T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9.HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R ESAS NO: 2025/744 KARAR NO: 2025/2195 İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TARİHİ: 26/02/2024 NUMARASI: 2021/1058 Esas - 2024/156 Karar DAVA: Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle İtirazın İptali KARAR TARİHİ: 10/12/2025 Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan m…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9.HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R ESAS NO: 2025/744 KARAR NO: 2025/2195 İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TARİHİ: 26/02/2024 NUMARASI: 2021/1058 Esas - 2024/156 Karar DAVA: Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle İtirazın İptali KARAR TARİHİ: 10/12/2025 Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 04/10/2019 tarihinde, davacı şirkete ZMMS poliçesi ile sigortalı olup, davalı ... Otomotiv Turizm Tic. Ltd. Şti.'ye ait ve olay esnasında dava dışı ...sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile dava dışı sürücüye ait ... plakalı aracın kafa kafaya çarpışması sonucu çift taraflı maddi hasarlı kaza meydana geldiğini, kolluk tarafından düzenlenen 04/10/2019 tarihli kaza tutanağı incelendiğinde, kazanın oluşumuna ilişkin olarak ... plakalı aracın sürücüsünün alkollü şekilde ve ters yönden gitmekle 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nu ihlal ettiği görüş ve kanaatine varıldığının belirtildiğini, ... plakalı araç için sigortacısına 39.000,00-TL ödeme yapıldığını, bu ödemenin sigortalısı şirketten tahsili için takip başlattıklarını, ... plakalı aracın kaza öncesinde dava dışı sürücü ...'a uzun süreli kira sözleşmesi ile kiralandığı ve davalının işleten sıfatına haiz olmadığı yönünde borca itiraz edilmiş ise de söz konusu itirazın haksız ve mesnetsiz olduğunu belirterek, itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin araç kiralama işi ile uğraştığını, aracın ...'a uzun dönem kiralandığını, ... ile araç kiralama ilişkisi olduğundan müvekkilinin işleten sıfatının kalktığını ve bu yüzden tazminattan sorumlu olmadığını, pasif husumet yokluğu nedeniyle reddedilmesi gerektiğini, davacı tarafın müvekkilinden kazaya karışan diğer araç için ödediği tazminatı talep edebilmesi için sigortalı veya araç sürücüsünün munhasıran alkolün etkisiyle kazaya sebebiyet vermesi gerektiğini, kaza tespit tutanağında alkol hususuna polis tarafından değinilmediğini, hasarın teminat dışı kalabilmesi için kazanın meydana geliş şekli itibariyle sürücünün salt alkolün etkisi altında kaza yapmış olması gerektiğini, sürücünün alkollü olması tek başına hasarın teminat dışı kalmasını gerektirmediğini, böyle bir durumda hasarın teminat dışı kaldığının ispat yükü sigortacıya düştüğünü belirtip, davalı vekili davanın husumet yokluğu nedeni ile reddini, takibin iptalini, asıl alacak miktarlarının %20'sinden aşağı olmamak kaydıyla kötü niyet tazminatına karar verilmesini belirterek davanın reddini talep etmiştir.Mahkemece yapılan yargılama sonucunda; "Davanın kabulüne, davalı borçlunun Büyükçekmece 2. İcra Dairesinin ... Esas sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın iptali ile takibin aynen devamına" karar verilmiştir. Bu karara karşı davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; kabis kaydı, kaza tespit tutanağı ve uzun dönem araç kiralama sözleşmesi ile açıkça kaza tarihinde fiili hakimiyetin ve ekonomik yararlanmanın aracı kiralayan dava dışı 3. kişide olduğunu, müvekkili ile dava dışı yabancı uyruklu ... arasında imza altına alınan ve de İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü kabis sistemine bildirilen kiralama ilişkisinin varlığı ile kaza tarihi olan 04.10.2019 tarihini kapsar 14.09.2019-14.03.2021 tarihli araç kiralama sözleşmesinde sözleşmenin uzun süreli ve 3. kişileri bağlayacak güçte bir kira sözleşmesi olduğunu, aracın kiralayana teslim edildiğini, kiralayanın kullanımında olduğu ve araç üzerinde fiili hakimiyet ve ekonomik yararlanmanın da kiralayanda olduğunu, aracın hasarlanmasından ötürü müvekkili tarafından teslim alındığını, bu nedenle Kabis'te kira sözleşmesinin bitiş tarihinin 02/11/2019 göründüğünü, bilirkişi raporunun her yönüyle beyanlarını desteklediğini, müvekkilinin 2019 yılı için 822 adet araç kiralayarak araç kiralama işi yaptığının görüldüğünü, gerçek işletenin tespiti yönünden kazanın gerçekleştiği anın esas alınması gerektiğini, davanın pasif husumet yokluğu sebebi ile reddine karar verilmesi gerektiğini belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur. Dava, maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle dava dışı araç için yapılan ödemenin, sigortalıdan rücuen tahsili için yapılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır.Mahkemece ilk verilen hükmün istinaf edilmesi üzerine Dairemizin 22/10/2021 tarih, 2021/1684 Esas ve 2021/1775 Karar sayılı kararı ile " ...