3. Hukuk Dairesi 2024/2707 E. , 2025/2661 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/195 E., 2022/726 K. Mahkeme kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; davacı ile davalıların murisi ... aras
**3. Hukuk Dairesi 2024/2707 E. , 2025/2661 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/195 E., 2022/726 K. Mahkeme kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; davacı ile davalıların murisi ... arasında, murisin portakal bahçesi hissesinin tamamı için imzalanan 09.10.1989 tarihli ve 15 yıl süreli ortaklık sözleşmesinin (2.) maddesinde, sözleşmenin bitimine bir ay kala ortakların birbirine ihtar veya ihbarla haber vermemesi halinde aynı şartlarla devam edeceğinin düzenlendiğini, taraflarca feshedilmeyen sözleşmenin 15 yıldan sonra belirsiz süreli sözleşme olarak devam ettiğini, sözleşme uyarınca bahçenin her türlü bakım, onarım, sulama ve ilaçlamalarının davacı tarafından yapılacağının, masrafların senelik hasılattan mahsubu ile elde edilecek safi kârın ortaklar arasında müştereken taksim edileceğinin kararlaştırıldığını, ancak 2011 yılından itibaren davalıların, sözleşmeyi feshederek davacıyı portakal bahçesinden çıkarma çabası içine girdiğini ileri sürerek; sözleşmenin uygulanma imkanı kalmadığının ve fiilen feshedildiğinin tespitini, sözleşmenin haksız feshi nedeniyle (6.) maddesi kapsamında bahçedeki ağaçların davacıya aidiyetinin ve bedellerinin tespiti ile ödenmesine, ödenmediği takdirde davacının bu ağaçları ister keserek isterse sökerek götürme hakkı olduğunun tespitine, davalının 2013 ve 2014 yılı mahsulünden elde ettiği gelirin tespiti ile hissesine düşen kısmının ve 2013 yılında bahçeye yapmış olduğu masrafların yasal faizi ve 20.000,00 TL manevi tazminatın yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiş, ıslah dilekçesi ile ağaç bedellerine ilişkin taleplerini 190,00 TL, 2013-2014 yıllarına ilişkin safi kâr bedeli taleplerini 10,00 TL, 2013 yılında yapmış oldukları masraflara ilişkin taleplerini 9.366,00 TL, maddi tazminat yönünden dava değerini 9.566,00 TL olarak ıslah etmiştir. II. CEVAP Davalılar vekili; babalarının vefatından sonra davalıların sözleşmeyi 12.08.2011 tarihli noter ihtarı ile feshettiklerini, 2012 yılı mahsulünün değerinin mahkeme aracılığıyla yapılan tespit sonucunda 16.506,00 TL olarak tespit edildiğini, bahçedeki ağaçların murisin mirasçılarına ait olduğunu, davacının sözleşmenin (6.) maddesine dayanarak ağaçları yahut ağaç bedellerini talep etmesinin mümkün olmadığını, dava açıldığı tarihe kadar davacının bahçeyi tek taraflı feshe rağmen hukuka aykırı olarak kullandığını, davalıların davacıdan 2013-2014 yılı mahsulünü talep ettiklerini, savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. MAHKEME KARARI Davanın açıldığı Mersin 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 03.11.2015 tarihli kararıyla; görevli mahkemenin asliye ticaret mahkemesi olduğu gerekçesiyle, davanın usulden reddine karar verilmiş; karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ 1.Dairenin 14.03.2018 tarihli ilamıyla taraflar arasındaki uyuşmazlığın ürün kira sözleşmesinden kaynaklandığı, davaya bakmaya sulh hukuk mahkemesi görevli olduğu halde asliye ticaret mahkemesine görevsizlik kararı verilmesinin hatalı olduğundan bahisle, karar bozulmuştur. 2. Bozmaya uyan Mahkemece verilen görevsizlik kararının kesinleşmesi üzerine dosyanın gönderildiği Mahkemesi ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; taraflar arasında görülen tahliye davasında davacı kiracının tahliyesine ilişkin verilen hükmün Yargıtay denetiminden geçerek 08.09.2016 tarihinde kesinleştiği, kesinleşen karar ile taraflar arasındaki sözleşmenin 09.10.2011 tarihinde feshedildiğinin tespit edildiği, fiilen ve haksız feshin bulunmadığı, fesih ile birlikte davacının sözleşme hükümleri gereğince yıllık safi kârın yarısını talep edemeyeceği, ancak 2013 yılında yapmış olduğu masrafları talep edebileceği, davacının 2013 yılı mahsulüne ilişkin yapmış olduğunu iddia ettiği masraflara dair soyut tanık ifadeleri dışında delil sunmadığı, davalı tanıklarının ise aksi yönde beyanda bulundukları, dava dilekçesinde 2013 yılında yapılan masraflara ilişkin fatura sunulduğu belirtilmiş olmasına rağmen bu yönde bir belgenin sunulmadığı, davalılara yemin teklifinde bulunmayacağının davacı vekilinin imzalı beyanı ile beyan edildiği, sözleşmenin (4.) maddesinde tarla içinde hali hazırda murise air 350 adet portakal ağacı bulunduğunun, (6.) maddesinde ise davacının fidan ve ağaç bedelini tarafların anlaşması halinde talep edebileceğinin hüküm altına alındığı, taraflarca karşılıklı fesih söz konusu olmadığından bu maddeye dayalı talepte bulunulamayacağı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş; karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili; 2013 yılında tüm masrafların davacı tarafından yapıldığının tanık beyanlarıyla ispatlandığını, bu hususun davalıların dilekçesinde ikrar edildiğini ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir. B. Gerekçe ve Değerlendirme Uyuşmazlık; ürün kira sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir. Temyizen incelenen kararda belirtilen gerekçeye, davacının 2013 yılında masraf yaptığını ve elde edilen hasılatı davalılar tarafından alındığını ispat edememesine, tanıkların bu konuda somut bilgiye dayalı beyanlarının bulunmadığının anlaşılmasına göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Mahkeme kararının ONANMASINA, Aşağıda yazılı bakiye temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun Geçici 3. maddesi atfıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 440. maddesi gereğince karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 07.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.