(Kapatılan)20. Hukuk Dairesi 2006/14111 E. , 2006/17552 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki 2/B madde uygulamasına itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılar Orman Yönetimi ve Hazine ile davacı tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Davacı ..., 24.01.2005 tarihli dilekçesiyle yörede 1944 yılında yapılıp
**(Kapatılan)20. Hukuk Dairesi 2006/14111 E. , 2006/17552 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki 2/B madde uygulamasına itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılar Orman Yönetimi ve Hazine ile davacı tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Davacı ..., 24.01.2005 tarihli dilekçesiyle yörede 1944 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu sırasında sahibi olduğu ... ... Mahallesi 152 ada 1 parsel sayılı taşınmazın tamamının, orman sınırı dışında olduğu halde, 4999 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasa hükümlerine göre 1999 yılında yapılmaya başlanıp, 10.01.2003 tarihinde bitirilen ve 01.04.2004 ila 10.10.2004 tarihleri arasında ilan edilen aplikasyon ve (2/B) uygulaması sonucu hatalı işlemle taşınmazın büyük bölümünün orman alanı içinde bırakıldığını, işlemin iptalini istemiştir. Mahkemece davanın kabulüne, çekişmeli parselin 13.10.2005 tarihli Ek-1 numaralı müşterek bilirkişi krokisinde (1a) + (1b)=338.52 m2 bölümün orman kadastrosu sınırları dışında olduğunun tesbiti ile bu alanla ilgili 180 numaralı orman kadastro komisyonunun aplikasyon, orman sınırlandırmasının 2/B madde uygulamasının iptaline karar verilmiş, hüküm davalılar Hazine ve Orman Yönetimi ile davacı ... tarafından temyiz edilmiştir. Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, on yıllık süre içinde açılan aplikasyon ve 2/B madde uygulamasına itiraz niteliğindedir. Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde dava tarihinden önce 1944 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra 1999 yılında aplikasyon, sınırlandırması yapılmamış ormanların ve 4785 Sayılı Yasa hükümlerine göre devletleştirilen ormanların kadastrosu ile 6831 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması yapılıp, 01.04.2004 tarihinde ilan edilmiş, dava tarihinden önce altı aylık askı süresi bitmiştir. Aynı gün temyiz incelemesi yapılan Mahkemenin 2005/26 esasına kayıtlı dosyası içindeki, dava dosyaları ile belgelerden, 2613 Sayılı Yasa hükümlerine göre yapılan kadastroda, ... Mahallesi 12 ada 16 sayılı parselin kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle ... ... adına tesbitine, ... ... vereseleri tarafından, parselin Mart 1336 tarih ve 35 numaralı sicilden gelen Temmuz 1950 tarih ve 40, Ağustos 1950 tarih ve 10, 17 sıra numaralı tapu kaydı kapsamında kaldığı iddia edilerek itiraz edildiği, Şehir Kadastrosuna Bakmakla Görevli Asliye Hukuk Mahkemesinin 14.11.1972 gün ve 1966/272-578 sayılı, Yargıtay denetiminden de geçerek kesinleşen kararıyla, 12 ada 16 ve aynı dosyada dava konusu edilen 12 ada 17 sayılı parsellerin, tutunulan tapu kaydı kapsamında kalmadığının belirlendiği gerekçesiyle davanın red edildiği ve taşınmazların tesbit malikleri adına tescil edildiği, 12 ada 16 sayılı parselin 12 ada 56, 57, 58 ve 59 sayılı parsellere ifraz gördüğü, 12 ada 59 sayılı parselin 396 m2 yüzölçümüyle ... ... adına tescil edildiği satış ile 1985 yılında ... ...’a geçtiği, -2- 2006/14111 - 