İlk Derece Mahkemesince sigortalı araç için yapıldığı belirtilen kiralama sözleşmesi getirtilerek ve hükümleri değerlendirilerek kira sözleşmesi süresinin ne kadar olduğu, süresinin uzatılıp uzatılmadığı, kira süresinin kaza tarihini kapsayıp kapsamadığı, kazanın meydana geldiği tarihte kira sözleşmesinin sona erip ermediği tespit edildikten sonra taraflar arasındaki kira sözleşmesinin kaza tarihini kapsadığı sonucuna varılması halinde kira sözleşmesinin uzun süreli ve 3. kişileri bağlayacak güçte bir sözleşme olup olmadığı, ekonomik yararlanmanın kime ait olduğu, kira sözleşmesi ve kira bedelinin maliye ve vergi dairelerine bildirilip bildirilmediği, gerektiğinde işletenin ticari defter ve kayıtları üzerinde konusunda uzman bir bilirkişi marifetiyle inceleme yaptırılmak suretiyle, kira sözleşmesinin fatura, ruhsat ve cari hesap hareketleri gibi yan delillerle desteklenip desteklenmediği ve davalının işletenlik sıfatının devam edip etmediği hususları tartışılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile sadece gelen müzekkere yanıtı ile yetinilerek karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır..." gerekçesiyle kararın kaldırılmasına karar verilmiştir.Somut uyuşmazlıkta kaza tarihini kapsayan geçerli bir sigorta poliçesi mevcut olup işletenin işletenlik sıfatının kalkması sigorta poliçesinin geçerliliğini ortadan kaldırmaz, sigorta poliçesi ve poliçe nedeni ile davalının sorumluluğu (KTK'nın 20/d-94. md.-107. ve vs. md. açıklanan bazı durumlar ayrık olmak üzere) devam eder. Şu halde, davacı söz konusu davayı ancak kendisiyle sözleşme yapan akidine karşı açabilecektir. Rıza hilafına bir durum olmadığından illiyet bağının kesilmesi söz konusu olmayıp aracın uzun süreli kiralanması halinde dahi, kiralayan davalının işletenlik sıfatı devam ettiği, KTK'nın 95/2 maddesine göre davacı sigorta şirketinin zarar gören 3. kişiye ödediği bedeli akidine rücu edebileceği gözetilerek davalı işleten aleyhine açılan davanın esasına girilerek karar verilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmamaktadır. (Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2021/24716 E. - 2023/10220 K. sayılı kararı). Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasında sigortacının rücu hakkı, 2918 sayılı KTK'nın 95/2 maddesi ile Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarında düzenlemeye tabi tutulmuştur. ZMSS Poliçe Genel Şartları'nın 4. maddesinde düzenlenen ağır kusur veya kasıt hali, oto yarışına katılma, ehliyetnamesiz motorlu araç kullanmak, uyuşturucu veya alkollü olarak araç kullanmak, istiap haddinin aşılması, aracın çalınması veya gasp edilmesinde işleteninin kusuru gibi haller sigortacının sigortalısına rücu sebeplerindendir. O halde, zararın teminat dışı kalabilmesi için kazanın meydana geliş şekli itibariyle sürücünün salt (münhasıran) alkolün etkisi altında kaza yapmış olması gerekmektedir. Diğer bir anlatımla, sürücünün alkollü olması tek başına zararın teminat dışı kalmasını gerektirmez. Üstelik, böyle bir durumda zararın teminat dışı kaldığının ispat yükü TTK'nun 1281. maddesi hükmü gereğince sigortacıya düşmektedir.Yargıtay'ın yerleşik uygulamalarında; Sürücünün aldığı alkolün oranının doğrudan doğruya sonuca etkisi bulunmadığından, mahkemece nöroloji uzmanı, hukukçu ve trafik konusunda uzman bilirkişilerden oluşan bilirkişi kurulu aracılığıyla olayın salt alkolün etkisiyle gerçekleşip gerçekleşmediğinin, alkol dışında başka unsurlarında olayın meydana gelmesinde rol oynayıp oynamadığının saptanması, sonuçta olayın tek başına alkolün etkisiyle meydana geldiğinin belirlenmesi durumunda, oluşan hasarın(zararın) poliçe teminatı dışında kalacağından davanın kabulüne aksi halinde reddine karar verilmesi gerekeceği ilkesi benimsenmektedir (YHGK 23.10.2002 gün ve 2002/11-768-840; YHGK 7.4.2004 gün ve 2004/11-257-212; YHGK 2.3.2005 gün ve 2005/11-81-18; YHGK 14.12.2005 gün 2005/11-624-713 sayılı ilamları).Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, kararın gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre; İlk Derece Mahkemesince, nöroloji uzmanı bilirkişinin de bulunduğu bilirkişi heyetinden alınan 16/06/2023 tarihli rapora göre; davacıya sigortalı ... plakalı araç sürücüsü ...'un kaza anında 2.36 promil alkollü olup, alkolün etkisi ile güvenli sürüş yeteneğini kaybettiği, kazanın münhasıran alkol etkisinde meydana geldiği, davacının dava dışı aracın sigortacısına 29/01/2020 tarihinde 39.000,00-TL ödeme yaptığı, ödemenin kaza ve araç hasarı ile uyumlu olduğu anlaşılmakla, rücu şartlarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik yoktur. Bu nedenlerle; davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-Davalı vekilinin yukarıda esas ve karar numarası yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı yapmış olduğu istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Harçlar Yasası'na göre alınması gereken 2.803,50 TL harçtan peşin alınan 701,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 2.102,50 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,3-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına,4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına, 5-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere, oy birliği ile karar verildi.10/12/2025