TÜRKİYE CUMHUR İYETİ ANAYASA MAHKEMES İ BİRİNCİ BÖLÜM KARAR FATİH EKİNCİ BAŞVURUSU (Başvuru Numaras ı: 2017/27975) Karar Tarihi: 13/4/2022 Başvuru Numaras ı: 2017/27975 Karar Tarihi : 13/4/2022 1BİRİNCİ BÖLÜM KARAR Başkan y. : Hicabi DURSUN Üyeler : Muammer TOPAL Recai AKYEL Selahaddin MENTE Ş İrfan FİDAN Raportör : Hikmet Murat AKKAYA Başvurucu : Fatih EKİNCİ I. BAŞVURUNUN KONUSU 1. Başvuru; tutuklunun ba şka bir ceza infaz kurumuna resen nakil i şlemi sebebiyle aile hayat ına sayg ı hakk ının,
TÜRKİYE CUMHUR İYETİ ANAYASA MAHKEMES İ BİRİNCİ BÖLÜM KARAR FATİH EKİNCİ BAŞVURUSU (Başvuru Numaras ı: 2017/27975) Karar Tarihi: 13/4/2022 Başvuru Numaras ı: 2017/27975 Karar Tarihi : 13/4/2022 1BİRİNCİ BÖLÜM KARAR Başkan y. : Hicabi DURSUN Üyeler : Muammer TOPAL Recai AKYEL Selahaddin MENTE Ş İrfan FİDAN Raportör : Hikmet Murat AKKAYA Başvurucu : Fatih EKİNCİ I. BAŞVURUNUN KONUSU 1. Başvuru; tutuklunun ba şka bir ceza infaz kurumuna resen nakil i şlemi sebebiyle aile hayat ına sayg ı hakk ının, nakil i şlemi sonras ında idari bir tedbir olarak ba şvurucunun defterinin al ıkonulmas ı nedeniyle özel hayata sayg ı hakk ının ihlal edildi ği iddialar ına ilişkindir. II. BAŞVURU SÜREC İ 2. Başvuru 15/6/2017 tarihinde yap ılm ıştır. 3. Başvurucunun makul sürede yarg ılanma hakk ının ihlal edildi ği iddias ı yönünden dosyan ın ayr ılmas ına ve ayr ılan dosyan ın 2019/604 ba şvuru numaras ına kaydedilmesine karar verilmi ştir. 4. Komisyon ba şvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm taraf ından yap ılmas ına karar vermi ştir. 5. Başvuru belgelerinin bir örne ği bilgi için Adalet Bakanl ığına (Bakanl ık) gönderilmi ştir. Bakanl ık görüşünü bildirmi ştir. Başvurucu, Bakanl ığın görüşüne karşı süresinde beyanda bulunmu ştur. III. OLAY VE OLGULAR 6. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildi ği şekliyle ve Ulusal Yarg ı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) arac ılığıyla erişilen bilgi ve belgeler çerçevesinde olaylar özetle şöyledir: Başvuru Numaras ı: 2017/27975 Karar Tarihi : 13/4/2022 27. Daha önce Çank ırı Cumhuriyet savc ısı olarak görev yapmakta olan ba şvurucu, 15 Temmuz 2016 tarihli darbe te şebbüsü sonras ında terör örgütü [Fetullahç ı Terö r Örgütü/Paralel Devlet Yap ılanmas ı (FETÖ/PDY)] üyesi oldu ğu iddias ıyla Çank ırı Sulh Ceza Hâkimliğinin 19/7/2016 tarihli karar ı ile tutuklanm ıştır. Başvurucu, Çank ırı E Tipi Kapal ı Ceza İnfaz Kurumuna konulmu ştur. A. Başvurucunun Ceza İnfaz Kurumundan Resen Nakline İlişkin Süreç 8. Adalet Bakanl ığı Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlü ğünün (Genel Müdürlük) 4/10/2016 tarihli yaz ısıyla FETÖ/PDY üyesi oldu ğu iddias ı ile tutuklanan ba şvurucunun 24 saat kontrol alt ında tutulabilmesi için gündüz ve gece vardiyalar ında özel persone l görevlendirilerek sürekli gözetim alt ında olacak şekilde bar ındırılmas ı istenmiştir. 9. 15 Temmuz darbe te şebbüsü sonras ında FETÖ soru şturmalar ı kapsam ında tutuklanan kurum personellerinin nakillerinin talep edilmesi, Genel Müdürlü ğün 1/11/2016 tarihli yaz ısı doğrultusunda Çank ırı E Tipi Kapal ı Ceza İnfaz Kurumundan istenmi ştir. 10. Bunun üzerine ba şvurucunun daha önceki görevi, kurumda bulunan personel ile hükümlü ve tutuklular hakk ında çeşitli adli soru şturmalarda görevlendirilmesi, güvenli ğinin sağlanmas ında sorun olma ihtimali dikkate al ınarak Genel Müdürlü ğün yaz ılar ı kapsam ında Çank ırı E Tipi Kapal ı Ceza İnfaz Kurumu İdare ve Gözlem Kurulunca 3/11/2016 tarihinde başvurucu hakk ında karar al ınm ıştır. Buna göre ba şvurucunun konumuna uygun ba şka bir kapal ı ceza infaz kurumuna naklinin yap ılmas ı Adalet Bakanl ığından talep edilmi ştir. 11. Başvurucunun Düzce T Tipi Kapal ı Ceza İnfaz Kurumuna nakledilmesi Gene l Müdürlüğün 10/11/2016 tarihli yaz ısıyla uygun görülmü ştür. 12. Başvurucu 14/11/2016 tarihinde Düzce T Tipi Kapal ı Ceza İnfaz Kurumuna nakledilmi ştir. 13. Başvurucunun nakil i şleminden bir ay sonra Genel Müdürlükten içeri ği tespit edilemeyen bir talepte bulundu ğu anlaşılmaktad ır. Genel Müdürlü ğün 11/2/2017 tarihli yaz ısıyla; Çank ırı E Tipi Kapal ı Ceza İnfaz Kurumu İdare ve Gözlem Kurulu Ba şkanl ığının 3/11/2016 tarihli karar ından bahsedilerek yap ılan işlemlerin yerinde ve mevzuata uygun olduğu, yap ılacak bir i şlem olmad ığı başvurucuya bildirilmi ştir. 14. Bunun üzerine ba şvurucu 3/11/2016 tarihli karar ın kendisine tebli ğ edilmediğini ve söz konusu karar ın etkisinin sürdü ğünü belirterek Çank ırı İnfaz Hâkimli ğine başvurmuştur. Bu kapsamda güvenlik gerekçesiyle nakledilmesinin gerçe ği yans ıtmad ığını, müdafiinin Çank ırı'da görev yapt ığını, eşinin riskli bir hamilelik geçirdi ğini ve yolculuk yapamayaca ğını belirterek savunma hakk ının k ısıtland ığını ve aile hayat ının ihlal edildi ğini ileri sürmü ştür. 15. Başvurucunun Çank ırı İnfaz Hâkimli ği nezdindeki itiraz ı, 13/12/2004 tarihli ve 5275 say ılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfaz ı Hakk ında Kanun'un 56. maddesine atfen reddedilmi ştir. 16. Başvurucunun bu karara kar şı yapt ığı itiraz, Çank ırı Ağır Ceza Mahkemesi taraf ından 2/5/2017 tarihinde reddedilmi ştir. Bu karar 18/5/2017 tarihinde ba şvurucuya tebli ğ edilmiştir. Başvuru Numaras ı: 2017/27975 Karar Tarihi : 13/4/2022 3B. Başvurucuya Ait Olan Defterin Al ıkonulmas ına İlişkin Süreç 17. Başvurucunun Düzce T Tipi Kapal ı Ceza İnfaz Kurumuna giri şi esnas ında eşyalar ı aranm ış ve belgeleri incelenmek üzere al ıkonulmuştur. Başvurucu, birtak ım evrak ın yaz ılı talepleri üzerine kendisine iade edilmesine ra ğmen daha önce tutuldu ğu yerde kulland ığı defterin kendisine iade edilmedi ğini belirterek 28/11/2016 tarihinde do ğrudan Düzce İnfaz Hâkimli ğine başvuru yapmak istemi ştir. 18. Bunun üzerine Düzce T Tipi Kapal ı Ceza İnfaz Kurumu Müdürlü ğü İdare ve Gözlem Kurulu Ba şkanl ığı, başvurucunun defterinin kendisine verilmesine yönelik talebini 6/12/2016 tarihli karar ıyla reddetmi ştir. Gerekçede, kantinden sat ın al ınan defterlerin FETÖ soruşturmalar ı kapsam ında tutuklu olanlar taraf ından daha önceden amac ı dışında kullan ıldığı ve ayn ı odada bulunmayanlar ın birbirleriyle haberle ştikleri belirtilmi ştir. Ayr ıca söz konus u yaz ı içeriklerinde güvenlik zafiyeti olu şturan hususlar ın daha önceden tespit edildi ği ifade edilmiştir. Bu kapsamda tahliyesinde kendisine verilmek üzere ba şvurucunun defterinin Emanet E şya Birimine teslim edildi ğine yer verilerek ö ğrenci olan tutuklular ın defterlerinin ise kendilerine verilmesine ili şkin karar al ınm ıştır. 