet ve faaliyetleri düzenlemek, yürütmek ve denetlemek. ç) Hacda kurban ibadetinin usulüne uygun şekilde yerine getirilmesi için gerekli çalışmaları yapmak. d) Başkanlığın düzenlediği hac ve umre organizasyonuna dahil olan yolculardan alınacak ücretleri tahsil etmek, bu ücretleri Başkanlığın denetiminde Vakıfça açılacak Hac ve Umre Hesabında toplamak ve bu hesaptan Komisyon kararlarına göre yurt içinde ve yurt dışında harcamalarda bulunmak, gerektiğinde bu konuda Vakıfla işbirliği yapmak. e) Yolcular ile hac ve umrede görevlendirileceklerin vize işlemlerini takip etmek. f) Hac ve umre ibadetlerinin usulüne uygun olarak ifası için yurt içi ve yurt dışında gerekli eğitim ve irşat hizmetlerini yürütmek. g) Yolcu eşyalarının taşınması hususunda Kurulun belirlediği esaslar çerçevesinde gerekli tedbirleri almak, bu konuda gerçek ve tüzel kişilerle işbirliği yapmak. ğ) Acentaların, hac ve umre ile ilgili yurt içinde ve yurt dışındaki faaliyetlerini seyahatin her safhasında gözetlemek, denetlemek ve denetim sonuçlarını değerlendirerek tanzim edilecek raporları gerektiğinde ilgili mercilere iletmek. h) Başkanlık personelinden, hac ve umrede görevlendirilecekleri belirlemek. ı) Hac ve umreye gidecekler için il ve ilçe merkezlerinde eğitim programları düzenlemek. i) Hac ve umrede acentalar nezdinde Başkanlıkça görevlendirilecek personelin harcırahlarını hac ve umre hesabından ödemek. j) Hac ve umre seferi düzenleyecek acentaların Başkanlık ve Kültür ve Turizm Bakanlığınca müştereken tespit edilmiş olan niteliklerini, Başkanlığa müracaat şeklini, zamanını, şartnamenin nereden ve nasıl alınacağını ve gerekli diğer hususları ilân etmek, şartları taşıyan acentalarla şartname esaslarına göre düzenlenen sözleşmeyi imzalamak. k) Hac ve umreye gideceklere resimli, mühürlü, seri numaralı ve güvenlik bandrollü kimlik kartı düzenlemek. l) Hac ve umre faaliyetleri ile ilgili olarak Kurul tarafından belirlenen usul ve esasları duyurmak ve uygulamak." hükmü; "Acentaların görevleri" başlıklı 19. maddesinde, "(1) Acentanın görevleri şunlardır: a) Hac ve umre ibadetlerinin dinî kurallara ve usulüne uygun olarak yapılmasını temin etmek. b) Başkanlıkça ilan edilen esaslar çerçevesinde, şartname aldıktan sonra istenilen belgelerle birlikte ve süresi içerisinde Başkanlığa müracaat etmek. c) Başkanlıkça ilân edilen başvuru süresi içerisinde, hac ve umreye gitmek üzere kendilerine müracaat edenlerin kayıtlarını yapmak ve isim listelerini süresinde Başkanlığa bildirmek. ç) Seyahat süresince uymaları gereken hususları ihtiva eden ve Kurulca hazırlanan sözleşmeyi Başkanlıkla müştereken imzalamak. d) Başkanlıkla imzalanan sözleşme ekinde yer alan, acenta ile yolcu arasındaki sözleşmeyi yolcularla müştereken imzalamak. e) Kurulca belirlenen hac ve umre konaklama türü dışında, başka bir konaklama türü düzenlememek ve konaklama türlerine ilişkin usul ve esaslara uymak. … v) Bu Yönetmelikte hüküm bulunmayan konularda, bu çerçevede Kurul, Komisyon ve Başkanlık tarafından alınan kararlara uymak. … (2) Acentalar tarafından organize edilen hac ve umre seyahatlerinde, vatandaşlara rehberlik yapmak üzere Başkanlık tarafından personel görevlendirilir. Bu görevlilerin ücretleri, Başkanlık tarafından organize edilen hac ve umre seyahatlerinde görevlendirilen aynı unvandaki personele ödenen ücret miktarı ile aynı olur. (3) (Ek:RG-16/6/2023-32223) Kurulda görev yapacak Türkiye Seyahat Acentaları Birliği temsilcisi, hac ve umre seyahatleri ile ilgili olarak, yurt içinde ve