Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2021/1165 E. , 2024/19121 K. T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2021/1165 Karar No : 2024/19121 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı / ANKARA VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ...'a vesayeten ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davalı idare bünyesinde görev yapmakta ik…
Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2021/1165 E. , 2024/19121 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2021/1165 Karar No : 2024/19121 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı / ANKARA VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ...'a vesayeten ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davalı idare bünyesinde görev yapmakta iken 667 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 4/1-a maddesi uyarınca Milli Savunma Bakanı'nın ... tarih ve ... sayılı işlemi ile kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından bu işlemin iptali istenilmektedir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında; ... Komd. Tb 2.Komd. Bl 4.Komd. Kolu 1.Komd. Mnv. Unsurunda manevra unsur komutanı olarak görev yapan davacı tarafından, 23/07/2016 tarih ve 29779 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 667 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 4/1-a maddesi uyarınca Kara Kuvvetleri Komutanı'nın teklifi, Genelkurmay Başkanı'nın inhası ve Milli Savunma Bakanı'nın onayı ile kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin 2016/28 sayılı işlemin iptali istemiyle açılan davada, "Olayda; davacının, "Anayasal Düzeni Ortadan Kaldırmaya Teşebbüs Etme, Türkiye Büyük Millet Meclisini Ortadan Kaldırmaya Veya Görevini Yapmasını Engellemeye Teşebbüs Etme" suçlarından 24.07.2016 tarihinde gözaltına alındığı, 30.07.2016 tarihinde tutuklandığı, hakkındaki ceza soruşturması devam ettiği sırada 29.08.2016 olur tarihli Milli Savunma Bakanlığı işlemi ile kamu görevinden çıkarılmasına karar verildiği, ... Ağır Ceza Mahkemesi'nin E:... sayılı dava dosyası ile davacının da aralarında bulunduğu kişiler hakkında ceza kovuşturmasına başlanıldığı, 19.02.2018 tarihinde sanık/davacının tahliyesine karar verildiği, ceza yargılaması sonucunda ... tarih ve K:... sayılı karar ile davacının da aralarında bulunduğu bir kısım sanıklar hakkında; "Anayasal Düzeni Ortadan Kaldırmaya Teşebbüs Etme, Türkiye Büyük Millet Meclisini Ortadan Kaldırmaya Veya Görevini Yapmasını Engellemeye Teşebbüs Etme, Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini Ortadan Kaldırmaya Veya Görevini Yapmasını Engellemeye Teşebbüs Etme suçlarından kamu davaları açılmış ise de; TCK 30/4 maddesi uyarınca kaçınılmaz bir hataya düştüğü kabul edildiğinden adı geçen sanık yönünden CMK 223/3-d madde ve fıkrası gereğince ceza verilmesine yer olmadığına", "aynı sanıklar yönünden Silahlı Terör Örgütü Üyesi Olmak suçunu işlediklerine dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı ve atılı suçu işlediklerinin sabit olmaması nedeniyle CMK 223/2-e madde ve fıkraları gereğince ayrı ayrı beraatlerine" karar verildiği anlaşılmaktadır. Bu bakımdan, yukarıdaki mevzuat hükümleri ile dava dosyasındaki diğer tüm bilgi ve belgelerin birlikte değerlendirilmesinden, her ne kadar davacının 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Kamu Personeline İlişkin Alınan Tedbirlere Dair Kanun Hükmünde Kararname esaslarına göre, terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirdiğinden bahisle kamu görevinden çıkarılmasına karar verilmiş ise de; davacı hakkındaki Ceza Mahkemesi kararında davacının; Anayasal Düzeni Ortadan Kaldırmaya Teşebbüs Etme, Türkiye Büyük Millet Meclisini Ortadan Kaldırmaya Veya Görevini Yapmasını Engellemeye Teşebbüs Etme, Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini Ortadan Kaldırmaya Veya Görevini Yapmasını Engellemeye Teşebbüs Etme suçları açısından kaçınılmaz bir hataya düştüklerinin, Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma suçu açısından da bu suçu işlediğinin sabit olmadığının kabul edildiği ve beraatine karar verildiği anlaşıldığından davacının kamu görevinden çıkarılmasına dair tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır." Belirtilen bu gerekçeyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Davalı idare tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararla; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu, kararın kaldırılmasını gerektirecek bir neden bulunmadığı