19. Bu karara kar şı, Düzce İnfaz Hâkimli ğine başvuru yap ılm ıştır. Başvurucu dilekçesinde; al ıkonulan defteri daha önce tutuldu ğu ceza infaz kurumunda kulland ığını, diğer tutuklular ı tan ımad ığını, kimseyle haberle şme girişiminin olmad ığını, söz konusu defterin daha önce incelendi ğini, suç unsuru içermedi ğini, mülkiyet ve özel hayata sayg ı hakk ının ihlal edildi ğini belirtmi ştir. 20.İtiraza konu defterin onayl ı suretleri 20/12/2016 ve 15/2/2017 tarihlerinde Düzce İnfaz Hâkimli ğince istenmi ştir. Daha sonra İdare ve Gözlem Kurulu Ba şkanl ığınca verilen karar ın hüküm kurmaya elveri şli olduğu belirtilerek ba şvurucunun itiraz ı 6/3/2017 tarihinde reddedilmi ştir. 21. Başvurucunun an ılan karara itiraz ı, karar ın usul ve yasaya uygun oldu ğu belirtilerek Düzce 2. A ğır Ceza Mahkemesinin 16/5/2017 tarihli karar ıyla kesin olarak reddedilmi ştir. 22. Bireysel ba şvuru yap ıldıktan sonra ba şvurucunun Düzce T Tipi Kapal ı Ceza İnfaz Kurumunda tutulmaktayken Ankara 18. A ğır Ceza Mahkemesinin 5/12/2017 tarihli karar ıyla adli kontrol tedbiriyle tahliye edildi ği UYAP üzerinden anla şılm ıştır. 23. Anayasa Mahkemesinin Düzce T Tipi Kapal ı Ceza İnfaz Kurumuna gönderdi ği 5/1/2022 tarihli yaz ıda; başvurucunun ceza infaz kurumunda bulundu ğu süre içerisinde talebine ra ğmen defter temini yap ılıp yap ılmad ığı, defter temin yap ılmamas ı durumunda buna yönelik gerekçenin ne oldu ğu sorulmu ştur. 24. Anayasa Mahkemesine gönderilen 6/1/2022 tarihli cevabi yaz ıda; bu uygulaman ın FETÖ/PDY'nin yeniden bir darbe giri şiminde bulunabilece ği yönünde söylentilerin ç ıktığı, kurumun ve ülkenin güvenli ğinin söz konusu oldu ğu olağanüstü hâl döneminde güvenlik amac ıyla yap ıldığı, olağanüstü hâl dönemi sona erdikten sonra defter toplama uygulamas ına son verildi ği şeklinde belirtilmi ştir. Ayr ıca hâlihaz ırda kurum içerisinde böyle bir uygulaman ın bulunmad ığı, tüm hükümlü ve tutuklular ın kantinden defter temin ederek kullanabildi ği ifade edilmi ştir. Başvuru Numaras ı: 2017/27975 Karar Tarihi : 13/4/2022 4IV.İLGİLİ HUKUK A. Ceza İnfaz Kurumuna Resen Nakil İşlemi Yönünden 25. Bkz. Y.Ş., B. No: 2017/37742, 18/6/2020, 25-35. B. Defterin Al ıkonulmas ı İşlemi Yönünden 26. 5275 say ılı Kanun'un " Oda ve eklentilerinde bulundurulabilecek ki şisel eşyalar " kenar başlıklı 35. maddesi şöyledir: (1) Kapal ı ceza infaz kurumlar ında bulunan hükümlülerin oda ve eklentilerinde bulundurabilecekleri veya bulunduramayacaklar ı kişisel eşya, g ıda, t ıbbî malzeme ve di ğer ihtiyaç maddeleri yönetmelikle düzenlenir. 27. 5275 say ılı Kanun'un " Arama " kenar ba şlıklı 36. maddesi şöyledir: "(1) Kurumlarda, odalar ve eklentilerinde, hükümlülerin üst ve e şyas ında habersiz olarak her zaman arama yap ılabilir. Her ay bir kez mutlaka arama yap ılır." 28. 5275 say ılı Kanun'un " Yönetim taraf ından al ınabilecek tedbirler " kenar ba şlıklı 49. maddesinin (2) numaral ı fıkras ı şöyledir: "Kurumun düzeninin ve ki şilerin güvenliklerinin ciddî tehlikeyle kar şı karşıya kalmas ı hâlinde, asayi ş ve düzeni sa ğlamak için Kanunda aç ıkça belirtilmeyen di ğer tedbirler de alınır. Tedbirlerin uygulanmas ı, disiplin cezas ının verilmesine engel olmaz. " 29. Olaylar ın olduğu tarihte yürürlükte olan 6/4/2006 tarihli ve 26131 say ılı Resm î Gazete'de yay ımlanan Ceza İnfaz Kurumlar ının Yönetimi ile Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfaz ı Hakk ında Tüzük'ün (Tüzük) " İşyurdu yönetim kurulu " kenar ba şlıklı 35. maddesinin (1) numaral ı fıkras ı şu şekildedir: "İşyurdu yönetim kurulu; i şyurdu müdürünün ba şkanl ığında, işyurdundan sorumlu ikinci müdür, sayman, idare memuru, ambar memuru ve cezaevi katibinden olu şur." 30. Mülga Tüzük'ün " Kuruma al ınma ve kay ıt işlemleri " kenar ba şlıklı 67. maddesinin (4) numaral ı fıkras ının ilk cümlesi şu şekildedir: "Hükümlüler hakk ında üst ve e şyas ı arand ıktan sonra a şağıdaki işlemler yap ılır: ..." 31. Mülga Tüzük'ün " Nakledilen hükümlülerin e şya ve paralar ı ile infaz dosyalar ı" kenar başlıklı 170. maddesinin (1) numaral ı fıkras ı şöyledir: "Nakledilecek hükümlüye ait, elbise ve di ğer eşyas ı, bu konuda görevlendirilen kurum personelince, iki nüsha hâlinde düzenlenecek bir makbuz kar şılığı geri verilir . Makbuzun bir sureti imza kar şılığı hükümlüye verilir, di ğer sureti ise defterinde saklan ır." 32. Mülga Tüzük'ün " Naklen gelen hükümlülerin tâbi oldu ğu işlem" kenar başlıklı 171. maddesinin (2) numaral ı fıkras ı şu şekildedir: "Naklen gelen hükümlü hakk ında, kuruma yeni gelen hükümlülere ili şkin işlemler uygulan ır." Başvuru Numaras ı: 2017/27975 Karar Tarihi : 13/4/2022 533. Mülga Tüzük'ün " Tutuklulara uygulanacak hükümler ve yükümlülükleri " kenar başlıklı 186. maddesi şu şekildedir: "Tüzüğün; 1, 4, 6, 9 ilâ 14, 22, 24 ilâ 27, 29 ilâ 31, 40 ilâ 46, 67 ilâ 73, 75 ilâ 96, 99 ilâ 108, 110 ilâ 117, 119 ilâ 132, 143 ilâ 171, 174, 176 ilâ 179, 185, 188, 189 unc u maddelerinde düzenlenmi ş hükümlerin tutukluluk hâliyle uzla şır nitelikte olanlar ı tutuklula r hakk ında da uygulanabilir." 