yurt dışındaki tüm özel ve kamu kurumlarında acentaları temsil eder ve acentalar vasıtasıyla hac ve umreye gidenlere verilecek toplu hizmetlerde eşgüdümü sağlar. Başkanlık tarafından acentalara yapılacak her türlü duyuru, ilan, yazışma Kurulda görev yapacak Türkiye Seyahat Acentaları Birliği temsilcisi vasıtasıyla yapılır." hükmü; "Acentaya uygulanacak müeyyideler" başlıklı 20. maddesinde, "(1) Başkanlık ve hac ve umreye götüreceği vatandaşlarla yaptığı sözleşmelere uymayan, sözleşmede taahhüt ettiği hizmeti vermeyen veya eksik veren acentaya, durumun niteliğine ve ağırlık derecesine göre 21 inci maddede sıralanan müeyyidelerden birisi uygulanır." hükmü; "Müeyyide uygulanacak fiiller" başlıklı 21. maddesinde, "(1) Acentaya her bir fiil için verilecek müeyyideyi gerektiren fiiller şunlardır: a) Görevinde ve davranışlarında daha dikkatli olması gerektiğinin yazı ile bildirilmesi olan uyarma müeyyidesini gerektiren fiiller şunlardır: 1) Kesin kaydını yaptığı yolcularının adı, soyadı, T.C. kimlik numarası ile iletişim bilgilerini eksiksiz ve gerçeğine uygun olarak Genel Müdürlük Bilgi İşlem Servisine internet aracılığı ile aktarmamak. 2) Hac ve umreye gidecek vatandaşların seyahat ve konaklama bilgileri ile sigorta poliçelerini ve tur programlarını süresi içerisinde Başkanlığa teslim etmemek. 3) Hacca gitmeye hak kazanan yolcuların kayıt işlemini kayıt süresi içerisinde tamamlamamak. 4) Hac ve umreye gideceklere yönelik düzenlenecek eğitim ve bilgilendirme hizmetlerini yolculara duyurmamak. 5) Hareket edilecek havalimanının yolcuların ikamet ettiği ilin dışında bir ilde olması halinde, ikamet ettiği ilden havalimanına, dönüşlerinde de havalimanından ikamet edilen ile ulaşımlarını sağlamamak. 6) Haklı bir sebep olmaksızın, taahhüt edilen tarihlerde yolcuların uçuşlarını sağlamamak. 7) Kiralanan binaları her bakımdan konaklamaya hazır bulundurmamak, oda ve yemek yenilecek mahallerin sürekli temiz tutulmasına özen göstermemek. 8) Yolcuların Suudi Arabistan’da ikamet ettiği bina, otel ve odalarda sözleşme gereği bulundurulması zorunlu malzemeleri bulundurmamak. 9) Odalarda bulundurulan karyola ve yataklarda, Kurul tarafından belirlenen ölçü ve standartlara uymamak. 10) Binalarda müşterek kullanılan banyo, duş ve wc gibi alanlarda, Kurul tarafından belirlenen kriterlere uymamak. 11) Hac ve umre organizasyonuna katılan yolculara dini konularda rehberlik etmek üzere Başkanlıkça görevlendirilen kafile başkanı ve din görevlilerini haklı bir sebep olmaksızın geç veya kafileden ayrı götürmek, yolcular ile aynı odada konaklatmak. 12) Suudi Arabistan’da kaybolan veya vefat eden yolcuların, defin dahil her türlü resmi işlemlerini zamanında yapmamak. 13) Yolcular ile yapılan sözleşmenin bir suretini yolcuya vermemek ve talep edilmesi halinde Suudi Arabistan’da ilgili makamlara ibraz etmemek. 14) Mekke ve Medine’de ihtiyaç duyulan iletişim bilgilerini, yolcuların kaldığı bina ve otellerde görülebilecek şekilde asmamak. 15) Suudi Arabistan makamları ile Başkanlık ve Hac İdare Merkezinin talimatlarına uymamak. 16) Hac ve umre turları ile ücretini gösteren programı ve broşürlerden birer adedini sözleşme düzenlemeden önce Başkanlığa vermemek. 17) Otel ve binalarda acenta yetkilisi veya görevlisi bulundurmamak. b) Görevinde ve davranışlarında kusurlu olduğunun yazı ile bildirilmesi olan Kınama müeyyidesini gerektiren fiiller şunlardır: 1) Hac seferi düzenlemek üzere Başkanlıkla sözleşme imzalayan acentanın, yine Başkanlıkla sözleşme imzalayan başka bir acenta/acentalar ile iş birliği yapmaları durumunda bu işbirliğini tevsik eden noter tasdikli belgeyi Başkanlığa vermemek. 