10. Hukuk Dairesi 2024/4999 E. , 2024/5777 K. MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2022/130 E., 2023/353 K. KARAR : Kısmen Kabul Taraflar arasında görülen hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın, davalılar vekilleri tarafından temyizi neticesinde ilk kararın bozulması üzerine bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde; önceki kararda direnilmesine ve davanın kabulüne dair verilen karar hakkında yapılan t…
**10. Hukuk Dairesi 2024/4999 E. , 2024/5777 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2022/130 E., 2023/353 K. KARAR : Kısmen Kabul Taraflar arasında görülen hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın, davalılar vekilleri tarafından temyizi neticesinde ilk kararın bozulması üzerine bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde; önceki kararda direnilmesine ve davanın kabulüne dair verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Hukuk Genel Kurulu tarafından Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Hukuk Genel Kurulu kararı sonrasında Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; davanın kısmen kabulüne dair verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, anılan karara karşı davalılar vekilleri tarafından temyiz yoluna başvurulması üzerine Dairece kararın yeniden bozulmasına karar verilmiştir. Dairenin bozma kararına uyan Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı davacı vekili ile davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının ... Apartmanında fiilen 15.09.2012 tarihinden itibaren kapıcı ve kaloriferci olarak kesintisiz çalıştığını, müvekkilinin çalışma sırasında ailesi ile birlikte apartmanın en alt katında bulunan kapıcı ve kaloriferci dairesinde ikamet ettiğini ve bu tarihten itibaren apartmanın temizliğini, servis hizmeti, kalorifer yakımı, çöp toplama hizmetlerini yerine getirdiğini, ancak davalı işveren tarafından davacının bildiriminin yapılmadığını beyanla davacının işe başladığı 15.09.2012 tarihinden iş akdini feshettiğini bildirdiği 01.10.2013 tarihine kadar davalı işveren yanında kapıcı ve kaloriferci olarak çalıştığının tespitini talep etmiştir. II. CEVAP 1. Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; açılan davayı kabul etmediklerini, davacının diğer davalı işyerinden verilmiş herhangi bir işe giriş bildiriminin bulunmadığını, eylemli ve gerçek biçimde çalışmanın varlığının gerektiğini beyanla davanın reddini istemiştir. 2. Davalı Apartman vekili cevap dilekçesinde; apartman işleri için işe alınan ve çalışanın ... değil, ... olduğunu, apartmanın müteahhidi ... tarafından ...'ın işe alındığını, apartman yönetimi tarafından işe alınmadığını, iddia edilen süreçte Apartmanın işlerini gören, kaloriferi yakan kişinin ... olduğunu, kaloriferci ehliyeti bulunan kişinin de ... olduğunu, ...'nın kapıcı kaloriferci olarak çalışmasının mümkün olmadığını, ... ... isimli kişinin bakıcılığını yaptığını, ...'ın işe alınmasının da ... ... tarafından sağlandığını, çöp toplama hizmeti görülürken arada bir ... ve çocuklarının apartmanda oturanlarca görülmüş ise de, bu faaliyetin aile içi bir çalışma olduğunu, kaloriferin yakılması, söndürülmesi, çöp toplanması ve apartman temizliği konularında hep muhatabın ... olduğunu, bu nedenle 01.10.2013 tarihinde ...' nın ihtar göndermesi anına kadar hiç kimse apartman işini görmek üzere işe alınan ve bu suretle çalışanın ... olduğu hususunda bir bilgiye sahip olunmadığını, ...'ın emekli olduğunu, sigortalı olmaya ihtiyacı da olmadığını, işi de apartman kat malikleri kurulunca yapılmadığını, işini adeta bağımsız yaptığını, bu boşluktan istifade ederek eşi ...'ya sigortalılık kazandırmak istediğini, ...'nın da bu şekilde sigortalılık kazanmak istediğinin açık olduğunu, ... ( işe alınan ... olsaydı bile ...) 15.09.2012 tarihinden itibaren apartmanda çalışmaya başlamış olamayacağını, apartman kat malikleri kurulu/yönetimi ... sigortalı bildirim yükümlüsü olmadığını, bu bağlamda davada taraf olamayacağını, iddia edilen çalışmanın sürekli ve devamlı olmadığını, ... ...'nun kış mevsimi bitiminde çıkacağını ve kapıcı dairesini boşaltacağını beyan ettikten sonra, uygulamada kış dönemi sonu olan 30.04.2013 tarihinde boşaltmadığını, apartmanda kış mevsimi boyunca kalorifer yakıldığını, çöplerin toplandığını, 15 günde bir apartman temizliğinin yapıldığını, başkaca da hiçbir iş yapılmadığını, yaz dönemlerinde ise, sadece çöp toplandığını, apartman temizliği yapıldığını, başka hiçbir iş yapılmadığını, iddiaları kabul etmediklerini beyanla davanın reddini istemiştir. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 20.10.2014 tarihli ve 2013/789 Esas, 2014/492 Karar sayılı kararı ile açılan davanın kabulü ile davacının davalılardan ... Apartmanında 15.09.2012 tarihinden iş akdinin fesedildiği, 01.10.2013 tarihine kadar kapıcı ve kaloriferci olarak, sigortaya tabi işçi olarak çalıştığının tespitine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. İlk Bozma Kararı 1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuşlardır. 2.Dairenin 23.03.2015 tarih ve 2015/28 Esas, 2015/5311 Karar sayılı kararında; davacının, kaloriferleri yaktığı iddiası karşısında, davacının yetkili kalorifer belgesi olup olmadığı tam olarak açıklığa kavuşturulması, apartmanın kaç kat ve daireden oluştuğu, günlük çalışmanın nasıl ve ne şekilde gerçekleştiği, çöplerin toplanması, merdivenlerin yıkanması, kaloriferlerin yakılması ve benzeri faaliyetlerin günde kaç saate karşılık geldiği ortaya konulması, bu konularda aynı çevrede yer alan işverenler ve çalıştırdığı kişiler ile komşu apartman sakinleri yöntemince saptanarak bilgi ve görgülerine başvurulması, elde edilecek sonuca göre hüküm kurulması gerektiği belirtilerek, söz konusu karar bozulmuştur. B. Mahkemece Bozmaya Uyulmayarak Verilen Direnme Kararı Mahkemenin 19.10.2015 tarih, 2015/289 E., 2015/555 K. sayılı kararı ile önceki kararda direnilmesine, buna göre davanın kabulü ile davacının davalılardan ... Apartmanında 15.09.2012 tarihi ile iş akdinin feshedildiği 01.10.2013 tarihine kadar kapıcı ve kaloriferci olarak sigortaya tabi işçi olarak çalıştığının tespitine dair aynı yönde karar verilmiştir. C. Yargıtay Hukuk Genel Kurul Kararı 1. Mahkemenin yukarıda belirtilen direnme kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuşlardır. 2. Dairemiz 07.12.2015 tarihli 2015/22642 Esas, 2015/21441 Karar sayılı kararı ile direnme kararı Dairemizce yerinde görülmediğinden ve bu durumda kararın inceleme yeri Yargıtay Hukuk Genel Kurulu olduğundan dava dosyasının Yargıtay Hukuk Genel Kuruluna sunulmak üzere Yargıtay Birinci Başkanlığına gönderilmesine karar verilmiştir. 3.Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 02.05.2019 tarihli, 2015/10-3943 Esas, 2019/509 Karar sayılı kararı ile "Öncelikle, Özel Dairenin bozma kararında belirtilen hususlara ilave olarak davacı tarafından dosyaya sunulan kalorifer ateşçi belgesinin aslının getirtilip belgelenmesi, davalı apartmanın bulunduğu arsanın sahibi olan ... ...'in bakıcılığını yapıp yapmadığı, davalı apartmanda ne zaman oturulmaya başlandığına ilişkin olarak oturma izin belgesinin hangi tarihte alındığı, elektrik ve su aboneliklerinin ne zaman yapıldığı belirlenmelidir. Ayrıca, Özel Dairenin bozma kararında belirtildiği gibi apartmanın kaç kat ve daireden oluştuğu, bahçesinin bulunup bulunmadığı, günlük çalışmanın nasıl ve ne şekilde gerçekleştiği, çöplerin toplanması, merdivenlerin yıkanması, kaloriferlerin yakılması varsa bahçenin bakımı ve benzeri faaliyetlerin günde kaç saate karşılık geldiği ve davacının tüm mesaisini söz konusu apartmana hasredip hasretmediği hususlarının aynı çevrede yer alan işverenler ve çalıştırdığı kişiler ile komşu apartman sakinlerinin beyanlarına başvurulmak suretiyle araştırılması gerekmektedir. Davacının çalışmasının kısmi süreli olduğunun anlaşılması halinde, tespit edilen günlük çalışma süresi dikkate alınarak haftalık ve aylık çalışma süreleri belirlenmeli ve yedi buçuk saatlik çalışmanın bir günlük çalışmaya karşılık geldiğinden yola çıkılarak sonucuna göre çalışma süresinin tespitine karar verilmelidir." gerekçeleriyle Mahkemenin direnme kararı Özel Daire bozma kararına ilave gerekçe ve nedenlerle bozulmuştur. D. Mahkemece Verilen Yargıtay Hukuk Genel Kurul karar sonrası kararı Mahkemenin 28.01.2020 tarih ve 2019/381 Esas, 2020/52 Karar sayılı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne, davacının davalı ... Apartmanına ait iş yerinde 15.09.2012 tarihinden 01.10.2013 tarihine kadar kapıcı ve kaloriferci olarak asgari ücretle çalıştığının tespitine karar verilmiştir. E. 3 üncü Bozma Kararı 1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuşlardır. 