34. 17/6/2015 tarihli ve 25848 say ılı Resmî Gazete'de yay ımlanarak yürürlü ğe giren Ceza İnfaz Kurumlar ında Bulundurulabilecek E şya ve Maddeler Hakk ında Yönetmelik'in (Eşya Yönetmeli ği) 15. maddesinin onuncu f ıkras ı şöyledir: "Ceza infaz kurumu i şyurdu yönetim kurulunca kantinde sat ışına karar verilen, bu Yönetmelikte say ılmayan ve kurum güvenli ğini tehlikeye dü şürmeyen e şyalar ın stok oluşturmayacak şekilde koğuş, oda ve eklentilerde bulundurulmas ına izin verilebilir." V.İNCELEME VE GEREKÇE 35. Anayasa Mahkemesinin 13/4/2022 tarihinde yapm ış olduğu toplant ıda başvuru incelenip gere ği düşünüldü: A. Adli Yard ım Talebi Yönünden 36. Ödeme gücünden yoksun oldu ğunu belirten ba şvurucunun adli yard ım talebinin kabulünü karar verilmesi gerekir ( Mehmet Şerif Ay, B. No: 2012/1181, 17/9/2013). B. Aile Hayat ına Sayg ı Hakk ının İhlal Edildi ğine İlişkin İddia 1. Başvurucunun İddialar ı ve Bakanl ık Görüşü 37. Başvurucu; keyfî nakil i şlemi sonras ı yaklaşık 300 km mesafede olan ba şka bir ceza infaz kurumuna sevk edildi ğini, riskli bir hamilelik sürecinden geçen e şiyle bu süreçte ayr ı kald ığını, eşinin yolculuk yapamad ığını, nakil işlemi sebebiyle ma ğdur oldu ğunu belirtmiştir. 38. Bakanl ık görüşünde başvurunun bu k ısm ına ilişkin olarak bir de ğerlendirme yap ılmam ıştır. 39. Başvurucunun Bakanl ık görüşüne karşı verdiği cevapta iddialar ını yinelemiştir. 2. Değerlendirme 40. Anayasa Mahkemesi, olaylar ın başvurucu taraf ından yap ılan hukuki nitelendirmesi ile ba ğlı olmay ıp olay ve olgular ın hukuki tavsifini kendisi takdir eder ( Tahir Canan , B. No: 2012/969, 18/9/2013, 16). Ba şvurucunun şikâyetinin özü, tutuklu olarak bulunduğu Ceza İnfaz Kurumundan nakil suretiyle ailesinin ya şadığı yerden uzakla şmas ı ve bu kapsamda ailesiyle yap ılabilecek aç ık/kapal ı görüş imkân ının zorlaştığı -k ısıtland ığı- iddias ıyla ilgili oldu ğundan buna göre bir inceleme yap ılm ıştır. Başvurucunun görü şme hakk ını ortadan kald ırmayan ve yak ınlar ıyla olan ili şkisini sürdürmeyi engellemeyen söz konusu nakil uygulamas ına yönelik tüm iddialar ının aile hayat ına sayg ı hakk ı kapsam ında incelenmesi gerekti ği değerlendirilmi ştir (benzer yöndeki de ğerlendirme için bkz. Y.Ş., B. No: 2017/37742, 18/6/2020, 41). Başvuru Numaras ı: 2017/27975 Karar Tarihi : 13/4/2022 641. Diğer yandan ba şvurucu, söz konusu nakil i şleminin avukat ı ile görü şme yapmas ının engellenmesi niteli ğinde oldu ğunu belirterek savunma hakk ının ihlal edildi ğini ileri sürmü ştür. Başvurucu hakk ındaki ceza davas ının hâlihaz ırda derdest oldu ğu ve kesinleşmediği gözönüne al ındığında söz konusu şikâyet hakk ında bir inceleme yap ılmas ına gerek görülmemi ştir (benzer yöndeki karar için bkz. Ahmet Sil (2), B. No: 2017/20969, 28/6/2018) . Başvurucu ayr ıca bulundu ğu ceza infaz kurumlar ındaki hâkim ve Cumhuriyet savc ılar ı hakk ında nakil karar ı verilmezken kendisi hakk ında nakil i şlemi yap ılmas ı nedeniyle ayr ımc ılık yasağının ihlal edildi ğini ileri sürmü ştür. Başvurucunun bu iddias ının ele al ınabilmesi için ba şvurucu ile benzer durumdaki ki şilere farkl ı uygulama yap ıldığının ortaya konulmas ı gerekir. Ba şvurucu ile e ş değer ya da benzer konumdaki mahpuslara imtiyazl ı muamele yap ıldığının kan ıtlanamad ığı dikkate al ındığında eşitlik ilkesi yönünden herhangi bir inceleme yap ılmas ına gerek görülmemi ştir. 42. Bunun yan ında başvurucu nakil i şlemi öncesinde usule ayk ırı davran ıldığını, bu kapsamda hakk ında sevk öncesinde tabip raporu al ınmad ığını, elleri kelepçeli olarak dört saat dar bir alanda yolculuk yapt ığını, psikolojisinin bozuldu ğunu belirterek i şkence yasa ğının ihlal edildi ğini ileri sürmü ştür. Kötü muamele fiillerine ili şkin savunulabilir iddia değerlendirmesinde fiziki bulgular bak ımından doktor raporlar ının anahtar role sahip olduğunun alt ı çizilmelidir ( Adem Erden , B. No: 2015/4032, 23/1/2019, 39). Somut olayda başvurucunun şikâyet etti ği hususlar nedeniyle psikiyatri uzman ına başvurduğunu ve kendisine ilaç tedavisine ba şland ığını başvuru formunda belirtmesine ra ğmen bunu tevsi k edici nitelikte herhangi bir belge sunmam ıştır. Buna kar şın başvurucu, e şi hakk ında ruh sağlığı ve hastal ıklar ı uzman ı taraf ından verilmi ş 16/1/2017 tarihli bir raporu ba şvurunun ekinde sunabilmi ştir. Bu kapsamda herhangi bir gerekçe gösterilmeksizin kendisi hakk ındaki raporu sunmad ığı anlaşıldığından başvurucunun savunulabilir bir iddias ı bulunmad ığı sonucuna var ılm ış, kötü muamele yasa ğının ihlal edildi ği iddias ı yönünden de ğerlendirme yap ılmas ına gerek görülmemi ştir. 43. Başvurucu farkl ı ildeki bir ceza infaz kurumuna nakledilmesi i şlemine ili şkin olarak İnfaz Hâkimli ğine başvurmuştur. Mevzuat uyar ınca İnfaz Hâkimli ğinin yetki alan ının kurulduğu yer ağır ceza veya asliye ceza mahkemesinin yarg ı çevresi ile s ınırlı olduğu anlaşılmaktad ır (bkz. Y.Ş., 25). Öte yandan ilgili mevzuat ve Uyu şmazl ık Mahkemesi kararlar ı birlikte de ğerlendirildi ğinde yarg ı çevresi d ışında bir ba şka ceza infaz kurumun a nakil işleminde Bakanl ığın yetkili oldu ğu ve Genel Müdürlük taraf ından yerine getirilen bu görevin bir yarg ı faaliyeti olarak de ğil idari işlem veya eylem olarak yürütüldü ğü tespit edilmiştir. Bu kapsamda idari yarg ının görev alan ına giren nakil i şleminin iptali isteminin idari yarg ı yerinde dava edilebilece ği sonucuna ula şılmaktad ır (bkz. Y.Ş., 26-35). 