4. Hukuk Dairesi 2021/19398 E. , 2022/15711 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın kısmen kabulüne dair verilen karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, ... tarafından verilen 24/04/2021 tarih 2021/İHK-11863 sayılı itirazın kısmen kabulüne dair kararın süresi içinde davacı vekili ile davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi
**4. Hukuk Dairesi 2021/19398 E. , 2022/15711 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın kısmen kabulüne dair verilen karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, ... tarafından verilen 24/04/2021 tarih 2021/İHK-11863 sayılı itirazın kısmen kabulüne dair kararın süresi içinde davacı vekili ile davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü: K A R A R Davacı vekili; davalıca zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesi ile sigortalı araç ile davacının sürücüsü olduğu motosikletin karıştığı çift taraflı trafik kazası sonucu davacının yaralandığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 14.900,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 50,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı ile 50,00 TL geçici bakıcı gideri tazminatı olmak üzere toplam 15.000,00 TL’nin davalı sigortanın temerrüt tarihinden itibaren avans faizi ile beraber tahsilini talep etmiş; ıslahla toplam talebini 177.035,48 TL tazminat ile 5.000,00 TL de tedavi gideri olarak belirlemiştir. Davalı vekili davanın reddini savunmuştur. Uyuşmazlık Hakem Heyetince; davanın kısmen kabulüne, toplam 177.035,48 TL’nin yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, tedavi giderlerine yönelik talebin reddine karar verilmiş; ... kararına davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine İtiraz Hakem Heyetince itirazın kısmen kabulüne karar verilerek, davanın kısmen kabulüne, toplam 130.650,38 TL’nin 26/11/2020 tarihinden itibaren yasal faizle birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş; ... kararı, davacı vekili ile davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 1- Dava, trafik kazası sonucu yaralanmadan kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir. Trafik kazasında bedensel zarara uğrayan ve buna dayalı olarak işgücü kaybı tazminatı isteminde bulunan hak sahiplerinin bakiye ömürleri daha önceki yıllarda Fransa'dan alınan 1931 tarihli "PMF" cetvellerine göre saptanmakta ise de; Başbakanlık Hazine Müsteşarlığı, Hacettepe Üniversitesi Fen Fakültesi Aktüerya Bilimleri Bölümü, BNB Danışmanlık, Marmara Üniversitesi ve Başkent Üniversitesi'nin çalışmalarıyla "TRH 2010" adı verilen "Ulusal Mortalite Tablosu" hazırlanmıştır. Gerçek zarar hesabı, özü itibariyle varsayımlara dayalı bir hesap olup, gerçeğe en yakın verilerin kullanılması esastır. Bu durumda; Yargıtay Daireleri arasında tazminat hesabında birliğin sağlanması açısından ve yine bu tablonun ülkemize özgü ve güncel verileri içerdiği göz önüne alındığında, Dairemizce de tazminat hesaplamalarında TRH 2010 Tablosu'na göre bakiye ömür sürelerinin belirlenmesinin, güncel verilere ve ülkemiz gerçeklerine daha uygun olacağına karar verilmiştir. Diğer yandan; Anayasa Mahkemesi'nin 17/07/2020 tarih-2019/40-2020/40 sayılı kararı ile; KTK'nun 90. maddesindeki "bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabidir" bölümündeki "bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda" ibaresinin Anayasa'ya aykırı olduğu gerekçesiyle iptaline karar verilmiştir. Bu nedenle; işgücü kaybı tazminatı hesabında, yeni ... Genel Şartları ekindeki cetvellerin kullanılması mümkün olmadığından ve %1,8 teknik faiz ile devre başı ödemeli belirli süreli rant formülü uygulaması anılan cetvellerle getirildiğinden, artık uygulanması mümkün değildir. Tazminat hesaplamasının, %1,8 teknik faiz uygulanmadan ve Yargıtay uygulamaları ile kabul edilen progresif rant yöntemi kullanılarak yapılması gereklidir. Somut olayda; davacının hak kazanabileceği işgücü kaybı tazminatının hesaplanması için alınan ve ... tarafından karara esas kabul edilen aktüer raporunda; TRH 2010 Yaşam Tablosu'na göre ve % 1,8 teknik faiz uygulanarak tazminat hesabı yapıldığı; ... tarafından bu hesaba göre karar verildiği görülmektedir. Dairemizin içtihatları gereği, hesaplamada TRH 2010 Yaşam Tablosu'nun kullanılması yerinde olmakla birlikte % 1,8 teknik faiz ve işleyecek devre bakımından "devre başı ödemeli belirli süreli rant" yöntemi kullanılması doğru olmamıştır. Ancak davacı tarafından Uyuşmazlık Hakem Heyetine itiraz edilmeyerek PMF-1931 yaşam tablosuna göre yapılan hesap yönünden davalı yararına usuli kazanılmış hak doğduğu anlaşılmakla, davacı için, PMF 1931 Yaşam Tablosu'na göre muhtemel bakiye ömür süresinin belirlenmesi, % 1,8 teknik faiz uygulanmadan ve işleyecek devre bakımından "progresif rant" formülü kullanılarak tazminat hesaplamasının yapılması gerektiği dikkate alınmak suretiyle, bilirkişiden ek rapor alınıp oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirmeyle, yazılı biçimde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir. 2- Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, ... kararının gerekçesinde, dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. 3- Sigortacılık Kanunu 30/17 maddesi ve 19.01.2016 tarihli ve 29598 Resmi Gazete de yayımlanan Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16/13 maddesinde "Tarafların avukat ile temsil edildiği hallerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücreti, her iki taraf için de Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesinde yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biridir." hükmü eklenmiştir. Heyetçe verilen kararda davacı lehine hükmedilecek vekalet ücreti için Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16/13 maddesinin uygulanması gerektiği göz önüne alınarak AAÜT'nin 17. maddesi gereğince hesaplanan vekalet ücretinin 1/5'i oranında vekalet ücretine hükmedilmesi, ancak hesaplanan miktarın maktu vekalet ücretinin altında kalması halinde maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde nispi vekalet ücretine hükmedilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle kararın davacı yararına, (3) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarını kabulüyle kararın davalı yararına BOZULMASINA, dosyanın hakem kararının saklanması kararını veren İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi'ne gönderilmesine, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacı ve davalıya geri verilmesine 29/11/2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.