8. Hukuk Dairesi 2023/1884 E. , 2024/5596 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/272 E., 2023/366 K. KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddine İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 5. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/206 E., 2022/384 K. Taraflar arasında İstanbul Anadolu 5. Asliye Hukuk Mahkemesinde görülen dava sonucunda verilen hükme karşı davacılar vekili ile davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine İstanbul B
**8. Hukuk Dairesi 2023/1884 E. , 2024/5596 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/272 E., 2023/366 K. KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddine İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 5. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/206 E., 2022/384 K. Taraflar arasında İstanbul Anadolu 5. Asliye Hukuk Mahkemesinde görülen dava sonucunda verilen hükme karşı davacılar vekili ile davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacılar vekili ile davalı vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Dava dilekçesinde; davacılar Volga Tuygun ile kardeşi Melisa Yağmur'un vakıf evladı kararı olan muris babaları Ahmet Bülent'ten dolayı Mazbut Kaptran-ı Derya Esbak Rasim Paşazade Ahmed Nahid Bey ve Validesi Abdullah Kızı Emine İkbal Hanım Vakfı'nın galle fazlasına müstahak vakıf evladı olduklarının tespiti istenmiştir. İlk Derece Mahkemesince; vakfın mal varlığının bulunmamasının davacıların galleye müstehak vakıf evladı olduğunun tespitine engel teşkil etmeyeceği, Emine İkbal Hanım Vakfı'na karşı açılan emsal karar ile Mahkemece önceden verilen karar arasında çelişki bulunduğu, çelişkinin giderilmesi açısından, başka bir bilirkişi heyetinden rapor alınıp çelişki giderilerek davanın kabulü ile davacıların Rasimpaşa oğlu Ahmed Nahid Bey ve Anası Abdullah kızı Emine İkbal Hanım Vakfı'nın galle fazlasına müstahak vakıf evladı olduklarının tespitine karar verilmiştir. Davacılar vekili ile davalı ... vekilinin istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; 29.07.2022 tarihli bilirkişi raporuna göre; 13 Mayıs 1915 tarihli (Son) zeyl Vakfiyeye göre davacıların, Rasim Paşa oğlu Ahmed Nahid Bey ve Anası Abdullah kızı Emine İkbal Hanım Vakfı'nın galle fazlasına müstahak vakıf evladı olduklarının tespit edildiği, bilirkişi raporunun dosya kapsamındaki diğer delillerle örtüşmesine ve denetime elverişli olmasına, uzman bilirkişi raporundaki tespitlerin hükme esas alınmasında bir usulsüzlük görülmemesine, İlk Derece Mahkemesi kararında vakıa ve hukuki değerlendirme bakımından, yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, taraf vekillerinin yerinde bulunmayan istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Davacılar vekili ile davalı ... vekili Bölge Adliye Mahkemesi kararını temyiz etmişlerdir. Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebepler tekrar edilerek açtıkları davalnın kabul edilmesine rağmen, davanın niteliği gereği denilerek yargılama giderlerinin davacıları üzerinde bırakıldığı gibi davacılar lehine vekalet ücreti verilmediği, arz edilen nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebepler tekrar edilerek davacıların nüfus kayıtları üzerinden silsile yoluyla vakfedenle soy bağı tesis edilmeksizin, eksik inceleme ile karar verildiği, arz edilen sebeplerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir. Dava, vakfın gelir fazlasından faydalanmaya yönelik galle fazlasına müstahak vakıf evladı olduğunun tespiti istemine ilişkindir. 1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına, İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararında yazılı gerekçelere, 6100 Sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına ve 5737 Vakıflar Kanunu'nun 76 ıncı maddesi gereğince, galle fazlasına müstahak vakıf evladı olduğunun tespitine ilişkin davalarda ... kanuni hasım olduğundan davanın kabulü halinde yargılama giderlerinden sorumlu tutulmaması ve aleyhine vekalet ücreti hükmedilmemesi gerekmesine göre, davacılar vekilinin tüm, davalı ... vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2.Davalı ... Müdürlüğünün diğer temyiz itirazları yönünden; 5737 sayılı Vakıflar Kanunu'nun (5737 sayılı Kanun) 3 üncü maddesinde, mülhak vakıf mülga 743 sayılı Türk Kanunu Medenisinin (743 sayılı Kanun) yürürlük tarihinden önce kurulan, yönetimi vakfedenlerin soyundan gelenlere şart edilen ve bu kişiler tarafından; mazbut vakıf ise bu Kanun uyarınca Genel Müdürlükçe yönetilecek ve temsil edilecek vakıflar ile mülga 743 sayılı