44. Somut olay ın koşullar ı bir bütün olarak de ğerlendirildi ğinde ileri sürülen aile hayat ına sayg ı hakk ının ihlal edildi ğine ilişkin iddialar ın 6/1/1982 tarihli ve 2577 say ılı İdari Yarg ılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesi kapsam ında aç ılacak iptal davas ında incelenmesi mümkündür. Ancak Genel Müdürlü ğün nakil talebini reddetmesi üzerine etkili kabul edilebilecek ola ğan bir ba şvuru yolu olan iptal davas ının başvurucu taraf ından aç ılmad ığı anlaşılmaktad ır. Bu durumda ba şvurucunun şikâyetlerini yetkili idari ve yarg ısal mercilere süresinde iletip iddialar ının öncelikle bu makamlar taraf ından değerlendirilmesi ve çözüme kavuşturulmas ı bak ımından üzerine dü şen gerekli özeni göstermedi ği sonucuna var ılm ıştır. Öte yandan ola ğan başvuru yolu tüketilmeden yap ılan bireysel ba şvurunun incelenmesi bireysel ba şvurunun ikincillik niteli ği ile de ba ğdaşmamaktad ır. Başvuru Numaras ı: 2017/27975 Karar Tarihi : 13/4/2022 745. Aç ıklanan gerekçelerle ba şvurunun bu k ısm ının diğer kabul edilebilirlik koşullar ı yönünden incelenmeksizin başvuru yollar ının tüketilmemesi nedeniyle kabul edilemez oldu ğuna karar verilmesi gerekir. C. Özel Hayata Sayg ı Hakk ının İhlal Edildi ğine İlişkin İddia 1. Başvurucunun İddialar ı ve Bakanl ık Görüşü 46. Başvurucu; defterine el konulmas ı nedeniyle fikrî üretkenli ğinin azalt ılmas ının amaçland ığını, tecrit edildi ğini, içeriğinde hiçbir suç unsuru bulunmayan defterine hukuksuz bir şekilde el konuldu ğunu, düşüncelerini ifade etme şevkinin k ısıtland ığını, işkence yasağının ve ifade hürriyetinin ihlal edildi ğini ileri sürmü ştür. Ayr ıca yap ılan aramalarda tüm evrak ın tetkik edilip özel hayat ına müdahale edildi ğini, defter içeri ğinde özel hayat ına dai r yaz ılar bulundu ğunu, bu yaz ılar ın incelendikten sonra te şhir edilme riskinin bulundu ğunu, özel hayat ına dair yaz ılar ın kimler taraf ından okundu ğu ve ne amaçla kullan ılacağını bilemediğini ifade etmi ştir. Bunun yan ında mülkiyeti kendisine ait olan defterine hakl ı bir gerekçe gösterilmeksizin el konuldu ğunu, sonraki dönemde defalarca talep etmesine ra ğmen defter temin edilmedi ğini, bu kapsamda mülkiyet hakk ının ihlal edildi ğini belirtmiştir. Başvurucu ayr ıca bu uygulaman ın özellikle FETÖ/PDY üyeli ği isnad ıyla tutuklu olanlar a yönelik bir i şlem olduğunu düşündüğünü belirterek ayr ımc ılık yasağının ihlal edildi ğini ileri sürmüştür. 47. Bakanl ık görüşünde, başvurucu taraf ından ileri sürülen şikâyetlerin Anayasa n ın 26. maddesine ili şkin Anayasa Mahkemesi içtihatlar ı ışığında yorumlanmas ının uygun olacağı ifade edilmi ştir. Bu kapsamda somut olayda ifade hürriyetine yönelik gerçekle şen bir müdahale oldu ğu, müdahalenin kanuni ve me şru amaç ta şıdığı belirtilmi ştir. Ayr ıca ayn ı suç kapsam ındaki tutuklular ın kurum kantininden temin etti ği defter ile haberle şme ihtimalinin Ceza İnfaz Kurumu idaresi taraf ından düzen ve güvenlik tehdidi olarak de ğerlendirildi ği vurgulanm ıştır. Bu nedenle söz konusu müdahalenin ceza infaz kurumlar ında düzenin ve güvenliğin sağlanmas ı, dolay ısıyla kamu düzeninin sa ğlanmas ı amac ıyla demokratik toplum düzeni bak ımından al ınmas ı gereken tedbirler kapsam ında kald ığı sonucuna var ılm ıştır. Ayr ıca uygulaman ın darbe te şebbüsünün s ıcakl ığını koruduğu, yeniden kalk ışma ihtimalini n bulunduğu günlerde icra edildi ği, söz konusu defterlerin örgüt üyeleri aras ında haberle şme arac ı olarak kullan ılmas ı ihtimali nedeniyle güvenlik zafiyeti olu şturmas ı aç ısından an ılan uygulamaya gidildi ği ifade edilmi ştir. Diğer taraftan toplanan defterlerin tahliyede ilgililere verilmek üzere emanet e şya birimine teslim edildi ği, yap ılan müdahalenin ceza infaz kurumunda düzenin ve disiplinin sa ğlanmas ını gerçekle ştirme amac ı güttüğü, müdahalenin ölçülü oldu ğu görüşünde bulunulmu ştur. 48. Başvurucu, Bakanl ık görüşüne karşı verdiği cevapta iddialar ını yinelemi ştir. Ayr ıca ceza infaz kurumunda kimseyi tan ımad ığını, şahsi fikirlerini ifade ederek yaz ı yaz ılmas ında kamu düzenine ayk ırı bir husus olamayaca ğını, el koyma tarihi itibar ıyla darbe girişiminin üzerinden be ş ay geçtiğini, buna kar şılık darbe giri şiminden k ısa bir süre sonra söz konusu defteri ceza infaz kurumu kantininden ücreti kar şılığında sat ın ald ığını belirtmiştir. Diğer taraftan yaz ılı haberleşmede, gazete gibi herhangi bir kâ ğıt parças ının da haberleşmeyi sa ğlayabilece ğini ifade etmi ştir. Bu kapsamda ailesiyle ilgili özel yaz ışmalar ının bulundu ğu defterine el konulmas ı ve birçok ki şinin erişimine aç ılmas ı nedeniyle özel hayata sayg ı hakk ının ihlal edildi ğini ileri sürmü ştür. Başvuru Numaras ı: 2017/27975 Karar Tarihi : 13/4/2022 82. Değerlendirme 49.İddian ın değerlendirilmesinde dayanak al ınacak Anayasa'n ın 20. maddesinin ilgili k ısm ı şöyledir: "Herkes, özel hayat ına ve aile hayat ına sayg ı gösterilmesini isteme hakk ına sahiptir. Özel hayat ın ve aile hayat ının gizliliğine dokunulamaz. (Mülga: 3/10/2001-4709/5. md.) (Değişik: 3/10/2001-4709/5. md.) Millî güvenlik, kamu düzeni, suç i şlenmesinin önlenmesi, genel sa ğlık ve genel ahlâk ın korunmas ı veya ba şkalar ının hak ve özgürlüklerinin korunmas ı sebeplerinden biri veya birkaç ına bağlı olarak, usulüne göre verilmiş hâkim karar ı olmad ıkça; yine bu sebeplere ba ğlı olarak gecikmesinde sakınca bulunan hallerde de kanunla yetkili k ılınm ış merciin yaz ılı emri bulunmad ıkça; kimsenin üstü, özel kâ ğıtlar ı ve eşyas ı aranamaz ve bunlara el konulamaz. Yetkili merciin karar ı yirmidört saat içinde görevli hâkimin onay ına sunulur. Hâkim, karar ını el koymada n itibaren k ırksekiz saat içinde aç ıklar; aksi halde, el koyma kendili ğinden kalkar." 