T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ ESAS NO: 2025/236 KARAR NO: 2025/2318 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 04/12/2024 NUMARASI: 2024/42 E - 2024/1202 K ASIL DAVA YÖNÜNDEN; BİRLEŞEN DAVA YÖNÜNDEN; DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit -İtirazın iptali KARAR TARİHİ: 25/09/2025 Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın isti…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ ESAS NO: 2025/236 KARAR NO: 2025/2318 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 04/12/2024 NUMARASI: 2024/42 E - 2024/1202 K ASIL DAVA YÖNÜNDEN; BİRLEŞEN DAVA YÖNÜNDEN; DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit -İtirazın iptali KARAR TARİHİ: 25/09/2025 Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalı şirket arasında mevcut abonelik sözleşmesi kapsamında müvekkilinin kaçak elektrik kullandığından bahisle iki ayrı fatura olmak üzere toplam 2.837.282-TL'lik kaçak elektrik tüketim borcu tahakkuk ettirildiğini, tahakkuk ettirilen borcun gerçeği yansıtmadığını, 18/06/2021 tarihli ... nolu fatura nedeniyle 1.290.884,74-TL yönünden, 18/06/2021 tarih ... nolu fatura bedeli olan 1.498.138-TL için borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının kaçak elektrik kullanımını gerçekleştirmiş olması nedeni ile hakkında yapılan tespit ve tahakkuk işlemlerinin mevzuata uygun olduğunu, müvekkili şirket yetkililerince yapılan ayrıntılı araştırmalardan edinilen bilgilere göre ... tüketim numaralı mahalde kaçak kontrol ekiplerince 11.06.2021 tarihinde yapılan kontrolde, sözleşmeli sayacın R-S-T fazlarına ait 140 tahakkuk çarpanlı akım trafosunun S1- S2 uçlarım zaman röleli kontaktör marifeti ile farklı şöntlü akım trafosu üzerinden kumanda edilerek zaman rölesinin ayarına göre şöntlü olarak enerji kullandığının tespit edildiğini, dilekçe ekinde sunulan videolardan ve tüketim kayıtlarından da anlaşılacağı üzere tüketicinin her saat osos okuma zamanında zaman rölesinin ayarına göre sayaç kaydını devreye alma/devreden çıkarma işlemi yaptığını, burada yapılan kaçak kullanım şeklinin profesyonelce yapılmış kaçak kullanım şekli olduğunu, sundukları tüketim kaydında Tl - T2 - T3 hareketlerine göre mahallin 24 faaliyette olduğunu, tüketim kayıtlarına göre zabıt tespiti sonrası kaçak kullanımın, düzeltilmesi ile birlikte tüketim kayıtlarında belirgin bir artış olduğunun görüldüğünü, kurum kayıtlarının esas olup, ekli tüketim kayıtlarına istinaden mahalde kaçak kullanım süresinin 360 günden fazla olduğunu, dayanılan uzman görüşünün hatalı olduğunu, hazırlanan tutanakların yerleşik Yargıtay içtihatlarına göre aksi sabit oluncaya kadar geçerli resmi belgelerden olup kaçak elektrik kullanmadığını veya tutanak üzerindeki bilgilerin gerçeği yansıtmadığını iddia eden davacının bu hususu ispatlaması gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir. BİRLEŞEN DOSYADA Davacı ... vekili dava dilekçesinde özetle; davalının kullanmış olduğu kaçak elektrik nedeniyle düzenlenen iki ayrı fatura kapsamında müvekkili şirketin toplam 2.821.166,56-TL alacağı bulunduğunu, iş bu alacağın tahsili amacıyla yapılan icra takibine itiraz edildiğini, davalının haksız itirazının iptaliyle %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; takibe konu faturaların dayanağı olarak davacının tek taraflı olarak düzenlediği ve müvekkili şirket temsilcisinin imzasını içermeyen kaçak tespit tutanağının tek başına ispata elverişli yeterli delil vasfında olmadığı gibi davacı şirketin, tarafı olduğu uyuşmazlıkta, kendi iddiasını kendi düzenlediği bir belge ile ispatına cevaz verilebilmesinin olanaksız olduğunu, icra takibine konu yapılan kaçak elektrik tahakkuk faturalarının, Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'nin kaçak elektrik tüketimi tespiti ile kaçak elektrik tüketim bedelinin hesaplanmasında ve faturalandırılmasında esas alınacak tüketim miktarını/süreyi