İSTİNAF KARARININ KARAR TARİHİ : 07/10/2025 YAZIM TARİHİ : 07/10/2025 ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/22 esas ve 2022/378 karar sayılı kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, dosya üzerinde yapılan istinaf incelemesi sonucunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkiline davalı tarafından ... İcra Müdürlüğü'nde 2020/20996 esas numaralı dosya kapsamında 25.000,00.TL tutarlı çeke istinaden faizlerle birlikte…
T.C. ADANA BAM 9. HUKUK DAİRESİ T.C. ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2022/2314 KARAR NO : 2025/1947 KARAR TARİHİ : 07/10/2025 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 10/02/2022 NUMARASI : 2021/22 Esas, 2022/378 Karar DAVACI : ... -TCK NO:... VEKİLİ : Av. ..., DAVALI : ... - VEKİLİ : Av. ..., DAVANIN KONUSU : Menfi Tespit İSTİNAF KARARININ KARAR TARİHİ : 07/10/2025 YAZIM TARİHİ : 07/10/2025 ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/22 esas ve 2022/378 karar sayılı kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, dosya üzerinde yapılan istinaf incelemesi sonucunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkiline davalı tarafından ... İcra Müdürlüğü'nde 2020/20996 esas numaralı dosya kapsamında 25.000,00.TL tutarlı çeke istinaden faizlerle birlikte toplam 42.327,95.TL değerinde icra takibinde bulunulduğunu, ödeme emrinin TK 21. madde uyarınca tebliğ edildiğini, müvekkilinin takibi banka hesaplarına haciz konulması üzerine 17/11/2020 tarihinde öğrendiğini, takibin hem usul hem de esas yönünden hukuka aykırı olduğunu, dava konusu çek üzerinde müvekkilinin ara ciranta olarak göründüğünü, ancak çek arka yüzündeki mezkur imzanın müvekkiline ait olmayıp, yazının da müvekkilinin eli ürünü olmadığını, ne keşideciyi, ne de kendisinden sonra gelen cirantaları tanımadığını, bu kişilerle de herhangi bir ticari ilişkisi bulunmadığını, bu nedenle müvekkiline ait olmayan bir imzaya dayanılarak aleyhe olacak şekilde icra takibine girişilmiş olmasının hukuka aykırı olduğunu, imza incelemesi yapılmasını talep ettiklerini, müvekkilinin davalıya hiçbir borcu bulunmadığını, alacağı kabul anlamına gelmemekle birlikte dava konusu icra takibine dayanak yapılan çekin ibraz tarihi 30/10/2014 olup, ilgili çeke dayalı müracaat ve alacak hakkı TTK 814/1. madde uyarınca bu tarihten sonra 3 yıl içerisinde takibe girişilmemesi sebebiyle zamanaşımına uğradığını, itiraz konusu icra dosyası incelendiğinde takibin ve devamındaki tüm işlemlerin geçerli bir vekaletnamesi bulunmayan avukat tarafından başlatıldığını, ilgili dosyada takibi başlatan ve yürüten vekil olarak Av. ... görünürken, dosyaya sunulan vekaletnamenin Av. ...'ya ait olduğunu beyan ederek ... İcra Dairesi'nin 2020/20996 esas sayılı takibinin müvekkiline daha büyük zaralar vermemesi adına teminatsız olarak takibin durdurulmasına ve müvekkilinin banka hesapları ve sair malvarlığı üzerindeki hacizlerinin kaldırılmasına ve var ise icra dosyasına yatan paranın alacaklıya ödenmemesine; davanın kabulüne, borçlu olmadığının tespitine, davalının haksız ve kötü niyetli takip yapmış olması nedeni ile söz konusu miktarın %20’sinden az olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; ... İcra Müdürlüğü’nün 2020/20996 esas sayılı dosyası ile takibe konulmuş olan 25.000,00.TL tutarlı çekten dolayı borçlu olmadığını iddia ederek işbu hususun tespitini talep ettiğini, ancak davalı tarafın dava dilekçesinde ileri sürdüğü hususların borçlu olmadığı yönündeki iddiasının ve talebinin kabulünün gerek kendilerince gerekse hukuken mümkün olmayıp davacı tarafın davasının reddine karar verilmesini talep ettiklerini, davacı tarafın imzaya itirazını kabul etmediklerini, davacı iddialarının kötü niyetli olup zaman kazanmaya yönelik beyanlar olduğunu, davacı tarafın zamanaşımı itirazlarını da kabul etmediklerini, davanın reddine karar verilmesini talep ettiklerini beyan etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ'NİN KARAR ÖZETİ : İlk Derece Mahkemesi kararında özetle; TTK 732/3 maddesi gereği hamilin ciranta olan davacıya bu istemini ileri sürülemeyeceği, hamilin ya temel ilişkiden bir üst cirantaya karşı bu hakkını kullanabileceği ya da TTK 732/1 maddesi gereği sebepsiz zenginleşme hükümlerinden keşideciye karşı bu hakkını kullanabileceği gerekçesi