50. Anayasa Mahkemesi, olaylar ın başvurucu taraf ından yap ılan hukuki nitelendirmesi ile ba ğlı olmay ıp olay ve olgular ın hukuki tavsifini kendisi takdir eder ( Tahir Canan , B. No: 2012/969, 18/9/2013, 16). Dosya kapsam ından defterin içeri ğinde birtak ım yaz ılar ın olduğu yarg ılama s ıras ında anlaşılm ıştır (bkz. 20). Ki şilerin özel yaz ılar ının özel hayata sayg ı hakk ı kapsam ında bireyin ki şiliğini geliştirmesi ve gerçekle ştirmesi amac ına katk ısı aç ıktır. İçeriğinin bir k ısm ı dolu olan söz konusu defterin d ışarıdaki kişilerle ileti şim kurmas ını sağlayan bir materyal özelli ği taşımamas ı, başvurucunun defterinde özel hayat ına ve aile hayat ına dair yaz ılar ın olduğunu başvuru formunda belirtmesi ile yap ılan inceleme sonucunda söz konusu defterin günlük niteli ğinde oldu ğunun anla şılmas ı nedeniyle başvurunun bu k ısm ının özel hayata sayg ı hakk ı kapsam ında incelenmesinin gerekli ve yeterli oldu ğu değerlendirilmi ştir. a. Başvuruyu İnceleme Usulü Yönünden 51. Anayasa n ın 15. maddesine göre sava ş, seferberlik hâllerinde veya ola ğanüstü durumlarda temel hak ve özgürlüklerin kullan ılmas ının k ısmen veya tamamen durdurulmas ı ve bunlar için Anayasa n ın diğer maddelerinde öngörülen güvencelere ayk ırı tedbirler alınmas ı mümkündür. Ancak Anayasa n ın 15. maddesiyle bu hususta tan ınan yetki de s ınırsız değildir. Anayasa n ın diğer maddelerinde öngörülen güvencelere ayk ırı tedbirlerin milletleraras ı hukuktan do ğan yükümlülükleri ihlal etmemesi ve durumun gerektirdi ği ölçüde olmas ı gerekmektedir. Ayr ıca bu durumlarda dahi ki şinin yaşam hakk ına, maddi ve manevi varl ığının bütünlü ğüne dokunulmas ı, din, vicdan, dü şünce ve kanaatlerini aç ıklamaya zorlanmas ı ve bunlardan dolay ı suçlanmas ı yasaklanm ış; suç ve cezalar ın geriye yürümemesi ilkesi ile masumiyet karinesinin bu hâllerde de geçerli oldu ğu kabul edilmi ştir (AYM, E.2018/89, K.2019/84, 14/11/2019, 8; Ayd ın Yavuz ve di ğerleri [GK], B. No: 2016/22169, 20/6/2017 185, 186). 52. Bu durumla birlikte bir tedbirin OHAL tedbiri olarak nitelendirilebilmesi ve incelemenin Anayasa n ın OHAL dönemi için öngördü ğü denetim rejimi kapsam ında yap ılabilmesi için Anayasa Mahkemesinin önceki kararlar ında aç ıklad ığı koşullar ın da bulunmas ı gerekir. Bu ba ğlamda tedbirin OHAL tedbiri olarak kabul edilmesi için ola ğanüstü durumun var olmas ı ve ilan edilmesi, tedbirin ola ğanüstü hâlin ilan ına sebep olan tehdit veya tehlikelerin bertaraf edilmesine yönelik olmas ı ve ola ğanüstü hâl süresiyle s ınırlı Başvuru Numaras ı: 2017/27975 Karar Tarihi : 13/4/2022 9uygulanmas ı şeklindeki ko şullar da bulunmal ıdır (Ayd ın Yavuz ve di ğerleri [GK], 188-191; AYM, E.2018/89, K.2019/84, 14/11/2019, 11; Tamer Mahmuto ğlu [GK], B. No: 2017/38953, 23/7/2020 75). 53. Somut olaydaki tedbirin Düzce T Tipi Kapal ı Ceza İnfaz Kurumu İdare ve Gözlem Kurulunun karar ıyla uyguland ığı görülmü ştür. Bireysel ba şvuruya konu olan kararda, söz konusu tedbirin OHAL ilan ına neden olan tehditlerin veya tehlikelerin bertara f edilmesine ili şkin olarak herhangi bir aç ıklamada bulunulmam ıştır. Diğer yandan OHAL döneminde ç ıkar ılan bir kanun ya da kanun hükmünde kararnamede an ılan tedbire yer verilmemektedir. Ayr ıca söz konusu tedbirin ö ğrenci olan tutuklulara uygulanmad ığı da gözetildiğinde Anayasa n ın 15. maddesi kapsam ında bir inceleme yap ılamayaca ğı değerlendirilmi ştir. Bu ba ğlamda başvuru, Anayasa n ın olağan dönemde hak ve özgürlükleri sınırlama ve güvence rejimi bak ımından temel öneme sahip olan 13. maddesi ba ğlam ında incelenecektir. b. Kabul Edilebilirlik Yönünden54. Başvurucunun ileri sürdü ğü ihlal iddialar ının niteliği nazara al ınarak başvurunun kabul edilebilirlik kriterlerinden biri olan anayasal ve ki şisel önemden yoksu n olma kriteri yönünden ayr ıca incelenmesi gerekir. 55. 30/3/2011 tarihli ve 6216 say ılı Anayasa Mahkemesinin Kurulu şu ve Yarg ılama Usulleri Hakk ında Kanun un Bireysel ba şvurular ın kabul edilebilirlik şartlar ı ve incelenmesi kenar ba şlıklı 48. maddesinin (2) numaral ı fıkras ı şöyledir: "Mahkeme, Anayasan ın uygulanmas ı ve yorumlanmas ı veya temel haklar ın kapsam ının ve s ınırlar ının belirlenmesi aç ısından önem ta şımayan ve ba şvurucunun önemli bir zarara uğramad ığı başvurular ile aç ıkça dayanaktan yoksun ba şvurular ın kabul edilemezli ğine karar verebilir ." 56. Anayasa Mahkemesi, ceza infaz kurumunda kullan ılan birtak ım eşyalar ın kullan ımına izin verilmemesi yönünden daha önce anayasal ve ki şisel önemden yoksun olma kriteri kapsam ında kabul edilemezlik kararlar ı vermiştir (bkz. Seyfeddin Bahar, B. No: 2014/10204, 5/4/2017; Mehmet Çelebi Çalan (2), B. No: 2014/5674, 8/6/2017; Murat Türk (4), B. No: 2015/19665, 28/6/2018). Ancak mevcut ba şvurunun ki şisel önem bak ımından yukar ıda an ılan kararlarla benzer nitelikte olmad ığı anlaşılm ıştır. 57. Bireyin ceza infaz kurumunda ücreti kar şılığında hangi e şyalar ı sat ın alabilece ği hususu ilgili mevzuat do ğrultusunda belirlenmektedir. Ancak somut olayda ba şvurucunun daha önce bulundu ğu ceza infaz kurumunda defter sat ın almas ına ve bulundurulmas ına izin verildiği aç ıktır. Başvurucunun Düzce T Tipi Kapal ı Ceza İnfaz Kurumunda bulundu ğu süre boyunca ise defter sat ın al ınmas ına izin verilmemi ş, mevcut defteri ise ceza infaz kurumu görevlileri taraf ından içerik denetimi yap ılmaks ızın emanet e şya birimine teslim edilmi ştir. 58. Bireyin ceza infaz kurumunda tutulmaktayken ya şadığı birtak ım olaylar ı hat ırlamak ve o anda hissetti ği duygular ı yazmak istemesi ola ğand ır. Başvurucunun ki şisel eşya hâline gelmi ş defterine al ıkonulmas ı ve Düzce T Tipi Kapal ı Ceza İnfaz Kurumunda bulunduğu süre zarf ında -ikame edilebilir bir e şya niteliğinde olan- defter sat ın almas ına hiçbir şekilde izin verilmedi ğinin anlaşılmas ı karşısında meşru bir araçtan yoksun b ırak ıldığı sonucuna var ılm ıştır. Başvurucunun Düzce T Tipi Kapal ı Ceza İnfaz Kurumundan tahliye Başvuru Numaras ı: 2017/27975 Karar Tarihi : 13/4/2022 10olduğu tarihe kadar geçen 1 y ıl 21 günlük süre de gözönüne al ındığında bu durumun başvurucunun özel hayat ı aç ısından önemli bir zarar olarak kabul edilmesi gerekir. 