İSTİNAF KARARININ KARAR TARİHİ : 24/02/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 24/02/2026 ...Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... esas ... karar sayılı kararına karşı istinaf başvurusu üzerine dosya Dairemize gönderilmiş olmakla, dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi. HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE : Dava, faturadan kaynaklanan alacak talebine ilişkindir. Davacı tarafından, davalı şirkete ...…
T.C. ADANA BAM 9. HUKUK DAİRESİ T.C. ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2023/98 KARAR NO : 2026/390 KARAR TARİHİ : 24/02/2026 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I Başkan : Üye : Üye : Katip : İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ...ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : ... NUMARASI : ... ESAS ... KARAR DAVACI : ... VEKİLLERİ : Av. ... Av. ... DAVALI : ... VEKİLLERİ : Av. ... Av. ... DAVANIN KONUSU : Alacak (Faturadan Kaynaklanan) İSTİNAF KARARININ KARAR TARİHİ : 24/02/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 24/02/2026 ...Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... esas ... karar sayılı kararına karşı istinaf başvurusu üzerine dosya Dairemize gönderilmiş olmakla, dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi. HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE : Dava, faturadan kaynaklanan alacak talebine ilişkindir. Davacı tarafından, davalı şirkete ..., ..., ... ve ... tarihlerinde toplam beş adet mal/ürün sevk edildiği, ... tarihli sevkiyatın ise 111.886,00 USD bedelli patlamış mısır olduğu, davalıya teslim edilen ürünlerin herhangi bir ayıp barındırmadığı, ancak davalı tarafından fatura bedelinin ödenmediği iddia edilmiş, davalı ise, davacı ile mısır alımı konusunda 6 adet satış sözleşmesinin imzalandığını, ilk parti malın ayıplı olduğunun davalıya ihbar edilmesi üzerine karşılıklı olarak fiyatta iskonto hususunda anlaştıklarını, parça parça gelen diğer malların da ayıplı olduğunu, toplam 124.850 USD iskonto kabul edilerek, bu miktar üzerinden iskonto faturası düzenlenip davacıya kargo ile gönderildiğini, satış bedeli konusunda, iskontolarla fiyat indirimine girişilerek karşılıklı olarak imzalı anlaşmalarla yeni satış bedeli oluşturduğunu, bu durumun maillerle teyitleşildiğini, tarafların karşılıklı hesaplarını kapattıklarını, davacıya borç kalmadığını belirterek davanın reddini savunmuş, mahkemece yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiştir. Karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulduğu anlaşılmıştır. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf sebepleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. TTK'nın 23/1-c maddesinde, malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı iki gün içinde durumu satıcıya ihbar etmelidir. Açıkça belli değilse alıcı malı teslim aldıktan sonra sekiz gün içinde incelemek veya inceletmekle ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa, haklarını korumak için durumu bu süre içinde satıcıya ihbarla yükümlüdür. Taraflar arasındaki ilişki ticari satım olup, TTK'nın 23/1-c maddesinde ayıplı mal hakkında alıcıya ihbar yükümlülüğü getirilmiştir. Alıcı muayene ve ihbar yükümlülüğünü yerine getirmeden ayıp nedeniyle satıcıdan mal bedeli ve zarar gideriminde bulunamaz. Davacı alıcı, ihbarda bulunduğunu yazılı belge ile kanıtlamak zorundadır (Yargıtay 19 HD ... Esas ... Karar ... T.) Satıcı, TBK'nın 219. maddesine göre, ayıptan genel olarak sorumludur. TBK'nın 223. maddesine göre, alıcı, devraldığı satılanın durumunu işlerin olağan akışına göre imkân bulunur bulunmaz gözden geçirmek ve satılanda satıcının sorumluluğunu gerektiren bir ayıp görürse, bunu uygun bir süre içinde ona bildirmek zorundadır. Alıcı gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse, satılanı kabul etmiş sayılır. Ancak, satılanda olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak bir ayıp bulunması halinde, bu hüküm uygulanmaz. Bu tür bir ayıbın bulunduğu sonradan anlaşılırsa, hemen satıcıya bildirilmelidir; bildirilmezse