Kanun'un yürürlük tarihinden önce kurulan ve 2762 sayılı Vakıflar Kanunu (2762 sayılı Kanun) gereğince Vakıflar Genel Müdürlüğünce yönetilen vakıflar olarak tanımlandıktan sonra, aynı Kanun'un 6 ve 7 nci maddelerinde ise mazbut vakıfların ... tarafından yönetilip temsil edileceği, Kanun'un (5737 sayılı Vakıflar Kanunu) yürürlüğe girmesinden önce mazbut vakıflar arasına alınan vakıflarla, bu Kanuna göre mazbut vakıflar arasına alınan vakıflara bir daha yönetici seçimi ve ataması yapılamayacağı hükme bağlanmıştır. Vakıflar Kanunu ve Vakıflar Yönetmeliğine göre, galle fazlası evlada şart kılınan mazbut ve mülhak vakıflarda vakfedenin soyundan gelen ve bu nedenle vakfın gelirinden (gallesinden) yararlanma hakkına sahip olan kişiler için öncelikle dava açılması ve bu haklarının dava ile tespit edilmesi aranmıştır. Uygulamada bu dava, vakıflarda evladiye davaları, vakıf evladı ya da galleye müstehak evlat olduğunun tespiti davası şeklinde isimlendirilmiştir. Belirtmek gerekir ki vakıf evladı kavramı daha çok, vakfedenin çocukları ya da alt soyundan gelenler için kullanılan bir kavram olup, vakfedenin akrabaları ya da vakıftan yararlanan ismi ile belirtilmiş kişileri kapsamamaktadır. Vakfın geliri üzerinde hak sahibi olduğuna ilişkin davayı, vakfiye uyarınca galleden yararlanma hakkı olan, yani vakfeden ile soy bağı olan ya da soy bağı olmasa bile galleden kendisine pay özgülenen diğer kişiler açabilir. Bir vakıftan galle fazlasının alınabilmesi için öncelikle vakfeden ile soybağının ispatlanması, sonra da vakfiyede öngörülen şartların gerçekleşmesi gerekir. Yani bu tür davalarda incelenecek ilk husus; davacılar ile vakfeden arasında iddia edildiği üzere kan bağı yolu ile soybağı mevcut olup olmadığı, eğer soybağı kurulabiliyorsa ikinci aşamada vakfiyede galle fazlası için öngörülen şartların somut olayda davacılar yönünden gerçekleşip gerçekleşmediğinin araştırılması olacaktır. Vakfiyeler, vakıf davalarında birinci derecede delil olup (Akgündüz, Ahmet , İslam Hukukunda ve Osmanlı Tatbikatında Vakıf Müessesesi, 1996, Sh. 428), kadimden beri uygulandığı bilinmedikçe vakıf davalarında yazılı delil olarak kullanılamazlar. (Mecelle md.1739) Vakfiyelerin uygulanma şartı, bunların ifade ettikleri maddelerin sabit ve meşhur olmasıdır. Dosya içindeki bilgi ve belgelere göre dava konusu Mazbut Kaptan-ı Derya Esbak Rasim Paşazade Ahmed Nahid Bey ve Validesi Abdullah Kızı Emine İkbal Hanım Vakfına ait birden fazla vakfiyenin bulunduğu bunlardan 16 Cemaziye'l-ahir 1325 H. /27 Temmuz 1907 M. tarihli vakfiye'de galle fazlasının evlada bırakıldığına dair herhangi bir hüküm olmadığı; 27 Cemaziye'l-ahir 1333 H./12 Mayıs 1915 M. tarihli zeyl vakfiyede ise galle fazlası evvela vakfedenlere, vefatlarından sonra nesil tüknene kadar kız-erkek evladı ayrımı ve batın şartı olmaksızın evlâdı evlâdı evlatlarına eşit olarak dağıtılmasının şart kılındığı, nitekim bu hususun hükme esas alınan 29.07.2022 tarihli bilirkişi kurulu raporunda da tespit edildiği anlaşılmaktadır. Mahkemece, yalnızca gallenin evlada bırakıldığı 27 Cemaziye'l-ahir 1333 H./12 Mayıs 1915 M. tarihli vakfiye yönünden davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, uygulama ve infazda çelişki oluşturabileceği düşünülmeden vakfın her iki vakfiyesini kapsayacak şekilde davanın kabulüne karar verilmesi doğru değil ise de, bu hatanın düzeltilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hüküm fıkrasının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı kanun) 370/2 nci maddesi gereğince aşağıdaki şekilde düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir. SONUÇ: Açıklanan sebeplerle; 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurularının esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. a) Davalı ... vekilinin temyiz itirazları yukarıda (2.) nolu bentte açıklanana nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile; İlk Derece Mahkemesi kararı hüküm fıkrasının (1.) bendi son paragrafındaki "...Vakfı'nın" kelimesinden sonra gelmek üzere "27 Cemaziye'l-ahir 1333 H./12 Mayıs 1915 M. tarihli zeyl vakfiye yönünden" ibaresinin hükme eklenmek suretiyle İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nın 370/2 nci maddesi gereğince DÜZELTİLMİŞ BU ŞEKLİ İLE ONANMASINA, b) Davacılar vekilinin tüm, davalı ... vekilinin diğer temyiz itirazlarının yukarıda (1) nolu bentte açıklanana nedenlerle REDDİNE, Peşin harcın istek halinde temyiz edenlere iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,03.10.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.