59. Aç ıkça dayanaktan yoksun olmad ığı ve kabul edilemezli ğine karar verilmesini gerektirecek ba şka bir neden de bulunmad ığı anlaşılan özel hayata sayg ı hakk ının ihlal edildiğine ilişkin iddian ın kabul edilebilir oldu ğuna karar verilmesi gerekir. c. Esas Yönünden i. Müdahalenin Varl ığı 60. Özel hayat kavram ı eksiksiz bir tan ımı bulunmayan geni ş bir kavramd ır. Bu kapsamda korunan hukuki de ğer esasen ki şisel bağıms ızlıktır. Özel hayata sayg ı hakk ının kapsam ının belirlenmesinde bireyin ki şiliğini geliştirmesi ve gerçekle ştirmesi kavram ı temel alınmaktad ır. An ılan hak; herkesin istenmeyen bütün müdahalelerden uzak, kendine özel bir ortamda ya şama hakk ına sahip oldu ğuna işaret etmekle birlikte ki şiliğin serbestçe geliştirilmesiyle uyumlu birçok hukuki menfaati de içermektedir ( Serap Tortuk , B. No: 2013/9660, 21/1/2015, 31-36; Bülent Polat [GK], B. No: 2013/7666, 10/12/2015, 61-63; Ata Türkeri , B. No: 2013/6057, 16/12/2015, 30-32; Tevfik Türkmen [GK], B. No: 2013/9704, 3/3/2016, 50-52). 61. Anayasa'n ın 19. maddesi gere ğince hükümlü ve tutuklular ın (mahpuslar ın) özel ve aile hayat ının s ınırlanmas ı hukuka uygun olarak ceza infaz kurumunda tutulman ın kaç ınılmaz ve do ğal bir sonucudur. Öte yandan ceza infaz kurumlar ında bulunan mahpuslar ın oda ve eklentilerinde bulundurabilecekleri ki şisel eşyalar ına kamu makamlar ının keyfî bir şekilde müdahale etmelerinin önlenmesi, özel hayata sayg ı hakk ı kapsam ında Anayasa'n ın 20. ve Sözle şme'nin 8. maddesi ile sa ğlanan güvenceler aras ında yer almaktad ır. Bu bağlamda tutuklu ve hükümlülerin ba şka bir kimsenin bilmesini ve ö ğrenmesini istemedi ği kişisel yaz ılar ının yer ald ığı günlüklerine -yetkili merci d ışında- s ınırlı bir denetlenmenin ötesinde do ğrudan yap ılan bir incelemeyle dahi bireyin özel ya şam ına müdahale söz konus u olabilmektedir ( Mustafa Kahraman , B. No: 2017/7090, 6/10/2021, 144). 62. Somut olayda İdare ve Gözlem Kurulu; ba şvurucunun bir ba şkas ına iletme veya yay ımlama amac ının olmad ığı anlaşılan, gün içinde ya şadığı olaylar ı ve hissetti ği duygular ını kaleme ald ığı -kişiye özel- yaz ılar ının bulundu ğu defteri al ıkoyma karar ı vermiştir. Dolay ısıyla an ılan işlemlerle kamu makamlar ı taraf ından başvurucunun özel hayata sayg ı hakk ına bir müdahalede bulunuldu ğu aç ıktır. ii. Müdahalenin İhlal Oluşturup Olu şturmad ığı 63. Anayasa n ın 13. maddesi şöyledir: Temel hak ve hürriyetler, özlerine dokunulmaks ızın yaln ızca Anayasan ın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere ba ğlı olarak ve ancak kanunla s ınırlanabilir. Bu sınırlamalar, Anayasan ın sözüne ve ruhuna, demokratik toplum düzeninin ve lâik Cumhuriyetin gereklerine ve ölçülülük ilkesine ayk ırı olamaz. 64. Yukar ıda an ılan müdahale, Anayasa n ın 13. maddesinde belirtilen ko şullara uygun olmad ığı müddetçe Anayasa n ın 20. maddesinin ihlalini te şkil edecektir. Bu sebeple müdahalenin Anayasa n ın 13. maddesinde öngörülen ve somut ba şvuruya uygun dü şen Başvuru Numaras ı: 2017/27975 Karar Tarihi : 13/4/2022 11kanunlar taraf ından öngörülme, Anayasa n ın ilgili maddesinde belirtilen nedenlere dayanma, demokratik toplum düzeninin gereklerine uygunluk ve ölçülülük ko şullar ını sağlay ıp sağlamad ığının belirlenmesi gerekir. (1) Kanunilik 65. Anayasa uyar ınca temel hak ve özgürlüklere getirilen s ınırlamalar ın öncelikle kanunla öngörülmü ş olmas ı gerekir. Anayasa Mahkemesinin yerle şik içtihad ına göre de Anayasa'n ın 13. maddesinde yer alan kanunilik ölçütünün kar şılanmas ı için müdahale şeklî anlamda bir kanuna dayanmal ıdır (Bülent Polat , 75; Fatih Saraman [GK], B. No: 2014/7256, 27/2/2019, 65; Turgut Duman , B. No: 2014/15365, 29/5/2019, 66; Eşref Köse, B. No: 2017/38098, 3/6/2020, 62, 63; Tamer Mahmuto ğlu, 103). 66. Başvurucu, müdahalenin kanunili ğine ilişkin herhangi bir görü ş beyan etmemiştir. Ancak daha önceden kullanmas ına izin verilen defterinin al ıkonulmas ının hukuka ayk ırı olduğunu ileri sürmü ştür. 67. 5275 say ılı Kanun'un 35. ve 36. maddeleri, mülga İnfaz Tüzü ğü'nün 67. maddesi ve E şya Yönetmeli ği'nin 15. maddesi ile birlikte di ğer ilgili mevzuat bir bütün olarak de ğerlendirildi ğinde söz konusu defterin emanete al ınmas ı şeklindeki idari tedbirin yeterli hukuki temele sahip oldu ğu görülmektedir. Dolay ısıyla başvurucunun özel hayat ına yönelik gerçekle şen müdahalenin kanuni dayana ğı bulunmaktad ır. (2) Meşru Amaç 68. Anayasa n ın 20. maddesinde, özel hayata sayg ı hakk ı için herhangi bir sınırlama nedeni öngörülmemi ş olmakla birlikte bunun hiçbir şekilde s ınırland ırılmas ı mümkün olmayan mutlak bir hak oldu ğu söylenemez. Özel s ınırlama nedeni öngörülmemi ş olan haklar ın dahi hakk ın doğasından kaynaklanan baz ı sınırlar ı bulunmakta, Anayasa n ın diğer maddelerinde yer alan kurallara dayan ılarak da bu haklar ın s ınırlanmas ı mümkün olabilmektedir. Buna göre Anayasa'n ın başka maddelerinde yer alan hak ve özgürlükler ile devlete yüklenen ödevlerin özel s ınırlama sebebi gösterilmemi ş hak ve özgürlüklere s ınır teşkil edebilece ği kabul edilmektedir (AYM, E.2014/87, K.2015/112, 8/12/2015; E.2016/37, K.2016/135, 14/7/2016, 9; E.2013/130, K.2014/18, 29/1/2014; Sevim Akat E şki, B. No: 2013/2187, 19/12/2013, 33; Ahmet Çilgin , B. No: 2014/18849, 11/1/2017, 39). 