17552 Aynı Mahalle 12 ada 12 sayılı parselin 1838605 m2 Günlük ormanı ve tarla niteliğiyle Temmuz 1950 tarih ve 40, Ağustos 1950 tarih ve 10, 17 sıra numaralı tapu kaydı ile ... mirasçıları ..., ... ve ... ... ile ... vereseleri ... ..., ... ... ve ... ... ... adlarına tesbit edildiği, kadastro davalarına bakmaya yetkili ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 1971/149 esasında davalı olduğu, 12 ada 10 sayılı parselin ise Günlük orman olarak Hazine adına tesbit edildiği, görülen dava sonunda Kadastro Davalarına Bakmakla görevli Asliye Hukuk Mahkemesinin 23.07.1975 gün ve 1966/232-1973/634 karar sayılı kararıyla ... ... ... ... ... ... ve ... ... adlarına payları oranında tescil edildiği, Asliye Hukuk Mahkemesinin 17.05.1990 gün ve 1975/609-132 sayılı kararıyla, davacı ... ... ... tarafından, davalılar ... ... ... ve arkadaşları aleyhine, ... Mahallesi 12 ada 10 sayılı parsel için murisi ile birlikte eklemeli olarak kazandırıcı zamanaşımı şartlarının yararına oluştuğu, tapu kaydının iptali ve adına tescili iddiasıyla açılan davanın, çekişmeli taşınmazın kesinleşmiş orman kadastro sınırları içindeki eylemli günlük ormanı olduğu, zilyetlikle edinilemeyeceği gerekçesiyle red edildiği kararın Yargıtay denetiminden de geçerek kesinleştiği, Aynı mahalle 12 ada 68 sayılı parselin imar uygulamasına hazırlık olarak ihdasen 242.70 m2 yüzölçümüyle belediye adına tescil edildiği, Yapılan imar uygulamasında ... Mahallesi 12 ada 10 sayılı parsel ile 12 ada 16 sayılı parselden müfrez 59 sayılı parselin ifrazıyla çekişmeli 152 ada 1 sayılı imar parselinin oluştuğu, parselin 104/500 payının Köyeğiz Belediyesi (12 ada 68 sayılı ihdasen belediye adına tescil edilen parseldeki payı nedeniyle şuyulandırmayla), 396/500 payının ise, ... ... (12 ada 59 parseldeki payı nedeniyle şuyulandırma ile) adına tescil edildiği, 23.03.1992 tarihinde tevhiden tamamının ... ... adına kayıt edilip, satış ile ... adına tapuya tescil edildiği anlaşılmaktadır. Her ne kadar hükme dayanak yapılan uzman bilirkişi raporuyla, çekişmeli parselin krokisinde (1a) ve (1b) ile gösterilen toplam 338.52 m2 yüzölçümündeki bölümünün 1942 orman kadastro sınırları içindeyse de, ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 30.06.1942 gün ve 1942/3-1942/166 sayılı kararlarıyla tapu sahiplerine aidiyeti kesinleşen 2200 dekarlık alanda kaldığının, buna göre Orman Yönetimince 1942 yılı orman kadastro sınırlarının düzeltilerek, sahiplerine iade edilen özel orman alanının devlet ormanından ayrıldığının, çekişmeli parselin de bu alanda kaldığının, ne var ki bu düzeltme dikkate alınmadan yapılan ve itiraz edilen aplikasyon işleminde yine 1942 yılı orman kadastrosu sınırlarının esas alındığının, bu nedenle çekişmeli parselin (1a) ve (1b) ile gösterilen bu bölümlerinin tekrar orman sınırları içinde bırakıldığının, oysa çekişmeli taşınmazın devlet ormanı sayılmayan yerlerden olduğunun belirlendiği gerekçesiyle bu bölümlere ilişkin davanın kabulüne karar verilmişse de, 1942 yılı orman kadastro haritası ile aplikasyon haritası karşılaştırıldığında, hükme dayanak yapılan uzman bilirkişi raporunda bildirildiğinin aksine, aplikasyon sırasında, ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 30.06.1942 gün ve 1942/3-1942/166 sayılı kararı dikkate alınarak, 1944 yılında Orman Yönetimince yapılan düzeltme ve buna uygun oluşturulan orman