ile davacının davasının kabulü ile; ... İcra Müdürlüğü'nün 2020/20996 esas sayılı icra takip dosyasına konu 25.000,00.TL tutarlı çekten dolayı davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, şartları oluştuğundan İcra İflas Kanunu 72/5. maddesi gereği takip konusu asıl alacağın %20'si oranında tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verildiği anlaşılmıştır. DAVALI TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava dilekçesinin usulüne uygun tebliğ edilmediğini, cevap dilekçesinde belirttikleri delillerin toplanmadan karar verildiğini, müvekkili şirketin takibe konu çekin üçüncü ve son hamili, davacının ise ilk hamili olduğunu, müvekkili şirketin takibe konu çeki ikinci ciranta Nurettin Kayış'tan ciro yolu ile temlik aldığını, davacının ciro imzasının davacıya ait olup olmadığını müvekkili şirketin bilmesinin söz konusu olmadığını, takibe konu çekte ciro silsilesinin düzgün olduğunu, müvekkili şirketin son cirodan önceki cirolardaki imzaların sahte olduğunu bilmesinin mümkün olmadığını, dava dilekçesinin incelenmesinde bu iddiasını ispatlar nitelikte herhangi bir belge sunmadığını, kıymetli evraka dayalı olan alacağın illetten mücerret olduğunu, aksinin ancak yazılı belge ile ispatının mümkün olduğunu, davacının da iddialarını ispat edecek nitelikte belge ve delili dosyaya sunamadığını, ... İcra Dairesi'nin söz konusu 2020/20996 esas sayılı dosyasında takipte bulunduğunu, TTK'nin 814/1 maddesindeki 3 yıllık zaman aşımı süresinin dikkate alınmaması gerektiğini, zaman aşımı süresinin TBK'nin 146. Maddesi uyarınca 10 yıl olduğunu, dava konusu çekin keşide tarihinin 2014 tarihli olması sebebi ile icra takibinin zaman aşımı süresi içerisinde yapıldığını, davacı tarafın bu iddialarının hukuki dayanağının bulunmadığını, dava konusu ekin her ne kadar kambiyo vasfını yitirmiş olsa da Yargıtay 12. Hukuk Dairesi'nin çek düzenleme işinin TTK'de yer alması nedeni ile ticari iş niteliğinde olduğunu, bu nedenle temerrüt durumunda reeskont faizi uygulanacağını belirttiğini, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun ise kambiyo senedi düzenleme işinin ticari iş niteliğinde olduğunu, bu nedenle talep edilmesi durumunda 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine ilişkin Kanun'un 2. Maddesinde öngörülen oranda faiz istenebileceğini kabul ettiğini, müvekkili şirketin hem haksız hem de kötü niyetli olduğunun ispatlanamadığından aleyhine tazminata hükmedilmesinin doğru olmadığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER : Taraf vekillerinin beyan ve dilekçeleri ve tüm dosya kapsamı HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE : Dava, menfi tespit davasıdır. Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, davalı tarafından müvekkili aleyhine çeke dayalı icra takibi başlatıldığını, ancak takip dayanağı çekteki ciro imzasının müvekkiline ait olmadığını ve çekin ibraz tarihi nazara alındığında 3 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğunu, müvekkilinin davalıyı tanımadığını ve aralarında her hangi bir hukuki ilişki bulunmadığını belirterek müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiş, davalı ise davanın reddine karar verilmesini talep etmiş olup, ilk derece mahkemesince yapılan yargılama neticesinde yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiştir. İşbu karara karşı davalı vekili tarafında istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır. İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır. Bilindiği gibi 6102 sayılı TTK'nın 732. maddesinde "Zamanaşımı sebebiyle veya poliçeden doğan hakların korunması için gerekli olan işlemlerin yapılmasının ihmal edilmiş olması dolayısıyla, düzenleyenin veya kabul edenin poliçeden doğan yükümlülükleri düşmüş bile olsa, bunlar poliçenin hamiline karşı, onun zararına zenginleşmiş olabilecekleri kadar borçlu kalırlar. Sebepsiz zenginleşmeden doğan istem, muhataba, yerleşim yerli bir poliçeyi ödeyecek olan kimseye ve düzenleyen, poliçeyi başka bir kişi veya ticari işletme hesabına düzenlemiş olduğu takdirde o kişiye veya ticari işletmeye karşı da ileri sürülebilir. Poliçeden doğan borcu düşmüş olan cirantaya karşı böyle bir istem ileri sürülemez. Zamanaşımı süresi, poliçenin zamanaşımına uğradığı tarihi takip eden tarihten itibaren bir