69. Somut olayda Ceza İnfaz Kurumunda ba şvurucunun defterine uygulanan emanet alt ına alma tedbirinin kamu düzeninin korunmas ı, suç işlenmesinin önlenmesi ile ceza infaz kurumlar ında asayi ş ve güvenli ğin sağlanmas ı meşru amaçlar ı ile yap ıldığı sonucuna var ılm ıştır. (3) Demokratik Toplum Düzeninin Gereklerine Uygunluk ve Ölçülülük (a) Genel İlkeler 70. Arama, suçu önlemek amac ıyla suç işlenmeden önce veya suç i şlendikten sonra delillerin elde edilmesi ve/veya san ığın veya şüphelinin yakalanabilmesi için bireylerin baz ı temel haklar ının s ınırland ırılmas ına sebep olacak şekilde yürütülen bir koruma tedbiridir. Arama ile özel hayat ın gizliliği, konut dokunulmazl ığı ve vücudun dokunulmazl ığı gibi teme l haklar s ınırland ırılm ış olur (AYM, E.2005/43, K.2008/143, 18/9/2008). Başvuru Numaras ı: 2017/27975 Karar Tarihi : 13/4/2022 1271. Hükümlü veya tutuklular, Anayasa'n ın 19. maddesi kapsam ında hukuka uygun olarak bir mahkûmiyet karar ına bağlı olarak tutma olarak de ğerlendirilebilecek ki şi özgürlüğü ve güvenli ği hakk ı dışında (İbrahim Uysal , B. No: 2014/1711, 23/7/2014, 29-33) Anayasa'n ın ve Sözle şme'nin ortak alan ı kapsam ında kalan temel hak ve hürriyetlerin tamam ına genel olarak sahiptir. Bununla birlikte ceza infaz kurumunda tutulman ın kaç ınılmaz sonucu olarak suçun önlenmesi ve disiplinin temini gibi ceza infaz kurumunda güvenliğin sağlanmas ına yönelik kabul edilebilir makul gerekliliklerin olmas ı durumunda sahip olduklar ı haklar s ınırlanabilir ( Turan Günana , B. No: 2013/3550, 19/11/2014, 35; Mehmet Koray Erya şa, B. No: 2013/6693, 16/4/2015, 51). 72. Temel hak ve özgürlüklere yönelik bir müdahalenin demokratik toplum düzeninin gereklerine uygun kabul edilebilmesi için zorunlu bir toplumsal ihtiyac ı karşılamas ı ve orant ılı olmas ı gerekir. Aç ıktır ki bu ba şlık alt ındaki de ğerlendirme, sınırlaman ın amac ı ile bu amac ı gerçekle ştirmek üzere ba şvurulan araç aras ındaki ilişki üzerinde temellenen ölçülülük ilkesinden ba ğıms ız yap ılamaz. Çünkü Anayasa n ın 13. maddesinde demokratik toplum düzeninin gereklerine ayk ırı olmama ve ölçülülük ilkesine ayk ırı olmama biçiminde iki ayr ı kritere yer verilmi ş olmakla birlikte bu iki kriter bir bütünün parçalar ı olup aralar ında s ıkı bir ilişki vard ır (Ferhat Üstünda ğ, B. No: 2014/15428, 17/7/2018, 45). 73. Müdahaleyi olu şturan tedbirin zorunlu bir toplumsal ihtiyac ı karşılad ığının kabul edilebilmesi için amaca ula şmaya elveri şli olmas ı, başvurulabilecek en son çare ve alınabilecek en hafif önlem olarak kendisini göstermesi gerekmektedir. Amaca ula şmaya yard ımc ı olmayan veya ula şılmak istenen amaca nazaran bariz bir biçimde a ğır olan bir müdahalenin zorunlu bir toplumsal ihtiyac ı karşılad ığı söylenemeyecektir ( Ferhat Üstünda ğ, 46). 74. Bundan ba şka koruma tedbiri ile yap ılan müdahalenin orant ılı bir müdahale olup olmad ığı değerlendirilmelidir. Orant ılılık, s ınırlamayla ula şılmak istenen amaç ile başvurulan s ınırlama tedbiri aras ında dengesizlik bulunmamas ına işaret etmektedir. Di ğer bir ifadeyle orant ılılık, bireyin hakk ı ile kamunun menfaatleri veya müdahalenin amac ı başkalar ının haklar ını korumak ise di ğer bireylerin hak ve menfaatleri aras ında adil bir dengenin kurulmas ına işaret etmektedir. Dengeleme sonucu müdahalede bulunulan hakk ın sahibine terazinin di ğer kefesinde bulunan kamu menfaati veya di ğer bireylerin menfaatine nazaran aç ıkça orant ısız bir külfet yüklendi ğinin tespiti hâlinde orant ılılık ilkesi yönünden bir sorunun varl ığından söz edilebilir ( Ferhat Üstünda ğ, 48). 75. Ceza İnfaz Kurumunda yap ılan arama sonucu mahpuslar ın özel yaz ılar ına (günlüklerine) el konulmas ı -koruma/emanet alt ına al ınmas ı- şeklindeki kamu makamlar ının müdahalesinin ilk bak ışta hakl ılık taşıyıp taşımad ığı gözetilmeli ve bu çerçevede elkoyma karar ının gerekli olup olmad ığı değerlendirilirken tedbirin kapsam ı ve nedenleri ile uyguland ığı tarihteki ko şullara bak ılmal ıdır. Bununla birlikte ki şilerin günlüklerinin özel hayata sayg ı hakk ı kapsam ında bireyin ki şiliğini geliştirmesi ve gerçekle ştirmesi amac ına katk ısı karşısında an ılan tedbirin uzun süre uygulanmas ının ya da tedbirin devam etti ği süreçte yap ılan müdahalenin amac ının kamu makamlar ı taraf ından ortaya konulmamas ının kişilere katlanamayaca ğı bir külfet yükleyebilece ği gözard ı edilmemelidir. Güvencelere ayk ırı şekilde hayata geçirilen bu türden bir tedbir, ba şta özel hayata sayg ı hakk ı olmak üzere baz ı temel haklar ın ihlaline neden olabilir ( Mustafa Kahraman, 157). Başvuru Numaras ı: 2017/27975 Karar Tarihi : 13/4/2022 1376. Buna göre özel hayata sayg ı hakk ına yap ılan bir müdahale -somut olayda arama karar ı ve defterin al ıkonulmas ı- zorunlu bir toplumsal ihtiyac ı karşılam ıyorsa ya da zorunlu bir toplumsal ihtiyac ı karşılamakla birlikte ölçülü de ğilse demokratik toplum düzeninin gereklerine uygun bir müdahale olarak de ğerlendirilemez. 77. Bu kapsamda ba şvuru konusu olay bak ımından yap ılacak değerlendirmelerin temel ekseni, özel hayata sayg ı hakk ına yönelik müdahalenin demokratik toplum düzeninin gereklerine uygunluk ve ölçülülük ilkesine uygun oldu ğunun inand ırıcı bir şekilde idari makamlar ile derece mahkemelerince ortaya konulup konulmad ığı olacakt ır (Ahmet Temiz , B. No: 2013/1822, 20/5/2015, 68; Mehmet Zahit Şahin, B. No: 2013/4708, 20/4/2016, 64). (b)İlkelerin Olaya Uygulanmas ı 78. Ceza infaz kurumlar ında kanun ve buna ba ğlı mevzuata göre yap ılan idari nitelikteki arama tedbirinin kamu düzeni ve ceza infaz kurumunun güvenli ğinin sağlanmas ı ile suç işlenmesinin önlenmesi aç ısından zorunlu ve gerekli bir tedbir oldu ğu yads ınamaz. 