belirtilerek, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesi uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Temyize konu kararın hukuka aykırı olduğu, KHK'ya dayanılarak kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin idarenin değerlendirme yaparken geniş bir takdir yetkisi bulunduğu, kamu görevine girmenin anayasal bir hak olmakla beraber bu hakkın kötüye kullanıldığı ve Devlete sadakat yükümlülüğünün ihlal edildiği durumlarda idarenin aldığı tedbirlerin hukuka uygun olduğu, ölçülülük ilkesi çerçevesinde, milletlerarası hukuka uygun olarak ve çekirdek haklara müdahale edilmeksizin dava konusu işlemin tesis edildiği, Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplarla irtibat ve iltisakın olmasının kamu görevinden çıkarılmak için yeterli görüldüğü, davacı hakkında yapılan tespitler uyarınca tesis edilen dava konusu işlemin hukuka uygun olup temyiz isteminin kabulü gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyize konu kararın bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, ... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla ...'ın davacıya vasi olarak atandığı ve anılan kararın tarafların istinaf etmemesi üzerine 08/11/2022 tarihinde kesinleştiği görüldüğünden, davaya vasi yoluyla devam edilmesine karar verilerek gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY ve İLGİLİ MEVZUAT: Türkiye'de 15 Temmuz 2016 gecesi, kendilerini “Yurtta Sulh Konseyi” olarak isimlendiren bir grup Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) mensubu tarafından, demokratik biçimde halk tarafından göreve getirilen Türkiye Büyük Millet Meclisini (TBMM), Türkiye Cumhuriyeti Hükûmetini ve Cumhurbaşkanı'nı devirmek ve anayasal düzeni ortadan kaldırmak amacıyla darbe teşebbüsünde bulunulmuş, bu teşebbüs Türk Milleti tarafından akamete uğratılmıştır. Anayasa'nın olay tarihinde yürürlükte bulunan 118. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca Milli Güvenlik Kurulu (MGK) tarafından 20/07/2016 tarihli toplantıda yapılan değerlendirmede, darbe teşebbüsünün TSK içindeki Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) mensupları tarafından başlatıldığı, bu örgütün kuruluş aşamasından itibaren etkisi altına aldığı eğitim kuruluşları, sivil toplum kuruluşları, medya kuruluşları, ticari kuruluşlar ve kamu görevlileri aracılığıyla Milleti ve Devleti kontrol altında tutmayı amaçladığı belirtilmiştir. MGK'nın anılan toplantısında "demokrasinin, hukuk devleti ilkesinin, vatandaşların hak ve özgürlüklerinin korunmasına yönelik tedbirlerin etkin bir şekilde uygulanabilmesi amacıyla" Hükûmete olağanüstü hâl ilan edilmesi tavsiyesinde bulunulması hususu kararlaştırılmıştır. Cumhurbaşkanı başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulu 20/07/2016 tarihinde, ülke genelinde 21/07/2016 Perşembe günü saat 01.00'den itibaren geçerli olmak üzere doksan gün süreyle olağanüstü hâl ilan edilmesine karar vermiştir. Anılan karar 21/07/2016 tarih ve 29777 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiş ve aynı gün TBMM tarafından onaylanmıştır. Olağanüstü hâl, daha sonrasında üçer aylık dönemler hâlinde Cumhurbaşkanı başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulu tarafından uzatılmış ve 18/07/2018 tarihinde sona ermiştir. 23/07/2016 tarihli ve 29779 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname'nin (667 sayılı KHK) 4/1-(a) maddesinde; 27/07/1967 tarihli ve 926 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanunu'na tabi personelden terör örgütlerine veya Devletin millî güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna MGK tarafından karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilenlerin ilgili Kuvvet Komutanının teklifi, Genelkurmay Başkanının inhası, Milli Savunma Bakanının onayı ile kamu görevinden çıkarılmalarına karar verileceği düzenlenmiştir. Anılan KHK, 18/10/2016 tarihli ve 6749 sayılı Kanun'la değiştirilerek kabul edilmiş, bu Kanun ise 29/10/2016 tarih ve 29872 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Davalı idare bünyesinde görev yapan davacı, 667 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 4/1-a maddesi uyarınca Kara Kuvvetleri Komutanı'nın teklifi, Genelkurmay Başkanı'nın inhası ve Milli Savunma Bakanı'nın onayı ile kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlem ile kamu görevinden çıkarılmıştır. Bunun üzerine, anılan işlemin iptali istemiyle temyizen incelenen dava açılmıştır. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: 667 sayılı KHK'nın 4. maddesi uyarınca terör örgütlerine veya MGK'ca Devletin millî güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilen kamu görevlilerinin, “kamu görevinden çıkarılmasına" ilişkin kararlar, adli suç veya disiplin suçu işlenmesi karşılığında uygulanan yaptırımlardan farklı olarak terör örgütleri ile millî güvenliğe karşı faaliyette bulunduğu kabul edilen yapıların kamu kurum ve kuruluşlarındaki varlığını ortadan kaldırmayı amaçlayan “olağanüstü tedbir" niteliğindedir. AİHM "demokratik bir devletin, memurlarından anayasal prensiplere sadakat göstermesini isteme hakkı bulunduğunu" belirtmektedir (Sidabras ve Džiautas/Litvanya, B. No: 55480/00 ve 59330/00, 27/07/2004, § 52; Volkmer/Almanya (k.k.), B. No: 39799/98, 22/11/2001; Petersen/Almanya, B. No: 39793/98, 22/11/2001). AİHM'e göre "kamu çalışanlarının devlete sadık kalmaları genel yararı korumakla ve güvence altına almakla yükümlü devlet otoriteleri ile çalışmalarının doğasında bulunan bir şarttır." (Sidabras ve Džiautas/Litvanya, B. No: 55480/00 ve 59330/00, 27/07/2004, § 57; Žičkus/Litvanya, B. No: 26652/02, 07/04/2009, § 28). Terör örgütleri ile millî güvenliğe karşı faaliyette bulunduğu kabul edilen yapılara üyelik, mensubiyet, iltisak veya bunlarla irtibat, kamu görevlilerinin devlete sadakat yükümlülüğünü yitirildiğini ortaya koyan ve bahse konu olağanüstü tedbirin uygulanmasını gerektiren hâllerdir. Yukarıda yer verilen yapılara üyelik ve mensubiyet olmasa da bu yapılara iltisaklı veya bunlarla irtibatlı bulunulması hâli de anılan tedbirin uygulanabilmesi için yeterlidir. Anayasa Mahkemesi 14/11/2019 tarih ve E:2018/89, K:2019/84 sayılı kararında iltisaklı kavramını ''kavuşan, bitişen, birleşen'', irtibatlı kavramını ise ''bağlantılı'' olarak tanımlamıştır. Bu kavramlar ile kişilerin cezai sorumluluğunu gerektiren örgüte üyelik ve mensubiyet kavramlarına nazaran terör örgütleri ile daha az yoğun ve atipik bir bağlantının vurgulandığı açıktır. Bu kapsamda kişilerin terör örgütleri ile irtibat ve iltisaklarının ortaya konulabilmesi için, örgütün amaçlarının gerçekleştirilmesi ya da örgütten yarar sağlamak maksadıyla gerek örgütten gelen talimatlar doğrultusunda gerekse inisiyatif alarak bulundukları hal ve hareketler neticesinde örgüte veya kendilerine yarar sağladıkları ya da örgüt ile amaç birliği veya sosyal birliktelik görünümü içinde oldukları yönünde kanaat oluşması yeterli olacaktır. Dava dosyasının incelenmesinden, her ne kadar İdare ve Bölge İdare Mahkemesince; davacının, ... Ağır Ceza Mahkemesi'nin E: ... sayılı dava dosyasında "Anayasal Düzeni Ortadan Kaldırmaya Teşebbüs Etme, Türkiye Büyük Millet Meclisini Ortadan Kaldırmaya Veya Görevini Yapmasını Engellemeye Teşebbüs Etme" suçlarından kamu davaları açılmış ise de; TCK 30/4 maddesi uyarınca kaçınılmaz bir hataya düştüğü kabul edildiğinden adı geçen sanık yönünden CMK 223/3-d madde ve fıkrası gereğince ceza verilmesine yer olmadığına", "aynı sanıklar yönünden Silahlı Terör Örgütü Üyesi Olmak suçunu işlediklerine dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı ve atılı suçu işlediklerinin sabit olmaması nedeniyle CMK 223/2-e madde ve fıkraları gereğince ayrı ayrı beraatlerine" karar verildiği gerekçesiyle davacının kamu görevinden çıkarılmasına dair tesis edilen dava konusu işlemin iptaline karar verilmiş ise de; UYAP ortamında yapılan inceleme sonucunda temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararından sonra davacı hakkında verilen beraat kararının istinaf merci tarafından kaldırılarak ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarihli ve E:..., K:... sayılı dosyasında, davacının "Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme" suçundan mahkumiyetine karar verildiği ve bu mahkumiyet kararının Yargıtay ... Ceza Dairesince onanarak 18/04/2022 tarihinde kesinleştiği tespit edilmiştir. Bu nedenle, anılan ceza yargılaması kapsamındaki delil ve tespitler incelenerek davacının FETÖ/PDY davacının terör örgütü ile irtibat ve iltisakının bulunup bulunmadığının değerlendirilmesi gerekmektedir. Bu itibarla, dava konusu işlemin iptali yönünde verilen İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuka uyarlık bulunmamaktadır. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Dava konusu işlemin iptaline ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının yukarıda belirtilen gerekçeyle BOZULMASINA, 2. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesine gönderilmesine, 21/11/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.