4. Hukuk Dairesi 2012/15542 E. , 2013/17889 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vd vekili Avukat ... tarafından, davalı ... vd aleyhine 28/02/2011 gününde verilen dilekçe ile kişilik haklarının ihlali nedeniyle manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 10/05/2012 günlü kararın Yargıtay’ca duruşmalı olarak incelenmesi davalı ... vekili, duruşmasız olarak incelenmesi de davacı ... ve ... tarafından…
**4. Hukuk Dairesi 2012/15542 E. , 2013/17889 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vd vekili Avukat ... tarafından, davalı ... vd aleyhine 28/02/2011 gününde verilen dilekçe ile kişilik haklarının ihlali nedeniyle manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 10/05/2012 günlü kararın Yargıtay’ca duruşmalı olarak incelenmesi davalı ... vekili, duruşmasız olarak incelenmesi de davacı ... ve ... tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne ve miktar itibariyle duruşma isteminin reddine karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. Dava, kişilik haklarının ihlali nedenine dayalı manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, davacılar ile davalı ... tarafından temyiz edilmiştir. Davacılar, davalıların kendileri ile aralarındaki husumetler kapsamında yapılan soruşturma ve yargılamalarda vermiş oldukları dilekçelerde iddia ve savunmada sınırı aşmak suretiyle kişilik haklarına saldırıda bulunduklarını beyanla manevi zararlarının tazminini istemişlerdir. Davalılar, dava konusu dilekçelerin, davalı ...'un ....Barolar Birliği'nde yapılan duruşmada alınan ifadesinin izahından ibaret olduğunu, duruşmada tam olarak ne şekilde ifade verildiğinin anlatılmaya çalışıldığını, dilekçelerde geçen ifadelerin doğru olduğunu ve kişilik haklarına saldırı oluşturmayacağını beyanla davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, davalı ...'un önceden ceza almasına ve manevi tazminata mahkum olmasına neden olan Türkiye Barolar Birliği'nde yapılan 07/11/2008 tarihli duruşmada sarf ettiği bayanlarının tekrarı mahiyetindeki dava konusu dilekçeleri nedeniyle bu davalı yönünden davanın kısmen kabulüne, davalı ...'un ise dava konusu edilen dilekçelerinde iddia ve savunmada sınırın aşılmamış olması nedeniyle bu davalı yönünden davanın reddine karar verilmiştir. Dosyadaki belgelerden; davalı ... hakkında dava konusu dilekçelerde ısrarla izahına çalışılan ve duruşma tutanağına farklı biçimde yansıtıldığı savunulan .... Barolar Birliği'nde yapılan 07/11/2008 tarihli duruşmadaki beyanları nedeni ile, şikayetçisi davacı ... olan ... 10. Sulh Ceza Mahkemesinin 2009/1700 esas sayılı dosyasında kamu davası açıldığı ve halen derdest olduğu anlaşılmaktadır. Borçlar Yasası'nın 53. maddesi gereğince ceza mahkemesinin beraat kararı, hukuk yargıcı yönünden bağlayıcı değilse de ceza mahkemesince belirlenecek maddi olgular hukuk yargıcı yönünden de bağlayıcıdır. Dava konusunun özelliği nedeniyle davalı ... hakkındaki ceza mahkemesinde yargılaması devam eden davanın sonucu beklenmeli ve ondan sonra tüm kanıtlar birlikte değerlendirilerek varılacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde karar verilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.