Başvuru, tutukluluğun makul süreyi ve kanunda öngörülen azami süreyi aşması ile tahliye talebi hakkında inceleme yapılmaması nedenleriyle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının, makul sürede yargılama yapılmaması nedeniyle de adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.
Başvuru; tutukluluğun makul süreyi ve kanunda öngörülen azami süreyi aşması ile tahliye talebi hakkında inceleme yapılmaması nedenleriyle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının, makul sürede yargılama yapılmaması nedeniyle de adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir. Başvuru 29/9/2014 tarihinde yapılmıştır. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, görüş sunmamıştır. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ve Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) aracılığıyla erişilen bilgi ve belgeler çerçevesinde ilgili olaylar özetle şöyledir: Başvurucu Ayfer Ekin 25/5/2009 tarihinde gözaltına alınmış, 27/5/2009 tarihinde ise tutuklanmıştır. Diğer başvurucu Metin Fındık ise 17/6/2009 tarihinde gözaltına alınmış ve 18/6/2009 tarihinde tutuklanmıştır. Başvurucular hakkında açılan kamu davası sonucunda Diyarbakır Ağır Ceza Mahkemesi 2/1/2013 tarihli kararıyla başvurucuların terör örgütüne üye olma suçundan mahkûmiyetlerine ve tutukluluk hâllerinin devamına karar vermiştir. Anılan kararın temyizi üzerine Yargıtay Ceza Dairesi 4/7/2014 tarihli ilamıyla ilk derece mahkemesi kararını başvurucular yönünden bozmuştur. Bozma kararı sonrası başvurucular 8/8/2014 tarihli dilekçeleriyle tutuklu kaldıkları süre gözönüne alınarak tahliyelerine karar verilmesi talebinde bulunmuşlardır. Başvurucuların bu talebi hakkında Diyarbakır Ağır Ceza Mahkemesi, 8/8/2014 tarihli ve E.2014/272 sayılı ara kararı ile "...6526 Sayılı Yasa'nın 06/03/2014 tarihinde resmi gazetede yayınlanarak yürürlüğe girdiği, 6526 Sayılı Yasa'nın maddesi ile 3713 Sayılı Terörle Mücadele Kanunu'na geçici maddenin eklendiği, geçici maddenin fıkrasına göre6352 Sayılı Kanunun geçici maddesi uyarınca görevlerine devam eden ağır ceza mahkemeleri ile bu kanun ile yürürlükten kaldırılan Terörle Mücadele Kanunu'nun maddesi uyarınca görevlendirilen ağır ceza mahkemelerinin kaldırıldığı, bu yasal düzenleme karşısında; 6526 Sayılı Yasa'nın maddesi ile değişik 3713 Sayılı Yasa'nın geçici maddesi ve 6526 Sayılı Yasa'nın maddesi ile değişik 5235 Sayılı Yasa'nın maddesi gereğince mahkememizin iş bu dosyasının bulunduğu aşamadan itibaren kovuşturmaya devam edilmek üzere yetkili ve görevli olan mahkemesine gönderilmesinde yasal zorunluluk bulunduğu ve mahkememizce işin esasına girilerek tutukluluk konusunda değerlendirme yapılamayacağı, istem konusunun esas mahkemesince karara bağlanması gerektiği..." gerekçesiyle karar verilmesine yer olmadığına karar vermiştir. Anılan karara başvurucuların yaptığı itiraz, Diyarbakır Ağır Ceza Mahkemesinin 14/8/2014 tarihli kararıyla reddedilmiştir. Bu karar 29/8/2014 tarihinde başvurucular vekiline tebliğ edilmiştir. Başvurucular 29/9/2014 tarihinde bireysel başvuru yapmışlardır. Diyarbakır Ağır Ceza Mahkemesinin 11/8/2014 tarihli görevsizlik kararı üzerine dava, Şırnak Ağır Ceza Mahkemesinin 2014/598 sayılı esasına kaydedilmiştir. Şırnak Ağır Ceza Mahkemesi 20/8/2014 tarihinde başvurucuların tahliyesine karar vermiş olup dava dosyası ilk derece mahkemesinde derdesttir. 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun "Şüpheli veya sanığın salıverilme istemleri" kenar başlıklı maddesinin (1) ve (2) numaralı fıkraları şöyledir:"(1) Soruşturma ve kovuşturma evrelerinin her aşamasında şüpheli veya sanık salıverilmesini isteyebilir.(2) Şüpheli veya sanığın tutukluluk hâlinin devamına veya salıverilmesine hâkim veya mahkemece karar verilir. Ret kararına itiraz edilebilir." 5271 sayılı Kanun'un "Tazminat istemi" kenar başlıklı maddesinin (1) numaralı fıkrasının ilgili bölümü şöyledir:"Suç soruşturması veya kovuşturması sırasında;...d) Kanuna uygun olarak tutuklandığı hâlde makul sürede yargılama mercii huzuruna çıkarılmayan ve bu süre içinde hakkında hüküm verilmeyen,...Kişiler, maddî ve manevî her türlü zararlarını, Devletten isteyebilirler." 5271 sayılı Kanun'un "Tazminat isteminin koşulları" kenar başlıklı maddesinin (1) numaralı fıkrası şöyledir:"(1) Karar veya hükümlerin kesinleştiğinin ilgilisine tebliğinden itibaren üç ay ve her hâlde karar veya hükümlerin kesinleşme tarihini izleyen bir yıl içinde tazminat isteminde bulunulabilir." 5271 sayılı Kanun'un "İtiraz usulü ve inceleme mercileri" kenar başlıklı maddesinin (2) numaralı fıkrası şöyledir:“Kararına itiraz edilen hâkim veya mahkeme, itirazı yerinde görürse kararını düzeltir; yerinde görmezse en çok üç gün içinde, itirazı incelemeye yetkili olan mercie gönderir.” 21/2/2014 tarihli ve 6526 sayılı Kanun’un maddesinin ilgili bölümü şöyledir:"... Üçüncü ve dördüncü fıkralar uyarınca yapılacak devir işlemleri, bu Kanunla kaldırılan ağır ceza mahkemelerinde görevlendirilen hâkimler ile Cumhuriyet savcıları tarafından bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren on beş gün içinde sonuçlandırılır. Dosyaların devir işlemleri sonuçlandırılıncaya kadar, gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde, devredilen dosyalarla ilgili koruma tedbirleri hakkında karar vermeye bu mahkemelerin bulunduğu yer hâkim ve mahkemeleri yetkilidir."