(Kapatılan)21. Hukuk Dairesi 2010/12479 E. , 2010/12648 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İş Mahkemesi Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde 1990 yılı öğretim yılından 2002 yılı öğretim yılana kadar geçen ve Kuruma bildirilmeyen çalışmalarının tespitine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme bozmaya uyarak ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir. Hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... ta
**(Kapatılan)21. Hukuk Dairesi 2010/12479 E. , 2010/12648 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İş Mahkemesi Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde 1990 yılı öğretim yılından 2002 yılı öğretim yılana kadar geçen ve Kuruma bildirilmeyen çalışmalarının tespitine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme bozmaya uyarak ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir. Hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi. K A R A R Dava, davacının 1990-2002 tarihleri arasında eğitim ve öğretim dönemlerinde davalı ... Aile Birliğinin işçisi olarak geçen ve Kuruma bildirilmeyen çalışmalarının tesbiti istemine ilişkindir. Mahkemece, bozma kararına uyularak 3.6.2000 tarihinden önceki çalışmaların hakdüşürücü sürenin dolması nedeniyle 3.6.2000 tarihinden sonrakı döneme ilişkin istemin ise ispat edilemediğinden reddine karar verilmiştir. 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 01.10.2008 günü yürürlüğe giren geçici 7. maddesinde, bu Yasanın yürürlük tarihine kadar 506 sayılı, 1479 sayılı, 2925 sayılı, bu Yasa ile mülga 2926 sayılı, 5434 sayılı Yasalar ile 506 sayılı Yasanın geçici 20. maddesine göre sandıklara tâbi sigortalılık başlangıçları ile hizmet süreleri, fiilî hizmet süresi zammı, itibarî hizmet süreleri, borçlandırılan ve ihya edilen süreler ve sigortalılık süreleri tabi oldukları Yasa hükümlerine göre değerlendirileceği yönündeki hükmün öngörülmüş olması ve genel olarak yasaların geriye yürümemesi (geçmişe etkili olmaması) kuralı karşısında davanın yasal dayanağı 506 sayılı Yasanın 79/10. maddesidir. Anılan maddede, yönetmelikle tespit edilen belgeleri işveren tarafından verilmeyen veya çalıştıkları Kurumca tespit edilemeyen sigortalıların, çalıştıklarını hizmetlerinin geçtiği yılın sonundan başlayarak 5 yıl içerisinde dava edebilecekleri hükmü öngörülmüştür. Madde de belirtildiği üzere, yönetmelikle tespit edilen belgelerin verilmesi durumunda 5 yıllık hakdüşürücü süreden bahsedilemeyeceği açık-seçiktir. Somut olayda, yönetmelikle tespit edilen belgeleri işveren tarafından verilmeyen davacının, 1990-2002 tarihleri arasında geçen ve Kuruma kayıt ve tescil edilmeyen çalışmalarının tespitini istediği ve hizmetlerinin geçtiği 2002 yılının sonundan başlayarak 5 yıl içinde 03.06.2005 tarihinde dava açtığı anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca, 5 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiğinden söz edilemeyeceği ortadadır. Öte yandan, Mahkemece bozma kararına uyulduğu halde, bozma kararı gerekleri yerine getirilmemiştir. 9.5.1960 gün ve 21/9 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca bozma kararına uyan Mahkeme artık bozma kararı gereğince işlem yapmak ve hüküm vermek zorundadır.Mahkemece dinlenen kamu tanığı ...,18 yıldır itfaiyede çalıştığını,davacıyı aynı mahallede oturdukları için okula gelip giderken gördüğünü,kendisi 1992 tarihinde girdiği için öncesinde çalışıp çalışmadığını bilmediğini,davacının çalışmasının 12.11.1999 depremine kadar devam ettiğini,daha sonra itfaiye olarak çadır kente taşındıkları için davacıyı takip edemediğini,kamu tanığı ...,1969-1992 tarihleri arası okulda 657 sayılı Yasa kapsamında çalıştığını,davacının 1990 yılında başladığını,aralıksız 2 yıl çalıştıklarını,kendisi ayrıldığında davacının devam ettiğini,eşi ...oğlu’nun da aynı yerde 657 sayılı Yasaya tabi çalıştığını söyledikleri ve 1990-2002 yılları arasında okulda görev yapan personelin listesi getirtildiği halde tanık beyanları dikkate alınmadan ve okulda görev yapan personel arasından davacı ile aynı dönemde çalışanlardan seçilecek kişilerin adresleri tesbit edilerek beyanlarına başvurulmadan, davada hakdüşürücü süre sözkonusu olmadığı halde 03.06.2000 tarihinden önceki çalışmaların hakdüşürücü süreye uğradığı gerekçesiyle istemin reddine karar verilmesi isabetsiz olmuştur. Yapılacak iş,mahkemece uyulmasına karar verilen önceki bozma kararının gereklerini yerine getirmek, dinlenen tanıklardan davalı Milli Eğitim Bakanlığına bağlı çalışmaların geçtiği okulda ve komşu işyerinde çalıştığı sabit olan tanıkların beyanlarını dikkate almak, 1990-2002 yılları arasında okulda görev yapan personel arasından davacı ile aynı dönemde çalışanlardan seçilecek kişilerin adresleri tesbit edilerek beyanlarına başvurmak,davacının çalıştığı süreyi kuşkuya yer vermeyecek şekilde tesbit etmek ve tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar vermektir. Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin eksik inceleme ve araştırma sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır. SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 16.12.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.