4. Hukuk Dairesi 2023/1455 E. , 2025/1672 K. MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2022/856 Değişik İş, 2022/856 Karar SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ SAYISI : 2022/İHK-48996 SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ SAYISI : 2022/148906 İtiraz Hakem Heyeti kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik…
**4. Hukuk Dairesi 2023/1455 E. , 2025/1672 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2022/856 Değişik İş, 2022/856 Karar SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ SAYISI : 2022/İHK-48996 SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ SAYISI : 2022/148906 İtiraz Hakem Heyeti kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalıya zorunlu trafik sigortalı araç ile davacının sevk ve idaresindeki aracın karıştığı trafik kazasında davacının yaralandığını, sigorta şirketine başvurudan sonuç alamadıklarını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 40.000,00 TL sürekli iş göremezlik ve 944,00 TL rapor ücretinin faizi ile davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; usulüne uygun başvuru yapılmadığını, maluliyet raporunu ve kusuru kabul etmediklerini, davacının müterafik kusurlu olduğunu, faizi kabul etmediklerini ve davacı lehine tam vekalet ücretine hükmedilemeyeceğini beyanla davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvuran tarafından sunulan maluliyet raporunun, Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik ekinde belirlenen iyileşme ve stabil ... gelme süresine riayet edilmeden düzenlendiği, bu sebeple sigorta şirketine yapılan başvurunun mevzuata ve usule uygun geçerli bir başvuru olmadığı gerekçesiyle dava şartı yokluğu sebebiyle başvurunun usulden reddine karar verilmiştir. IV. İTİRAZ Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile itirazın reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; maluliyet raporunun usulüne uygun olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davalı ... tarafından ZMSS poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazasında davacı sürücünün yaralanması nedeniyle sürekli iş göremezlik tazminatı ve rapor ücreti talebine ilişkindir. Somut olayda, kaza neticesinde davacının maruz kaldığı yaralanmaya ilişkin olarak Karadeniz Teknik Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı tarafından düzenlenen 01.10.2021 tarihli raporda kaza tarihinde yürürlükte olan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre kalça eklem hareket kısıtlılığına bağlı alt ekstremite maluliyetinin %10 olduğu solunum hafif derece etkilenmesine bağlı maluliyetinin %10 olduğu, Balhazard formülüne göre ise davacının sürekli iş göremezliğinin %19 olduğu tespit edilmiştir. Uyuşmazlık Hakem Heyetince, sigorta şirketine ve dava dosyasına sunulan maluliyet raporunun, Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik ekinde belirlenen iyileşme ve stabil ... gelme süresine riayet edilmeden düzenlendiği, sigorta şirketine yapılan başvurunun mevzuata ve usule uygun geçerli bir başvuru olmadığı gerekçesiyle 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 97. maddesi, Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 114/2. maddeleri gereğince dava şartı yokluğu sebebiyle başvurunun usulden reddine karar verilmiştir. Davacı vekili karara itiraz etmiştir. İtirazın İtiraz Hakem Heyetince işleme alındığı tarih 01.07.2022'dir. Bu kez İtiraz Hakem Heyetince kazadan yaklaşık 9,5 ay sonra adli tıp polikliniğinde gerçekleşen muayene sonuçları dikkate alındığında, raporun “Kalça eklemi hareket kısıtlılığı, solunumun hafif derecede etkilenmesi” tanısı ile düzenlendiği, heyete katılan hekimlerin uzmanlık alanları konusunda bir açıklama içermediği gibi alt eksteremite arazı için yönetmelikte öngörülen 1 yıllık süre dolmadan tanzim edildiği ve bu haliyle hüküm kurmaya elverişli bulunmadığı gibi ödemeye esas alınabilecek nitelikte de olmadığı değerendirilmiş ve 23.09.2022 tarihli ara karar ile usulüne uygun rapor alınması için yetkili hastaneye müracaat etmesi ve müracaata ilişkin hastane belgelerini sunması için ara kararın tebliğinden