2) Hac ve umre seferi düzenlemek üzere Başkanlıkla sözleşme imzalayan acentanın, mahalli alt acenta/acentalar ile yapılan müştereken ve müteselsilen sorumlulukları içeren sözleşmeyi, Başkanlığa vermemek. 3) Miktarı ve standardı Kurul tarafından belirlenen hac malzemelerini yolcuya hiç vermemek veya eksik vermek. 4) Hac ve umre organizasyonu ile ilgili broşür ve benzeri belgelerde yer almayan, gerçeğe aykırı veya abartılı vaatlerde bulunmak. 5) Kurul tarafından belirlenen konaklama türleri dışında hac ve umre turu düzenlemek. 6) Hac yolcularını yurt içinde, umre yolcularını ise yurt içi ve yurt dışı havalimanlarında karşılamamak, yolcuların Suudi Arabistan girişindeki iş ve işlemlerini takip etmemek, bina ve otellere ulaşımlarını sağlamamak. 7) Yolcular ile acentada görevlendirilen kafile başkanı ve din görevlilerini Mekke ve Medine’de ayrı ayrı binalarda ikamet ettirmek. 8) Başkanlık tarafından görevlendirilen kafile başkanı ve din görevlilerinin görevlerini yapmalarını engellemek. 9) Seyahat süresince hastalanan hac ve umre yolcularının takibini yapmamak, muayene ve tedavi işlemlerinde yardımcı olmamak. 10) Yolculara broşür ve benzeri belgelerde taahhüt edilen ziyaret yerlerini gezdirmemek. 11) Bir hac ve umre mevsiminde düzenlenen hac için ayrı, umre turlarının toplamı için ayrı hesaplanmak üzere, toplam yolcu sayısının %5’ine kadar sözleşme düzenlememek. 12) (Değişik:RG-24/5/2016-29721) Kurul tarafından belirlenen özelliklere uymayan veya denetimler sırasında uygun görülmeyen binalarda konaklatmak. c) Acentanın bir yıl süreyle hac ve umre organizasyonundan men edilmesi müeyyidesini gerektiren fiiller şunlardır: 1) Başkanlığa bildirmediği kişileri umreye götürmek. 2) Hac ve umreye gitmek üzere kesin kayıt yaptırdıktan sonra, her hangi bir sebeple gidememesi veya vefat etmesi halinde; yerine kayıt yapılması durumunda ücretin tamamı, kayıt yapılamaması durumunda ise, müracaat tarihine kadar yapılan masraflar düşüldükten sonra kalan meblağı, yazılı talep tarihinden itibaren en geç 15 gün içerisinde hak sahiplerine ödememek. 3) Yolcuların Suudi Arabistan’a seyahatlerinde Kurulca belirlenen ulaşım şartlarına uymamak. 4) Hac ve umre ibadetinin dini vecibelere ve usulüne uygun olarak yerine getirilmemesinde kasıtlı davranışlarda bulunmak. 5) Hacıların kurbanlarını, Kurulun belirlediği organizasyon dışında kestirmek. 6) Standart hizmetin dışında herhangi bir hizmetin yazılı olarak talep edilmesi halinde verilecek hizmetlere karşılık alınacak ücretler hariç, her ne ad altında olursa olsun yolculardan belirlenen ve ilan edilen ücretin dışında ilave bir ücret almak. 7) Acentanın, umreye götürdüğü vatandaşların Suudi Arabistan’da kanuni oturma süresi içerisinde Türkiye’ye dönüşlerini kasıtlı olarak sağlamamak. 8) Bir hac ve umre mevsiminde düzenlenen hac için ayrı, umre turlarının toplamı için ayrı hesaplanmak üzere, toplam yolcu sayısının %5’ini aşan oranda sözleşme düzenlememek. 9) Bina ve otelleri, Harem’e Kurulca belirlenen mesafeden uzakta kiralamak. 10) (Ek:RG-24/5/2016-29721) Mekke’de müstakil konaklama türüne ait şartları taşımayan bina ve otellerde müstakil ve normal hac konaklama türüne kayıtlı yolcuları birlikte konaklatmak. 11) (Ek:RG-24/5/2016-29721) Yolculara verilen yemeklerde; öğün sayısı, sunumu, kalitesi ve kalori-si itibariyle Kurul tarafından belirlenen kriterlere ve sözleşme hükümlerine uymamak. 