10. Hukuk Dairesi 2023/10406 E. , 2023/9494 K. MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1217 E., 2023/1162 K. KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 25. İş Mahkemesi SAYISI : 2019/18 E., 2023/21 K. Taraflar arasındaki sigorta başlangıcının tespiti ve yaşlılık aylığına hak kazandığının tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edil…
**10. Hukuk Dairesi 2023/10406 E. , 2023/9494 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1217 E., 2023/1162 K. KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 25. İş Mahkemesi SAYISI : 2019/18 E., 2023/21 K. Taraflar arasındaki sigorta başlangıcının tespiti ve yaşlılık aylığına hak kazandığının tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1.Davacı vekili dava dilekçesinde, davacının davalılardan ... Ltd. Şti'nde 01.06.1987 tarihinde temizlik görevlisi olarak işe başladığını, 8-9 ay kadar çalıştığını, çalıştığı dönemde davalılardan ... şirketinin, ...'nın temizlik işlerini üstlendiğini, müvekkilinin fiilen ...'da temizlik görevlisi olarak çalıştığını, sonra başka işyerlerinde çalışan ve yaşlılık aylığına hak kazandığını düşünen müvekkilinin 05.03.2014 tarihinde Yozgat Sosyal Güvenlik Merkezine emeklilik için başvuruda bulunduğunu, 10.03.2014 tarihinde verilen cevabi yazıda "18.01.1994 tarihinde işe başladığı ve emekli olabilmek için 25 yılını ve 54 yaşını doldurması gerektiği" şeklinde bilgi verildiğini, 12.03.2015 tarihinde yeniden Kuruma müracaat ettiğinde ... şirketi tarafından primlerinin yatırılmadığının bildirildiğini belirterek davacının sigorta başlangıcının 01.06.1987 tarihi olduğunun ve yaşlılık aylığına hak kazandığının tespitine karar verilmesi talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı ...O Genel Müdürlüğü vekili cevap dilekçesinde, şirket kayıtlarında yapılan araştırmada, diğer davalı şirket ile davacıya ait herhangi bir kayda rastlanılmadığını, davacının müvekkil şirketin asıl işveren olduğu herhangi bir hizmet alımında çalışmadığını bu nedenle davanın müvekkili şirket yönünden husumetten reddine karar verilmesi gerektiğini, davacı adına 01.06.1987 tarihinde verilen işe giriş bildirgesinin çalışma olgusunun varlığını göstermeyeceğini, eylemli çalışmanın ispatı gerektiğini, ayrıca hak düşürücü sürenin geçtiğini belirtmek suretiyle davanın reddine karar verilmesi talep etmiştir. 2.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde, davanın hak düşürücü süreye uğradığını, yöntemince düzenlenen işe giriş bildirgesi mevcut ise bu salt, işe almayı göstermekle birlikte çalışmanın mevcudiyeti yönünden yalnız başına yeterli kabul edilemeyeceğini ayrıca 506 sayılı Kanun'un 79/l inci maddesine göre çalıştırılan işçilerin sigorta primleri hesabına esas tutulan kazançlar toplamı prim ödeme gün sayıları ile sigorta primlerini gösteren kayıt belgelerin Kuruma bildirilmesi mecburiyeti işverene ait bir yükümlülük olup, bildirilmeyen bu kayıtlar için davalı Kurumun sorumlu tutulmasının mümkün bulunmadığını, bu nedenle Kurumca yapılacak herhangi bir işlem bulunmadığından davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...Tüm dosya kapsamı incelenip değerlendirildiğinde; BAM kararı doğrultusunda mahkememizce davalı ...'nin uyuşmazlık dönem bordrolarının temin edildiği, davacıya dosya arasında bulunan bordrolardan uyuşmazlık konusu döneme ilişkin bordro tanığı bildirmesi için süre verildiği, davacının bildirdiği isimler ile mahkememizce resen seçilen bordroda adları geçen ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ...'nun tanık olarak beyanlarının alındığı, tanıkların davacıyı tanımadıklarını beyan ettikleri, her ne kadar davacı tanıkları ... ve ...'in davacı ile birlikte davalı şirkete ait iş yerinde birlikte çalıştıklarını beyan etmiş iseler de bu tanıkların