belirleyen m.42-m.49 hükümlerine aykırı olarak düzenlendiğini ve davalı müvekkilinin aleyhine haksız ve hukuka aykırı olarak olması gerekenden fazla kaçak elektrik tüketim borcu tahakkuk ettirildiğini, icra inkar tazminat koşullarının oluşmadığını ve istenen faizin hatalı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonunda; "Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; ... ile davacı şirket arasında mevcut abonelik sözleşmesi kapsamında kaçak elektrik kullanımından dolayı bilirkişi tarafından düzenlenen raporda da ayrıntılı olarak belirtildiği üzere mevzuat kapsamında tahakkuk eden ve talep edilebilecek kaçak elektrik bedelinin ferileriyle birlikte toplam 952.634,80-TL olduğu, bu miktar baz alınarak menfi tespit davası yönünden belirlenen borç dışındaki tahakkuk eden miktar bakımından menfi tespit talebinin kısmen kabulüne; itirazın iptali davası yönünden de belirlenen kaçak elektrik bedeli dışındaki alacak yönünden itirazın iptaline, birleşen dava yönünden davalının likit olan alacağa yapmış olduğu itiraz nedeniyle davacı lehine %20 icra inkar tazminatına hükmetmek gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur. " gerekçeleriyle ASIL DAVA YÖNÜNDEN;1-Asıl dava yönünden davacının davasının KISMEN KABULÜNE, davacının, dava konusu 18/06/2021 tarih 5071 nolu 1.339.143,63-TL ve 18/06/2021 tarih ... nolu 1.498.138,41-TL faturalar nedeniyle davacının asıl borç olarak 905.690,31-TL, gecikme faizi olarak 40.731,24-TL, KDV olarak 6.213,25-TL olmak üzere toplam borcunun 952.634,80-TL olduğuna, bakiye 1.884.647,27-TL yönünden borçlu olmadığının TESPİTİNE, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE, BİRLEŞEN DAVA YÖNÜNDEN;8-a)Birleşen dava yönünden davacı tarafından davalı aleyhine açılan davanın KISMEN KABULÜNE, davalının, İstanbul 6. İcra Müdürlüğünün ... takip sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptaline, takibin 905.690,31-TL asıl alacak, 40.731,24-TL gecikme faizi, 6.213,25-TL KDV olmak üzere toplam 952.634,80-TL üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren %19,2'yi geçmemek üzere avans faizi uygulanmasına, fazlaya ilişkin talebin reddine, b)Hükmedilen alacağın %20'si üzerinden hesaplanan 190.526-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.Karara karşı her iki tarafça istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.Dairemizce yapılan istinaf incelemesi sonunda "Hükme esas bilirkişi raporunda, davacı abonenin vardiyalı çalışmadığı kabul edilmiş ise de bu hususta yukarıda alıntılanan yönetmelik maddesinde öngörüldüğü şekilde mahkemece ve bilirkişi tarafından inceleme yapılmadığı anlaşılmaktadır. Ek kaçak tespitine ilişkin olarak ise, davalı-birleşen dosya davalısının süre yönünden itirazlarının karşılanmadığı, yönetmelikte "sayaç mahallinde dağıtım şirketince gerçekleştirilmiş olan en son işlem tarihi ile kaçak tespitinin yapıldığı tarihe kadar olan süredir ve bu süre 90 günü geçemez." şeklinde tanımlanan dağıtım şirketince sayaç mahallinde gerçekleştirilen son işlemle ilgili koşulun gerçekleşip gerçekleşmediğinin değerlendirilmediği görülmüştür. ..Buna göre hükme esas alınan bilirkişi raporuna her iki tarafça itiraz edildiği, taraflarca ileri sürülen itirazların bilirkişi ek raporuyla giderilmediği gibi yukarıda belirtildiği şekilde inceleme de yapılmadığı anlaşılmakla yeni bir bilirkişiden rapor alınması gerekirken yazılı şekilde bilirkişi raporu esas alınmak suretiyle yazılı şekilde karar verilmesi isabetli bulunmamıştır." gerekçeleriyle kararın kaldırılmasına karar verilmiştir. İlk derece mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonunda; " İBAM kaldırma kararı kapsamında ve daha önce aldırılan bilirkişi raporuna yönelik itirazların karşılanması amacıyla dosya bilirkişi heyeti ... ve arkadaşlarına tevdi edilmiş, bilirkişi heyeti düzenlemiş olduğu 02/11/2024 tarihli raporlarında özetle; "elektrik piyasası