yıldır; ispat yükü, sebepsiz zenginleşmediğini iddia edene aittir" hükmü yer almaktadır. Somut olayda; dava konusu çekin zamanaşımına uğradığı ve 6102 sayılı TTK'nın 732/3 maddesi uyarınca hamil tarafından, poliçeden doğan borcu düşmüş olan cirantaya karşı herhangi bir istemde bulunulamayacağı, davacının takip dayanağı çekte lehdar ciranta olup, davalının ise son hamil olduğu, çekteki ciro silsilesi nazara alındığında taraflar arasında her hangi bir temel ilişki de bulunmadığı, dolayısıyla davalı hamil tarafından davacı cirantaya karşı TTK 732. maddesi uyarınca takip yapılamayacağı ve bir istemde bulunulamayacağı, yine işbu menfi tespit davasında davalının vekil ile temsil edilip edilmeyeceğinin dava açıldığı esnada belli olmaması sebebiyle dava dilekçesinin davalı asile tebliğ edilmesinin de usule uygun olduğu, inceleme konusu kararın bu açıdan hukuka uygun olduğu, ancak 2004 sayılı İİK'nın 72/5 maddesi uyarınca menfi tespit davasının borçlu lehine neticelenmesi halinde borçluyu menfi tespit davası açmaya zorlayan takibin haksız ve kötü niyetli olduğu anlaşılırsa, borçlunun talebi üzerine, borçlunun dava sebebi ile uğradığı zararın da alacaklıdan tahsiline karar verileceği düzenlemesinin yer aldığı, eldeki dava dosyasında ise davalı alacaklının açıkça kötü niyetli olarak takip başlattığının ispatlanamadığı ve bu sebeple davacının kötü niyet tazminatı isteminin reddi gerekirken aksi düşünce ile davacı lehine tazminata hükmedilmesinin usul ve aykırı olduğu, davalı vekilinin bu sebeple istinaf talebinde haklı olduğu anlaşılmakla davalı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile istinafa konu kararın kaldırılmasına ve Dairemizce davanın kabulüne ilişkin yeniden hüküm kurulmasına dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere : 1)-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE, 2)-6100 sayılı HMK'nin 353/1-b/2. maddesi uyarınca ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/22 esas ve 2022/378 karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 3)-HMK'nin 353/1-b-3 maddesi gereğince YENİDEN ESAS HAKKINDA HÜKÜM KURULMASINA, 4)-Davanın KABULÜ ile; a)-... İcra Müdürlüğü'nün 2020/20996 esas sayılı icraı takip dosyasına konu 25.000,00.TL tutarlı çekten dolayı davacının davalıya BORÇLU OLMADIĞININ TESPİTİNE, b)-Şartları oluşmadığından davacının kötü niyet tazminatı talebinin REDDİNE, c)-Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 1.707,75.TL harcın daha önce alınan 722,86.TL harçtan mahsubu ile kalan 984,89.TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA, d)-Davacı tarafından yapılan toplam 73,50.TL tebligat gideri, 13,20.TL posta gideri ve 722,86.TL peşin harç olan toplam 809,56.TL yargılama giderlerinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, e)-Davacı kendini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 13/2 maddesi uyarınca hesap olunan istinaf yoluna başvuran tarafın sıfatı ve kazanılmış haklar göz önüne alınarak 6.302,63.TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, İstinaf incelemesi yönünden; 1-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince peşin alınan 803,56.TL istinaf karar harcının talep halinde davalıya İADESİNE, 2-6100 sayılı HMK'nin 326/1 maddesi gereğince istinaf eden davacı tarafından yapılan 32,50.TL tebligat gideri, 220,70 istinaf kanun yoluna başvurma harcı ve 70,00.TL posta masrafı olmak üzere toplam 323,20.TL istinaf yargılama giderlerinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, 3-6100 sayılı HMK'nin 330. maddesi gereğince inceleme duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 4-6100 sayılı HMK'nin 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının İlk Derece Mahkemesince İADESİNE, 5-6100 sayılı HMK'nin 7035 sayılı yasanın 30. maddesiyle değişik 359/4 maddesi gereğince kararın kesin olması nedeniyle ilk derece mahkemesince taraf vekillerine tebliğine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 6100 sayılı HMK'nin 362/1-a maddesi gereğince dava değerinin karar tarihi itibariyle temyiz kesinlik sınırı olan 544.470,00.TL'nin altında kalması nedeniyle 07/10/2025 tarihinde KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi. ... Başkan ... ¸e-imzalıdır ... Üye ... ¸e-imzalıdır ... Üye ... ¸e-imzalıdır ... Katip ... ¸e-imzalıdır