T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2025/2754 KARAR NO : 2026/828 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 31/10/2023 NUMARASI : 2023/235 E - 2023/835 K DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali KARAR TARİHİ: 26/03/2026 Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde …
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2025/2754 KARAR NO : 2026/828 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 31/10/2023 NUMARASI : 2023/235 E - 2023/835 K DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali KARAR TARİHİ: 26/03/2026 Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 27.07.2016 tarih ve 29783 sayılı Resmi Gazetede Bakanlar kurulu kararıyla ülke genelinde ilan edilen olağanüstü hal kapsamında alınan tedbirler doğrultusunda çıkarılan 668 sayılı Olağanüstü Kanun Hükmünde Kararname ile Büyük Mükellefler Vergi Dairesi Müdürlüğünün ... vergi kimlik numaralı mükellefi ... A.Ş.nin kapatılarak mal varlığının hazineye devredilmiş olduğu, İnceleme ve Değerlendirme Komisyonu tarafından düzenlenen 08.03.2018 tarih ve ... sayılı inceleme ve değerlendirme raporunda, ... A.Ş'nin kayıtları incelenerek hak, alacak, mal varlığı ile borç ve yükümlülükleri tespit edilmiş, bunun sonucunda davalının ilgili kuruma 73.522,07 TL tutarında borcunun olduğu belirlenerek İstanbul 23. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasında borçlu şirket aleyhine icra takibi başlatıldığı, davalı şirketin her ne kadar böyle bir borcunun bulunmadığını ileri sürmüşse de kapatılan kurumun ticari defter ve belge kayıtlarına ve bunlara dayanılarak tanzim olunan 08.03.2018 tarih ... sayılı görüş ve öneri raporunun incelenmesi ile kapatılan kurumun, kapatma öncesi faaliyette bulunduğu ve halen defter kayıtlarının bulunduğu “... Cad. No:... Bahçelievler/İSTANBUL” adresinde bulunan defter, kayıt ve belgelerin talep edilmesi halinde incelenebileceği, açıklanan ve resen gözetilecek nedenlerle; İstanbul Anadolu 23. İcra Müdürlüğünün ... E, sayılı dosyasında yürütülen icra takibine yapılan itirazın iptaline ve icra takibine devam edilmesine, davalı borçlu hakkında alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, davacının hangi sebepten ötürü alacaklı olduğunu ve dava konusu miktarı hangi sebeple talep ettiğinin açıklaması gerektiğini, davacı sadece “...'den alacağımız vardır.” şeklinde bir dava açtığı, alacağın kaynağının ne olduğu, ... A.Ş. davalı şirkete mal satmış veya hizmet sunmuşsa , bedelini mi alamadığı,bu hizmet ve malın ne olduğu,yada a da ... A.Ş. adına kayıtlı ... hatları vardır, bu hatlara istinaden mi alacak talebinde bulunulduğu hususlarının dava dilekçesinden anlaşılamadığı, ... hatlarından kaynaklı bir talebinin olması durumunda; davalı şirket abonelerine elektronik haberleşme hizmeti sunmakta ve sunduğu hizmete ilişkin fatura düzenlediğini, davacı hangi faturalara, faturaların hangi miktarlarına istinaden talepte bulunduğu, talebinin gerekçesinin ne olduğu, dolayısıyla dava dilekçesinde alacağın kaynağı ile ilgili hiçbir açıklama bulunmadığı, bu sebeple HMK.'nın 31. Maddesi gereğince davanın aydınlatılmasını veya HMK.'nın 119.maddesi uyarınca usulüne uygun bir dava dilekçesi sunması için davacıya süre verilmesini talep ettiklerini, davacının, mahkemeye iddialarını ispatlar nitelikte bir delil de sunmadığı, ispatlanamayan davanın reddini talep ettiklerini, dava konusunun miktarı sebebiyle davacı, iddiasını senetle ispat zorunluluğunda olduğunu, ancak davacı ispata yönelik hiçbir belge sunmamış, yalnızca kendileri tarafından düzenlenen araştırma raporundan bahsetmekle yetinmiş, kaldı ki, mahkememizce düzenlenen 30.03.2023 tarihli tensip zaptının 7 numaralı ara kararı ile davacı tarafa 09.03.2018 tarihli inceleme raporunu sunmak üzere 2 hafta kesin süre verilerek kesin süreye uymamanın sonuçları da ihtar edildiğini, davacı taraf 2 haftalık kesin süre içerisinde dosyaya herhangi bir rapor sunmadığını, ilgili raporun içeriğine karşı itiraz ve cevap hakları saklı kalmak kaydıyla, kesin süre dolduktan sonra delil sunulmasına ve iddianın genişletilmesine muvafakatlerinin bulunmadığını, iş bu davanın konusu davalı şirket tarafından davacı adına düzenlenen faturalarla ilgili ise iş bu davanın 6102 sayılı TTK'nin 18. ve 21/2.maddeleri uyarınca reddine karar verilmesini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla, alacağın likit olmaması ve huzurdaki uyuşmazlık yargılamayı gerektirdiğinden icra inkâr tazminatı talebinin yasal şartları oluşmadığı, davacı, yeterli bir araştırma yapmaksızın kapatılan kurumun müvekkilinden alacağı olduğu iddiası ile davalı aleyhine icra takibi başlatıldığını, ancak davacının alacak iddiası belirlenebilir nitelikte olmadığını, davacı tarafın kesin süre içerisinde iddiasının kaynağı olduğunu belirttiği belgeyi sunmadığı da gözetildiğinde, icra inkâr tazminatı talebinin yasal şartlarının oluşmadığı, davalı lehine icra inkâr tazminatına hükmedilmesini