12) (Ek:RG-24/5/2016-29721) Bina ve otellerin Harem’e uzaklığında, Kurul tarafından belirlenen mesafe aralıklarına uymamak. ç) Acentanın iki yıl süreyle hac ve umre organizasyonundan men edilmesi müeyyidesini gerektiren fiiller şunlardır: 1) Kurul tarafından belirlenen ve sözleşmede yer alan yemeği yolculara hiç vermemek. 2) Başkanlık tarafından görevlendirilen kafile başkanı ve din görevlilerini haklı bir sebep olmaksızın Suudi Arabistan’a götürmemek. d) Acentanın üç yıl süreyle hac ve umre organizasyonundan men edilmesi müeyyidesini gerektiren fiiller şunlardır: 1) Hacıların kurbanlarının kestirilmesinde menfaat temin etmek. 2) Başkanlıkla sözleşme düzenlemediği halde hac ve umre organizasyonu düzenlemek. e) Acentanın süresiz olarak hac ve umre organizasyonundan men edilmesini gerektiren fiiller şunlardır: 1) Ücretini aldığı halde, vatandaşları hac ve umreye götürmemek. 2) Hacıların kurbanlarını hiç kestirmemek. f) (Mülga:RG-24/5/2016-29721) g) Hakkında bu fıkranın (c), (ç), (d) ve (e) bentlerinde sayılan fiilleri işlemesi nedeniyle müeyyide uygulanan acenta yetkililerinin, müeyyide süresince bir başka isim altında hac ve umre seferi düzenleyen acentalarda, acenta görevlisi olarak görevlendirilmesine izin verilmez. (2) Bir hac ve umre dönemi içerisinde üç uyarma müeyyidesi verilen acentaya, bu müeyyidelere karşılık bir kınama müeyyidesi uygulanır. (3) Bir hac ve umre dönemi içerisinde üç kınama müeyyidesi alan acentaya, bu müeyyidelere karşılık, müeyyidenin verildiği tarihi takip eden bir yıl içinde, hac ve umre seferi düzenleme izni verilmez. (4) Bu maddede sayılan ve müeyyideyi gerektiren fiillere nitelik ve ağırlıkları itibarıyla benzer eylemlerde bulunanlara da aynı neviden müeyyide verilir." hükmü bulunmaktadır. Yönetmeliğin İptali İstenen 21. maddesinin 4. fıkrasının İncelenmesi: 633 sayılı Diyanet İşleri Başkanlığı Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun'da, hac ve umre ibadetlerinin usulüne uygun, sağlık ve güvenlik içinde, hizmet talep edenlerin hakları korunacak şekilde yerine getirilmesi amacıyla yurt içinde ve yurt dışında gerekli tedbirleri almanın, ilgili ülke, kurum ve kuruluşlarla işbirliği yapmanın, bu konulardaki hizmet ve faaliyetleri düzenlemenin, yürütmenin ve denetlemenin davalı Diyanet İşleri Başkanlığının görevlerinin arasında sayıldığı, hac ve umre seferlerinin Başkanlık ve/veya Başkanlığın denetim ve gözetimi altında uluslararası her türlü seyahat hizmetleri verme yetkisini haiz seyahat acentaları tarafından düzenleneceği belirtilerek Başkanlıkla ve hac ve umreye götüreceği vatandaşlarla yaptığı sözleşme hükümlerine uymayan, götürdüğü hacı veya umreciye sözleşmede taahhüt ettiği hizmeti vermeyen veya eksik veren acentaya fiilin ağırlığına göre uyarma, kınama, kontenjan kısıtlaması, süresiz veya 1-3 yıl arası organizasyondan men, söz konusu acenta yetkililerinin bir başka isim altında aynı hizmeti yürüten acentalarla acenta görevlisi olarak görevlendirilmemesi müeyyidelerinin Bakanlıklararası Hac ve Umre Kurulu kararı ile verileceği hüküm altına alınmıştır. 