uyuşmazlık konusu dönemde davalı ...'den herhangi bir hizmet bildirimlerinin bulunmadığı; uyuşmazlık dönemine ilişkin dönem bordrosu bulunduğu ve yeterince bordro tanığı dinlenildiği, davalının çalıştığını iddia ettiği ... kurumunun münhasır arazi içinde kurulu, etrafı çevrili ve nizamiye kapısıyla girilen bir yer olduğu bu itibarla komşu iş yeri tanığının bulunamayacağı, davacının davalılara ait iş yerinde çalıştığının ispatlanamadığı" gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde,davacının ... şirketinde 8-9 ay kadar çalıştığını, bu şirketin ...'da temizlik işlerini üstlendiğini, tanıkların davacının çalıştığını doğruladığını ileri sürmüş ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "..somut olayda, davacının 01.06.1987 tarihinde işe girdiği bildirimini içeren işe giriş bildirgesinin süresinde kuruma intikal ettiği, işyerinin 93660 sicil numaralı temizlik işyeri olarak 05.11.1979 ile 30.03.1990 tarihleri arasında kapsamda olduğu, mahkemece dinlenilen bordro tanıklarının davacının çalışması hakkında bilgiye sahip olmadıkları, kaldırma kararı öncesi dinlenilen tanık ...'in mahkemece çalıştığına dair tespitine karar verilen tarihin 01.09.1986 olduğu ve bu tarih itibariyle davacının çalışması hakkında bilgi sahibi olmasının mümkün bulunmaması karşısında ispatlanamayan davanın reddine dair verilen kararda isabetsizlik bulunmadığı .." gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçe içeriğini tekrarla kararın temyizen bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık 01.06.1987 tarihinin sigorta başlangıcı olduğunun tespiti ile yaşlılık aylığına hak kazandığının tespiti istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2. 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunun 2 inci, 6 'ıncı, 9 uncu,79 uncu,108 inci maddesi,geçici 81 inci maddesi hükümleridir. Bir kimsenin sigortalı sayılabilmesi için sigortalı işe giriş bildirgesinin varlığı yeterli olmayıp, aynı zamanda o kimsenin Yasa'nın belirlediği biçimde (506 sayılı Kanun'un 2 nci maddesi ve 5510 sayılı Kanun'un 4/a maddesi) eylemli olarak çalışması da koşuldur. Bu yön 506 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesi ile 5510 sayılı Kanun'un 7/a maddesinde ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 1999/21-549-555, 2005/21-437-448 ve 2007/21-306-320 sayılı kararlarında da vurgulanmıştır. Bu bakımdan davacının işyerinde eylemli olarak çalışıp çalışmadığının yöntemince araştırılması gerektiği ortadadır. Hizmet tespitinin bir türü olan sigortalılık başlangıç tespiti davasında, dava konusu dönem yönünden hem çalışmaların geçtiği işyerinin varlığı hem de sigortalının çalışmalarının gerçek ve sigortalı çalışma olduğunun hiçbir tereddüte yol açmayacak şekilde ispatlanması gerekmektedir. Bu tür davalar yalnızca bir günlük çalışmanın tespitinden ibaret olarak görülmemeli, bir günlük çalışmanın kabulü ile saptanacak sigortalılık başlangıcının sigortalıya sağlayacağı sigortalılık süresi ile birlikte kazandıracağı haklar dikkate alınmalı ve giriş bildirgesi ile birlikte eylemli çalışmanın bulunup bulunmadığı özellikle belirlenmelidir. Bu da dava konusu çalışmaların sigortalı çalışma niteliğinde olup olmadığı, sigortalı çalışma niteliğinde ise çalışmanın varlığı yönünden dönemde bordrolu olan tanık, yoksa komşu işyeri tanığı araştırarak ifadelerinin alınması, varsa bu döneme ilişkin makbuz, fatura, defter gibi tüm kayıt ve belgelerin incelenmesi, 506 ve 5510 sayılı Yasalar ile Yargıtay’ın yerleşik içtihatları gereğidir. 