tüketici hizmetleri yönetmeliği kapsamında kaçak kullanım tahakkuku için 90 gün(kaçak kullanım tarifesinden), kaçak kullanım ek tahakkuku için de 270 günlük süre için (normal tarife üzerinden) hesaplama yapılması gerektiği, tutanak öncesi günlük ortalama enerji tüketim miktarı ile tutanak sonrası 11 günlük gerçekleşen günlük ortalama elektrik tüketimi karşılaştırıldığında tutanak öncesi ortalamanın 5 katı üzerinde olduğu, dolayısıyla kaçak kullanımın gerçekleştiğine ilişkin ... görevlileri tarafından yapılan tespitin isabetli olduğunu, bu kapsamda yapılan hesaplama sonucunda kaçak elektrik kullanımından dolayı ...'ın talep edebileceği alacak miktarının asıl alacak olarak 2.837.282,04-TL, gecikmiş gün bedelinin 64.419,55-TL, KDV'sinin 11.595,22-TL olmak üzere taleple bağlı kalınmak koşuluyla toplam bedelin 2.821.166,56-TL olduğunu teknik kanaatleri olarak belirtmişler, mahkememizce de düzenlenen bilirkişi raporu yeterli görülerek hükme esas alınmıştır. Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; asıl dava davacısı olan şirketin kullanmış olduğu kaçak elektrik nedeniyle ... yetkilileri tarafından tutulan tutanak içeriğinin doğru olduğu, bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 02/11/2024 tarihli raporda da belirtildiği üzere tutanak öncesi tüketim ile tutanak sonrası tüketimin karşılaştırılması durumunda arada 5 katın üzerinde fark bulunduğu, bu hususun da kaçak elektrik kullanıldığını teyit ettiği, yönetmelik kapsamında yapılan hesaplamaya göre taleple bağlı kalınmak koşuluyla ...'ın icra takip dosyası yönünden ferileriyle birlikte talep edebileceği alacak miktarının toplam 2.821.166,56-TL olduğu, iş bu alacak miktarı dikkate alındığında asıl dava yönünden davacı tarafın menfi tespit talebinin reddine; yargılama aşamasında tedbir kararı verilip söz konusu kararın infaz edilmiş olması nedeniyle davalı lehine İİK 72/4 md gereğince %20 tazminata; birleşen dava yönünden davacı tarafın takip konusu yaptığı alacak miktarı kadar alacağı bulunduğu belirlenmiş olup davalı tarafın icra takibine yönelik itirazının iptaline, takibin aynı alacak üzerinden aynı koşullarda devamına, likit olan alacağa yapılan itiraz nedeniyle davacı lehine %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir. " gerekçeleriyleASIL DAVA YÖNÜNDEN;1-a)Asıl dava yönünden davacı tarafından açılan menfi tespit davasının sübuta ermediğinden REDDİNE,b)İİK 72/4 md gereğince dava konusu alacağın %20'si üzerinden hesaplanan 557.804-TL tazminatın davacıdan alınarak davalıya verilmesine,c)İİK 72/4 md gereğince mahkememizce verilen tedbir kararının KALDIRILMASINA,BİRLEŞEN DAVA YÖNÜNDEN;6-a)Birleşen dava yönünden davacının davasının KABULÜNE, davalının İstanbul 6. İcra Müdürlüğünün ... takip sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptaline, takibin aynı alacak üzerinden aynı koşullarda devamına,b)Hükmedilen alacağın %20'si üzerinden hesaplanan 572.233-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar verilmiştir. Karara karşı davacı/birleşen dosya davalısı tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.Davacı/birleşen dosya davalısı vekili istinaf başvurusunda önceki iddialarını tekrarla birlikte özet olarak; hükme esas alınan bilirkişi raporunda, kaçak elektrik faturası ve kaçak ek tüketim faturası yönünden yapılan tespitlerin EPTHY hükümlerine aykırı olarak davacı -birleşen dosyada davalı müvekkili aleyhine hatalı olduğunu, itirazlarının değerlendirilmediğini, kaçak kullanımın ispat edilemediğini, yapılan hesaplamanın hatalı olduğunu, tazminat koşullarının oluşmadığını ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir. Dava, asıl dosyada kaçak ve ek kaçak tahakkukuna dayalı başlatılan takip nedeniyle menfi tespit ve birleşen dosyada ise yapılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. İstanbul 6. İcra Müdürlüğünün ... takip sayılı dosyasının celp ve tetkikinde davacı ... tarafından davalı aleyhine 2.745.151,49 TL asıl alacak, 64.419,55 TL gecikmiş gün faizi ,11.595,22 TL faizin KDV'si olmak üzere toplam toplam 2.821.166,56-TL üzerinden ilamsız icra takip başlatıldığı, davalı tarafın süresinde takibe itiraz ı üzerine takibin durduğu anlaşılmaktadır. 