633 sayılı Kanun ile Hac ve Umre Seyahatleri ile İlgili İşlerin Diyanet İşleri Başkanlığınca Yürütülmesine Dair Karara dayanılarak yayımlanan Hac Ve Umre Seyahatleri İle İlgili İşlerin Diyanet İşleri Başkanlığınca Yürütülmesine Dair Yönetmelik'in 19. maddesinde, hac ve umre seferlerini düzenleyecek acentaların görevleri sayılmış, 20. maddesinde, Başkanlık ve hac ve umreye götüreceği vatandaşlarla yaptığı sözleşmelere uymayan, sözleşmede taahhüt ettiği hizmeti vermeyen veya eksik veren acentaya, durumun niteliğine ve ağırlık derecesine göre 21. maddede belirtilen müeyyidelerin uygulanacağı belirtilerek, 21. maddesinin 1. fıkrasında, müeyyideler tek tek sayılamak suretiyle, (a) bendinde uyarma, (b) bendinde kınama, (c) bendinde bir yıl süreyle hac ve umre organizasyonundan men edilmesi, (ç) bendinde iki yıl süreyle hac ve umre organizasyonundan men edilmesi, (d) bendinde üç yıl süreyle hac ve umre organizasyonundan men edilmesi, (e) bendinde süresiz hac ve umre organizasyonundan men edilmesi müeyyideleri için tek tek fiiller belirtilmiş, iptale konu olan 4. fıkrasında ise maddede sayılan ve müeyyideyi gerektiren fiillere nitelik ve ağırlıkları itibarıyla benzer eylemlerde bulunanlara da aynı neviden müeyyide verileceği düzenlenmiştir. Davacı tarafından, iptali istenen hükmün suç ve cezada kanunilik ilkesine aykırılık teşkil ettiği, suç ve cezanın önceden belirlenmiş olması gerektiği iddia edilmektedir. Anayasanın 38. maddesinde belirtilen Kanunilik ilkesi, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 2. maddesinde "suç ve cezada kanunilik ilkesi" başlığı altında düzenlenmiş, bu ilkeyle temel hak ve özgürlüklerin güvence altına alınması amaçlanmıştır. Kanunilik ilkesi uyarınca idarî yaptırım gerektiren fiillerin çerçevesinin kanunda açıkça tanımlanması, bunun doğal sonucu olarak yaptırım uygulanacak eylemin kanunda belirli olması gerekmektedir. Anayasa Mahkemesinin E:2013/110,K:2014/8 sayılı kararında; 657 sayılı Devlet Memurları Kanunun'un 125. maddesinin (E) bendinin (g) alt bendinin iptali istemiyle açılan davada "Anayasa'nın 38. maddesinin ilk fıkrasında, “Kimse, kanunun suç saymadığı bir fiilden dolayı cezalandırılamaz”, üçüncü fıkrasında da “ceza ve ceza yerine geçen güvenlik tedbirleri ancak kanunla konulur” denilerek “suç ve cezanın yasallığı” ilkesi getirilmiştir... Kanunla düzenleme ilkesi, düzenlenen alanda temel ilkelerin kanunla konulmasını ve çerçevenin kanunla çizilmesini ifade etmektedir. Bu niteliği taşıyan bir yasal düzenleme ile uzmanlık ve teknik konulara ilişkin ayrıntıların belirlenmesi konusunda yürütme organına yetki verilmesi, yasal düzenleme ilkesine aykırılık oluşturmaz... İdarenin faaliyetleri çok çeşitli, karmaşık ve değişken olduğundan disiplin cezasını gerektirecek fiillerin tümünün kanunda tek tek belirlenmesi güçtür." denilmek suretiyle yaptırım uygulanacak fiiller yönünden Kanunla çerçevesinin belirlenmesi, hükmün içeriğinin idarenin düzenleyici işlemleri ile doldurmasının suç ve cezanın yasallığı ilkesine aykırılık oluşturmayacağı anlaşılmaktadır. 633 sayılı Kanun'da, Başkanlıkla ve hac ve umreye götüreceği vatandaşlarla yaptığı sözleşme hükümlerine uymayan, götürdüğü hacı veya umreciye sözleşmede taahhüt ettiği hizmeti vermeyen veya eksik veren acentaya fiilin ağırlığına göre uyarma, kınama, kontenjan kısıtlaması, süresiz veya 1-3 yıl arası organizasyondan men, söz konusu acenta yetkililerinin bir başka isim altında aynı hizmeti yürüten acentalarla acenta görevlisi olarak görevlendirilmemesi müeyyidelerinin uygulanacağı belirtildiği, buna göre çerçevenin kanunla çizildiği, hükmün içeriğinin ise dava konusu Yönetmeliğin 21. maddesi ile doldurulduğu görülmektedir. Bu anlamda suç ve cezada kanunilik ilkesine aykırılık teşkil etmemektedir. Bununla birlikte; yapılan hizmetin niteliği dikkate alındığında oldukça kapsamlı bir alan olduğu, hac ve umre organizasyonunu gerçekleştirirken ortaya