kadastro haritasının esas alındığı, Aplikasyon haritasının 1942 yılı orman kadastro haritasından ziyade düzeltilmiş haritaya uyduğu görülmektedir. Mahkemece bu çelişki üzerinde durulmamıştır. Orman ve orman rejimi dışına çıkartılan yerlerde 2981 ve 3194 Sayılı Yasa uygulamasının yapılacağı konusunda hiç bir yasa hükmünün bulunmadığı gibi, aksine 3194 Sayılı İmar Yasasının 4. Maddesindeki "... diğer özel yasalar ile belirlenen veya belirlenecek olan yerlerde, bu (imar) yasanın özel yasalara aykırı olmayan hükümleri uygulanır" hükmü ile 2981 Sayılı Yasanın 3290 Sayılı Yasa ile değişik Geçici 2. Maddesinin (e) bendi hükmünü iptal eden Anayasa Mahkemesinin 27.09.1995 gün ve 1995/13-51 Sayılı kararı ve H.G.K.'nun 07.12.1997 gün ve 1997/1-655-1003 Sayılı kararında kabul edilen "... kamu malı niteliğini kazanan bir taşınmazın imar uygulamasına tabi tutularak özel mülkiyete dönüştürmeye idari mercilerin yetkileri yoktur. Başka bir anlatımla, idari mercilerin yasadan kaynaklanan bir yetkileri bulunmayan konularda aldıkları kararlar yok hükmünde olup, buna dayanan tescil de -3- 2006/14111 - 17552 M.Y.'nın 1024.(932.) maddesi gereğince yolsuz tescil niteliğinde..."dir. Anayasanın 169 ve 170. maddelerindeki, 2924 Sayılı Yasada ve 3402 Sayılı Yasanın 16/D maddesinde özel olarak düzenlenen Devlet Ormanları ve nitelik kaybı nedeniyle orman rejimi dışına çıkartılan yerler, özel yasalarına tabidir. H.G.K'nun 24.03.1999 gün 1999/1-170-167 ve 21.02.1990 gün 1989/1-700-101 kararlarında belirtildiği gibi, aslında özel mülkiyete konu olmayan taşınmazlar her nasılsa tapuya tescil edilmiş olsa bile, bu durum taşınmazın niteliğini değiştirmeyeceğinden tescil işlemi yok hükmündedir. Bu tür taşınmazlar hakkında M.Y.'nın 1023. (931.) maddesinde belirtilen iyi niyetle iktisap iddiasında bulunulamaz. Yasalarımız nasıl oluşursa oluşsun, yanlış ve yolsuz tescillere dayalı olarak tapu sicilinde yapılacak değişiklikleri öngören iptal davaları görevini Adliye Mahkemelerine vermiştir (M.Y.- Md. 1025.(933)) . Bu nedenle; mahkemece, önceki bilirkişiler dışında halen ... ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman yüksek orman mühendisleri arasından seçilecek üç orman mühendisi ve bir harita mühendisinden veya olmadığı takdirde bir tapu ... memurundan oluşturulacak bilirkişi kurulu aracılığıyla yeniden yapılacak keşifte 2 Eylül 1986 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan 6831 Sayılı Orman Yasasına Göre Orman Kadastrosu ve Aynı Yasanın 2/B Maddesinin uygulanması Hakkındaki Yönetmeliğin 54. maddesi uyarınca hazırlanan Orman Kadastrosu Teknik İzahnamesinin 49. maddesinde yazılı “orman sınır noktası ve hatların uygulanmasında tutanaklardan, orman kadastro haritasından, ... fotoğraflarından, varsa ölçü karnelerinden, nirengi, poligon, röper noktalarından yararlanılır. Sınırlama tutanakları ile orman kadastro haritaları arasında çekişme olduğunda ölçü değerleri ve tutanaktaki ifadeler arazinin durumuna göre incelenir, hangisi daha çok uyum gösteriyorsa ve gerçek duruma uygun ise o esas alınır.” hükmü ile 15.07.2004 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan Orman Kadastrosunun Uygulanması Hakkında Yönetmeliğin “Teknik İşler” başlıklı Dokuzuncu Bölümde yazılı esaslar göz önünde bulundurularak, 1942 yılı orman kadastro tutanakları ile haritaları, ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 1942/3-1942/166 sayılı kararı gereğince yapılan düzelme tutanakları ve haritası ile itiraza konu 1999 yılında yapılan aplikasyon, sınırlandırması yapılmamış ormanların kadastrosu ve 3302 sayılı yasa ile değişik 6831 sayılı yasanın 2/B madde uygulamasına ilişkin haritası şehir kadastro paftası ile birlikte yöntemince uygulanmalı, yerel bilirkişi beyanlarına başvurularak yerinde bulunmayan orman sınır noktaları, bulunanlardan hareketle tutanak ve haritalarda yazılı mevkii, yer, kişi isimleri ile açı ve mesafelere göre, orman kadastrosu, aplikasyon ve 2/B madde uygulama tutanak ve haritalarının düzenlenmesinde kullanılan ... fotoğrafları ve memleket haritalarından yararlanılarak, değişik açı ve uzaklıklardaki en az 6-7 adet orman sınır noktası bulunup röperlenmeli, anlatılan yöntemle bulunan ilk orman kadastrosu, aplikasyon ve 2/B madde uygulaması ile ilgili sınır noktaları aynı ölçeği çevrilerek, çekişmeli taşınmazın orman kadastrosu aplikasyon ve 2/B madde haritalarına göre konumu genel kadastro paftası üzerinde, ayrı renkli kalemlerle gösterilip keşfi izleme olanağı sağlanmalı, aynı ya da yakın orman sınır hatlarında, dava konusu edilen parseller varsa, bunların tümü birleşik harita üzerinde gösterilerek bilirkişilerden müşterek imzalı rapor ve kroki alınmalı, ilk orman kadastro harita ve tutanakları ile aplikasyon ve 2/B madde harita ve tutanaklarının uyumsuz olması halinde yukarıda yazılı Yönetmelikler ile Teknik İzahnamelerde anlaşıldığı üzere, orman sınır noktalarının gerçek yerini tesbitte; tutanakların düzenlenmesine esas alınan ... fotoğrafı ve memleket haritası ile desteklenen ve gerçek duruma uygun düşen tutanaklara değer verileceği, 3116 Sayılı Yasa hükümlerine göre 1942 yılında yapılan orman kadastrosunda sadece devlet ormanlarının sınırlandırıldığı, bu sınırlar içinde kalan ve Mart 1336 tarih ve 35 sıra numaralı sicilden gelen temmuz 1950 tarih ve 40 sıra numaralı tapu kaydı kapsamında kalan bir kısım taşınmazın 5658 sayılı yasa hükümlerince iade edildiği, çekişmeli parselin geldiği 12 ada 17 sayılı parsele ilişkin Şehir Kadastro Davalarına Bakmaya Yetkili Asliye Hukuk Mahkemesinin 14.11.1972 gün ve 1966/272-578 sayılı kararının tarafı olmayan Orman Yönetimini bağlamayacağı gibi, bu kararın, çekişmeli parselin geldiği 12 ada 16 ve 17 sayılı parselin tutunulan tapu kaydı kapsamında kalmadığı yönünde kuvvetli delil oluşturduğu, esasen bu kararın tarafı ve tesbit maliki olan davacının bayii ... ...’nın da aynı şekilde taşınmazının tapu kaydı kapsamında kalmadığını savunduğu, bu nedenlerle çekişmeli taşınmazın -4- 2006/14111 - 17552 bu tapu kaydı kapsamındaki özel orman olarak belirlenen yere dahil olduğu yönündeki iddialara değer verilemeyeceği, 1999 yılında çalışan orman kadastro komisyonunun, her hangi bir şekilde orman kadastrosu sınırları dışında bırakılmış ormanların kadastrosu ile 3116 sayılı yasa hükümlerine göre yapılan orman kadastrosu dışında bırakılan ve 4785 Sayılı Yasa hükümlerine göre devletleştirilen ormanların kadastrosunu yapma yetkisinin de bulunduğu düşünülerek oluşacak sonuca göre bir karar verilmelidir. Açıklanan hususlar gözetilmeksizin, eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davalı ... ve Hazine ile davacı gerçek kişinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatıranlara iadesine 14/12/2006 günü oybirliği ile karar verildi.