18. Ceza Dairesi 2016/18241 E. , 2017/2172 K. "" Kasten yaralama, tehdit, hakaret ve görevi kötüye kullanma suçlarından şüpheliler ..., ... ve ... haklarında yürütülen soruşturma evresi sonucunda, Bodrum Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 23/02/2016 tarihli ve 2016/396 soruşturma, 2016/1602 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itirazın reddine ilişkin Bodrum Sulh Ceza Hakimliğinin 06/05/2016 tarihli ve 2016/998 değişik iş sayılı kararının, Adalet Bakanlığı t…
**18. Ceza Dairesi 2016/18241 E. , 2017/2172 K.** **"İçtihat Metni"** Kasten yaralama, tehdit, hakaret ve görevi kötüye kullanma suçlarından şüpheliler ..., ... ve ... haklarında yürütülen soruşturma evresi sonucunda, Bodrum Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 23/02/2016 tarihli ve 2016/396 soruşturma, 2016/1602 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itirazın reddine ilişkin Bodrum Sulh Ceza Hakimliğinin 06/05/2016 tarihli ve 2016/998 değişik iş sayılı kararının, Adalet Bakanlığı tarafından kanun yararına bozulmasının istenilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 18/11/2016 gün ve 388946 sayılı istem yazısıyla Dairemize gönderilen dava dosyası incelendi. İstem yazısında; “Dosya arasında bulunan 19/02/2016 tarihli ve yine itiraz dilekçesi ekinde dosyaya sunulan 26/02/2016 tarihli kamera görüntüsü incelenmesine ilişkin bilirkişi raporları ile müştekiler hakkındaki ... Devlet Hastanesinin 21/01/2016 tarihli ve 1331570 ila 1412723 sayılı genel adli muayene raporları dikkate alındığında, kasten yaralama ve hakaret suçlarına ilişkin toplanan delillerin kamu davası açılmasını gerektirir nitelikte bulunduğu ve bu delillerin mahkemesince değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeksizin, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” denilmektedir. Hukuksal Değerlendirme: Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 160. maddesinin 1. fıkrasında, "Cumhuriyet savcısı, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hali öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlar." 2. fıkrasında, "Cumhuriyet savcısı, maddi gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adli kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlüdür." 170. maddesinin 2. fıkrasında, “Soruşturma evresi sonunda toplanan deliller, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturuyorsa; Cumhuriyet Savcısı, bir iddianame düzenler." 172. maddesinin 1. fıkrasında, “Cumhuriyet savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir.” hükümleri düzenlenmiştir. Aynı Kanun'un “Cumhuriyet savcısının kararına itiraz” başlıklı 173. maddesinde ise; “(3) Sulh ceza hâkimliği, kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görür ise bu hususu açıkça belirtmek suretiyle, O Yer Cumhuriyet başsavcılığından talepte bulunabilir; kamu davasının açılması için yeterli nedenler bulunmazsa, istemi gerekçeli olarak reddeder; itiraz edeni giderlere mahkûm eder ve dosyayı Cumhuriyet savcısına gönderir. Cumhuriyet savcısı, kararı itiraz edene ve şüpheliye bildirir.