2. Dairenin 12.10.2020 tarih ve 2020/1481 Esas, 2020/5831 Karar sayılı kararında; "...Eldeki davada ise Hukuk Genel Kurulunun bozma kararının gerekleri tam olarak yerine getirilmemiştir. Bozma kararında yer alan “günlük çalışmanın nasıl ve ne şekilde gerçekleştiği, çöplerin toplanması, merdivenlerin yıkanması, kaloriferlerin yakılması varsa bahçenin bakımı ve benzeri faaliyetlerin günde kaç saate karşılık geldiği ve davacının tüm mesaisini söz konusu apartmana hasredip hasretmediği hususlarının aynı çevrede yer alan işverenler ve çalıştırdığı kişiler ile komşu apartman sakinlerinin beyanlarına başvurulmak suretiyle araştırılması gerekmektedir” şeklindeki bozma gerekçesine rağmen, aynı çevrede yer alan işverenler ve çalıştırdığı kişiler ile komşu apartman sakinleri ve beyanları tespit edilmeksizin ve davalı apartmanın bulunduğu arsanın sahibi olan ... ...'in bakıcılığını yapıp yapmadığı belirlenmeksizin karar verilmiştir. ...Öte yandan, alınan bilirkişi raporu doğrultusunda, davacının tüm mesaisini apartman hizmetlerine hasretmesi gerektiğinin kabulüyle, ayrım yapılmaksızın yaz ve kış aylarında tam süreli çalışıldığı kabul edilmiştir. Bozma gereği apartmanın kaç daireli olduğu, bahçesinin bulunup bulunmadığı ve gereken çalışma süreleri bilirkişi marifetiyle tespit edilmişse de; çalışma ilişkisinin varlığı ve ayrıca kaloriferci olarak çalıştığının tespiti halinde, kömürle ısındığı belirlenen apartmanın kış dönemi dışındaki temizlik, servis, bahçe bakımı gibi hizmetlerin olup olmadığı ve süresi belirlenip, bu çerçevede tam ve part-time çalışmalar ayrıştırılarak bir karar verilmelidir." gerekçeleriyle söz konusu karar bozulmuştur. F. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen 4 üncü Karar Mahkemenin 19.10.2021 tarih ve 2021/338 Esas, 2021/40 Karar sayılı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne, davacının davalı ... Apartmanına ait iş yerinde 15.09.2012 tarihinden 01.10.2013 tarihine kadar kapıcı ve kaloriferci olarak asgari ücretle çalıştığının tespitine karar verilmiştir. G. 4 üncü Bozma Kararı 1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuşlardır. 2. Dairenin 17.01.2022 tarih ve 2021/12547 Esas, 2022/463 Karar sayılı kararında; "...Mahkemece, ilk bozma, HGK bozması ve son bozma ilamlarında belirtildiği üzere, 12 daireli apartmanda davacının yaptığı işler ve dönemleri, Muğla’da kalorifer yakılma tarihleri, kış aylarında davacının kalorifer yaktığı, ayrıca çöp atılması, apartman temizliği ve bahçe bakımı şeklinde geçen çalışmalarını ne şekilde yerine getirdiği, bu hizmetler için dönem dönem kaç saat mesai harcadığı tek tek belirlenmeli, davacının aile hayatı ile iş hayatının iç içe geçtiği gözetilerek günlük çalışma saatleri doğru olarak tespit edilmeli, ayrıca davacının başka yerde çalışıp çalışmadığı, yaşlı bakımı yapıp yapmadığı, yaptıysa süreleri belirlenmeli, çalışma süreleri günlük 7.5 saat üzerinden hesaplanarak haftalık ve aylık olarak hesaplanmalıdır. Bozma gerekleri yerine getirilmeksizin Mahkemece eksik araştırma ve incelemeyle verilen karar usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir." gerekçeleriyle söz konusu karar bozulmuştur. H. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen 5 inci Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne, davacının, davalı ... Apartmanında; 15.09.2012-30.10.2012 tarihleri arasında haftada 4 gün, 01.11.2012-30.04.2013 tarihleri arasında haftada 7 gün kesintisiz, 01.05.2013-01.10.2013 tarihleri arasında haftada 4 gün, asgari ücretle çalıştığının tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ile davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuşlardır. B. Temyiz Sebepleri 1. Davacı vekili; davacının çalışması boyunca yaz kış fark etmeksizin tam zamanlı olarak tüm mesaisini davalı apartmana harcadığını, davacının kış dönemi dışında haftada 4 gün çalıştığına dair Mahkeme hükmünün hatalı olduğunu beyanla Mahkeme kararının bozulmasını talep etmiştir. 2. Davalı Kurum vekili; kararın infazının mümkün olmadığını, aylık hizmet süresi en fazla 30 gün olduğunu, hafta bazında bir tescil işlemi yapılması halinde, aylık çalışma süresinin 30 günü geçeceğini, davanın tümden reddi gerektiğini, davacının eylemli ve tam veya kısmi zamanlı çalışmasının varlığını ispatlayamadığını, tanık beyanlarının yeterli olmadığını beyanla Mahkeme kararının bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davacının 15.09.2012 - 01.10.2013 tarihleri arasında davalı apartman işyerinde geçen çalışmalarına ilişkin hizmet tespiti istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 5510 sayılı Kanun'un 86/9 uncu maddeleri. 3. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin ve davalı Kurum vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden ilgilisine yükletilmesine, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, 23.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.