Başvuru, tutuklama tedbirinin hukuki olmaması, tutukluluk incelemelerinin hâkim/mahkeme önüne çıkarılmaksızın yapılması ve tutukluluğun makul süreyi aşması nedeniyle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru; tutuklama tedbirinin hukuki olmaması, tutukluluk incelemelerinin hâkim/mahkeme önüne çıkarılmaksızın yapılması ve tutukluluğun makul süreyi aşması nedeniyle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Başvuru 26/2/2020 tarihinde yapılmıştır. Komisyon, başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar vermiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık görüşünü bildirmiştir. Başvurucu, Bakanlığın görüşüne karşı beyanda bulunmuştur. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ve Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) aracılığıyla erişilen bilgi ve belgeler çerçevesinde ilgili olaylar özetle şöyledir: Başvurucu, Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığınca (Başsavcılık) PKK/KCK terör örgütünün hiyerarşik yapılanması içinde faaliyet gösteren kişilerin tespitine yönelik başlatılan soruşturma kapsamında 19/3/2016 tarihinde gözaltına alınmıştır. Başsavcılık başvurucuyu devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozma suçundan tutuklanması istemiyle Diyarbakır Sulh Ceza Hâkimliğine (Hâkimlik) sevk etmiştir. Hâkimlik 23/3/2016 tarihli kararıyla isnat edilen suçtan başvurucunun tutuklanmasına karar vermiştir. Başsavcılık 9/9/2016 tarihli iddianame ile başvurucunun hakkında tutuklama kararına konu olan suçtan cezalandırılması istemiyle aynı yer ağır ceza mahkemesinde kamu davası açmıştır. Diyarbakır Ağır Ceza Mahkemesi (Mahkeme) iddianamenin kabulüne karar vermiş ve kovuşturma aşaması başlamıştır. Çeşitli tarihlerde yapılan tutukluluk incelemeleri sonucunda başvurucunun tutukluluk hâlinin devamına karar verildiği anlaşılmaktadır. Son olarak 30/10/2019 tarihinde başvurucunun tutukluluk hâlinin devamına karar verilmiştir. Başvurucunun anılan karara itirazı, Diyarbakır Ağır Ceza Mahkemesi tarafından 5/11/2019 tarihinde kesin olarak reddedilmiştir. Başvurucu, anılan kararın 27/1/2020 tarihinde tebliğ edildiğini belirterek 26/2/2020 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. Mahkeme 6/4/2021 tarihinde başvurucunun devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozma suçundan müebbet hapis cezasıyla cezalandırılmasına, ayrıca başvurucunun hükümle birlikte tutukluluk hâlinin devamına karar vermiştir. Başvurucu, mahkûmiyet hükmüne karşı istinaf kanun yoluna başvurmuştur. Dava, bireysel başvurunun incelendiği tarih itibarıyla istinaf aşamasında derdesttir. İlgili hukuk için bkz. Yavuz Cengiz, B. No: 2019/37138, 15/6/2021, §§ 23-30; Kadir Ayhan, B. No: 2020/20083, 10/3/2021, §§ 20-