79. Bununla birlikte somut olayda, ba şvurucunun defterine idari nitelikteki arama sıras ında otomatik olarak al ıkoyma işlemi gerçekle ştirilmiş ve herhangi bir içerik denetimi yap ılmam ıştır. Nitekim baz ı mahpuslar ın kantinden sat ın al ınan defterleri amac ı dışında kullan ıldıklar ının daha önce tespit edildi ği gerekçesiyle ba şvurucunun ki şisel nitelikteki eşyas ının da ceza infaz kurumuna giri ş yapt ığı sıras ında al ıkonulduğu anlaşılmaktad ır. Defterin amaç d ışı kullan ılacağına ilişkin tespitin, ba şvurucunun FETÖ/PDY kapsam ında tutulan ve örgüt mensubu oldu ğu düşünülen herhangi bir ki şiyle defter yoluyla haberle şeceği varsay ımına dayanmaktad ır. Derece mahkemelerince de İdare ve Gözlem Kurulu karar ının ilgili mevzuata uygun oldu ğu ve karar ın elverişli olduğu belirtilmi ştir. 80. Başvurucu, idari tedbir ile d ış dünyaya kapal ı olmas ını istediği özel hayat ına ilişkin yaz ılar ının bulundu ğu günlüğüne al ıkonulma gerekçesinin kendi içerisinde tutars ız olduğunu ileri sürmektedir. 81. Söz konusu ceza infaz kurumu uygulamas ında sadece ö ğrenci olan ki şiler yönünden istisnaya yer verildi ği görülmektedir. Dolay ısıyla defterin bizatihi kendisi ceza infaz kurumunda bulundurulamayacak -yasaklanan- ki şisel eşya niteliğinde değildir. 82. 5275 say ılı Kanun'un 6. maddesinde, hükümlülerin ceza infaz kurumlar ında kaçmalar ını önleyecek tedbirler al ınarak düzen ve disiplin çerçevesinde güvenli bir biçimde tutulacaklar ı ve Anayasa'da yer alan haklar ının Kanun'da öngörülen kurallar uyar ınca kısıtlanabilece ği düzenlenmi ştir. An ılan Kanun'un 116. maddesinde de hükümlülere uygulanacak güvenlik tedbirlerine ili şkin düzenlemelerin -tutukluluk hâliyle uzla şır nitelikte olanlar ının- tutuklular hakk ında da uygulanabilece ği hüküm alt ına al ınm ıştır. Bu kapsamda 5275 say ılı Kanun, yürütme organ ına hükümlü ve tutuklular ın düzen, güvenlik ve disiplin içinde tutulmalar ının sağlanmas ı amac ıyla al ınacak tedbirlere ya da konulacak kurallar a ilişkin düzenleme yapma yetkisi vermi ştir. Anayasal s ınırlar içinde kalmak ko şuluyla bu amaç doğrultusunda ceza infaz kurumlar ı taraf ından birtak ım işlemler tesis edilmesi ya da yetkili kurullar taraf ından kararlara al ınmas ı doğald ır (Müjdat Gürbüz , B. No: 2017/36529, 23/5/2018, 80). 83. Somut olayda, infaz kurumunda bulunan ba şka bir kâ ğıt veya materyal kullan ılarak örgütsel haberle şme yap ılmas ının önlenmesi amac ıyla başka hangi tedbirlere Başvuru Numaras ı: 2017/27975 Karar Tarihi : 13/4/2022 14başvurulduğu anlaşılmamaktad ır. Bu durumla birlikte genel bir varsay ıma dayan ılan kararda, defter parçalar ının başvurucu taraf ından örgütsel haberle şme için kullan ıldığına dair somut bir veriden bahsedilmedi ği gibi bu tür bir yola daha önceden ba şvurduğuna ilişkin bir bilgiye de yer verilmemi ştir. Bu kapsamda ilgili mevzuata göre ceza infaz kurumund a bulundurulmas ı yasak olmad ığı anlaşılan bir defterin ba şvurucuya ve defterin niteli ğine özgü bir değerlendirme yap ılmadan bir varsay ıma dayal ı olarak al ıkonulduğu anlaşılmaktad ır. Bu durumla birlikte defterin ba şvurucu tahliye edilene kadar bir incelemeye ve yeniden bir değerlendirmeye tabi tutulmad ığı, ceza infaz kurumunda bulundurulmas ı yasak olmayan bir defterin içerik denetimi yap ılmaks ızın otomatik olarak al ıkonulduğu dikkate al ındığında müdahalenin suç i şlenmesinin önlenmesi ile güvenli ğin sağlanmas ı amac ına yönelik elveri şli ve orant ılı bir tedbir niteli ğinde oldu ğu söylenemez. Bu nedenle söz konusu müdahalenin demokratik toplum düzeninin gereklerine uygun olmad ığı kanaatine var ılm ıştır. 84. Aç ıklanan gerekçelerle ba şvurucunun Anayasa'n ın 20. maddesinde güvence altına al ınan özel hayata sayg ı hakk ının ihlal edildi ği sonucuna ula şılm ıştır. d. Giderim Yönünden 85. Başvurucu, 15.000.000 TL manevi tazminat ile maddi zararlar ının tespit edilerek tazmin edilmesini istemi ştir. 86. Tespit edilen ihlalin ve sonuçlar ının ortadan kald ırılmas ına ilişkin usul ve esaslar 6216 say ılı Kanun'un 50. maddesinde yer almaktad ır. 87. Başvurucunun ceza infaz kurumundan tahliye edilmesi nedeniyle tespit edilen hak ihlalinin sonuçlar ının ortadan kald ırılmas ı için yeniden yarg ılama yap ılmas ında hukuki yarar bulunmad ığı sonucuna var ılm ıştır. 88. Öte yandan ihlalin niteli ği dikkate al ınarak başvurucuya 7.000 TL manevi tazminat ödenmesi gerekti ği sonucuna ula şılm ıştır. Başvurucunun u ğrad ığını iddia etti ği zararla ilgili bilgi ve belge sunulmad ığından maddi tazminat talebinin reddine karar verilmesi gerekir. VI. HÜKÜMAç ıklanan gerekçelerle; A. Adli yard ım talebinin KABULÜNE, B. 1. Aile hayat ına sayg ı hakk ının ihlal edildi ğine ilişkin iddian ın başvuru yollar ının tüketilmemesi nedeniyle KABUL ED İLEMEZ OLDU ĞUNA, 2. Özel hayata sayg ı hakk ının ihlal edildi ğine ilişkin iddian ın KABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA, C. Anayasa n ın 20. maddesinde güvence alt ına al ınan özel hayata sayg ı hakk ının İHLAL ED İLDİĞİNE, D. Başvurucuya net 7.000 TL manevi tazminat ÖDENMES İNE, tazminata ili şkin diğer taleplerin REDD İNE, Başvuru Numaras ı: 2017/27975 Karar Tarihi : 13/4/2022 15E. Ödemenin, karar ın tebliğini takiben ba şvurucunun Hazine ve Maliye Bakanl ığına başvuru tarihinden itibaren dört ay içinde yap ılmas ına, ödemede gecikme olmas ı hâlinde bu sürenin sona erdi ği tarihten ödeme tarihine kadar geçen süre için yasal FA İZ UYGULANMASINA, F. Karar ın bir örne ğinin bilgi edinilmesi için Düzce İnfaz Hâkimli ğine (E.2016/1713, K.2017/360) GÖNDER İLMESİNE, G. Karar ın bir örne ğinin Adalet Bakanl ığına GÖNDER İLMESİNE 13/4/2022 tarihinde OYB İRLİĞİYLE karar verildi. Ba şkan y. Üye Üye Hicabi DURSUN Muammer TOPAL Recai AKYEL Üye Üye Selahaddin MENTE Ş İrfan FİDAN