11.06.2021 tarihli ve ... seri no’lu Kaçak Elektrik Kullanım Tespit Tutanağında ise ... hizmet numaralı ... Tekstil adlı Ticarethane grubundan elektrik kullanan işyerinde (kot yıkama), sözleşmeli kayıtlı sayaca ŞÖNT atılmak suretiyle kaçak elektrik kullanıldığının tespit edildiği, tespit esnasında şebekeden çekilen akımların R:504 A, S:434 A, T:420 A olduğu, demantın 2,39 kW olduğu, tutanağın kaçak elektriğin kullanım şekli hanesinde “Yapılan kontrolde sözleşmeli kayıtlı sayacın R-S-T fazlarına ait akım trafosunun S1-S2 uçlarını zaman rölesi-kontaktör marifetiyle farklı şöntlü akım trafosu üzerinden kumanda edilerek zaman rölesinin ayarına göre şöntlü olarak enerji kullanıldığı tespit edildi” denildiği, video kaydının eklendiği, tutanağı 4 ... görevlisi ile tanık sıfatıyla işyeri çalışanı bir kişinin imzası bulunduğu görülmüştür. Kaldırma kararı sonrası alınan raporda bilirkişiler raporlarında özetle " "elektrik piyasası tüketici hizmetleri yönetmeliği kapsamında kaçak kullanım tahakkuku için 90 gün(kaçak kullanım tarifesinden), kaçak kullanım ek tahakkuku için de 270 günlük süre için (normal tarife üzerinden) hesaplama yapılması gerektiği, tutanak öncesi günlük ortalama enerji tüketim miktarı ile tutanak sonrası 11 günlük gerçekleşen günlük ortalama elektrik tüketimi karşılaştırıldığında tutanak öncesi ortalamanın 5 katı üzerinde olduğu, dolayısıyla kaçak kullanımın gerçekleştiğine ilişkin ... görevlileri tarafından yapılan tespitin isabetli olduğunu, bu kapsamda yapılan hesaplama sonucunda kaçak elektrik kullanımından dolayı ...'ın talep edebileceği alacak miktarının asıl alacak olarak 2.837.282,04-TL, gecikmiş gün bedelinin 64.419,55-TL, KDV'sinin 11.595,22-TL olmak üzere taleple bağlı kalınmak koşuluyla toplam bedelin 2.821.166,56-TL olduğu" yönünde görüş bildirmişlerdir.İİK7nın 72/3 maddesi; " Dava alacaklı lehine neticelenirse ihtiyati tedbir kararı kalkar. Buna dair hükmün kesinleşmesi halinde alacaklı ihtiyati tedbir dolayısıyla alacağını geç almış bulunmaktan doğan zararlarını gösterilen teminattan alır. Alacaklının uğradığı zarar aynı davada takdir olunarak karara bağlanır. Bu zarar herhalde "yüzde yirmiden" aşağı tayin edilemez." şeklinde düzenleme amirdir.Mahkemece yukarıdaki düzenlemede belirtilen şekilde alacaklının alacağını geç almasına ilişkin kararda gerekçe bulunmadığı, takibin itiraz nedeniyle de durdurulmasına karar verilmiş olduğu, bu haliyle istinaf incelemesi yapılmasına olanak veren gerekçenin bulunmadığı, davanın ve takibin dayanağının haksız fiil olduğu ve mahkemece alacağın likit olarak kabul edilme gerekçesinin belirtilmediği anlaşılmaktadır.Açıklanan nedenlerle; davacı/birleşen dosya davalısı istinaf başvurusunun kabulü ile kararın HMK 353/1-a-6 maddesi uyarınca kaldırılmasına, asıl ve birleşen dosya yönünden tazminat taleplerinin kabulüne ilişkin kararın gerekçelendirilerek yeniden karar verilmek üzere dosyanın ilk derece mahkemesine geri gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir. K A R A R: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Davacı/birleşen dosya davalısı istinaf başvurusunun kabulü ile, kararın, HMK 353/1-a-6 maddesi uyarınca kaldırılmasıyla, yeniden yargılama yapılıp bir karar verilmek üzere dosyanın ilk derece mahkemesine geri gönderilmesine,Peşin alınan istinaf karar harcının istinaf edenlere isteği halinde iadesine,İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa karar kesin olmakla istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine,Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 353/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.25/09/2025