8. Ceza Dairesi 2021/18232 E. , 2024/1803 K. İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/1585 E., 2021/542 K. İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 i…
**8. Ceza Dairesi 2021/18232 E. , 2024/1803 K.** **"İçtihat Metni"** İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/1585 E., 2021/542 K. İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.Bergama Cumhuriyet Başsavcılığının 25.05.2018 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan dava açılmıştır. 2.Bergama Ağır Ceza Mahkemesinin 26.03.2019 tarihli kararı ile sanık hakkında atılı suçtan mahkumiyet kararı verilmiştir. 3.Sanık müdafinin istinaf talebi üzerine, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin 26.03.2021 tarihli kararı ile ilk derece mahkemesinin hükmü kaldırılarak sanığın beraatine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan vekilinin temyiz isteği, sabit olan suçtan sanık hakkında mahkumiyet kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1-Dava konusu olay, sanığın, öğle yemeği için okuldan çıkarak evine gitmekte olan 8 yaşındaki mağdur çocuğu, kucağına alarak evinin bahçesine götürdüğü, pantolonunu ve iç çamaşırını indirerek cinsel organına ve poposuna vurduğu, ardından mağdur çocuğu serbest bıraktığı iddiasına ilişkindir. 2-Sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı suçundan verilen mahkumiyet kararı, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin 26.03.2021 tarihli ilamı ile istinaf incelemesinde onanarak kesinleşmiştir. A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü Sanığın, suç tarihinde 12 yaşından küçük mağdur çocuğu, cinsel amaçla ve cebir kullanarak alıkoyduğu gerekçesiyle hakkında mahkumiyet kararı verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü Cinsel istismar suçunun işlendiği sırada ve eylemle sınırlı süreyle mağdurun iradesiyle hareket edebilme imkanının ortadan kaldırılmasının kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu oluşturmayacağı, kişinin vücudunun suçun konusu olması sebebiyle, mağdurun hareket edebilme özgürlüğü ortadan kaldırılmadan bu suçun işlenemeyeceği, dosya kapsamına göre de, sanığın, mağdur çocuğu alıp evinin bahçesine çekerek cinsel istismar eylemini gerçekleştirdiği, mağdurun hürriyetini kısıtlayan başka bir hareketinin bulunmadığı gerekçesiyle atılı suçtan beraatine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE 1-Tebliğname yönünden Ceza Genel Kurulu’nun 17.05.2022 gün ve 2020/248 Esas, 2022/359 Karar sayılı ilamı ve 05.08.2017 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 20.07.2017 tarihli ve 7035 sayılı Kanunun 15'inci maddesiyle değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 280 maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca, ''(1) Bölge adliye mahkemesi, dosyayı ve dosyayla birlikte sunulmuş olan delilleri inceledikten sonra; a) İlk derece mahkemesinin kararında usule veya esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığını, delillerde veya işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığını, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğunu saptadığında istinaf başvurusunun esastan reddine, 303 üncü maddenin birinci fıkrasının (a), (c), (d), (e), (f), (g) ve (h) bentlerinde yer alan ihlallerin varlığı hâlinde hukuka aykırılığın düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine, ... karar verir'' ve aynı Yasanın 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca ''(1) Hükme esas olarak saptanan olaylara uygulanmasında hukuka aykırılıktan dolayı hüküm bozulmuş ise, aşağıdaki hâllerde Yargıtay davanın esasına hükmedebileceği gibi hükümdeki hukuka aykırılığı da düzeltebilir: a) Olayın daha ziyade aydınlanması gerekmeden beraate veya davanın düşmesine ya da alt ve üst sınırı olmayan sabit bir cezaya hükmolunması gerekirse'' şeklindeki düzenlemeler karşısında; ilk derece mahkemesinden gelen dava dosyasının tekemmül ettiği, başkaca toplanması gereken delil bulunmadığı hallerde bölge adliye mahkemesince duruşma açılmaksızın "hukuka aykırılığın düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine" şeklinde sanığın beraatine, davanın düşmesine ya da alt ve üst sınırı olmayan sabit bir cezaya hükmolunmasına karar verilebileceğinden Tebliğnamede bozma isteyen görüşe iştirak edilmemiştir. 2-Temyiz sebepleri yönünden Olaylar ve olgular bölümünde belirtilen hususlar ile dava dosyası kapsamındaki tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde, sanığın, öğle yemeği için okuldan çıkarak evine gitmekte olan sekiz yaşındaki mağdur çocuğu, kucağına alarak evinin bahçesine götürdüğü, pantolonunu ve iç çamaşırını indirerek cinsel organına ve poposuna vurduğu, ardından mağdur çocuğu serbest bıraktığı anlaşılan olayda, sanığın, mağdur çocuğu, kucağına alarak evinin bahçesine götürmek suretiyle alıkoyduğunun tüm dosya içeriğinden anlaşılması karşısında, sanığın 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (f) bendi ve beşinci fıkrası uyarınca cezalandırılması yerine yazılı şekilde beraatine karar verilmesinde hukuka uygunluk görülmemiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin 26.03.2021 tarihli kararına yönelik katılan vekilinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün 5271 sayılı Kanun'un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 307 nci maddesi uyarınca, Tebliğnameye farklı gerekçeyle aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 28.02.2019 tarihinde yürürlüğe giren 20.02.2019 tarih ve 7165 sayılı Kanun'un 8 inci maddesiyle değişik, 5271 sayılı Kanun'un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca, dosyanın İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesi'ne, gönderilmek üzere, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 27.02.2024 tarihinde karar verildi.