6100 sayılı HMK m. 119/1-e gereğince davacının, iddiasının dayanağı olan bütün vakıaların sıra numarası altında açık özetlerini bildirmek, m. 194 gereğince de taraflar, dayandıkları vakıaları, ispata elverişli şekilde somutlaştırma yükümlülüğü vardır. Tarafların, dayandıkları delilleri ve hangi delilin hangi vakıanın ispatı için gösterildiğini açıkça belirtmeleri zorunludur. Bir davada haklı çıkabilmek için soyut veya genel hatlarıyla bir iddiayı ortaya koymak yeterli değildir. Aynı zamanda bu iddiaların, ispata elverişli hale getirilerek zaman, mekân ve içerik olarak somutlaştırılması gerekir. En azından iddianın araştırılabilmesine yönelik somut bilgi ve açıklamaların sunulması gerekir. İddia somutlaştırıldıktan sonra hâkim ve karşı taraf, bunun üzerinden savunma ve yargılama yapabilecektir. Soyut iddialar ve vakıalar üzerinden değerlendirme yapılması mümkün değildir. Somutlaştırma yükü, genel anlamda tarafların açıklama ödevinin bir parçası ve layihalar teatisi aşamasındaki tezahür şeklidir. Somutlaştırma yükü, basit yargılama ve kendiliğinden araştırma ilkesinin uygulandığı davalarda da geçerlidir. HMK m. 31 gereğince, hâkim, uyuşmazlığın aydınlatılmasının zorunlu kıldığı durumlarda, maddi veya hukuki açıdan belirsiz yahut çelişkili gördüğü hususlar hakkında, taraflara açıklama yaptırabilir; soru sorabilir; delil gösterilmesini isteyebilir. Davaya konu talebin somutlaştırılmaması halinde önce hâkim, m. 31 ve 119/1-e gereğince davayı aydınlatma ödevi ve ön incelemedeki görevi gereği, somut olmayan hususların belirlenmesini davacıdan istemeli, gerekirse tarafa açıklattırma yaptırmalı, bu eksiklik giderildikten sonra yargılamaya devam etmelidir. Davalı asıl işverenin kamu kurumu olduğu ve kamu kuruluşlarındaki çalışanların hizmetlerinin kayıtlara geçirilmesinin esas olduğu göz önünde tutularak, davalı işveren nezdinde resmi sıfatla çalışan kişiler (müdür, amir, memur gibi) ile bordrolu çalışanlar tespit edilerek beyanlarına başvurulmalı, resmi veya yazılı kayıtların bulunmadığı tarihlerde alınan bu beyanlar ile eldeki deliller bir arada değerlendirilerek hüküm kurulmalıdır. 3. Değerlendirme [adres satırı maskelendi] 2. Buna göre Mahkemece, öncelikle davacının da beyanı alınmak suretiyle hangi işveren ve hangi iş yerinde ve ne iş yaptığı tereddütsüz belirlenmeli, dava konusu dönemde çalışmasının geçtiğini belirttiği işyerinde çalışmasını bilebilecek kişilerin kimler olduğu sorulmak suretiyle bu kişilerin çalışma kayıtları da getirtilmek suretiyle dinlenmeli, davacı kamu kurumunda çalışmasının geçtiği yönünde beyanda bulunması halinde bu işyerinde dava konusu dönemdeki müdür, amir, şef, memur vs. çalışanlarından yine davacıya da sorulmak suretiyle çalışmasını bilebilecek olanları belirlenerek yine ilgili kamu kurumundan bu kişilerin görev dönem ve unvanları da sorulmak suretiyle belirlenerek tanık olarak beyanlarına başvurulmalı yargılama sürecinde dinlenen tanık anlatımlarının değerlendirilmesinde, iş yerinin kapsamı, kapasitesi ve niteliği nazara alınmalı, böylece bu konuda gerekli tüm soruşturma yapılarak uyuşmazlık konusu husus, hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde çözümlenip, deliller hep birlikte değerlendirilip, takdir edilerek, varılacak sonuç uyarınca sigortalılığın başlangıcının tespiti istemine yönelik bir karar verilmeli,sonucuna göre tahsis koşulları da irdelenmek suretiyle bu talebine ilişkin de bir karar verilmelidir. 3..Öte yandan hakkında hüküm kurulan davalı ... Ltd. Şti. davadan önce, 23.10.2014 tarihinde ticaret sicilinden terkin edilmiş olup esasen Kurum işleminin iptali niteliğinde olan davada yasal hasım SGK olduğundan davalı işverene husumet düşmediği de gözetilip hukuki varlığı ortadan kalkmış, taraf ve dava ehliyeti bulunmayan anılan davalı şirket hakkında hüküm kurulmuş olması isabetsiz olup bu husus da bozmayı gerektirmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde temyiz eden ilgiliye iadesine, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 11.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.