itibaren davacı vekiline 15 günlük kesin süre verilmiştir. Aynı ara karar ile 2 aylık karar verme süresinin yeterli olmayacağı, 2 ayın sonundan başlamak üzere taraf vekillerine 3 ay daha süre verilmesine, taraf vekillerinin bu husustaki görüşlerinin e-posta yolu ile heyete ulaştırılmasına açıkça muvafakat edilmemesi halinde süre uzatımına muvafakat edilmediği sonucuna varılacağı hususunun taraf vekillerine ihtarına karar verilmiştir. Davalı vekili ek süre uzatımına muvafakat etmediklerini bildirmiş, davacı vekili ara karar gereği rapor işlemlerini başlattıklarına dair hastane başvuru dilekçesini Sigorta Tahkim Komisyonu'na 26.09.2022 tarihinde sunmuştur. İtiraz Hakem Heyetince, her ne kadar ara karar ile yeni bir rapor alınmak üzere davacı tarafa süre verilmiş ise de davalı tarafın verilen ek süreye muvafakat etmediklerini bildirmesi sebebiyle ve kalan kısıtlı süre içinde yeni bir maluliyet raporu alınamayacak olması nedeniyle dava şartı eksikliğinin giderilmesinin mümkün olmadığı, davalının bu tutumunun TMK 2. maddesi anlamında kötüniyetli olarak değerlendirilmeyeceği gerekçesiyle, 01.10.2022 tarihinde davacı vekilinin itirazının reddine karar verilmiştir. Ancak yapılan değerlendirme hatalı olup eksik incelemeyle hüküm tesis edilmiştir. 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu’nun 30. maddesinin 12. fıkrasında itiraz talebi hakkında işin heyete intikalinden itibaren iki ay içinde karar verileceği, 16. fıkrasında hakemlerin, görevlendirildikleri tarihten itibaren en geç dört ay içinde karar vermeye mecbur olduğu, aksi halde, uyuşmazlığın yetkili mahkemece çözümleneceği, ancak, bu sürenin tarafların açık ve yazılı muvafakatleriyle uzatılabileceği belirtilmiştir. Anılan yasal düzenlemeye göre; hakem heyetince verilen ek sürenin iki aylık süre içinde hakem yargılamasına ilişkin işlemlerin yapılmaya başlanıp sürenin yetmemesi halinde söz konusu olacağı, açıktır. Eldeki dosyada davacı vekilinin Uyuşmazlık Hakem Heyetinin kararına ilişkin itirazın İtiraz Hakem Heyetine sevk tarihinin 01.07.2022 olduğu, İtiraz Hakem Heyetinin işin kendisine intikalinden itibaren 2 ay 23 gün sonra 23.09.2022 tarihinde ara karar oluşturarak, davacı vekiline rapor sunmak üzere kesin süre verdiği ve taraflardan ek süre istediği ve ara karardan önceki (2 ay 23 gün) sürede ise dosyaya ilişkin herhangi bir işlem yapmadığı anlaşılmıştır. Davacı vekilinin itirazlarının 2 aylık süre içinde değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, bu süre içinde herhangi bir işlem yapılmaması sürenin bitiminden çok sonra ek süre istenmesi ve davalı vekilinin ek süreye muvafakat etmemesi sebebiyle dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmesi doğru değildir. Zira bu eksikliğin sonuçlarına davacının katlanmasını beklemek, hakkaniyete uygun düşmemektedir. Kaldı ki sunulan raporda davacının solunum hafif derece etkilenmesine bağlı maluliyeti de tespit edilmiş olup yönetmelikte bu araza ilişkin herhangi bir bekleme süresi de düzenlenmemiştir. Bununla birlikte her ne kadar dosyaya sunulu rapor davacının alt ekstremite maluliyetine ilişkin tespiti bakımından 12 aylık süre dolmadan tanzim edilmiş ise de İtiraz Hakem Heyetinin karar tarihi itibariyle yönetmelikte öngörülen bekleme süresi de dolmuştur. Açıklanan hukuki ve maddi vakıalar karşısında; Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirilmesi Hakkında Yönetmelik eki cetvellerine göre denetime ve karar vermeye elverişli olacak şekilde kaza ile illiyet bağı kuran davacının maluliyet derecesi ve oranının belirlenmesi amacıyla Üniversitelerin Adli Tıp bölümünden davacının yaralanmasına uygun uzman doktorların bulunduğu heyetten yeni bir rapor alınıp sonucuna göre karar verilmek üzere karar bozulmuştur. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davacıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 04.02.2025 tarihinde Üye ...'un ve Üye ...'un karşı oyu ve oy çokluğuyla karar verildi. KARŞI OY Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün onanmasına karar verilmesi gerektiği düşüncesiyle sayın çoğunluğun bozma kararına katılmıyoruz.