talep ettiklerini, açıklanan ve mahkemenizce resen ele alınacak sebeplerle; davanın reddine, iddia edilen alacağın %20'sinden az olmamak üzere belirlenecek icra inkâr tazminatının davacıdan alınarak davalıya verilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkeme, inceleme ve değerlendirme komisyon raporunda davalı şirketin 73.522,07 TL borç bakiyesinin bulunduğu, davalının ticari defterlerine göre borç alacak bakiyesinin bulunmadığı, davacının alacak iddiası ile ilgili somut bir delil sunmadığı, raporda davalı kayıtlarına göre taraflar arasındaki ilişkinin ... hizmetinden kaynaklandığı, davalının kurumsal faturaları düzenlediği ve bedellerini tahsil ettiği, davacının faturaları kayıtlarına işlemediğinin, davacı tarafın kendi defterlerinde satıcılar hesabının 73.522,07 TL borç bakiyesi vermiş olmasının davalı şirketin davacı tarafa düzenlemiş olduğu ... hat kullanımına ilişkin faturaların davacı şirketin kendi defterlerinde davalı açık hesabında kayıtlı olmamasından kaynaklandığının tespit edildiği bu hali ile davacı tarafın davalıdan alacağını ispatlayamadığı gerekçesi ile; "Davacının sübut bulmayan davasının reddine" karar vermiştir. Kararı davacı vekili istinaf etmiştir.İstinaf dilekçesinde; dava dilekçesindeki beyanları tekrarla, kapatılan kurumun İnceleme ve Değerlendirmesinde görevlendirilen Komisyon tarafından Kapatılan kurumun defter kayıt ve belgelerine dayalı olarak takip konusu alacak tespit edilmiş ve davacı idarece tahsili gerektiği yönünde rapor tanzim edildiğini, Görevli İnceleme ve Değerlendirme Komisyonunca tanzim olunan 2018/-B-357/1 sayılı İnceleme ve değerlendirme raporunun dava konusu borçla ilgili bölümlerinin dava dosyasında mevcut olduğunu, Alınan bilirkişi raporunun sonuç ve kanaat bölümünde de belirtildiği üzere, dosyaya sunulan 18.08.2023 tarihli İnceleme ve değerlendirme Komisyon raporunda 320 satıcılar hesabında borç bakiyesi veren hesaplar arasında davalı ... A.Ş’nin 73.522,07-TL. borç bakiyesinin tespit edildiğinin belirtildiği,buna göre alacak sabit olmasına rağmen, bu belirlemenin alacağa ispata tek başına karine oluşturmadığı kanaatinin hatalı olduğunu, mahkeme tarafından yeterli inceleme yapılmaksızın, hatalı olarak düzenlenen bilirkişi raporuna dayanarak davanın reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde ;davacı istinafının reddini istemiştir. 6100 sayılı HMK'nun 355 md gereğince, istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan incelemeye göre; Dava,alacağın tahsiline yönelik yapılan takibe karşı itirazın iptali istemine ilişkindir. İstanbul 23. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyasında davacı idare tarafından davalı borçlu hakkında 73.522,07 TL asıl alacak,25.083,11 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 98.605,18 TL'nin tahsiline yönelik yapılan ilamsız takibin itiraz üzerine durdurulduğu belirlenmiştir. Davacı idare tarafından KHK kararı ile ... A.Ş.nin kapatılarak mal varlığının hazineye devredildiği,ayrıca kapatılan şirketin ticari defterlerinin İnceleme ve Değerlendirmesi Komisyonu tarafından incelenerek davacı alacağının rapor edildiği,takibin de buna istinaden yapıldığı anlaşılmıştır. Tarafların ticari defterlerinin incelendiği,kapatılan şirket ticari defterlerinde davalı aleyhine 73.522,07 TL alacak belirlendiği görülmüş,bu bilirkişi raporu ile de tespit edilmiş ise de, davalı ticari defterlerinde bu ilişkiye ilişkin hesaplamaya rastlanmadığı,ayrıca bu alacağın nedeni ve kaynağının da bilinemediği belirlenmiştir. Değerlendirme kurulunun raporunun tek başına alacağı belirlemeye yeterli bir belge olarak kabul edilemez.Alacağın diğer delillerle tevsik edilmesi gereklidir. İspat hususuna gelince; Türk Medeni Kanunu’nun 6.maddesi hükmü uyarınca; kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri hakkını dayandırdığı olguların varlığını kanıtlamakla yükümlüdür. Gerek doktrinde, gerek Yargıtay içtihatlarında kabul edildiği üzere ispat yükü hayatın olağan akışına aykırı durumu iddia eden ya da savunmada bulunan kimseye düşer. Öte yandan ileri sürdüğü bir olaydan kendi yararına haklar çıkarmak isteyen kimse iddia ettiği olayı kanıtlamakla yükümlüdür. Bu durumda alacağın ispatlanamadığı belirlendiğinden,davacı davasını ispat edememiştir. Mahkemenin kararı usul ve hukuka uygun bulunmuştur. Bu itibarla, ilk derece mahkemesince verilen kararda mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesi bakımından usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre davacının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine karar verilmesi gerekmiştir. K A R A R : Yukarıda açıklanan nedenlerle; Davacının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine, Davacı harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına, İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa karar kesin olmakla istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine, Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 26/03/2026