satılan bu ayıpla birlikte kabul edilmiş sayılır. Milletlerarası Mal Satımına İlişkin Sözleşmeler Hakkında Birleşmiş Milletler Antlaşması'nın (CISG) 39 uncu maddesinde alıcının bir sözleşmeye aykırılık saptadığı veya saptaması gerektiği tarihten itibaren makul bir süre içinde satıcıya, sözleşmeye aykırılığı türünü de belirterek bildirmezse, bu sözleşmeye aykırılığa dayanma hakkını kaybedeceği; 40 ıncı maddesinde ise sözleşmeye aykırılığın satıcının bildiği veya bilmemesinin mümkün olmadığı ve alıcıya açıklamadığı olgulara dayanması halinde satıcının 38 ve 39 uncu madde hükümlerine dayanamayacağı düzenlenmiştir. Yani makul süre içinde ayıp ihbarı yapılması gerekmekle birlikte, satıcı anılan Sözleşmenin 40 ıncı maddesindeki hallerin varlığı halinde ihbarın makul sürede yapılmadığını iddia edemeyecektir. Tüm dosya kapsamından, taraflar arasındaki mısır alım satım anlaşmasının Uluslararası mal alım satımı niteliği taşıdığı, Uluslararası Mal Satımına İlişkin birleşmiş milletler konvansiyonunda, alıcının mali yükümlülüğünü düzenleyen hükümlere göre, alıcının, malları koşulların izin verdiği ölçüde kısa bir süre içerisinde muayene etmek yada ettirmek ve sözleşmeye aykırılık tespit ederse bu tespitten itibaren makul bir süre içerisinde satıcıya bildirmek zorunda olduğu, aksi takdirde alıcının talep hakkını kaybedeceği, davacı tarafından, davalıya teslim edilen mallarda ayıp bulunmadığının iddia edildiği, davalının ise, süresinde ayıp ihbarında bulunduğunu savunup, buna ilişkin, borç makbuzu, "debit note" isimli belgeye ve e mail yazışmalarına dayandığı, ilk derece mahkemesince alınan bilirkişi raporunda, davalı şirkete ait mail adresinde dava konusu maillere ilişkin herhangi bir kayda rastlanmadığının, mail yazışmaları ve fax ile gönderildiği ileri sürülen Debit Note isimli belgelerin aslına uygunluğunun tespiti yapılamadığının belirtildiği, Cumhuriyet Savcılığında yürütülen hazırlık soruşturmasında bu nedenle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, davalı tarafından, malların ayıplı olduğunun ve davacıya ayıp ihbarının süresi içerisinde yapıldığının ispatlanamadığı, davalı tarafından ayrıca, davacıya kargo yolu ile 2 adet fiyat farkı faturaları gönderdiği ileri sürülmüş ise de, davalı defterlerinde kayıtlı olan fiyat farkı faturasının, bizzat davalı tarafından teslim alındığını ve kabul edildiğini gösteren yazılı belgenin sunulmadığı, bu nedenle davalının, teslim aldığı, ancak ayıplı olduğunu ispatlayamadığı fatura içeriğindeki mal bedelini davacıya ödemek zorunda olduğu, sonuç olarak, davacının dava konusu faturada yazılı 100.886 +11.000,00=111.886,00 USD alacak talebinde haklı olup, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş olmasının usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmıştır. Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere : 1-6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince davalı vekilinin ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE, 2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 22.646,77.TL nispi istinaf karar harcından peşin alınan 5.661,70.TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 16.985,08.TL nispi istinaf karar harcının davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAD KAYDINA, 3-6100 sayılı HMK'nın 326/1 maddesi gereğince istinaf eden davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerine BIRAKILMASINA, 4-6100 sayılı HMK'nın 330. maddesi gereğince inceleme duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 5-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının İlk Derece Mahkemesince İADESİNE, 6-HMK'nın 359/4 maddesince karar tebliğ işlemlerinin Dairemiz tarafından YAPILMASINA, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda,7036 sayılı Kanunun 7'nci maddesi yollamasıyla 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 361'inci maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere 24/02/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi. Başkan Üye Üye Katip e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır