10. Hukuk Dairesi 2025/7810 E. , 2025/16182 K. "" MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1163 E., 2025/187 K. İLK DERECE MAHKEMESİ: ... 9. İş Mahkemesi SAYISI : 2021/475 E., 2022/187 K. Bölge Adliye Mahkemesinin kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan …
10. Hukuk Dairesi 2025/7810 E. , 2025/16182 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1163 E., 2025/187 K. İLK DERECE MAHKEMESİ: ... 9. İş Mahkemesi SAYISI : 2021/475 E., 2022/187 K. Bölge Adliye Mahkemesinin kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; babası 24.10.1993 tarihinde vefat etmiş olan davacının 14.12.2004 tarihinde boşandığını, bir süre sonra yaptığı başvurunun kabulü üzerine davalı Kurum tarafından vefat eden babasından dolayı ölüm aylığı bağlandığını, ancak davalı Kurumun 24.06.2021 tarihli işlemi ile "eşinden boşandığı halde eşiyle birlikte yaşadığı belirlenen eş ve çocukların bağlanmış olan gelir ve aylıkları kesilir" gerekçesiyle aylığının iptal edildiğini ve yersiz ödeme yapıldığı gerekçesiyle 02.09.2021 tarihli ... sayılı borç bildirim belgesi düzenlendiğini, bu işlemin iptali için davalı Kuruma yaptıkları başvurunun reddedildiğini, müvekkili ile boşandığı eşinin boşandıktan sonra kesinlikle birlikte yaşamadıklarını, davalı Kurumun yaptığı işlemin usul ve yasaya aykırı olduğunu iddia ederek aylığın kesilmesine yönelik Kurum işleminin iptali ile yeniden bağlanması ve ödenmeyen aylıkların yasal faiziyle ödenmesi gerektiğinin tespitine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı Kurum vekili özetle, alınan ihbar üzerine yapılan tahkikat neticesinde davacının boşanmış olduğu eşi ile birlikte yaşamaya devam ettiğinin tespit edildiğini, Kurum tarafından yapılan işlemin kanuna uygun olduğunu savunmuş ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Kararın gerekçesinde, "İncelenen dosya kapsamında, ilk derece mahkemesinin gerekçeli kararında yer verilen somut delillere, davacı ve boşandığı eşini tanıdığı anlaşılan dinlenilen tarafsız kamu tanıklarının beyanlarında, adı geçenlerin birlikte yaşadıklarını bildiklerini beyan etmiş olmalarına, davacının kayıtlı adresinde bir takım PTT teslimatlarının boşanmış olduğu eşi ... tarafından alınmış olduğunun görüldüğü PTT teslimat listesine, seçim kayıtlarına, müşterek kaldıkları konut dışında davacının aylık bağlandığı yıl adres kayıtlarında görünen adresinde yaptırılan zabıta araştırmasında adı geçeni tanıyan bilenin olmadığının tespit edilmiş olmasına göre, davacının boşanmış olduğu eşi ile fiilen birlikte yaşamaya devam ettiği, davacının boşanmış olduğu eşinden gördüğü şiddete dair ceza soruşturması dosyasının da davacı vekilinin iddiasının aksine birleşme yaşama olgusunu desteklediği, mahkemece verilen hükmün gerekçesi ve sonucu itibarı ile kanuna ve olaya uygun olduğu kanaatine varıldığı" belirtilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili, temyiz dilekçesinde özetle; 1. Tarafların aynı binada (farklı katlarda) oturmalarının birlikte yaşadıkları anlamına gelmeyeceğini, tarafların farklı katlarda (müvekkilinin 3. katta, eski eş ...’ın 1. katta ) oturduklarını, tarafların aynı binada oturmalarının sebebinin, müşterek çocukları ...'in ve torunları ...'nın engelli ve bakıma muhtaç olmasından kaynaklandığını, tarafların müşterek çocukları ... ... (...)ün zihinsel engelli, ...ün oğlu ...'ün de zihinsel engelli olduğunu,eski eş ...'in aynı zamanda kızı ve torununun da vasisi olduğunu, ... ve ...'ya ait Engelli Sağlık Kurulu Raporlarını istinaf mahkemesine sunduklarını ancak hiçbir şekilde raporlar ve bu yöndeki istinaf itirazlarının dikkate alınmadığını, 2.Dosya kapsamında dinlenen kamu tanıklarının ve davacı tanıklarının beyanlarının dikkate alınmadığını, 3.İlk Derece Mahkemesi, Seçim Kurulu Başkanlığı kayıtlarına göre tarafların seçimlerde ardışık sıra numarasıyla oy kullanmalarını ve ... İl Sağlık Müdürlüğü kayıtlarına göre tarafların aynı Aile Sağlığı Merkezinde aynı aile hekimine kayıtlı olmalarını gerekçe göstermiş ise de tarafların aynı apartmanda ikamet etmeleri sebebiyle aynı sandıkta oy kullanmaları ve aynı aile hekimine kayıtlı olmalarının normal olduğunu, 4.... 21. Asliye Ceza Mahkemesinin 2016/1198 E. ve ... 3. Aile Mahkemesinin 2016/557 D.İş sayılı dosyasının tarafların ayrı yaşadığının kanıtı olduğunu, ceza dosyası kapsamında alınan ifadeler ve tutulan tutanaklardan tarafların boşandıkları, birlikte yaşamadıkları, farklı adreslerde yaşadıklarının anlaşıldığını, 5.Davanın reddine ve akabinde istinaf itirazlarının reddine karar verilmesinin usul ve yasaya, dosya kapsamına ve hakkaniyete aykırı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, boşandığı eş ile fiilen birlikte yaşama nedeniyle aylığın kesilmesine yönelik Kurum işleminin iptali ile ödenmeyen aylıkların ödenmesi ve Kuruma borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 27.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.