18. Hukuk Dairesi 2013/18687 E. , 2014/5230 K. "" MAHKEMESİ : Tekirdağ 2. Sulh Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 14/05/2013 NUMARASI : 2013/236-2013/448 Dava dilekçesinde, kayyım tayin edilmesi istenilmiştir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Y A R G I T A Y K A R A R I Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Dava dilekçesinde; 3 parsel sayılı taşınmaz hissedar…
**18. Hukuk Dairesi 2013/18687 E. , 2014/5230 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Tekirdağ 2. Sulh Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 14/05/2013 NUMARASI : 2013/236-2013/448 Dava dilekçesinde, kayyım tayin edilmesi istenilmiştir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Y A R G I T A Y K A R A R I Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Dava dilekçesinde; 3 parsel sayılı taşınmaz hissedarları "Ahmet oğlu İboş, İboş oğlu İsmail, İboş kızı E.. (R..)"nin sağ olup olmadıkları, ölü ise mirasçılarının bulunup bulunmadığı bilinmediğinden H.. H..nin hak ve menfaatlerinin korunması için adı geçen kişilere 3561 sayılı Yasa uyarınca Tekirdağ Defterdarının kayyım atanması istenilmiş, mahkemece belirtilen kişilerin mirasçılarının tespit edilebileceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Dava, 3561 sayılı Mal Memurlarının K.. T.. Edilmesine Dair Kanun uyarınca açılan kayyım atanması istemine ilişkindir. Anılan Kanunun amacı 1. maddesinde “Bu Kanunun amacı, bir kimsenin uzun süreden beri bulunamaması veya oturduğu yerin bilinememesi nedeniyle malvarlıkları üzerinde H.. H.. menfaatinin korunmasını sağlamak üzere; mahallin en büyük mal memurunun kayyım olarak atanması, yetkileri, yetki devri, kayyımlık mallarının yönetimi ve giderleri, kayyım ve görevli personele ödenecek ücretler ile diğer hususlara ilişkin usul ve esasları düzenlemektir.” biçiminde açıklanmıştır. Aynı Kanunun 2. maddesinde ise “22/11/2001 tarihli ve 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu'nun 427 nci maddesine göre, bir kimsenin uzun süreden beri bulunamaması veya oturduğu yerin bilinememesi veya ortada bulunmayan ve miras açıldığında sağ olup olmadığı ispatlanamayan mirasçının payının resmen yönetilmesi amacıyla kayyım atanmasının gerektiği hallerde, vesayet makamı; bu kimselerin malları üzerinde H.. H..nin hak ve menfaati bulunup bulunmadığını, mahallin en büyük mal memurluğundan araştırır. H.. H..nin hak ve menfaatinin söz konusu olduğunun anlaşılması hâlinde, mahallin en büyük mal memurunu yönetim kayyımı tayin eder.” hükmü öngörülmüştür. 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu'nun 431. maddesi uyarınca vasinin atanması usulüne ilişkin kurallar, kayyım tayin edilmesinde de uygulanır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 382/b-19. maddesinde vesayet işlerinin çekişmesiz yargı işi olduğu, 385. maddesinde niteliğine uygun düştüğü ölçüde basit yargılama usulünün uygulanması gerektiği düzenlenmiştir. Bu durumda, kayyım atanması talebinin yukarıda açıklanan Kanun hükümleri gözetilerek, Kanunun amacı da dikkate alınmak suretiyle değerlendirilip sonuçlandırılması gerekir.