4. Hukuk Dairesi 2021/16186 E. , 2022/11277 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki orman yangınından kaynaklanan maddi tazminat davasının mahkemece hakem sıfatıyla yapılan yargılaması sonucunda; yargı yolu caiz olmadığından davanın usulden reddine dair verilen 13/01/2021 günlü kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereğ…
**4. Hukuk Dairesi 2021/16186 E. , 2022/11277 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki orman yangınından kaynaklanan maddi tazminat davasının mahkemece hakem sıfatıyla yapılan yargılaması sonucunda; yargı yolu caiz olmadığından davanın usulden reddine dair verilen 13/01/2021 günlü kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. K A R A R Davacı idare vekili; Kınık Belediyesi tarafından çöp toplama alanı olarak kullanılan ve ormanlık alana 500 m. mesafede bulunan alanda tedbir alınmaması nedeniyle yangın çıktığını, yangının orman idaresince yapılan çalışmalar sonucu söndürüldüğünü belirterek, oluşan idare zararının davalı ...’den tazmini isteminde bulunmuştur. Davalı idare vekili; davaya konu olayda anız ve bitki örtülerinin yakılması değil katı atık vahşi depolama alanındaki çöplerin gaz sıkışması nedeniyle alev alması sonucu yangın çıktığını, bu nedenlerle idarenin bir kusuru olmadığını belirterek, davanın reddi gerektiğini savunmuştur. Mahkemece hakem sıfatıyla yapılan yargılama sonunda davanın kamu kurumu olan belediyenin hizmet kusuruna dayandığı ve davaya bakma görevinin idari yargı mahkemelerine ait olduğu gerekçesiyle yargı yolu caiz olmadığından davanın usulden reddine karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava, orman yangını nedeniyle uğranılan maddi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Dosyanın incelenmesinde; mahkemenin 23/12/2015 tarihli 2015/78 esas ve 2015/253 karar sayılı kararında davanın kabulüne karar verildiği, kararın davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 21/04/2016 tarihli, 2016/3041 esas ve 2016/5425 karar sayılı ilamıyla tarafların 3533 sayılı Kanun kapsamında oldukları ve tarafların sıfatı gereği aralarındaki uyuşmazlığın tahkim usulüne göre çözümlenmesi gerektiği gözetilerek dava dilekçesinin görev yönünden reddine karar verilmek üzere hükmün bozulmasına karar verildiği, mahkemece Dairemizin bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda 22/11/2017 tarihli 2017/135 esas ve 2017/149 karar sayılı kararı ile dava dilekçesinin görev yönünden reddine karar verildiği, bu kararın da davalı vekili tarafından temyiz edildiği ve Dairemizin 01/06/2020 tarihli ve 2019/2628 esas ve 2020/1397 karar sayılı ilamı ile mahkeme kararının düzeltilerek onanmasına karar verildiği, Dairemizin düzeltilerek onama ilamı üzerine mahkemece yargılamaya hakem sıfatıyla devam edildiği ve yargı yolu caiz olmadığından davanın usulden reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.