çıkabilecek sorunların çeşitliliği ve hizmeti alan kişilerin ciddi şekilde mağduriyet yaşayabilecekleri gözetildiğinde bu organizasyonu gerçekleştirecek acentaların yaptırımı gerektirir fiillerinin tek tek sayılmasının mümkün olamayacağı, düzenleme yapılırken fiillerin ve karşılığı müeyyidelerin sayıldığı, bu fiiller arasında bulunmayan ancak yaptırımsız bırakılmasının da mümkün olamayacağı durumların ortaya çıkmasının olası olduğu, bu sebeple de madde de sayılan ve müeyyideyi gerektiren fiillere nitelik ve ağırlıkları itibarıyla benzer eylemlerde bulunanlara da aynı neviden müeyyide uygulanmasın da hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmaktadır. Kaldı ki; davacı şirketin, kesin hac kayıtlarını usulsüz şekilde iptal ederek yerlerine başka hacı adaylarının kaydettirdiğinin tespit edildiği, davacının müeyyide uygulanmasına sebebiyet veren fiili göz önüne alındığında Yönetmeliğin 21. maddesinde sayılan fiillere bire bir uymadığı, ancak anılan maddede de daha hafif fiilerde dahi yaptırım düzenlenmişken ortaya çıkan usulsüzlüğün tek tek sayılan fiillere uymadığından yaptırımsız bırakılmasının ve mağduriyetlerin yaşanmasının önünün açılması durumunu hukuk düzenin koruması mümkün değildir. Bu itibarla; dava konusu düzenlemenin hukuka ve kanuna uygun olduğu sonucuna varılmaktadır. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. DAVANIN REDDİNE, 2. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam ...TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 3. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca ...TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine, 4. Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine, 5. Bu kararın tebliğini izleyen günden itibaren 30 (otuz) gün içinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'na temyiz yolu açık olmak üzere, 28/05/2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. vergi //begin::Page Scripts var options = {}; $(document).ready(function() { options["separateWordSearch"] = false; options["accuracy"] = "complementary"; options["diacritics"] = false; $("#content").append(stringToHTML($("#hiddencontent").text())); var arananKelime = $("#hiddenArananKelime").text(); const kelimeListesi = arananKelime.split(/\s*,\s*/).filter(k => k); // Virgüle göre ayır, boşlukları temizle // Aynı kelimenin büyük/küçük varyasyonlarını da ekle const tumKelimeler = kelimeListesi.flatMap(kelime => [ kelime, kelime.toLocaleUpperCase('tr-TR'), kelime.toLocaleLowerCase('tr-TR') ]); highlighter(tumKelimeler); // arananKelime.split(/\s*,\s*/).filter(k => k).forEach(function(each) { // if (each != undefined && each != "") { // highlighter(each); // highlighter(each.toLocaleUpperCase('tr-TR')); // highlighter(each.toLocaleLowerCase('tr-TR')); // } // }); }); var highlighter = function(arananKelime) { try { highlight(arananKelime); } catch (err) { } try { //unsuzyumusamasi(arananKelime); } catch (err) { } try { //unsuzBenzesmesi(arananKelime); } catch (err) { } try { //cogulEki(arananKelime); } catch (err) { } try { //iyelikEki(arananKelime); } catch (err) { } }; var stringToHTML = function(str) { var parser = new DOMParser(); var doc = parser.parseFromString(str, 'text/html'); return doc.body; }; var highlight = function(text) { $(".context").mark(text, options); } var unsuzyumusamasi = function(arananKelime) { var lastChar = arananKelime.substr(arananKelime.length - 1); if (lastChar === "p") { var ara = arananKelime.substr(0, arananKelime.length - 1); highlight(ara + "b"); } if (lastChar === "ç") { var ara = arananKelime.substr(0, arananKelime.length - 1); highlight(ara + "c"); } if (lastChar === "t") { var ara = arananKelime.substr(0, arananKelime.length - 1); highlight(ara + "d"); } if (lastChar === "k") { var ara = arananKelime.substr(0, arananKelime.length - 1); highlight(ara + "g"); highlight(ara + "ğ"); } } var unsuzBenzesmesi = function(arananKelime) { var sertSessiz = [ 'f', 's', 't', 'k', 'ç', 'ş', 'h', 'p' ]; var yumusakSessiz = [ 'ç', 't', 'k' ]; for (var i = 0; i < sertSessiz.length; i++) { let sertSessizPosition = arananKelime.indexOf(sertSessiz[i]); while (sertSessizPosition !== -1) { for (var j = 0; j < yumusakSessiz.length; j++) { let yumusakSessizPosition = arananKelime .indexOf(yumusakSessiz[j]); while (yumusakSessizPosition !== -1) { if (sertSessizPosition + 1 === yumusakSessizPosition) { highlight(arananKelime.substr(0, sertSessizPosition + 1)); } yumusakSessizPosition = arananKelime .indexOf(yumusakSessiz[j], yumusakSessizPosition + 1); } } sertSessizPosition = arananKelime.indexOf(sertSessiz[i], sertSessizPosition + 1); } } } var cogulEki = function(arananKelime) { var last3Char = arananKelime.substr(arananKelime.length - 3); if (last3Char === "lar" || last3Char === "ler") { var ara = arananKelime.substr(0, arananKelime.length - 3); highlight(ara); } } var iyelikEki = function(arananKelime) { var iyelikEkleri = [ "ım", "im", "um", "üm", "ın", "in", "un", "ün", "ı", "i", "u", "ü", "mız", "miz", "muz", "müz", "nız", "niz", "nuz", "nüz", "ları", "leri" ]; if (arananKelime.length > 2) { var last2Char = arananKelime.substr(arananKelime.length - 2); if (iyelikEkleri.includes(last2Char)) { var ara = arananKelime.substr(0, arananKelime.length - 2); highlight(ara); } } if (arananKelime.length > 2) { var lastChar = arananKelime.substr(arananKelime.length - 1); if (iyelikEkleri.includes(lastChar)) { var ara = arananKelime.substr(0, arananKelime.length - 1); highlight(ara); } } if (arananKelime.length > 3) { var last3Char = arananKelime.substr(arananKelime.length - 3); if (iyelikEkleri.includes(last3Char)) { var ara = arananKelime.substr(0, arananKelime.length - 3); highlight(ara); } } if (arananKelime.length > 4) { var last4Char = arananKelime.substr(arananKelime.length - 4); if (iyelikEkleri.includes(last4Char)) { var ara = arananKelime.substr(0, arananKelime.length - 4); highlight(ara); } } } // begin:: Global Config(global config for global JS scripts) var KTAppSettings = { "breakpoints" : { "sm" : 576, "md" : 768, "lg" : 992, "xl" : 1200, "xxl" : 1200 }, "colors" : { "theme" : { "base" : { "white" : "#ffffff", "primary" : "#1BC5BD", "secondary" : "#E5EAEE", "success" : "#1BC5BD", "info" : "#6993FF", "warning" : "#FFA800", "danger" : "#F64E60", "light" : "#F3F6F9", "dark" : "#212121" }, "light" : { "white" : "#ffffff", "primary" : "#1BC5BD", "secondary" : "#ECF0F3", "success" : "#C9F7F5", "info" : "#E1E9FF", "warning" : "#FFF4DE", "danger" : "#FFE2E5", "light" : "#F3F6F9", "dark" : "#D6D6E0" }, "inverse" : { "white" : "#ffffff", "primary" : "#ffffff", "secondary" : "#212121", "success" : "#ffffff", "info" : "#ffffff", "warning" : "#ffffff", "danger" : "#ffffff", "light" : "#464E5F", "dark" : "#ffffff" } }, "gray" : { "gray-100" : "#F3F6F9", "gray-200" : "#ECF0F3", "gray-300" : "#E5EAEE", "gray-400" : "#D6D6E0", "gray-500" : "#B5B5C3", "gray-600" : "#80808F", "gray-700" : "#464E5F", "gray-800" : "#1B283F", "gray-900" : "#212121" } }, "font-family" : "Poppins" };